+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Sevgili Kardeşlerim Çok Ama Çok Rızık Sıkıntısı İçin Duaya İhyiyacım Var

  1. #1
    Dost vedudnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    46
    Mesajlar
    10

    Standart Sevgili Kardeşlerim Çok Ama Çok Rızık Sıkıntısı İçin Duaya İhyiyacım Var

    Selamun Aleyküm

    Sevgiili Nura gönül vermiş kardeşlerim.uzun zamandır forumu misafir gibi takip ediyorum BİN MASAALLAH VE BAREKALLAH.ALLAH CC SİZLERİ VE BİZLERİ NURLARDAN AYIRMASIN AMİN BEN 17 SENEDİR HASBELKADER otelcilik mesleği içerisindeyim ve inanılmaz maddi ve manevi sıkıntılar çektim ve hala çekmekteyim.şu an INSAALLAH BAŞKA bir sektöre geçmek üzereyim ve rızık kapılarının açılması için nurun şirketi maneviyesinden yani siz değerli kardeşlerimden çok ciddi dualar bekliyorum.olurda siz güzel kardeşlerimin duası bu konuda rızık kapılarının açılmasına vesile olur.ALLAH CC SİZLERİNDE NE TÜRLÜ DUALARINIZ VARSA EN AHSENİ TAKVİM SURETİNDE KABUL BUYURSUN İNSAALLAH.AMİN

    ALLAHA EMANET OLUN.

    ZİYA TAŞKARA

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah c.c. tüm ihtiyac ve SIKINtilarinizi gidersin, kaybettiklerinizi kazanca cevirsin, korktuklarinizdan emin kilsin, ummadik yerlerden en güzel riziklari göndersin, en kuvvetli, en etkili yardimcilar göndersin size, sevdiklerinizden ayirmasin, amin...

    Ayrica cesitli dua kitaplari alin okuyun..Cevsen Duasi, Delailinnur, Tahmidiyye, Sekine (Hepsi Büyük Cevsen kitabinda mevcut) Celcelutiyye...

  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    HELAL RIZIK TALEP ETMEK

    Rizik, Allahu teala`nin hayat sahiplerine verdigi ve onlarin da hayatin devami icin yedigi seydir. Insanlara muhtac olmayacak kadar helal rizik talebinde bulunmak, dilenmek zilletine dusmeden iffet icinde yasamak farzdir.

    Allahu teala ” Ey iman edenler ! Size rizk olarak verdigimiz seylerin tertemiz olanlarindan yiyiniz ve Allaha sukrediniz. Eger siz ancak ona ibadetete bulunursunuz.” Buyurmustur. Bu ayeti kerimesøyle tefsir edilmistir.

    Size kismet ettigimiz riziklerin maddeten ma`nen temizlerinden yiyiniz. Zira rizkin harami da var helali de,Pisi de var temizi de. Fakat siz bunlarin temizlerinden ve kimsenin hakki gecmeterek kazanilan helallerinden yiyiniz. Birtakimlarin yaptigi gibi helal, hos ve temiz seylerden kendinizi mahrum etmeyiniz. Temiz temiz, Helal helal yiyiniz. O helal ve pak riziklarla beslenen vucudunuzu, uzuv (Organ)larinizi yaratildiklari gayede kullaniniz. Sukrun hakikat-i ni`mete bu sekilde mukabele etmektir.

    Vucudun her uzvunun yaratilisinin bir hikmeti vardir. Hakikatleri kesif ve Allahu Teala`yi bilmek icin ihsan edilen akli insanlari ifsat etmekte,haklarinin iptalinde kullanmak bu ni`metlere nankørluk olur.

    Sihhatinin kiymetini bilmeyerek pis ve haram yiyenler kufran-i nimete dusmus,nankørluk etmis olacaklarindan maddi ve manevi pislikten kurtulamazlar. Insanligin kiymetini bilmeyerek pis ve haram yiyenler bøyle kufran-i ni`met edenler de maddi manevi pislikten kurtulamazlar. Birinden kurtulsalar digerine behemehal bulasirlar, (Bakara,172)

    Rasulullah efendimiz (s.a.v.) “ iffet icinde helalinden dunyalik talep eden, Sehidlerin derecesinde olur.” buyurmustur.

    Bir hadisi serifte ” Helal rizik talep etmek, her muslumana farzdir.” buyurmustur. Baska bir hadis-i serifte ise ” Bir kimse kirk gun helal lokma yerse, Allahu Teala onun kalbini nurlandirir ve kalbinden diline hikmet pinarlari akitir.” buyurulmustur.

  4. #4
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Rızık için üzülmemeli

    Her canlının rızkını Allahü teâlâ verir. Çocuk, ana karnında çalışmaktan âciz olduğu için, göbeğinden ona rızık gönderir. Çocuk dünyaya gelince, rızık olarak, anasının göğsünden süt gönderir. Bir şey yiyebileceği yaşa gelince de, dişlerini yaratır. Çocuğun ana-babası ölüp, yetim kalırsa, önceden yalnız şefkatle annesi bakarken, sonradan, herkesin kalbini, ona karşı merhametle doldurur. Daha büyüyünce de, çalışmak için kuvvet ve para kazanma arzusu ihsan eder. O kimse, bu arzudan vazgeçip, takva yolunu tutar, kendini yetim hâline korsa, ona karşı kalbleri, yine şefkatle doldurur. Herkes, (Bu kimse Allah yolundadır. Herşeyin iyisi buna layık) der. Para kazanırken, kendine, yalnız kendi acırdı. Şimdi herkes acır. Fakat, takva yolundan ayrılır, nefsine uyar ve çalışmazsa, kalblerde ona karşı şefkat hasıl etmez. Böyle kimselerin, tevekkül ediyorum diye çalışmaması, tembel oturması, hiç caiz değildir.

