+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Bilişim Haberleri

  1. #1
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart Bilişim Haberleri

    Ortak ATM ne kadar komisyon alacak?

    Türkiye’de bankacılık sisteminde yeni bir dönem başladı. Mevcut sistemde başka bankanın ATM’sinden 10 lira nakit çekenden ne kadar komisyon alınıyor?


    Türkiye’de bankacılık sisteminde yeni bir dönem başladı. Toplam 26 bankanın ATM'leri ortak kullanıma açıldıVatandaşlar artık her yerde kendi bankasının ATM’sini bulma sorunundan kurtulacak ve hangi bankaya ait olursa olsun en yakın ATM’den para çekebilecek. Yeni sistemde bütün bankalar ortak ATM uygulaması kapsamına girecek.

    Mevcut sistemde başka bankanın ATM’sinden 10 lira nakit çekenden 4 lira ücret alınabiliyor. Yeni sistemde başka bir bankanın ATM’sinden para çekildiğinde, komisyon kendi bankanız tarafından belirlenecek. Bankadan bankaya ücret değişecek. Bazı bankalar hiç ücret almazken, bazı bankalar belli bir oranda ücret talep edecek. Avrupa’da ilk kez Türkiye’de gerçekleşecek uygulama ile ATM’lerin işlem hacmi artacak, Türkiye ekonomisine 300 milyon dolarlık katkı sağlanacak.
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  2. #2
    Vefakar Üye mealebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    cibal-i toros
    Yaş
    44
    Mesajlar
    426

    Standart

    Bu bankalar herdurumda vatandaşın parasını kullanmak faydalanmak gibi bir karı gözetmese bu işlere girmezler zaten kazançlarının büyük bir kısmını faiz gelirleri oluşturuyor ve bunun adını beklenmeyen yani hesabta olmayan gelirler olarak adlandırmışlar yani faiz gelirlerine böyle bir isim takılmış hem banka içine girmeden işlem kolaylığı sağlayacaksınız hem de sizden kendi paranızı çektiniz diye enteresan ücretler taleb edilecek madem öyle bu atmler tek merkezden kontrollu olsa vatandaşın hesabına el atılmasa daha iyi olmaz mıydı günümüzde yaptıkları banka-hizmet sektörü gibi görünsede hemen her yeri kapsayayan nakıslıkların faturası yine vatandaşın cebinden kesilecek vs. vs .....
    السلام عليكم و رحمة الله ابدا دائما

  3. #3
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    3G'de bu tuzağa düşmeyin!

    3G hizmeti ile kişi internetle tanıştı. Ancak cep telefonu operatörlerinin 3G kapsam alanı hakkında vatandaşa yeterli bilgi vermemesi aboneleri mağdur ediyor. Nasıl mı? İşte yanıtı:


    Cep telefonu operatörlerinin 3G hizmeti vermeye başlamasından sonra binlerce kişi internetle tanıştı. Ancak firmaların 3G kapsam alanı hakkında vatandaşa yeterli bilgi vermemesi aboneleri mağdur ediyor.
    Konuyla ilgili çok sayıda şikâyet aldıklarını belirten Tüketicileri Koruma Derneği (TÜKDER) Genel Başkanı Fikri Karagöz, "3G alan vatandaşlarımız dikkatli olmalı. Kapsam alanlarını öğrenip öyle almalı, öğrenemiyorsa sözleşmeleri tek taraflı feshedebilir." dedi.

    3G konusunda bilgilendirme eksikliğinin özellikle kapsam alanında yaşandığını dile getiren vatandaşlar, haklarını sanal alemdeki şikayet siteleri ve tüketici derneklerinden arıyor.
    Hızlı internet kullanmak isteyen vatandaşlar GSM firmalarının düzenledikleri abonelik kampanyalarına büyük ilgi gösteriyor. Çoğunluğu 2 yıl abonelik şartı koyulan kampanyalardan 3G abonesi olan vatandaşlar, kapsam alanı sorunuyla karşılaşıyor. Bir süre sonra aboneliği iptal ettirmek isteyen kişi, GSM firmasının '2 yıllık sözleşme imzaladınız' cevabıyla sarsılıyor. Bilgi işlem uzmanları, vatandaşların 3G hizmeti alırken dikkatli olmalarını istiyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir bilgi işlem uzmanı, "GSM firması, aboneye 3G kapsam alanı hakkında yeterince bilgi vermiyor. Oysa kapsam alanını gösteren harita vatandaşa gösterilmeli. Vatandaş da yeterince bilgi sahibi olduktan sonra 3G hizmeti alabilir, ama maalesef yeterince bilgi verilmiyor. Kapsam alanı sorunu yaşayan vatandaş 3G hizmeti alamıyor." şeklinde konuştu.
    İnternet ortamında da vatandaşlar konuyla ilgili şikâyetlerini dile getiriyor. Bir sitede yer alan şikâyette, "Bir firmadan babamın adına 3G internet paketi aldım. Hızını sordum, bana normal ADSL'den 7 kat hızlı olduğunu söylediler. Ama modemi bilgisayara taktım bir de baktım en kolay siteleri bile abartısız 1 dakikada falan açıyor. 45 saniyelik videoyu 10 dakikada seyredebiliyorsun ayrıca baz istasyonu da eve yakın, modem tam çekiyor ve iyi çalışıyor." ifadeleri yer alıyor.
    Başka bir şikâyet ise şöyle: "Ben de reklamlara kanarak 3G aldım. 18 ay taahhütlü olarak aldım. Ama sadece adı 3G, daha kendini kullanmak nasip olmadı. Sürekli 'Edge Gprs' ile bağlanıyor. 10 dakikaya bir neredeyse beni atıyor. Müşteri hizmetleri ise alt yapı çalışmalarının devam ettiğini, 1 ay sürebileceğini söylüyor. 3 aylık bedava internet sağlıyorlar ya insanlara cazip geliyor. Bence 18 ay bedavada verseler almayın. Ve hakkımı tüketici mahkemesinde aramaya kararlıyım."
    Konuyla ilgili çok sayıda şikâyet aldıklarını kaydeden Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Fikri Karagöz de vatandaşların mağdur olmaması için dikkatli davranmaları gerektiğini söyledi.
    3G mağdurlarının haklarını hakem heyetlerinden arayabileceğini dile getiren Karagöz, "Biz bu tür hizmetlere 'ayıplı hizmet' diyoruz. Bilgi eksikliği vatandaşı mağdur ediyor. Satıcılara sorduğumuzda 3G'nin o bölgede çektiğini söylüyorlar, bizler de büyük paralar verip telefon alıyoruz. Ancak belirtilen hizmetten yeterince yararlanamıyoruz. Ne olursa olsun Tüketici Yasası kapsamında, bu tür sözleşmeler tek taraflı feshedilebilir. Her türlü abonelikler, tek taraflı olarak feshedilebilir. Çünkü sözleşmelerde yer alan ifadeler aboneyle müzakere edilmediği için geçerlilik taşımaz." diye konuştu.
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  4. #4
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Ortak soygun noktası

