EY KADÎR-İ KAYYUM !

Bütün zîhayat,
zîruh,
zîşuur

senin mülkünde,
yalnız senin kuvvet ve kudretinle
ve ancak senin irade ve tedbirinle
ve rahmet ve hikmetinle, rububiyetinin emirlerine teshir ve fıtrî vazifelerle tavzif edilmişler.

Ve bir kısmı, insanın kuvveti ve galebesi için değil, belki fıtraten za'fı ve aczi için, rahmet tarafından ona müsahhar olmuşlar.

Ve lisan-ı hal ve lisan-ı kal ile Sâni'lerini ve Mabudlarını kusurdan, şerikten takdis
ve nimetlerine şükür ve hamd ederek, herbiri ibadet-i mahsusasını yapıyorlar.

EY ŞİDDET-İ ZUHURUNDAN GİZLENMİŞ VE EY AZAMET-İ KİBRİYASINDAN PERDELENMİŞ OLAN ZÂT-I AKDES !
Bütün zîruhların tesbihatıyla seni takdis etmek niyet edip سُبْحَانَكَ يَا مَنْ جَعَلَ مِنَ الْمَاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَىٍّ diyorum.

Risale-i Nurdan