    Kendini düşünen kimsenin, çalışıp, ihtiyaçlarını elde etmeyi de düşünmesi lazımdır. Demek ki, Allah yolunda olup, yetim gibi olana karşı, herkesin kalbinde şefkat, merhamet yaratır.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, “Allahü teâlâ emrettiği için çalışmalı, rızık için üzülmemeli” buyurdu. Rızık için Allahü teâlânın verdiği söze güvenmelidir. Müslüman, Allahü teâlâ, çalışmayı emrettiği için çalışıp kazanır. Nefsinin kötü arzularına, zevklerine kavuşmak için çalışıp para kazanmak ve çalışırken, helalı haramdan ayırmamak, başkalarının haklarına saldırmak, onlara olan borçlarını ödememek, suç işlemek, dünyaya düşkün olmayı gösterir.

    Dünyaya düşkün olmak, büyük günahtır. Allahü teâlâ emrettiği için çok çalışıp, çok kazanmak ve Onun emrettiği gibi çalışıp, kazandığını, Onun emrettiği yerlere sarf etmek, ibadet yapmak olur. Çok sevap olur.

    Rızık için çalışmak
    Allahü teâlâ, her insanın ve her hayvanın rızkını ezelde takdir etmiş, ayırmıştır. İnsanların ve hayvanların ecelleri ve nefeslerinin sayısı belli olduğu gibi, her insanın rızkı da bellidir. Rızık hiç değişmez. Azalmaz ve çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Kimse kendi rızkını yiyip bitirmeden ölmez. Bu konudaki âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyle:
    (Allahü teâlânın rızık vermediği, bir canlı yoktur.) [Hud 6]
    (Birçok canlı, rızkını kendi elde edemez. Sizin de, onların da rızkını Allah verir.) [Ankebut 60]

    (Rabbin, rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır.) [İsra 30]Allah’ın kimine çok, kimine az rızık verdiğini çok kimse bilmez. (Sebe’ 36)Allah’tan korkana ummadığı yerden rızık gelir. (Talak 2,3)
    Bir kimse, Allahü teâlâ emrettiği için çalışır, rızkını helal yoldan ararsa, ezelde belli olan rızkına kavuşur. Bu rızık, ona bereketli olur. Bu çalışmaları için de sevap kazanır. Eğer, rızkını Allahü teâlânın yasak ettiği yerlerde ararsa, yine ezelde ayrılmış olan o belli rızka kavuşur. Fakat, bu rızık ona hayırsız, bereketsiz olur. Rızkına kavuşmak için kazandığı günahlar da, onu felaketlere sürükler.
    İnsan, rızkını aradığı gibi, rızık da, sahibini arar. Çok fakirler vardır ki, zenginlerden daha iyi, daha mutlu yaşar. Allahü teâlâ kendisinden korkanlara, dinine sarılanlara, ummadıkları yerden rızık gönderir. Allahü teâlâ, insanları yaratırken, ömürleri gibi, rızıklarını da takdir etmiştir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
    (Allahü teâlâ, müminin rızkını ummadığı yerden verir.) [İ.Hibban]
    (Rızık için üzülme, takdir edilen [ezelde ayrılmış olan] rızık seni bulur.) [İsfehani]

    (Allah’tan korkun, istediğiniz şeylere kavuşmak için, iyi sebeplere yapışın. Kötü sebeplere yanaşmayın! Hiç kimse, takdir edilen rızkına kavuşmadıkça ölmez.) [Hakim]

    (Eceliniz sizi nasıl takip ederse, rızkınız da öylece takip eder. Rızık için sıkıntı çekerseniz, Allahü teâlânın emrine uygun hareket edin.) [Taberani]
    (Allah korkusunu sermaye edinen, rızkına ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur.) [Taberani]

    (Allahü teâlâya tam tevekkül etseydiniz, sabah aç gidip, akşam tok dönen kuşlar gibi rızka kavuşurdunuz.) [Tirmizi]


    Helal rızka kavuşmak isteyen sebeplerine yapışmalıdır! Para kazanmak, malı arttırır. Fakat, rızkı arttırmaz. Rızık, mukadderdir. Yani ezelde ayrılmıştır. Rızık, maaşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Fakat Allah emrettiği için çalışmak lazımdır. Çünkü, Allahü teâlânın işleri, sebepler altında tecelli eder. Âdet-i İlâhiye böyledir. Fakat, bazen, sebebe yapışıldığı halde, iş hasıl olmayabilir. Yahut, sebepsiz de, hasıl olabilir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
    (Rızkının bol olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) [Buhari]
    (Sadaka vermeye devam edenin rızkı artar!) [İbni Mace]

    (Cömerdin evine rızık, devenin göğsüne vurulan bıçaktan daha tez gelir.) [İbni Mace]
    (İstiğfara devam eden, ummadığı yerden rızıklanır.) [İbni Mace]

    (Namaz kılmak rızkın bereketine sebep olur.) [Miftah-ül Cenne]
    (Hanımı ile [iyi geçinip] şakalaşanın, rızkı artar.) [İ. Lâl]

    Bazı şeyler fakirliğe yol açar, rızkın güçlükle gelmesine sebep olur. Mesela tırnağı uzun olanın rızkı meşakkat ile, sıkıntı ile hasıl olur. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
    (Günah işlemek, rızıktan mahrumiyete sebep olur.) [İbni Mace]
    (Yalan söylemek rızkı azaltır.) [İsfehani]

    (Zina fakirliğe yol açar.) [Beyheki]
    (Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki]

    (Hak teâlâ rızıkları, fecr ile güneşin doğacağı vakitler arasında verir.) [Beyheki]
    (Rızka kavuşan çok hamd etsin!) [Hatib]

    Hamd etmek, Allahü teâlâya şükretmek demektir. Her nimetin Allahü teâlâdan geldiğine inanmak lazımdır. Allahü teâlâ, Hazret-i Musa’ya buyurdu ki:
    (Kendine verdiğim nimeti, benden bilip kendinden bilmeyen, nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Rızkını kendi çalışması ile bilip, benden bilmeyen ise, nimetin şükrünü eda etmemiş olur.) [İ.Gazali]

