+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 20

Konu: Her Kadının İçinde Büyümeyen Bir Küçük Kız Vardır (Hikaye)

  1. #1
    Pürheves Li`eclillah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    151

    Standart Her Kadının İçinde Büyümeyen Bir Küçük Kız Vardır (Hikaye)

    Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı.

    Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli
    dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli
    yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına
    dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok
    sıkkındı ve sinirliydi..

    Alaycı bir ses tonuyla:

    - Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.

    - Hayır çikolata parası lazım!

    Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin
    hali de başka oluyor diye düşündü.

    - Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

    - Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz,onu
    da bulamadıysak aç yatarız.

    Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini

    anlayamamıştı.

    - Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız

    - Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

    - Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

    - Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata
    götürmek istiyorum.

    - Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

    - O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona
    bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata
    götürdüm. Çikolatayı çok sever.

    Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla
    kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş
    sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa
    eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp
    götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa
    gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.

    Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri
    gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.

    - Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

    Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus

    cüzdanından başka bir şey çıkmadı.

    - Ben dilenci değilim. işim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam
    yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş
    bulamadım. Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

    - Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.

    Adam çekingen çekingen oturdu yanına.

    - Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?

    - Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını
    doyururlar.

    - Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını?

    - Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

    - Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en
    fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.

    - Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi arttırdı.

    - Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine
    bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.

    - Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

    - Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık
    evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga
    ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız,
    işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz.

    Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?

    - Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim.
    Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan
    daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?

    Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey
    olan.

    - Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet
    ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?

    - Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç
    anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit
    yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi
    olduğun bildiğinde ancak mutlu olur.

    - Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?

    - Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne
    kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.

    - Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

    - Küçük kızı severek.

    - Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

    - Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız
    vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını
    da o kadar mutlu edersin.

    - Nasıl yani ?

    - Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar
    hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya
    bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük
    kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar.
    Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler.

    iltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

    - Haklısın. Benim dört yaşında bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam
    boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar.
    Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye
    sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi
    olmuşsun" demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

    - İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki
    karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak
    ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona "bebeğim" diye hitap
    ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir çay yapar mısın?"
    dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

    - Hiç kavga etmezmisiniz siz?

    - Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın
    tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için
    uğraşmak ayrı bir keyif verir bana

    - Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

    - Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar.

    En ciddi yada en yaşlı kadının bile içinde o küçük kız mutlaka vardır.
    Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük
    kızı asla aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep
    kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk
    kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak
    dokunuşları severler.

    - Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum.
    Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.

    - Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.
    Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu
    ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek
    için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu
    olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir.

    Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan
    ne kadar mutlu olabilirsin.

    - Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.

    - Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar
    para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar
    hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu
    olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir
    anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım
    günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.

    Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk
    sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım

    ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler
    giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım
    bedenini ve mutlu ettim onu.

    Adam ayağa kalktı.

    - Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine
    küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.

    - Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.

    - Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

    Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.

    - Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.

    Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin
    mutluluğuyla, binbir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu. Bülent de
    pastanenin

    yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.

    Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su
    içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp
    yıkadı, sonra eşinin önüne koydu.

    - Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.

    İnci hiç konuşmadı.

    - Sorsana "niye" diye.

    İnci kızgın kızgın:

    - Niye? Diye sordu.

    - Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi
    gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi
    yumuşamıştı.

    - Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.

    - Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim
    hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim
    istediğim bir şeydi. "Bak senin sevdiğin meyveleri aldım. Ama şimdi
    kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.

    - Özür dilerim seni kırdığım için.

    Sonra Bülent yere diz çöktü.

    - Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice
    seven bu adamı senden mahrum etme.

    - Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.

    İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.

    - Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara
    katlanabileceksin, dedi.

    Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük
    kızı gördü.

    Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü...


    Tamamen alıntıdır.
    Şimdi oku kabirde okuyamazsın!

  2. #2
    Vefakar Üye nezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    581

    Standart

    güsel bi hikaye
    yanl?zzz baz?lar? içi paradan daha önemli bişey yok..
    ''Bir Damlanın içine Büyük Okyanus Sığar mı?''