    Yeni ATM uygulamasıyla, tüketicinin cebinden ‘’ortak soygun parası’’ olarak 2,4 milyar lira para çıkacağını kaydeden Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Çetin, tüketicileri, mecbur kalmadıkça ‘’ortak soygun noktalarından’’ uzak durmaları konusunda uyardı.
    Tüketİcİ Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, bankaların bankamatikleri ortak kullanmaya başlaması ile tüketicinin her bir işlem başına ortalama 2 lira ücret ödemek zorunda kalacağını bildirdi. Bu yolla tüketicinin cebinden ‘’ortak soygun parası’’ olarak 2,4 milyar lira para çıkacağını öne süren Çetin, tüketicileri, mecbur kalmadıkça ‘’ortak soygun noktalarından’’ uzak durmaları konusunda uyardı.
    Çetin, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal’ın, 1 Ekim’de yürürlüğe giren ‘’ortak ATM’ler’’ konusunda sektörün 2 yılda 250 toplantı yaptığını bildirdiğini hatırlatırken, bu konuda tüketicilerin görüşünün alınmamasını eleştirdi. ATM’lerin ortak kullanımı ile bankaların 300 milyon lira tasarruf ettiği, devam eden yıllarda yıllık 100-200 milyon liralık tasarruf öngörüldüğünün açıklandığına işaret eden Çetin, TÜDEF olarak teknolojik gelişmelere, verimliliğin artırılmasına ve maliyetlerin düşürülmesine karşı olmadıklarını, ancak teknolojinin tüketicinin soyulmasında bir araç olarak kullanılmasına her zaman karşı olduklarını vurguladı. Normalde bir mal veya hizmetin maliyetindeki düşüşün fiyata yansıtılması gerektiğini belirten Çetin, açıklamasında, şu görüşü dile getiridi:
    ‘’Ancak burası Türkiye’dir ve anormallikler ülkesidir. Bankalara düşük maliyet, tüketiciye zam demektir, yeni bir soygun alanı demektir. Bu soygun BDDK’nın gözetiminde itinayla ve inatla yapılmaktadır. Türkiye’de tüketiciler yılda 1,2 milyar kez ATM kullanmaktadır. ATM’lerden bakiye sorma maliyeti 1,1 lira, para çekmenin maliyeti en az 4 liradır. Tüketicilerin hesaplarının olduğu banka ATM’lerini de kullandıklarını hesaba kattığımızda dahi, kullanım başına ortalama 2 lira para ödeyecek. Bu yolla bir yılda tüketicinin cebinden çıkacak ortak soygun parası, 2,4 milyar liradır.’’

    ‘’TÜKETİCİDEN HAKSIZ YERE ALINAN PARA,
    YILLIK 10 MİLYAR LİRA’’