    Sabah uykusu ve rızık
    Erken kalkanın nasibi gür olur derler. Sabit ücretli de, erken kalksa, nasibi gür olur. Ücretin kendisi değil, bereketi artar. Bereket, az bir şeyden çok faydalanmaktır. Az bir yemek, çok kişiye yetmişse, bereketli olmuş demektir. Çok kazandığı halde, maaşını yetiremeyen, bereketsizliği sebebiyle borçlanır. Sabah erken kalkmak, hayra, berekete sebep olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ya Rabbi, işine erken gidenin çalışmasını bereketli kıl.) [Tirmizi]
    (Sabah namazını kıldıktan sonra uyumayın, rızkınızı aramaya çalışın!) [Taberani]
    (Rızık için çalışmaya erken gidenin işi bereketli olur ve başarı kazanır.) [Bezzar]


    Rızıkların dağılması sabah namazından sonra olur. Manevi rızıkların dağılması ise ikindi namazından sonradır. Bu iki vakitte uyumamaya dikkat etmelidir! (El-Envâr)

    Çalışmak ibadettir
    Kimseye muhtaç olmamak için çalışmak çok kıymetlidir. Peygamber efendimiz, Hazret-i Muaz ile müsafeha edince buyurdu ki:
    - Ya Muaz, ellerin nasırlaşmış.
    - Evet ya Resulallah, kazma elimde toprakla meşgul oluyor ve bu sayede çoluk çocuğumun nafakasını kazanıyorum.
    Fahr-i kâinat efendimiz, Hazret-i Muaz’ı öpüp buyurdu ki:
    - Bu eli Cehennem yakmaz. (Tibyan)

    Yine bir gün bir genç, sabah erkenden işine gidiyordu. Eshab-ı kiramdan bazıları, bunu uygun görmediler. Orada bulunan Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Öyle söylemeyiniz! Eğer kimseye muhtaç olmamak, ana babasını ve aile efradını muhtaç etmemek için işine gidiyorsa, her adımı ibadettir. Eğer kazanacağı para ile öğünmek, keyf sürmek niyetinde ise, şeytanla beraberdir.) [Taberani]

    Görüldüğü gibi bir müslümanın iyi niyetle çalışması ibadettir. Fakat kâfirin ve her haramı işleyen kimsenin çalışması ibadet olmaz. (Namaza ne lüzum var, çalışmak da ibadettir) demek çok yanlıştır. Böyle söyleyen kâfir olur. Namaz kılan, haramlardan kaçan kimsenin iyi niyetle çalışması ibadettir. (K. Saadet)

    Zarardan dönmek gerekir
    Zararın neresinden dönülürse kârdır. Rızk endişesiyle, harama el uzatmamalı ve şu hadis-i şeriflerin muhatabı olmamalıdır:
    (Bir zaman gelir ki, insanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünür, helalini ve haramını düşünmezler.) [Buhari]

    (Bir zaman gelir, insanın bütün kaygısı midesi olur, şerefi mal, kıblesi kadın, dini para olur. Böyle kimseler, halkın kötüleridir.) [Sülemi]

    Allahü teâlâ, herkesin rızkını ezelde takdir etmiş, ayırmıştır. Rızk değişmez, azalıp çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Allahü teâlânın 99 isminden biri Rezzak'tır, her varlığın rızkını vericidir. Allahü teâlâ, (Herkesin rızkı bana aittir) buyuruyor. Rızk için Allahü teâlânın verdiği söze güvenmelidir! Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Yeryüzündeki her canlının rızkı, Allah’a aittir.) [Hud 6]


    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Rızkı genişleten, daraltan, gönderen yalnız Allahü teâlâdır.) [Redd-ül Muhtar]
    (Allah’tan kork, rızkını güzel yoldan ara, helalı al, haramı terk et!) [İbni Mace]
    (Rızkını gecikmiş sayma! Hiç kimse, rızkına kavuşmadıkça ölmez.) [Hakim]

    (Hiç kimse, nasibinden fazla rızka kavuşamaz. Rızkına kavuşup yemedikçe de ölmez. İstemese de rızkı kendisine verilir.) [Hakim]

    (Hak teâlâ, Hazret-i Adem'e bin çeşit sanat öğretip buyurdu ki: Neslin, bu sanatlardan biri ile rızkını arasın! Sakın dini geçim vasıtası yapmasın!) [Hakim]

    (Allah’ın verdiği rızka kanaat eden mümin kurtulmuştur.) [Müslim]
    (En güzel rızk, helale, harama dikkat edilerek kazanılandır.) [Nesai]

    Peygamber efendimiz, (Eğer Allah korkusunu kendinize sermaye edinirseniz, rızkınız, ticaretsiz ve sermayesiz gelir) buyurup şu mealdeki âyeti okudu:
    (Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir.) [Taberani-Talak 2,3]

    Allahü teâlâ emrettiği için çalışan, rızkını helal yoldan arayan, ezeldeki rızkına kavuşur. Rızkı da bereketli olur. Bu çalışmaları için de sevap kazanır. Eğer, rızkını haram yoldan ararsa, yine ezelde ayrılmış olan rızka kavuşur. Fakat, bu rızk ona hayırsız, bereketsiz olur, kazandığı günahlar da, onu felaketlere sürükler.

    Hazret-i Hızır'ın tamir ettiği binanın altındaki altın levhada şunlar yazılı idi:
    (Ölüm hak iken gülüp eğlenen, kadere inandığı halde üzülen, rızka Allahü teâlâ kefil iken zahmetlere giren, Kıyamette sorgu-sual varken gaflete dalan, fâniliğini bildiği dünyaya bel bağlayan kimseye nasıl hayret edilmez?)

