+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Ben Barış'ı İstiyorum

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart Ben Barış'ı İstiyorum

    Ben Barış'ı İstiyorum
    Belki alışmışsınızdır her gün bu manzaraları görmeye. Belki de artık çok olağan bir durumdur beni ve benim gibilerini duymak, seyretmek. Fakat ben alışamadım. Alışamadım işte bu acı feryatlara. Alışamadım bu mermilere, el bombalarına. Alışamadım gözyaşlarına.

    Oysaki daha dün babam elinde bir poşetle gelmişti evin yanına. Ben her zamanki gibi yolun kenarında yalın ayak, tahtadan yaptığım, biraz kaplumbağaya benzeyen biraz da bir taş parçasını andıran oyuncağımla oynuyordum. Annemin her beş dakikada bir dışarı çıkıp hâlâ buralarda mı diye kontrol edişlerine rağmen ben devam ediyordum oyunuma. Karşı sokaktaki yıkık dökük evlere gözüm takılıyordu arada sırada. Dalıp gidiyordum uzaklara. Sen geliyordun aklıma barış. Şimşek gibi çarpıyor o gülen yüzün kalbime. Bir oyuncağıma, bir oturduğum yola, bir de karşımdaki moloz yığınına bakıyorum.

    İlk oyuncağımı seninle yapmıştım ben. İlk oyunumu seninle oynamıştım. İlk bisiklete seninle binmiştim. Ne oldu Barış? Kim ayırdı bizi? Kimler götürdü seni? Kim hasret bıraktı seni bana, beni sana. Ben Barış’la oynamak istiyorum. Ben Barış’la barışı oynamak istiyorum. Ben ‘BARIŞ’ istiyorum. Biz hiçbir şey yapmamıştık. Kime zararımız dokundu ki Yusuf Amcanın camını kırmaktan başka. Kimi üzdük ki üzerimizi pisletip eve gelince annemizden başka. Evet küçüktük. Küçücük sekiz yaşında birer çocuktuk biz. Küçüktük ama kalbimizde kocaman bir dünya yaşatıyorduk. Bizi bu hale getirenleri bile o dünyamıza sığdıracak kadar büyümüştük galiba. Bizim dünyamızda kötülüklere yer yoktu. Biz kötülüğü de, savaşı da, kini de, sitemi de, öfkeyi de bu topraklarda öğrendik.

    Ben bu düşünceler içerisindeyken, bir el değdi omzuma. Döndüğümde tüm olanlara rağmen yine de umudunu yitirmeyen, dimdik ayakta kalmaya çalışan babamı gördüm yanı başımda. Gözlerinin içinde hüzün, dudaklarında hafif bir gülümseme vardı. Elindeki poşeti bana uzattı. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi, poşeti elime aldığımda. Yıllardır hediye almamıştım elime. Hiç yeni bir şeyim olmamıştı mesela. Poşeti açtığımda hayatımda gördüğüm en güzel hediyeyi almıştım. Kahverengi bir çift ayakkabı… O sevinç ve heyecanla babamın boynuna nasıl sarıldığımı ben dahi bilmiyorum. Onu bir daha göremeyeceğimi, ona bir daha böylesine sarılamayacağımı bilsem hiç bırakır mıydım? Hiç ayrılır mıydım yanından?
    Ayakkabılarımı aldığım gibi odama fırladım. Bir süre hasırın üstünde bakakaldım ayakkabılarıma. Onlardan gözlerimi alamıyordum ki giyeyim ayağıma. Kıyamıyordum ki dokunmaya. Belki saatlerce baktım ayakkabılarıma.

    Akşamüzeri birden biraz tanıdık, biraz soğuk, biraz da ürpertici bir ses duydum yanı başımda. Önce anlayamadım neler olduğunu. Fakat o kadar da zor olmadı bu sesi tanımak. Bir el bombası ya da şarapneldi sanki. Ama bu seferki farklıydı. Bu seferki ciğerimin tam ortasına düşmüştü. Bu seferki ailemi toprağa gömmüştü.