    Bankaların halen yasa dışı olarak tüketiciden kredi kartı aidatı olarak yılda 1,6 milyar lira, banka kartı ya da hesap işletim ücreti olarak ise 6 milyar lira ücret aldığını hatırlatan TÜDEF Başkanı Ali Çetin, ‘’ortak soygun’’ da hesaba dahil edildiğinde, bankaların tüketiciden yasa dışı olarak aldığı paranın yılda 10 milyar liraya ulaşacağını öne sürdü. Dünyanın her tarafında kriz döneminde bankalar batarken Türkiye’de yüksek karla elde ettiğine işaret eden Çetin, açıklamasında, ‘’Bu yüksek karın kaynağı tüketici, soygunu yapan bankalar, soyguna gözcülük eden BBDK ve izin veren ise hükümettir. Ülkemizdeki tüketicilerin tepkisizliği, vurdumduymazlığı, korkutulmuşluğu-sindirilmişliği, soygunun pervasızca yapılmasına olanak sağlayan en önemli etkendir’’ ifadesine yer verdi. TÜDEF Başkanı Ali çetin, ‘’ortak soygun noktalarında’’ para çekme ve bakiye sormadan ücret alınmamasını isterken, tüketicileri, mecbur kalmadıkça ‘’ortak soygun noktalarından’’ uzak durmaları konusunda uyardı. Ankara / aa
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  5. #5
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Binlerce Hotmail adresi hacklendi
    İnternet devi Microsoft, bilgisayar korsanlarının elektronik mesajlaşma sistemi Hotmail'de binlerce hesabın şifresini ele geçirmelerinden dolayı bu hesaplara erişimi kapattığını açıkladı.
    Microsoft yetkilileri, "hack"lenen Windows Live Hotmail müşterilerinin şifrelerinin, "phishing" (Password" (Şifre) ve "Fishing" (Balık avlamak) sözcüklerinin birleşimi) yöntemiyle ele geçirildiğini belirtti.
    Önlem olarak şifreleri açığa çıkan tüm hesaplara erişimi engellediklerini ve bu kullanıcılara hesaplarına yeniden sahip olabilmeleri için tüm olanakları sağladıklarını ifade eden Microsoft yöneticileri, sorunun hafta sonunda çoğu Avrupa'da binlerce Hotmail kullanıcısının hesaplarının bir internet sitesinde yer aldığı yolundaki haberler üzerine anlaşıldığını kaydettiler.
    Microsoft, bilgisayar korsanlarının bu operasyonla Microsoft'un iç bilgilerine ulaşamadıklarını belirtirken, "phishing" yönteminin internet sektörünün bütününü kapsayan bir sorun olduğuna dikkati çekti.
    Firma, bundan kaçınmak için internet kullanıcılarına bilinmeyen, istenmeyen ve güvenilmeyen uzantılardan gelen elektronik postaların açılmasında çok dikkatli olunması ve düzenli olarak güncellenen bir anti-virüs programı kurulmasının yanı sıra şifrelerin de 90 günde bir değiştirilmesi önerisinde bulundu. (A.A)
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  6. #6
    Gayyur zerone - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    51

    Standart

    haberler için teşekkürler

  7. #7
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Raşit YÜCEL
    İletişim ve iman hizmeti



    Dünya başdöndürücü bir hızla iletişim çağını yaşıyor.
    Görüntüden telefona, internetten emsâli iletişim araçlarına….
    Dünya adeta bir evin odaları hâline geldi.
    Bu, hayatı oldukça kolaylaştıran bir şeydir.
    Cenâb-ı Hakk’ın büyük nimetidir.
    Bunun son hududu “eşyayı aynen nakletme” ile tâbir edilen iletişimdir.
    İlim adamlarının bu alandaki çalışmaları devam ediyor.
    Bunun da mümkün olduğunu Bediüzzaman haber veriyor.
    Nereden biliyor?
    Kur’ân’dan aldığı bilgi ile.
    Bu anlamda insanlar arasındaki iletişim hızlanmıştır.
    Fikirler daha rahat iletilmektedir.
    Yazılı iletişim hâlâ güncelliğini korumaktadır.
    Ülkemizde gazete ve dergi tirajları bazı ülkelere göre oldukça düşüktür.
    Toplam ulusal gazete tirajı beş milyonu bulmuyor bile.
    Kitap okumada bazı geri kalmış ülkelerden bile gerideyiz.
    Bunun çeşitli sebepleri var.
    Geçtiğimiz ay Gazetemiz Genel Müdürü Recep Taşçı ve Dağıtım Müdürü Saim Çelenli Beyler ile Karadeniz gezisi yapmıştık. Bir Cuma günü, Cuma namazını Uzungöl’de kılmayı arzu ettik. Namazdan sonra Saim Bey yağan sağnak yağmura rağmen, gazetenin hediye ettiği “Said Nursî kimdir?” ve ”Demokratk açılım” adlı broşürleri cemaate dağıttı. İnsanımız sıraya girmişti. Büyük bir ilgi gösterdiler. İletişimin ne kadar önemli olduğunu bir daha anladık.
    Ve “Bu zamanda nurlarla hizmet-i imaniye, her tarafta ilânâtla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celb etmekle olur” sözünün ne kadar doğru olduğunu anladık.
    Bu güzel beldenin insanlarından hiçbir menfî tepki almadık.
    O, bu toprakların sesi ve nefesi idi.
    Doğuda dünyaya gelmiş olması birşey değiştirmezdi.
    Bizi birbirimizle bağlayan, ırkî bir bağlılık değil, dinî ve millî bir birlikteliktir.
    İşte iletişim, bu açıdan önemlidir.
    Doğuda yaşanan sıkıntıların, temel sebebi de budur.
    Zamanında sağlıklı bir iletişim kurulmuş olsa idi, bu olaylar yaşanır mıydı?
    Yıllarca “Şeyh Said” ile “Said Nursî” birbirine karıştırıldı.
    Bu menfî iletişimin bir sonucu idi.
    Bu iletişimi sorunsuz kullanmak, işimizi kolaylaştıracaktır.
    Başka çare yoktur.
    “Dâvâsını ifade eden kazanır” (Zübeyir Gündüzalp)
    Kendini ifade edemeyenler kaybedecektir.
    Elindeki değerler ancak iletişim yolları ile değer kazanacaktır.
    Devir değişmiştir. Asır başkalaşmıştır.
    Huzura muhtaç, milyonlar ile ifade edilen insan vardır.
    Sizde dermanı varsa, bunun yolu iletişimdir.
    Bu ise zamanımızda zirveye çıkmıştır
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  8. #8
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Çocuğunuz bilgisayar başında ne yapıyor?