    İşe kabiliyet
    Bir kimsenin, (Haram işlere elim yatkın, mubah işleri beceremiyorum) demesi çok yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Herkese dünyalıktan nasibi neyse, o şeyler ona kolaylaştırılır.) [Hakim]

    Bir kimse kazancını kumardan elde etmeye çalışsa, zamanla kumar işinde mahareti artar. Marangoz, terzi gibi helal bir meslek edinmek isteyene de işleri kolaylaştırılır. Onun için daima helal kazanç yollarını aramalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ey insanlar, Allah’tan korkun ve rızkınızı aramada güzel yol tutun! Çünkü hiçbir kimse, rızkını ele geçirmeden ölmez. O halde Allah’tan korkun ve rızkınızı güzel yollarla elde edin, helalı alın, haramı terk edin!) [İbni Mace]

    (Elbette, hiç bir kul, takdir edilen son rızkını elde etmedikçe ölmez. O halde rızkınızı ararken güzel bir yol tutun, helali alın, haramdan kaçın!) [Hakim]

    Rızık endişesi
    Dünya sıkıntıları, ahiret rahatlığına sebep olur. Rızık için endişe etmek doğru değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Çoluk çocuğu çok ve rızkı az olup, namazlarını, şartlarına uygun olarak kılan ve müslümanları gıybet etmeyen, Kıyamette benimle birlikte haşr olur.) [M.Masumiyye]


    (Hac yolunda ölenlere ve Allah yolunda gaza edenlere müjdeler olsun! Çoluk çocuğu çok ve kazancı az olup, halinden şikayet etmeyerek, evine neşe ile girip, gülerek çıkan kimse de, hacılardan ve gazilerdendir.) [Deylemi]

    (Bir müslüman, helal kazanıp kimseye muhtaç olmaz, komşu ve akrabalarına yardım ederse, kıyamette ayın ondördü gibi parlak olur.) [Beyheki]

    (Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) [Taberani]
    (İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.) [Deylemi]


    (Kimseye muhtaç olmamak ve ana-baba, çoluk-çocuğunu da muhtaç etmemek için işe gidenin her adımı ibadettir.) [Taberani]

    (Allahü teâlâ sanat sahibi mümini sever.) [Taberani]
    (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi]
    (Geçimini helalinden kazanmak, Allah yolundaki cihad gibidir.) [Deylemi]

    (Cihad, sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır. Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir.) [İ. Asakir]

    (Helal kazanmak için sıkıntı çekene Cennet vacip olur.) [İ. Gazali]
    (Allahü teâlâ, müminin rızkını ummadığı yerden verir.) [İ. Hibban]


    (Allahü teâlâ sevdiğine, rızkını yetecek kadar verir.) [Ebuşşeyh]
    (Zikrin hayırlısı hafi [gizli] olanı, rızkın hayırlısı ise kâfi olanıdır.) [Beyheki]

    İbrahim Edhem hazretleri sırtı ile odun taşıyarak rızkını kazanıyordu. (Kardeşlerin seni hiçbir şeye muhtaç bırakmazken niçin odun çekiyorsun) diye sordukları zaman, "Hadis-i şerifte, (Helal kazanmak için sıkıntı çekenlere, zillete katlananlara Cennet vacip olur) buyurulduğu için bu işi yapıyorum" dedi. (K.Saadet)


    Helal Rızık İçin Dualar ve Hadisler


    RIZIK


    Rızık, senin yaradılış amacına göre, ‘’sana takdir edilenler’’dir.



    RIZIK, ALLAH TAKDİRİDİR!


    Rızık tamamiyle ALLAH takdiridir. Nedeni-niçini sorulmaz! Dilediğine dilediği kadar verir ve dilediğinden de dilediğini alır.

    Bil ki, yaradan bütün mahlûkatını her an nice rızıkla rızıklandırmaktadır.





    RIZIK, CENİN’İN 120.GÜNÜNDE TESBİT OLUR!


    Nihâyet bir de dördüncü tesir alır beyin bu 120. Günde. O da daha sonraki yaşamında ne kadar açılım sağlayabileceğini sağlayan ana devre açılım kapasitesini meydana getirir. Bir diğer ifâde ile “rızık” durumunu!

    İşte bu anlattığımız olay 1400 sene evvel Hz.Rasûlullah aleyhisselâm'ın ağzından şöyle dile gelmiştir:

    “Sizin birinizin ana - baba maddeleri 40 gün anasının karnında toplanır. Sonra o maddeler o kadar zaman içinde (ikinci kırk yâni 80) katı bir kan pıhtısı halini alır. Sonra yine o kadar zaman (üçüncü kırk) içinde mudge yâni bir çiğnem ete tahavvül eder. (120 böylece tamam olduğunda) Allah bir melek gönderir. Ve tekâmül eden mudgeye dört kelime emrolunur ki; Onun işini, rızkını, ecelini, sâid veya şakî olduğunu yaz!.. denilir.

    Sonra ona ruh nefholur.imdî, sizden bir kişi iyi iş işler de hatta kendisi ile cennet arasında bir kaç kulaç mesafe kalır. Bu sırada yazı gelir, o kişiyi önler.

    Bu defa o cehennemliklerin işini işler!.. Sizden bir kişi de kötü iş işler. Hatâ kendisi ile cehennem arasında ancak bir kulaç mesafe kalır. Bu sırada kitabı gelir onu önler. Bu defa o kişi ehli cennetin işini işler. (ve cennete gider) “Buharî”.

    Evet, demek ki 120. günde ilk beyin cevheri, kozmik ışın etkileri ile yukarıda, mecâzî bir ifade ile açıklanan, hususları kayda alarak ve bunları diğer yandan da “Ruh” üzerine yükleme yaparak faaliyete başlıyor!



    RIZIK, HER MAHLÛKATIN FITRATINA EN UYGUN BİR TARZDA

    ONU BULMAKTA VE BU RIZIK İLE O MAHLÛKAT HER AN

    BİR NEBZE DAHA TEKÂMÜL EDİP ASLINA YAKLAŞMAKTADIR!

    DEM BE DEM...


    Bil ki, yaradan bütün mahlûkatını her an nice rızıkla rızıklandırmaktadır.

    Önce zâhirde, birçok yiyecek ve içecekle maddeni rızıklandırmaktadır, bu bir...

    Sonra, ilimle bilincini rızıklandırmaktadır, bu da iki.

    Daha sonra, her an yeni bir tecellî ile cesedinde ve mânânda tecellî etmektedir, bu da üç!

    Bu daha derinleştikçe gider, ama şimdilik, biz bu kadar ile yetinelim; bu üç mânâ kâfi bize!

    Bu rızık, her mahlûkatın fıtratına en uygun bir tarzda onu bulmaktadır. Şüphesiz ki bu rızık ile o mahlûkat, her an bir nebze daha tekâmül eder ve aslına yaklaşır!