    İlk önce babamın bağrışları, sonra annem ve ablamın çığlıkları yaktı yüreğimi. Sonrası mı? İşte sonrasını bende hatırlayamıyorum ne yazık ki. Sıkı sıkı tuttum yeni ayakkabılarımı, bir köşeye saklandım usulca. Ben boncuk boncuk gözyaşları dökerken toprağa, onlar fitne tohumları ekiyorlardı yanı başıma.
    Gözlerimi açtığımda nerede olduğumu anlayamadım bir süre. Sonra konuşmalar, koşuşturmalar. Galiba bir hastanedeydim. Olay olalı yaklaşık on iki saat geçmiş, ben yeni yeni kendime geliyorum. Kimse neler olduğunu anlatmıyor bana. Sadece acırmışçasına bakıyorlar gözlerime. Kendimi unutmuş; sadece annemi, babamı bir de geçende alınmış ayakkabılarımı soruyorum hemşireye. Usulca baktı gözlerimin içine. Bir şey söyleyemedi. O söyleyemedi ama ben anladım galiba. Birden yerimden doğrulmaya çalıştı fakat…
    Bana göçük altında sıkı sıkı tutunduğum ayakkabılarımı gösterdi ve elime verdi. Demek onlardan bana daha bir kere bile giymediğim ayakkabılarım kalmıştı ha. Fazla mı gördünüz bir annemi, bir de babamı? Fazla mıydı bir tencere aş? Çok mu geldi birkaç çorap bir de baş? Ne oldu kıskandınız mı beni? Aldınız elimden her şeyimi. Bunu bari bırakın almayın elimden, koparmayın yüreğimden. Evet belki ömrüm boyunca kullanamayacağım onları. Giyipte koşamayacağım evimizin yanında. Ama aylardır yaşadığım vahşetin ardından bana tek umut veren onlar, beni tek gülümseten onlar. Madem kıydınız anneme, babama ve bir de ayaklarıma… Bari bir çift ayakkabım var onları bırakın bana.
    Hiç mi çocuk olmadınız? Hiç mi yeni alınan kıyafetinizle yatağa yatmadınız? Hiç mi onları giydiğiniz günleri hayal etmediniz?

    Nasıl kıydınız bana, Barış’a ve Barış gibilerine bir toprak parçası uğruna…

    R. ÇİMİÇ

    Konu Tılsım tarafından (26.08.08 Saat 19:30 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Hangisine ağlarsın....

    Hatta ağlar mısın vefasız nefsim...hamyetsiz vicdanım...ruhsuz kalbim....? ağlamak nedir bilir misin?

    rahat yatağına uzanıp karnın tok sırtın pek yatarken duyar mısın bu feryadları ?Ah nankör ah tenperver ne zannediyorsun ki?.....
    Konu Tılsım tarafından (24.08.08 Saat 18:45 ) değiştirilmiştir.


  3. #3
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Allah razı olsun ebeden..

  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı Cennetâsâ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun ebeden..
    Allah sizlerden de razı osun muhterem kardeşim.Kızımın denemelerindendi bu yazı.Uslubunu çok beğeniyorum ancak bir süredir yazmıyor.İnşallah ileride Risale-i Nurlardan da birikimi derecesinde güzel paylaşımlar ve yazılar bekliyorum kızımdan.Dua bekliyoruz inşallah.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Rabbim kalemini kurutmasın inşaallah..

    Kaleme yemin boşa değildir elbet..

    Daim olmalı..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslam-Barış ve Cihad
    By Bîçare S.V. in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.12.08, 08:32
  2. Putin: İslam Barış Dinidir!
    By elips in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 19.10.08, 14:16
  3. Said Nursi ve Barış
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.05.08, 10:15
  4. Barış Nedir?
    By sbs kurbanı in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.02.08, 01:20
  5. Ey Hayat, Barış İstiyorum!
    By EnVaR in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 25.07.06, 21:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0