    "Siz bilgisayar başında yokken çocuğunuz aldığınız tüm önlemlere rağmen yanlış şeyler yapabilir mi" konusunu merak ediyorsunuz. Siz işte ya da tatilde iken olanları sizin yerinize izleyebilen bir programdan bahsedeceğiz bugün.
    Program İngilizce fakat ben size işinize yarayan yerleri kısaca anlatacağım.
    Programın indirme adresi: http://www.itcompany.com/falert.exe

    Programın özellikleri
    Siz bilgisayar başında değilken e mali takibi, msn gibi anlık yazışma programlarının takibi ve kaydı, ekran görüntülerini kaydetme ve yazıları kaydetmek vesaire.

    Programı nasıl kurarım?
    Öncelikle yukarıda verdiğimiz adresten programı indirin. Daha sonra çift tıklayın. İlk adımı next diyerek geçin. Sonra kullanım koşullarınızı kabul ettiğinize dair ‘I accept a agreement’ seçeneğini tıklayın ve yine ‘Next’ deyin. Sonraki aşamaya yine’next’ diyerek geçelim. En son install diyelim. Programın dosyaları kopyalanıp bilgisayarınıza kurulacak bu süre içerisinde her hangi bir tuşa dokunmayın. Ve program kurulumunun bittiğine dair ‘finish’ ikonuna tıklayın. Her şey hazır, programımız kuruldu.

    Program nasıl kullanılır?
    Programı ilk açtığınızda ‘Wizard’ denilen yardımcı programla ilk ayarları yapacağız.İlk gelen menüye next diyerek geçelim. Sonra bizden şifre girmemizi isteyecek buna çocuğumuzun bulamayacağı bir şifre yazalım bu şifreyi iki kez yazmamızı isteyecek aynı şifreyi iki kez yazıp doğrulayalım. Sonra ‘No, I don’t want to change my password’ seçeneğinin başındaki çentiğe tıklayalım ve ‘next’ diyelim. Sonraki aşamada ‘Turn on blocker Now’ seçeneğini işaretlemenize gerek yok ‘next’ diyerek bir sonraki adıma geçelim. Bu aşamada program gizli çalışacağı için hangi tuş kombinasyonu ile aktif edilebileceğini ayarlamanızı isteyecek bu bölümde iken Ctrl artı Shift tuşu ile her hangi bir harfe dokunun. Bu sizin programı çalıştırma kombinasyonunuz olacak. Örneğin Ctrl + Shift + C harflerini kullandı iseniz. Programı bu tuş kombinasyonu ile çalıştırabileceksiniz. Daha sonra ayarlarımız bittiği için finishi tıklayalım. Program normalde ücretli bir program ancak yedi gün ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz, Satın almak isterseniz bu kısmına tıklayabilirsiniz. Size ücretsiz bir alternatif bulana kadar bunu ücretsiz olarak kullanmaya devam edelim. Run dedikten sonra program arka planda çalışmaya ve kayıt yapmaya başlayacak. Programın kullanım arabirimi oldukça basit zaten şekillerden de rahatlıkla anlaşılabilecek şeyler. Bu yüzden zorluk çekeceğinizi sanmıyorum. Yine de zorluk çekerseniz bana mail yazabilirsiniz. Sorunuza en kısa sürede karşılık vermeye çalışırım.
    Evet, programın anlatımı bu kadar. Geçen haftaki yazıma ek olarak ilave etmek istediğim bazı şeyler var.
    Bazı büyüklerimizden duyuyorum "Ya bizim çocuk bilgisayar canavarı" , "öyle bilgisayar kullanıyor ki hayret ediyorum’ gibi cümleler söylüyorlar. Her bilgisayar kullanımı pozitif bir durum değildir. Eğer çocuğunuz bilgisayar başında oyun oynuyorsa bu bilgisayar kullanımı değildir. Tetris oynamakla aynı şeydir ve aşırı bir bilgi gerektirmez. Bilgisayar kullanımı bilgisayarda grafik tasarımı, programlama, yararlı bir şeyler yapmak gibi işlemlerde ancak kullanılabilecek bir tabirdir. Lütfen oyun oynamayı bilgisayar seviyesi ve bilgisayar eğitimi ile sakın kıyaslamayın. Oyun sadece oyundur.
    Geçen yazımla da alakalı olarak ezcümle kısa kısa bir kaç öneri ve bilgi sunmak istiyorum :