    Bu rızık umumi ise de, herkes ancak kâbiliyeti ve istidadı miktarınca alır. Kabı büyük olan elbette daha fazla rızık almış olur. Tabiî ki bu kişinin vüs’atincedir.



    ZÂHİRDE MADDENİ,

    İLİM İLE DE BİLİNCİNİ RIZIKLANDIRMAKTADIR!


    Rızık, son derece geniş kapsamlı bir kelime olup yenen-içilen-hertürlü kullanılan-yararlanılan şey olduğu gibi, çocuk-eş-yapılan çalışmalar -kişide meydana gelen ilim-yaşanılan tüm mânevi haller dahi bu kelime kapsamında mütalâa edilir.



    Önce zâhirde, birçok yiyecek ve içecekle maddeni rızıklandırmaktadır, bu bir...

    Sonra, ilimle bilincini rızıklandırmaktadır, bu da iki.

    Daha sonra, her an yeni bir tecellî ile cesedinde ve mânânda tecellî etmektedir, bu da üç!

    Bu daha derinleştikçe gider, ama şimdilik, biz bu kadar ile yetinelim; bu üç mânâ kâfi bize!



    KİŞİ, TAKDİR EDİLENİN ELİNE GEÇMESİ İÇİN,

    FITRATI GEREĞİ GEREKEN KADAR ÇALIŞMAYI

    ORTAYA KOYMAKTADIR!


    Kulunu yaratmış, yaratmadan önce de rızkını takdir etmiştir!.

    Kulun rızkı, yaratıldığı andan sonsuza kadar, kendisine takdir edildiği kadarıyla ulaşacaktır; dem be dem!.

    Zâhirde ve Bâtında kulluğunu yerine getirmesi için, ihtiyacı ne kadarsa, o kadar rızk her an kendisine ulaşmaktadır gene Allah eliyle!.

    Kişi, takdir edilenin eline geçmesi için, fıtratı üzere gereken kadar çalışmayı ortaya koymaktadır.

    Kimse, ne bir eksik ne de bir fazla alamaz!. Şunu yapsaydım veya yapamadım da alamadım derse; bu onun içinde yaşadığı gerçek sistem ve düzenden gâfil olmasındandır!.

    Gözleri görmeyen değil; basîreti sistem ve düzeni görmeyen, âmâdır!.



    EĞER YAĞMUR, VERİMLİ TOPRAĞA RAST GELİRSE

    BU TOPRAK SUYU EMER VE ONUNLA

    NİCE NEBATIN YETİŞMESİNE VESİLE OLUR!


    “DİLEDİĞİNE HESAPSIZ RIZIK VERİR.” (2-212)

    Âyetinde bu incelik vardır.

    Efendimiz yağmurun yağdığı üç çeşit topraktan bahsetmişti. Yağmur, yağarken, hiçbir şeyi diğerinden ayırmaksızın, hepsine eşit şekilde yağar!

    Eğer bu yağmur kayaların üstüne rastgelirse üstünden akıp gider, çünkü kaya ve taşların istidadı suyu emmek değil, üstünden akıtmaktır.

    Bazı topraklar da vardır ki, suyu muhafaza eder - havuz, kuyu gibi de halk onunla faydalanır, kendileri içerler, hayvanlarını sularlar, ekinlerinin sulanmasında yararlanırlar.

    Bazen de verimli bir toprağa yağar ki, bu toprak suyu emer ve onunla nice nebatın yetişmesine vesile olur.

    İnsanlarda fıtratlarına göre çeşit çeşittir.

    Kimi hikmetten, yaradanın uyarılarından anlamaz, dinlemez!

    Kimi onlardan yararlanır; ama ancak kendisini kurtarabilir, başkasına faydası olmaz!

    Kimi de onlardan kendisi faydalandığı gibi, pek çok insanı dahi faydalandırır.

    Öyle ise kendini şöyle bir kontrol et bakalım, bunlardan hangisine daha ziyade benziyorsun?



    RIZKIN SONA ERİŞİYLE

    TEKRAR ASLINA RUCÛ EDER!


    "Fıtrat", zuhûra gelecek tecellîlerin programlanışı ve yaratılışıdır.

    Bu tohum yaratılışından itibaren, kendine en uygun tecelliler ile beslenir, büyür yeşerir, ta ki yaratışındaki gayeye uygun hizmeti eder. O tecellîlerin zuhuru ta ki onda sona erer ki; bu an tekâmülünün de zirvesidir, artık onun rızkı da sona ermiş olur ve tekrar aslına rücû eder.



    "REZZAK" ESMASI


    Kendinde görmeyi murad ettiği mânâları, târif etme, kendini tanımlama sadedinde olanlara, “Hakk’a ait isimler”; özelliklerini, mânâlarını terkipler hâlinde seyretme sadedinde olan isimlere de “Halka ait isimler” denir!.”Halk kelimesinin mânâsını meydana getiren isimler” demektir!.

    Meselâ “Rezzak” ismi halkın varlığını gerektirir.. Halkı zaruri kılar! Çünkü rızk verilecek bir varlık olmazsa , rezzak’lık, rızk vericilik sözkonusu olmaz! Öyleyse bir varlık olacak, rızka ihtiyacı olacak, ki rezzaklık yani rızk vericilik mânâsı ortaya çıksın. Bunun gibi!



    RIZKIN ARTMASI İÇİN DUALAR


    Okunuşu:

    “Allahümmekfiniy bihelâlike an haramike ve agniniy bifadlike ammen sivâk.”

    Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem bu duâyı öğretirken şöyle buyurmuştur:

    -Bir kimsenin dağ kadar borcu olsa, bu duâya devam etse, Cenâb-ı Hakk o kula borcunu ödettirir.’

    Borç sıkıntısı içinde olanların günde üçyüz defa bu duâya devam etmelerini önemle tavsiye ederiz.



    Okunuşu:

    Allahumme rahmeteke ercû, felâ tekilniy ilâ nefsiy tarfete aynin, ve aslıhliy şa’niy küllehu, lâ ilâhe illâ ente.

