+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var BirinciBirinci 1 2
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 12 ve 12

Konu: Teknolojinin Esirleri

  1. #11
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Ali OKTAY
    Korsan yayın, internet ve kul hakkı



    Geçen yıl, senelerini bu işe vermiş değerli tasavvuf müziği san'atçısı ağabeyim Sami Özer’le konuşurken söz döndü dolaştı korsan yayına geldi. Bir dokundum bin ah işittim kâse-i fağfur’dan adeta. Başına gelen bir olayı anlattı:
    “Bir gün yolda giderken tanımadığım biri ‘Canım ağabeyim’ deyip boynuma sarıldı. Allah razı olsun ağabey, senin sayende hem duâ alıyorum, hem de iyi kazanıyorum. ‘Nasıl yani, hem sende kimsin?’ dedim. Abi ben Sirkeci’de bilgisayarımda senin albümlerinin cd’sini çoğaltıp satıyorum. Müşteriler çok memnun oluyor. Allah razı olsun. Ne diyeyim şaştım kaldım.”
    Yine müzik camiasının büyük şirketlerinden birinin üst düzey yöneticisiyle konuşurken bir hatırada o anlattı. “1 -2 ay önce yeni bir albüm yaptık. Şu ana kadarki satış rakamı 2 bin adet. Sonra internette bir web sitesine girdi. Orada aynı albümdeki eserlerin kaç kez ‘indirildiğini’ gösteren numaratöre baktık. Tam 46 bin kez o san'atçının parçaları indirilmiş. Daha acı olan nokta ise şuydu. Bu web sayfasını ‘hizmet’ olarak yaptığını düşünen kardeşimiz şu cümleyi de eklemişti sayfasına: ‘Değerli kardeşlerimiz, size daha iyi hizmet sunabilmem için lütfen web siteme reklâm veriniz.”
    Madem hatıralardan başladık bir tane de kendi hayatımdan anlatayım:
    “Yakın zamanda bir kardeşimiz ‘Abi sana bir şey söyleyeceğim, hakkını helâl eder misin’ dedi? Hayırdır İnşallah. Benim sende ne hakkım olabilir ki? ‘Abi senin albümünü kopyaladım. Kul hakkı olabilir helâl et.’ Üniversite öğrencisi olan kardeşime, helâl olsun” dedim.
    Bir süre sonra başka kardeşlerimin de ‘helâllik‘ talepleri gelince ben de ne diyeceğimi şaşırır hale geldim. Tamam ben hakkımı helâl ediyorum da, yapımcı firmanın, dağıtımcının, şairin, bestekârın, müzik yönetmeninin özetle emeği geçen diğerlerinin hakları için ne söyleyebilirim ki? Bu örnekleri anlatarak canınızı sıkmak değil kastım, ama ortada ciddî bir hak ihlâli olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Daha geçen sene bir otobüs dolusu meşhur san'atçı Ankara’ya giderek hükümetten korsan yayınlara karşı yardım istedi. Çünkü daha düne kadar 1 milyon satan albümler artık 100 bini bile bulmuyor. Bütün tedbirlere rağmen, en yeni çalışma bile daha piyasaya çıkmadan korsanı basılıp etrafta çalınabiliyor. San'atçılar şaşkın, yapımcılar çaresiz, önleyecek olan makamlar konuya duyarsız. İşin, ‘bizim camiaya’ bakan yönüne de bu sıkıntı sirayet etmekte gecikmedi nihayet. Kiminle konuşsam dertli, moralsiz, şevki kırılmış. Hemen hemen kimse yeni bir şey üretme konusunda istekli davranmıyor. Hal böyle olunca internetten indirerek, cd kopyalayarak bu üretkenliğe balta vuran kardeşlerimiz bilseler iyi olur diye düşünüyorum.
    Nasreddin Hoca misali bindiğimiz dalı kesiyoruz aslında. Eğer bir san'atçı ürettiği eserin beklediği ilgiyi görmediğini düşünürse elbette yeni bir şey ortaya koymak istemeyecektir. Ve internette, radyoda hep eski şeyleri dinleyip sonra da “bizim san'atçılarımızda da hiç üretkenlik kalmamış” diyerek, bir de suçlayacaklar korkarım.
    Dinî müzik yapmak zaten başlı başına bir cesaret işi. Arkamızda dinleyicinin ilgisinden başka bir kuvvet yok. Maddî imkânlar ise sanıldığı gibi değil. Aylarca, gece yarılarına kadar stüdyoda yapılan yorucu çalışmaların, onca zahmetin karşılığı bir de emeğinizin takdir görmeyip istismar edilmesi hiç hoş bir şey değil. Kul hakkına karşı aşırı hassas olan kardeşlerimizin bu konuya çok normal bir şeymiş gibi yaklaşmalarını anlamak mümkün değil. Acaba bu kul hakkı değil midir, ne dersiniz?
    Değerli dostlar ya siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Çözüm teklifiniz olabilir mi? Sizin görüşlerinizi de almak istiyorum. alioktay@alioktay.net‘e gelecek mesajlarınızı paylaşacağım.

    01.10.2009

    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  2. #12
    Pürheves izgiey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    219

    Standart

    Bu bağımlılıktan kurtulmanın tek yolu islami bir hayat yaşamaktır. Düşünsenize, filmin en heyecanlı yeri... Ezan okundu... Ne yapacaksın? Emri dinler ve namaza gidrsen otomatik olarak yakanı kurtarmış olursun? Demek bu esaret islamı yaşamamanın daha dünyadaki cezası...
    Yaşamayanlar düşünsün veya onları düşünmek bizim vazifemiz değil. Kendi düşen ağlamaz!

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0