    nAcizane düşüncem, çocuğunuz ya da herhangi bir aile bireyiniz bilgisayar başında geçireceği vakit çok yararlı şeyler yapıyor olsalar dahi (televizyonda olduğu gibi) nur dersanelerine giderek ağabeylerinin veya ablalarının yanında bir kaç sayfa Risale-i Nur okumasına değişilemez. (Bu durumdan asli olan ders ödevleri falan hariçtir )
    nTelevizyon ya da internet başında harcanan sürelerin sadece bir kısmını Kur'an eğitimine yada Kur'an ezberine ayırsak, eminim bir senede onlarca sayfa ezberimiz olur ve hatimler yaparız (Şahsımda içinde olmak üzere )
    nİnternet ve TV ile geçirilen zamandan yine çok küçük bir taviz vererek aile bireylerimizle çok daha iyi ilgilenebiliriz.
    nBilgisayar, internet, telefon vs. gibi teknolojik aygıtlar eğer namazımıza, Kur'an okumamıza, ailemizle ilgilenmemize engel oluyorsa ortada çok büyük bir hata var demektir. Hiç bir değer, hiç bir kıymet ahireti kazanma ve kaybetme sınavından daha değerli olamaz.
    nBilgisayar, televizyon, telefon hatta saç kurutması gibi cihazlar manyetik alanlar oluştururlar ve bu manyetik alanlar insan sağlığını olumsuz etkiler. Son yıllarda cep telefonu kullanımı ile beyin tümörü oluşumu arasındaki ilişkiler nerede ise ispatlanmış durumdadır. Olabildiğinizce bu cihazlardan uzak durun yatarken cep telefonunuzu kesinlikle kapatın veya en az bir metre uzağa koyun, çocuklarınıza telefonu iki metreden fazla yaklaştırmayın. Onları ve kendinizi seviyorsanız, kendi vücudunuzu ve onların o tazecik beyinlerini fırında yakar gibi yakmayın (Fırında yakma tabiri telefonlar için beynin fırında pişmesi olarak Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayınlarında geçen ifadedir.)
    nAile yaşantımızdan edindiğim tecrübe (evde televizyonumuzun olmayışı tecrübesi ) bana televizyonun çok da gerekli bir aygıt olmadığını öğretti. Burada "ya haberler" dediğinizi duyar gibiyim . Alternatifleri sayayım: Radyo, gazete, dergi, telefona SMS ile gelen haberler size yeterde artar bile.
    Gelecek haftaki konumu henüz seçmediğim için burada bahsedemeyeceğim, bana e-mail yazarak seçeceğim konu hakkında yardımcı olabilir ve beni yönlendirebilirseniz hem sayfamızın işe yaradığını görmüş mutlu olur, hem de gerçekten işinize yarayan konulara değinmiş olurum.
    Selam ve dua ile...

    ABDUL CELİL TOPÇU
    Bilgisayar Programcısı İnternetUzmanı
    www.celilcan.com / bilgi@celilcan.com
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  9. #9
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Aman dikkat! Evinizde SERİ KATİL yetiştiriyor olabilirsiniz











    Gencecik bedenleri hapseden oyunlar, bilgisayar dünyasının adeta sanal suç dünyasına dönüşmesine sebep oldu. Çocuklarımız, çete savaşları, kirli para ve suç dürtüleri içinde büyüyor, gerçekle yalanı ayırt edemez hale geliyor





    Birkaç yıldır ülke gündemi oldukça hareketli... Ergenekon, darbe girişimleri, topraktan fışkıran, denizden su üstüne çıkan silahlar, kafes operasyonları, ıslak imzalar, otobüslere atılan molotoflar, polis taşlayan çocuklar, kağıt yutan subaylar, başdöndüren bir gündem, ucunu bir türlü yakalayamıyorum. Gasteci tabiriyle; artık bombayı patlatmalı, gündeme oturacak bir habere imza atmalı. Ülke geleceği için faydalı bir şeyler yapmalı. Araştırıyorum, kafa patlatıyorum. Ve mevzuya ortasından iniyorum. Yeraltına...

    BAŞIMIZA İŞ ALDIK!
    Evet bir zamanlar çok kovaladım. Cinayetler, çete ve uyuşturucu operasyonları. Sonra ipin ucunu bıraktım gitti, baktım ki olmuyor. Bunları düşünürken hiç beklemediğim bir anda telefon çalıyor. Fısıltı mırıltı karışımı ama çok gergin bir ses “tamam” diyor, seni baba ile tanıştıracağım bu akşam... Benimle iş birliğine giden haber kaynağım, konuşmasını kısa kesiyor. Ve peş peşe yağan talimatlar... “Araba alma, taksi tutma, otobüs durağında in, sağa sola bakma, yanına kimseyi alma, kafana bir bere tak. Bir de cigara yak. Seni izliyor olacağız, şüpheli bir tavrını hissedersek daha çok beklersin orda!..” Bu sefer ben tırsıyorum. ne o iş mi alıyoruz yoksa başımıza...


    Gençler kendilerini bilgisayar oyunlarına öyle kaptırıyor ki, gerçek hayatta bile kendilerini suçlu hissediyorlar.