    Anlamı:

    Allah’ım rahmetini umuyorum, beni göz kırpması kadar bile nefsime terketme, her anımı düzelt, tanrı yok ancak sen varsın!.

    "Sıkıntıda, zarurette kalan insanların devam etmesi gereken duâdır bu" buyurarak bize tavsiye eden Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem.

    Sıkıntısı, derdi, borcu, sorunu olan insanlara bu duâyı tavsiye ederiz. günde hiç olmazsa 40 defa devam edilebilir.



    Okunuşu:

    İnne rabbiy yebsutur rızka limen yeşâu ve yakdiru leh ve ente hayrur râzıkiyn.

    Anlamı:

    Rabbim... Şüpehsiz ki Sen dilediğinin rızkını genişletir, dilediğinin de daraltırsın. En hayırlı rızık ihsan edicisin!.

    Bilgi:

    Daha once metnini verdiğimiz “Âl-i İmran” sûresini 26-27.âyetleri olan “Allahümme mâlikel mülkü” duasıyla birlikte bu duaya da devam edilirse rızık sıkıntısı çekenler çok fayda görürler. Bu duanın günde 300 defa okunması tavsiye olunur.

    Şu duâyı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o duâ kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için duâ eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Bir kişi borçlu olsa ve vermek azminde olsa, Allahü teâlânın yardımı onunla berâberdir. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. Hz. Lokman (Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır) buyurdu. Rızık için endişe etmemelidir! Kur'an-ı kerimde, (Her canlının rızkı Allaha aittir) buyuruluyor. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Rızık için üzülme, takdir edilen rızık seni bulur.) [İsfehani]

    (Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) [Taberani]

    (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi]

    (Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak cihaddır.) [İ. Asakir]

    (Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!) [İ. Ahmed]

    (Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki]

    (İhtiyacını halka açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allaha arz eden, ihtiyaçtan kurtulur.) [Hakim]

    (Allah korkusunu sermaye edinen, rızka ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur. Kur'anda" Allahtan korkana, Allah bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir" buyuruldu.) [Talak 2, 3 - Taberani]

    (Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalan istiğfar etsin!) [Hatib] (Hamd, "Elhamdülillah", İstiğfar, "Estağfirullah" demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.)

    (Eve girerken "İhlas" suresini okuyan, fakirlik görmez.) [T. Kurtubi]

    (Her gece Vâkıa suresini okuyan fakirlik görmez.) [İbni Asakir ]

    (Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

    Çocuklarının geçimi için sıkıntı çeken birine, Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim) buyurdu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlık, fakirlik, çocuksuzluktan şikâyette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Nuh suresinden şu mealdeki âyet-i kerimeleri okudu:

    (Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) [Nuh 10-12]

    İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estağfirullah min külli ma kerihallah. Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünmelidir! Manası şöyledir:

    (Ya rabbi, razı olmadığın, beğenmediğin şeylerden neler yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru. Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allaha istiğfar eder, günahlarıma pişman olup Ona sığınırım.) [Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezelî ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.]

    Borçtan kurtulmak için şu duayı okumalıdır:

    (Allahümme ekfini bihelâlike an haramike ve agninî bi fadlike ammen sivâke) [Yâ Rabbî! Helâl ile yetinip, haramdan sakınan ve beni fazlınla senden başkasına muhtaç olmaktan müstağni eyle.] (Mek. Rabbani)

    İki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Günde yüz kere, La ilahe illallah, el-melikül hakkul mübin, Muhammedün Resulullah, sadikul vâdül emin diyen, fakirleşmez, zenginleşir, kabirde kendisine yoldaş olur, Cennetin kapısını da açmış olur.) [Hatîb]
    (Ya Muaz, sana bir dua öğreteyim mi? Bu duayı okursan dağ gibi borcun da olsa, Allah sana onu ödetmeyi nasip eder. De ki: (Allahümme malikel mülki tü’til mülke men teşâü ve tüzillü men teşâü ve tenziul mülke mimmen teşaü ve tüızzu men teşâü ve tüzillü men teşâü bi yedikel hayr, inneke alâ külli şey’in kadîr. Tülicul leyle fin nehar ve tülicün nehare fil leyli, tühricul hayye minel meyti, ve tühricul meyyite minel hayyi ve terzu men teşau bi gayri hisab. [Bu Âl-i imran suresinin 26-27. âyetleridir.] Ya Rahmaned- dünya vel ahireti, Tü’ti minhüma men teşaü ve temneu minhüma men teşaü, ferhamni rahmeten tuğnini, biha an rahmeti men sivak.) [Tenbihül Gafilin, Hâkim]

    _________________
    Nurla nur arasında
    Arzım İsm-i Azama
    Ateşten kelimeler
    Yağıyor hafızama!

    Nefsi bağla, zindanda hapset de Hz.Süleyman’a mahrem ol.!
    Konu halenur tarafından (26.08.08 Saat 06:31 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    HELAL RIZIK



    Gencin birisi Kâbe'de hep, "Ey doğruların yardımcısı olan Allahım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allahım, sana hamdü sena ederim" diye dua eder.

    Bu durum herkesin dikkatini çeker.

    Birisi, (Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?) der.

    O da anlatır:
    - 7-8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altın dolu bir torba buldum. Tam 1000 altın vardı. İçimden bir ses (Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın) diyordu.

    - Hayır dedim kendi kendime, bu benim değil, başkasının malı, kullanmam haram olur dedim.

    Bu sırada birisi, "şöyle bir torba bulan var mı?" diye bağırıyordu.
    Çağırdım onu, nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı diye sordum. Torbayı tarif etti ve içinde 1000 altın vardı dedi. Al öyleyse torbanı diyerek verdim. Adam torbayı açip içinden bana 30 altın verdi.

    Pazara gittim. Temiz yüzlü genç bir esiri överek satıyorlardı. Gencin temizliği dikkatimi çekti.

    Yanlarına gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim. 30 altın dediler. Adamdan aldığım 30 altını verip genci satın aldım.Bir iki yıl geçti. Genç çok çalışkan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum.
    Bir gün onunla giderken karşıdan iki üç kişi geliyordu.