  3. #3
    Vefakar Üye emaneten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    445

    Standart

    çok güzel bir hikaye bütün erkekler?n mutalakaaa okumas? laz?mmböyle düşünen insanlar var demek ki.. bir de kad?nlar ne ister diye soruy?rlar bak adamcağ?z ne güzel bulmus


    Alt?n tas?n, kan kusana faydas? yoktur beyim. Sen kad?n ruhunu hiç
    anlamam?şs?n. Hiçbir kad?n iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit
    yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kad?n, kocas?n?n her şeyi
    olduğun bildiğinde ancak mutlu olur.

    ne attan düşmedik yiğit ne de

    sürçmedik at vardır...


  4. #4
    Pürheves yedi beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    207

    Standart

    fıtrat denen şey galiba bu. yoksa kişiliklemi alakalı bilemiyorum. ama söylenen doğru zannedediyorum...Her Kadının İçinde Büyümeyen Bir Küçük Kız Vardır sizce bir çocuk paraya pula mala mülke şana şöhrete ehemniyet verirmi. istisnalar kaideyi bozmaz kaidesince düşünürsek hayır. o halde bunu genele mal edemezmiyiz. çokmu iyimser oldum bilmiyorum
    Çıkararak göğsümden,
    Günahkar ellerimi,
    Bir yed-i beyza gibi,
    Sunacağım kapına...
    ----------------------

    “Teessür ve ızdırap karşısında kalbden bir parça kopacaksa, ‘Bir genç dinsiz olmuş’ haberi karşısında o kalbin atom zerrâtı adedince paramparça olması lâzım gelir”

    Zübeyr Gündüzalp

  5. #5
    Pürheves Hatice_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    291

    Standart

    Evli olan herkesin bu yaz?y? büyük harflerle yaz?lm?ş olarak evinin bir köşesine asmalar? ve arada s?rada okuyarak hat?rlamalar? gerek diye düşünüyorum...

  6. #6
    Ehil Üye maveraunnehir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    erzurum
    Mesajlar
    1.196

    Standart

    vay be müthüştü her erkek bunu okumalı ne etsek caddelere mi büyültüp assak herkes okusun
    "Gönül yapmak gelmiyorsa elinden
    Bari gönül yıkılmasın dilinden."

  7. #7
    Dost nurun_ala_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    16

    Standart

    bence her erkek bunu biliyor ama is uygulamaya gelince tökezliyorlar.rahat,caba sarfetmeden,fazla emek harcamadan,k?sacas? fazla dusunmeden yasamak istiyorlar bence onlar.f?tratlar? geregi herseye yuzeysel bak?yorlar...
    cok mu karamsar oldum ben de

  8. #8
    Pürheves Şerbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    153

    Standart

    cok guzel bir hikaye, isabetli tesbitler iceriyor..
    tesekkurler...

  9. #9
    Dost Beauty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Kız Kulesi :)
    Mesajlar
    13

    Standart

    Çok güzel bir hikaye...Çok hoş...

    "birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, birimiz dünyada, birimiz ahirette olsak biz birbirimizle beraberiz."


  10. #10
    Dost RUSYALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    rusya
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1

    Standart

    Evet güzel bir hikaye.Gerçekten erkekler olarak hayat?n monotonluğundanm?d?r.Yoksa dünyaya olan h?rs?m?zdanm?d?r .Yan?baş?m?zdaki baz? değerlerin fark?na varam?yoruz.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kalp vardır imana saray, kalp vardır imana zindan!
    By BiRDüNYaUMuT in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.02.14, 15:23
  2. Hakiki perde içindeki müteaddid küçük küçük menziller nedemektir?
    By karatopirak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 10.09.11, 17:00
  3. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 29.12.08, 00:20
  4. Hayatın İçinden Küçük Bir Hikaye: Tea-Man
    By Yeklo_Dıklo_Dımbaze in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 43
    Son Mesaj: 22.12.08, 16:44
  5. Önce Kişiliği Vardır Kadının
    By insirah in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 08.10.07, 18:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0