    FİLM GİBİ...
    İstanbul trafiği malum. Belirlenen mıntıkaya zahmetli bir yolculuktan sonra varabiliyorum. Sağa sola bakmıyorum, bakın şu işe ki bere de almamışım yanıma... Ama cigara yakıyorum, yeni bıraktım halbuki. Bir de ceza keserler mi? Yasak hemşerim, keserler valla. Stres, sıkıntı ben ki Nurtepe’de bozkurt rozeti ile 1 Mayıs takip etmiş, Taksim’de uyuşturucu satıcılarını izlerken Dolapdere çetesi tarafından linç edilmiş bir adamım. Ama bu iş başka!
    Yanıma gri bereli bir genç yaklaşıyor. Koluma giriyor ve “Soru sorma yürü” diyor. Bu ne disiplin adımını adımıma uyduruyor. Yaklaşık 500 metre yürüyüyoruz. “Kıta dur!” yüzüme bakıyor, “Sakin ol korkma!”
    Halbuki girdiğimiz kafe nezih bir yere benziyor. Bu kadar protokole ne hacet, adresi verseler bulurdum pekâla... Kafenin dibinde loş ışık altında oturan bir kaç kişiyi görüyorum. Gençlerden biri beni tepeden tırnağa süzüyor. “Adamım boynundaki makinanın küçüğü yok muydu? Dikkat çekeceğiz yav” diye, iş birlikçiyi fırçalıyor. Aman Allahım Kurtlar Vadisi gibi... İşte karşımda bir mafya babası ve sağ kolu... Öteki de koruması olmalı. Koruma üstümü başımı arayıp, yokluyor. Ne olur, ne olmaz diye getirilen “tetikçi”leri. Beni baştan aşağıya inceliyor. İrtibatçı arkadaşım, “Baba bu adamdan zarar gelmez. Biz ona ‘hoca’ deriz. Yanlışı olmaz. Ne konuşursak onu yazar!” diyor. Ve ‘yüksek müsaade’yle röportaj başlıyor...

    BABA KONUŞUNCA
    Yeraltı dünyasından birkaç ismin, bir gazeteciye itirafta bulunacak olması, çok garip bir duygu. Röportaj sırasında hiç bir ayrıntıyı kaçırmamaya çalışıyorum. Bizim “godfather” Bir parmak şıklatıyor, çaylar geliyor. Baba bana dönüp soruyor: “Seni buraya neden çağırdık biliyor musun?”

    >> Tahmin edebiliyorum!
    - Tahmin bile edemezsin. Sana yapacağımız itiraflarla ölümü göze aldık. Gözünü ve kulağını iyi aç ayrıntıları kaçırma... Tekrarı olmayacak zira! Adamlarından birine kaş, göz yapıyor; “Psiko” sen başla!

    OYUN SATILIYOR
    Psiko tam bir gangster, Sicilyalılardan fazlası var eksiği yok. Bir konuşuyor, pir konuşuyor; “Bazı internet kafelerde, büyük paralar dönüyor Kurtbay abi” diyor, “Misal mekan sahibi 7-8 çocuğa Knight oynatıyor. Bedavaya tabii... Çocuk parasını alıyor. Kafeci cukkasını.

    >> Anlayamadım!
    Anlatayım. Oyun ‘83 level’ yani kademe... Mesela sen 50. kademeye geldin, koskoca ‘Çar’ oldun. Bu makamı satın almak isteyen bir sürü adam var ve aylarca da uğraşsalar gelmeleri mümkün görünmüyor. Halbuki bazı arkadaşlar için, bu on dakikalık olay... Bu para çocuklara kalmıyor tabii, cafe sahibi cukkayı alıyor. Eline bir harçlık kalırsa ne alâ...

    MUSA OLAYINI HATIRLA
    >> Bu paranın miktarı?
    -Bir oyun karakteri 500 liradan, 5-6 bin liraya kadar alıcı buluyor. Ne kadar güç o kadar para. Eğer sen 83’üncü kademeye gelebildiysen imparatorsun, mevkiine paha biçilmiyor.

    >> Oyun oyna para kazan, oh ne alâ ne alâ...
    - O kadar da değil, o mevkiye gelebilmek bir yılını alır zira. İyi de artık kokuşmaya başladı. Mesela Erzurum’daki Musa olayı... Bazı internet kafe sahipleri bizzat işi organize ediyor. Hızlı çocukları oynatırlar, zaten onlar bağımlı 20 saat kalkmasa sıkılmıyo. Karakterler hastası olana 200-300 TL fiyat çekilip satılıyor. Öyle level, kademe atlamak kolay değil.

    BASKINA BİLE GİDİLİYOR
    >> Yani oyun içinde oyun var!..
    Esas muhabbet ne biliyor musun. Musa olayı gibi... Oyunun datalarına giren zeki tipler var. Verileri değiştiriyorlar. Oyun karakteri güçleniyor, ya da level atlıyor. Misal ‘süre kısaltmak’ için ‘Premium’ denen bir atraksiyon var. Bu premium 100-200’e satılıyor. Premium alan oyun hastası, bağımlısı parayı ödeyemezse, her gün fiyat yükseliyor. Oyunu satan ‘tefeci’ gibi, bazen saflardan 400-500 TL. koparıyor. Bir olaya şahit oldum ki...

    >> Nasıl bir olay!
    - Mekan Büyükçekmece... Oyunun verilerini değiştiren bir uyanık... Kafe sahibinin karakterlerini hileyle çalınca, kafe sahibi “Bin lira borcun var. Eğer paramı vermezsen, ya ailene söylerim. Ya da parayı vermezsen seni vurdururum” diyor. Ve o çocuk bacağından vuruluyor.
    Para hangi internet kafede daha çok dönüyorsa, “Hoopp!”, bir semtteki kafe, ötekine ‘baskına’ gidiyor.
    Sopalar, dayak gırla... İlçelerarası savaş!.. Offff.... Yeter... Salla gitsin ağabey.. Derenin boyu boğazı geçti...