    Genç bana dedi ki;
    - Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından aşağıya satma dedi.

    O kişiler yanıma geldi, bu esiri bize satar mısın dediler. Satarım dedim. 60 altın verelim dediler. Olmaz dedim. Iyi ama sen bunu 30 altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler. Öyleyse gidin pazardan alın dedim. Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar. 30 binden aşağı olmaz dedim.

    Çaresiz kabul ettiler. Altınları verip, genci alıp gittiler. Ben o 30 bin altınla işyerleri açtım, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum.

    Bir gün bana arkadaşlar, "çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var. Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim" dediler. Ben de "olur" dedim.

    Nikah kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti. Kıza, "bu nedir" dedim.
    "İçinde 970 altın var, babam Kâbe'de bunu kaybetmis, bulan gence 30 unu vermis. Kalanını da bana hediye etti, çeyizine koyarsın dedi".

    Demekki bulduğum altınlar benim rızkım imiş, vermese idim haram yoldan gelecekti, şimdi helâl yoldan yine bana geldi. Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim.

    Acı da olsa, doğruları söyleyiniz. (hadis)
    Takdirden ötesi yok... Nasipten ötesi yok...

  6. #6
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Rızkın Artması Borçlar için Dualar

    Yazar Editr Tarih Mayıs 27th, 2007

    Okunuşu:
    Allâhümmekfiniy bihelâlike an haramike ve agniniy bifadlike ammen sivâk
    Anlamı:
    Allahım, haramından (beri) helal (rızık) ile bana yet (kafi gel); ve beni lutfunla gayrına muhtaç olmayacak zengin kıl.
    Bilgi:
    Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem bu duâyı öğretirken şöyle buyurmuştur:
    -Bir kimsenin dağ kadar borcu olsa, bu duâya devam etse, Cenâb-ı Hak o kula borcunu ödettirir.’

    Borç sıkıntısı içinde onlanların günde üçyüz defa bu duâya devam etmelerini önemle tavsiye ederiz.

    Okunuşu:
    Allâhumme rahmeteke ercû, felâ tekilniy ilâ nefsiy tarfete aynin, ve aslıhliy şa’niy küllehu, lâ ilâhe illâ ente.
    Anlamı:
    Allah’ım rahmetini umuyorum, beni göz kırpması kadar bile nefsime terketme, her anımı düzelt, tanrı yok ancak sen varsın!.. Bilgi:
    “Sıkıntıda, zarûrette kalan insanların devam etmesi gereken duâdır bu” buyurarak bize tavsiye eden Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem.

    Sıkıntısı, derdi, borcu, sorunu olan insanlara bu duâyı tavsiye ederiz. günde hiç olmazsa 40 defa devam edilebilir.

  7. #7
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    İşlerin açılması rızkın artması, evinde ve iş yerinde bereket olması için bu duayı üzerinde taşıyan yahut günde üç kere okuyan okuyan ve evine asan kişinin rızkı artar, işleri yoluna girer.
    Bismillahirrahmanirrahiym
    Ya Allah Ya Allah Ya Rabbi Ya Rabbi Ya Rabbi
    Ya Hayyü Ya Kayyüm Ya Zülcelali vel ikram Eselüke bismikel aziymil eazam enterzukni Rızkan helalen dayyiben birahmetike ya erhamer rahimiyn.

  8. #8
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Kur'an-ı Kerimde helal ve temiz rızıktan bahsediliyor. Helaller belli, temiz rızık ne demektir?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Allah’ın size rızık olmak üzere yarattığı şeylerden helal ve temiz olarak yeyin! Kendisine iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! (Maide 88)

    Rivayet olunduğuna göre Resulullah (s.a.v.) bir gün sahabifcrine kıya*meti tasvir etmiş, onları uyarıp korkutma konusunda fazlaca söz söylemişti. Bunun üzerine, orada bulunan bir gurup sahabi meclisten ayrılarak Osman bin Ma'zun'un evinde toplanmışlardı. Ali bin Ebi Talip, İbn Mes'ud, Mikdad bin Esved, Ebu Huzeyfe'nin kölesi Salim ve Kudame de bu sahabiler arasındaydılar. Bunlar aralarında sürekli olarak oruç tutmayı, gecelerini ibadet*le geçirmeyi, yatakta uyamamayı, et yememeyi, kadınlara yaklaşmamayı, dün*yadan vaz geçmeyi, rahip elbisesi giymeyi kararlaştırdılar. Bu karar üzerinde birleştiler ve teslislerini burmak istediler. Bunu öğrenen Resulullah (s.a.v.). kendilerine şunları söyledi: "Ben bununla emrolunmadım. Doğrusu, nefsi*nizin sizin üzerinizde hakkı vardır. Oruç tutun, geceleyin ibadet edin (ama bununla birlikte) oruç tutmadığınız günler de bulunsun. Uyuyun, doğrusu ben geceleyin ibadet ettiğim gibi, uyurum da. Oruç tuttuğum gibi oruca ara verdiğim de olur. Et yerim. Kadınlara da yanaşırım. Her kim benim sünne*timden yüz çevirirse, o benden değildir." Bunun üzerine yukarıdaki ayet-i ke*rime nazil oldu.

    İbn Mes'ud (R.A.) den rivayet: Adamın biri, "Ben yatağı kendime ha*ram kıldım" dedi. İbn Mes'ud (R.A.) ona bu âyeti okudu ve "Yatağında uyu. Yeminin için de keffaret öde" dedi. Hıristiyanların ruhbanlıkla vasıflandırıl-malan, bazan bunun hayırlı olduğunu ifade edebilir. Bu ayet, bu konuda kesin ve adil hükmü veriyor.

