--------------------------------------------------------------------------------

Şimdi uzak düşülmüşlüğü var mekanın...Ve ıraklık yitik sancılarıyla alışkanlığına kahr ediyor..Biz kaçışıyoruz oyana buyana ...Vakit hayli geç..Perdenin arkasında logolarımızı yaptık..Ve saraylar maskeli baloda...her kesler gibi yakınıyoruz herkeslerle beraber..Ah İnsanlık ve kayıp elimizden giden ömür gibi ve yanlızlık omuz başının ağıtlarından...

Vefa vefasız..Kalmadı yadigardan bir yadigar....Aslında gelecek maziyi sarıp sarmalıyor ve kaldırıyor..Ve aslında bir düşünceden başka bir şey geride kalmıyor..Var olması ve yaşanmasının yaşanılmışlığında hissedilen doluluk sanki onu manidar kılıyor..Ve Kervan o bildik kervan yürüyor..Dostlu veya dostsuz...

Bir zaman bizim işittiğimiz ve herzamanda işitmediğimiz söz olarak kametle kulağına okunur her misafirin..Derinden derine;"Necisin nereden gelip nereye gidiyorsunca...Sonra mevsimlerle harmanlanıp ağaçtan meyveye meyveden çekirdeğe bir tecdit ve istihalenin inkılabıyla devirden devire yuvarlanır..gece gündüz gibi..Ve içindekilerle beraber...Döner gideriz ve geri dönemeyiz...

Bir yerden sonra başını kaldırmalı aslında..Ve ellerini yıkamalı muslukta..Ve gelecekten bir fidan bulup ve adını umud koyup bir yüreğe bir toprağa dikmeli..Birinde huzur diğerinde teskin edilmiş bir gönül ve geleceğe talip bir ömür bulmalı...Coşku coşmalı ve sevinmek kanatlarını açıp bir bardak çaydan kaçmalı..Bir hevesin geçici lezzetine hislerini bağlayıp beklememeli...

Her anında hayatın kucağına bırakılan mektuptur hayat..Ve yaşamak küçücük zahmetlere bağlıdır...Ve anlamak anlaşılmak kadarda dolu ve cevaplıdır sorular..Ben neyimin satırları ellerimde şimdi..Fikrimde yıldızların derinliği var...Her olmalılıktan sonra payıma düşenle karanlığa karışıyorum...Ve her dalgalandığında durulası arzularla beklerken..Hep aynı yere koşuyorum..Bir iki satır aldan bir iki satır mordan..Biraz ağaçlardan yağmurdan biraz okuyandan okuyorum...

Sonra bir gemi bekliyorum limansız sahilime durmamak kadar çabuk olsun diyorum...Ve soruyorum... Nereden gelip nereye gidiyoruz kaptan?Zifiri karanlığıma bir nur kandili asıp içinde olduğum gemiye tekrar tekrar biniyorum...

"Ey bu yerlerin hakimi senin bahtına düştüm ve sana dehalet ediyor ve seni arıyorum"

Selam ve dua ile