    BANKA SOY, ADAM ÖLDÜR
    Psiko susma kararı alınca, bizim “godfather” sağ kolunu bir el hareketiyle konuşturuyor. Bölge şefimiz Aranbesk “Emrinle!”, diye başlıyor dökülmeye, “Suskunluk yasasını bozduk ağabey. Ama ne yapalım. Banka soy!.. Adam öldür, uyuşturucu kaçakçılığı yap! Arabanla adam ez!.. Gasp et!.. Savaş ve döğüş, ayakta kal ve kazan!.. Nereye kadar abi. Bu dünyada işler hep böyle yürüyor. Artık insanlığımızdan utandık.

    >> Suçlu gibi konuşuyorsun!
    - Resmen suçun bağımlısı oldum. Artık nasıl olsa öldük. Bir sürü cinayet işledim. Araba çaldım, kuyumcu soydum. Kumarhanelerim bile var. Bir kalemde siliyorum suç kariyerimi. Çünkü hayata dönmek istiyorum. Ben bir bağımlıyım. Omerta bağımlısıyım. Omerta sanal dünyada çokca oynanan bir organize suç oyunu. Yaptıklarımız suç provası. Omerta’da tek başına bir şey yapamazsın. 5-6 kişi toplarsan, çete işleri yaparsın. E-5’te silahlı gasp yaparsın. Adam öldürüp para çalarsın, tek hedef gangster ya da mafya babası olup, servet yapmaktır. Burası sanal bir dünya. Oyun yüzünden defalarca derslerimi ektim. Ailemle arama duvar ördüm. Bunun bir oyun olduğunu unuttum. Kendimi öyle kaptırdım ki, gerçek hayatta bile suçlu hissediyorum. Suç provası yapa yapa, rüyalarımızda bile suç işliyoruz.

    ARKADAŞIM HASTA OLDU
    >> Oyunlar seni çok mu etkiledi?
    Bunun beni değiştirdiğini sonra farkettim. F.Y. isimli bir arkadaşım oyun yüzünden anne ve babasıyla büyük problemler yaşadı. Psikiyatriste gittiler. Ders aldım. Gerçek hayata dönme zamanı geldiğini anladım. Hiçbir gerçek suça bulaşmadım. Ama böyle devam ederse olacağı o...

    BENİ TAKİP EDİYORLAR
    >> Bu oyunlarda etkin biri misin?
    - Benim işim cinayet işlemek. Ailenin içine girmeye çalışan ‘nob’ yani bizim tabirimizle amele ya da çaylakları ben temizliyorum. Aileler arası çatışmalarda ‘babaya’, yamuk yapana sıkıyorum. Bu nasıl bir oyun ki, yolda yürürken arkamdan gelen var mı?.. diye geriliyorum. Geceleri kalkıp, acaba Omerta’da beni vurdular mı?.. diye yoklama çekiyorum!” Beni oyundan iten şey, bir arkadaşımın oyun yüzünden bilgisayarın fişini çeken ailesiyle tartışmasıydı. Bir şeylerin yanlış olduğunu o zaman farkettim. Tetikçiydim! Artık bir öğrenciyim.

    ÇOCUK MUYUZ NEYİZ?
    Mafya babası sazı tekrar eline alıyor,
    - Bak abi seni buraya boşuna çağırmadık. 36 saat uyuyamadığım günler oldu. Oyunda kalabilmek, serveti ve adamları kontrol edebilmek için öteki suç örgütlerini yokluyorum. Sürekli mücadele ve takip halinde olmalısın. Bu oyuna yıllarını ve sıhhatini yatıranlar var. Çocuk olduğumuzu bile unuttuk. Bu yarış içerisinde yükselme ve kazanma kaygısı var. Bir nevi kumar. Benim yerimde baba olabilmek için arabasının anahtarını teslim eden oldu. Kabul etmedim. Çünkü oyun kumara dönmeye başladı. Biz elimizi eteğimizi çekmeye karar verdik. Tövbe ettik. Sanal dünyada ölüm fermanımızı imzaladık. Artık bizi yaşatmazlar. İtirafçı olarak sana ötüyoruz ya, örgütü, aileyi ele veriyoruz. Bari adam gibi haber yap da herkes ibret alsın!.. Sağ kolu ve muhasebecisi olan “Bölge Şefi”ne “Defteri kapat!” diyor. Herhalde beni indiricekler diyorum, neyse ki, (Muhasebeci hesabı ödüyor.)


    OFFLINE ONLINE OLUNCA!..
    Bir zamanlar “off line oyunlar” daha revaçtaydı. Yani al eline “joystick”i tek başına oyna... Oyunlara, “online oyunlar” yani farklı kişilerin de katıldığı organize oyunlar eklenince, bilgisayar dünyası adeta sanal suç dünyasına dönüşmeye başladı. Çocuklar, bilgisayar oyunlarının içine hapis olmaya, saatlerce ekran karşısında ‘suç provası’ yapmaya başladı. Erzurum’da vahşice öldürülen 12 yaşındaki Musa Kang olayı, Amerika’da onlarca çocuğun katledildiği okul baskınları, Almanya’da öğretmenini acımadan öldüren bir çocuğun psikolojisi, bilgisayar oyununda bir üst kademeye ilerlemek için çocukların ortaya koyduğu ürkütücü mücadeleyi gözler önüne serdi.