    Açıklama:

    Ey iman edenler! Size hoş, temiz ve lezzetli olarak bahşedilen helâl şeyle*ri kendinize haram kılmayın. Nefsinizin leziz bulduğu ve kalbinizin meyletti*ği hoş ve temiz şeylerden, haram sayarak nefsinizi alıkoymayın. Ya da size helâl ve mubah olan şeyleri şu veya bu şekilde, "Kendimize haram ettik" de*meyin. Evet, ibadet ve Allah'a yaklaşmak amacıyla böyle yapmayın. Çünkü Allah bu yaptıklarınızdan razı olmaz; aksine bunu yasaklar. ' 'Ey iman eden*ler! Size nzık olarak verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yeyin. Eğer ona kulluk ediyorsanız Allah'a şükredin. "Allah'ın size helâl kıldığı şeylerin sınırını aşıp da haram olan şeylerin içine girmeyin. Pis ve murdar olan şeyler size haram kılındı. İsraf da, cimrilik de size haramdır. Cenab-ı Allah sizleri, ifrat ve tefriti olmayan orta bir ümmet yaptı. "Yeyiniz, İçiniz; israf etmeyin. Şüphesiz ki Allah, israf edenleri sevmez." Allah'ın size nzık olarak verdi*ği şeyleri; içinde faiz, rüşvet ve haramlik olmaması durumunda yeyin. Faiz, rüşvet ve haram olan şeyler günahtır, fasiklıktır. Bu sûrenin baş tarafında geçen on tane asli haram şey ile, uzun süre bekleme, kokuşup değişikliğe uğra*ma gibi sonradan ortaya çıkan bazı sebepler dolayısıyla haram olan şeyler gibi, iğrenç olmayan hoş ve temiz şeyleri yeyin. Şüphesiz ki Allah, şer'İn hu*dudunu aşan mütecavizleri sevmez. Şu da var ki, ayette geçen "yeme" söz*cüğüyle yeme ve içmeyi kapsayan, yararlanma anlamı kastedilmektedir.

    Yiyecek, içecek ve giyecekler konusunda Alfah'-tan sakının. Yaptığınızın iyi bir iş olduğun sanarak helâli haram, haramı da helâl kılmayın. Bu, Allah ve Resulünün razı olmadığı 'dinde zorluk çıkarma" ahmaklığıdır. Keza, ni*metten yararlanma konusunda israf etmeyin. Midesinin iştihasını ve tenasül organının şehvetini en büyük amaç edinenler, şeytanın kardeşleri olan israf-çılardır. Malî gücünden üstünde harcamada ve infakta bulunan, borç edip iküsadlı davranmayan kimse savurgandır. Allah kendisine bol rızık verdiği halde nefsine karşı cimrilik yapan kimse, kınanmış ve yerilmiş mütecavizler*dendir.

    Bu ayet-i kerimeye bakan bir kimsenin, İslâm dininin ruh ve beden ara*sındaki dengeyi sağlamaya büyük önem verdiğini anlaması mümkündür.

    "Doğrusu bu din sağlam ve dayanıklıdır. Onda, nfk ve yumuşaklıkla derinlere varın." "Bineğini hızla koşturup helak eden ne bir mesafe katede-bildi, ne de geride bir binek bıraktı."

    İşte böylece biz adaletli ve orta bir ümmet kılındık. İşlerin en hayırlısı, aşırılıklardan uzak olanıdır. Şunu da kaydedelim ki, hoş ve temiz şeyleri ha*ram kılmak, nefse azap çektirmek, vücuda acı vermek, eski Hindliler ile Yu*nanlılardan kalma bir ibadet şeklidir. Kitab ehli, özellikle hıristiyanlar bu yön*den HindlİIerle Yunanlıları taklit etmişlerdir. Hayatını inceleyenler bilirler ki, Resulullah (s.a.v.) ne bulursa yerdi. Bazen davar, kuş ve tavuk eti gibi güzel ve iyi yiyecekler yer, bazen de arpa ekmeğiyle tuz veya zeytinyağı, ya da sirke gibi yiyeceklerle yetinirdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) hem zenginler için, hem de yoksullar için bir örnekti. Sahabilerle halifelerin arasında zenginler bu*lunduğu gibi, yoksullar da vardı. Herkes, ne israf eder, ne de kısar, malî gü*cüne göre harcamada bulunurdu. "Eli geniş (zengin) olan, genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın kendisine verdiğinden harcasm."
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

  9. #9
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah c.c. tüm ihtiyac ve SIKINtilarinizi gidersin, kaybettiklerinizi kazanca cevirsin, korktuklarinizdan emin kilsin, ummadik yerlerden en güzel riziklari göndersin, en kuvvetli, en etkili yardimcilar göndersin size, sevdiklerinizden ayirmasin, amin...

    .
    Amin, amin, amin!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  10. #10
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    "Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkını vermek Allah'a ait olmasın." (Hûd Sûresi, 11:6.)âyet-i kerimesiyle, rızık taahhüt altına alınmıştır. Fakat, rızık dediğimiz iki kısımdır:
    • Hakikî rızık,
    • mecâzî rızık.
    • Yani zarurî var,
    • gayr-ı zarurî var.
    Âyetle taahhüt altına alınan, zarurî kısmıdır. Evet, hayatı koruyacak derecede gıda veriliyor. Cisim ve bedenin semizliği ve zaafiyeti, rızkın çok ve az olduğuna bakmaz. Denizin balıklarıyla karanın patlıcanları şâhittir. Mecâzî olan rızık ise, âyetin taahhüdü altında değildir. Ancak sa'y ve kisbe bağlıdır.(Mesnevî-i Nuriye - Katre)

    Allah sa'y ve kisbinizde yardımcınız olsun ve sizlere kolaylıklar versin muhterem kardeşimiz.Mecazi rızık için çaldığınız kapıları açsın inşallah.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Buraya bi bakın sevgili kardeşlerim...
    By hukmenmaglup in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.02.13, 00:01
  2. Sevgili Kardeşlerim; Blog Siteme Bekliyorum
    By SeRDeNGeCTi in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10.12.08, 13:10
  3. Selamun Aleykum Sevgili Kardeşlerim
    By alacalitahir in forum Tanışma
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 13.11.08, 14:30
  4. Rızık Genişliği ve Bereketin Celbi İçin On Tavsiye
    By delailinnur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 16.04.08, 14:42
  5. Kardesim İçin Duaya Muhtaciz
    By BayramD in forum Dualar
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 17.09.07, 18:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0