    Konu muhibbülkurra tarafından (04.01.10 Saat 15:01 ) değiştirilmiştir.
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  10. #10
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    İzinsiz SMS ve e-mail atanlar ceza ödeyecek

    Elektronik Haberleşme Kanunu'nda özellikle siyasi propaganda, doğrudan pazarlama ve cinsel içerikli SMS ve e-mailleri sınırlamak için değişiklik amacıyla harekete geçildi.


    Kanunun iki maddesinde gündeme getirilen değişiklik, söz konusu mesajlar için "önceden izin" kuralı getirecek. Uymayanlar için 100 bin liraya kadar ceza söz konusu olabilecek.
    Hükümet, Elektronik Haberleşme Kanunu'nda, "istek dışı" haberleşmeyi yasaklayan çok önemli bir dizi değişiklik için harekete geçti.

    Abone ve kullanıcılara artık önceden izin alınmadan, doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerikli SMS ve e-mail atılamayacak.

    İzinsiz atılan istenmeyen elektronik posta nedeniyle sorumlulara 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek. "AB Elektronik Ticaret Direktifine" uyum sağlanması amacıyla hazırlanan "Elektronik Ticaret Kanunu Tasarısı"nda yapılan değişikliklerle, Elektronik Haberleşme Kanunu'nun ilgili iki maddesi değiştirildi.
    'Ret' yerine ön izin
    Ret yerine önceden izin şartı Mevcut Elektronik Ticaret Kanunu'nun aboneliği düzenleyen 50. maddesinde, "izin şartı" yok.

    Sadece "İstek dışı" haberleşme halinde, abone ve kullanıcılara gelen her bir mesajı bundan sonrası için "almayı reddetme hakkının" kolay bir yolla ve ücretsiz olarak sağlanması öngörülüyor.

    AB mevzuatı ile uyum sağlanarak, bu tip "istek dışı" haberleşmeyi abonenin her bir mesaj için "reddi" yerine "önceden izninin" alınması şartı getirildi.
    Taslak nasıl değişti
    Taslakta, Haberleşme Kanunu'nun 50. maddesinin 5. fıkrasında şu değişiklik yapıldı: "Abone ve kullanıcılarla, önceden izinleri alınmaksızın otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapılamaz.

    Abone ve kullanıcılara, verdikleri izni geri alma hakkı kolay ve ücretsiz bir şekilde sağlanır. Bu maddeye aykırı hareket edenlere 10 bin TL'den 100 bin TL'ye kadar idarî para cezası verilir."
    15 bin lira ceza var
    Tasarının gerekçesinde, istisna olarak esnaf-tacirlerin ticari faaliyetlerine ilişkin haberleşme ihtiyacı gözönüne alınarak ilk iletiden sonra bunu almayı reddetme hakkı sağlayan ilk sistemin kabul edildiği belirtildi.

    15 bin liraya kadar idari para cezası Taslakta, hizmet sağlayıcılarına elektronik sözleşmelerde belirlenen şekilde bilgi verme yükümlülüğü getirildi.

    Böylece, elektronik hizmetin alıcısının satın alacağı mal ya da hizmeti tanıyabilmesi, onu yanıltabilecek bilgilerin önüne geçilmesi sağlandı.

    Sözleşmenin sonradan erişilebilir kılınması ve hataların sonradan düzeltilmesine imkan verilmesi amaçlandı. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen hizmet sağlayıcılarına 1000 liradan 15 bin liraya kadar idari para cezası verilmesi öngörüldü.
    Türkiye'de 'istenmeyen posta'lar oldukça yaygın
    "OPT-IN" sistemi Tasarının genel gerekçesinde, Türkiye'nin istenmeyen postaların yayıldığı ülkelerin başında geldiği belirtilerek, dünyada istek dışı haberleşme konusunda, alıcının ilk elektronik postadan sonra reddetme hakkı olarak tanımlanan 'Opt-out' ve elektronik iletilerin ilkinde dahi önceden izin alma şartı getiren ve 'opt-in' sistemlerinin kullanıldığı anlatıldı.

    İlk yöntem ABD ve Uzak Doğu'da, ikinci yöntem ise AB'ye üye ülkelerin genelinde uygulanıyor. Tasarıda, AB'nin 12 Temmuz 2002 tarihli 2002/58/AT sayılı 'Elektronik Haberleşme Sektöründe Gizliliğin Korunması ve Kişisel Bilgilerin İşlenmesine İlişkin Direktifi'nin 13. maddesinde Elektronik Ticaret Direktifinden ayrılarak önceden izin alma yönteminin uygulanması kararı aktarıldı.
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sağlık Haberleri
    By insirah in forum Sağlık
    Cevaplar: 169
    Son Mesaj: 05.05.13, 22:50
  2. Kuran’ın Gaybi Haberleri
    By ASHAB-I BEDR in forum Program İndirme
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.11.11, 22:22
  3. Filipinlerden Hizmet Haberleri‏
    By m_safiturk in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.01.09, 00:33
  4. Türk Basınındaki Bilişim Yalanları
    By SeRDeNGeCTi in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.12.06, 18:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0