+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Mevlana'dan , Hasan Feyzi abiye...

  1. #1
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart Mevlana'dan , Hasan Feyzi abiye...

    Firak , firkat ve hırkat..
    kardeş kelimeler..
    sevgiden sevgiliden uzak kalmanın dayanılmaz ağırlığı...
    o ağırlık ile nefessiz kalır..
    Bu sebepten aşık der ve bekler...
    kabzasındaki bir dirhem gümüş olma sevdası..
    izinin tozuna yüz sürmek iştiyakı..
    kamer şakk edereken yanında durma merakı..
    fırlatılan taşlara kendini hedef etme fedakarlığı..
    Dişinin yerine benim dişim kırılsın hissiyatı..
    işte bu aşk idi..
    ne varsa aşk içindi..
    gerisi vesaire idi..


    işte bu hislerle gezmiştim urfaya gelen barla, kastamonu yıllarını...bir yere geldim ki..firak ve firkat , hırkat olmuş...şiirlerşmiş tecessüm etmişti hissiyat.trenle beraber şehadete ulaşmıştı....o hırkatı temaşa ederken gözyalaşları balıklı göl olmuş mevlanayı akla getirmişti...ve mevlanadan , hasan fevzi abiye hissiyat ortaklığı vardı..buyrun...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  2. #2
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart mevlana ah edip nalan ediyorken şems hazretlerine..ETME

    Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme
    Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
    Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

    Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
    Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

    Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
    Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

    Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
    Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

    Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
    Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

    Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
    Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

    Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
    Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

    Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
    Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

    Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
    Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

    Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
    O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

    Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
    Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

    Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
    Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

    İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
    aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

    Mevlana Celaleddin Rumi

    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart hasan feyzi abinin hırkati...

    HAZRETINIZE BURADAN AYRILIK SÖYLEMIŞTIM

    Çekilip nûr-u hidâyet yine zindân odacak;
    Yine firkat, yine hasret, yine hüsrân olacak.

    Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm;
    Çünkü hicrân dolu kalbim yine hicrân olacak.

    "Yine göç var" diye, Mecnûn'a haber verme sakın.
    Yine mâtem, yine zâri, yine efgan olacak.

    Açılan ol gül-ü Tevhid, sararıp solsa gerek;
    Kapanıp Kâbe-i irfan, yine vîrân olacak.

    Haber aldım ki, yarın yâd olacakmış bize yâr;
    Ne büyük yâre ki, kimler buna dermân olacak?

    Bu büyük derd-i elemden kimeşekvâ edeyim?
    Işiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.


    O, şifâbahş olan envârını sen çeksen eğer,
    Bana kim nur verecek, kim bana Lokmân olacak?

    Temiz pâk nefsin, âb-ı hayatı bu çölün;
    Onu dûr etme ki, her ferd ona reyyân olacak.


    Hele ol nur-u şerifın kime değmişse eğer,
    Küçücük zerre de olsa, meh-i taban olacak.

    Lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim,
    Bu küçük kalb-i hazînim yine handân olacak.


    Bâb-ı feyzinden ırak olmayı aslâ çekemem,
    Dahi nezrim bu ki, canım sana kurbân olacak.

    Nazarın erse garip başıma, ey nûr-u Hudâ!
    Bugün artık bu hakîr bende de ummân olacak.


    Bu anâsır, yüzüne her ne kadar çekse hicab,
    Yine haksın; buna şâhit yine Kur'ân olacak.

    Kab-ı Kavseyn'den alıp dersim bildim ki ayân,
    O güzel nûr-u bedî', mânevî sultan olacak.


    Sakınıp, Feyzi-i bîçareye bahs açma bugün;
    Yeni baştan yine şeydâ, yine giryân olacak.
    ........................
    Bîçare talebeniz
    Hasan Feyzi

    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Bütün maddi ve manevi sevgi ve bağların hepsi, gerçekte Allah'ı sevmek ve bilmektir.

    Gerçek aşığa aşktan başka her şey haramdır.

    İnsan birine aşık olduğu zaman ne zilletlere katlanır! Sevgilisine kavuşmak için her şeyini feda eder. Aşık için de Peygamber'in ve Allah'ın aşkı bundan aşağımıdır?

    Aşıkla maşuk arasında tam bir teklifsizlik bulunması ne güzel şeydir!

    İnsan her zaman göremediği, işitemediği ve düşünemediği bir şeye aşıktır. Mecnun Leyla'nın hayaline aşıktır. Mecazi bir sevginin hayali ona böyle bir tesir yaparsa, gerçek sevgilinin aşığa kuvvet, kudret bağışlamasına hayret etmemek gerekir.

    Suret aşkın fer'idir; çünkü aşk olmadan suretin değeri yoktur. Aşk, sureti meydana getirir.

    Allah aşkı ve muhabbeti her şeyin içinde vardır. İnsan kendisini yaratanı nasıl sevmeyebilir? Bu sevgi onun özündedir; fakat bir takım engeller bunu duymasına mani olur. Her şeyin sonu O'na varır. Yani artık insan her şeyi Allah için sever, başkası için O'nun talebinde bulunur ve bu aşk böylece Allah'da nihayetlenirse, sonunda Allah'ın zatını da bulur.

    Ahiret de, Hakk da, dostluk ve muhabbette gizlidir.

    Aslolan sevmektir. İnsan kendisinde bu hissi duyunca, onu arttırmak için çalışmalıdır.

    Vücutlarımız bir kovan gibidir; bu kovanın balı ve mumu da Allah aşkıdır.




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  5. #5
    Müdakkik Üye sargenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    denizli
    Yaş
    28
    Mesajlar
    611

    Standart

    Alıntı seyyah_salih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    HAZRETINIZE BURADAN AYRILIK SÖYLEMIŞTIM

    Çekilip nûr-u hidâyet yine zindân odacak;
    Yine firkat, yine hasret, yine hüsrân olacak.

    Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm;
    Çünkü hicrân dolu kalbim yine hicrân olacak.

    "Yine göç var" diye, Mecnûn'a haber verme sakın.
    Yine mâtem, yine zâri, yine efgan olacak.

    Açılan ol gül-ü Tevhid, sararıp solsa gerek;
    Kapanıp Kâbe-i irfan, yine vîrân olacak.

    Haber aldım ki, yarın yâd olacakmış bize yâr;
    Ne büyük yâre ki, kimler buna dermân olacak?


    Bu büyük derd-i elemden kimeşekvâ edeyim?
    Işiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.


    O, şifâbahş olan envârını sen çeksen eğer,
    Bana kim nur verecek, kim bana Lokmân olacak?


    Temiz pâk nefsin, âb-ı hayatı bu çölün;
    Onu dûr etme ki, her ferd ona reyyân olacak.


    Hele ol nur-u şerifın kime değmişse eğer,
    Küçücük zerre de olsa, meh-i taban olacak.


    Lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim,
    Bu küçük kalb-i hazînim yine handân olacak.


    Bâb-ı feyzinden ırak olmayı aslâ çekemem,
    Dahi nezrim bu ki, canım sana kurbân olacak.


    Nazarın erse garip başıma, ey nûr-u Hudâ!
    Bugün artık bu hakîr bende de ummân olacak.


    Bu anâsır, yüzüne her ne kadar çekse hicab,
    Yine haksın; buna şâhit yine Kur'ân olacak.


    Kab-ı Kavseyn'den alıp dersim bildim ki ayân,
    O güzel nûr-u bedî', mânevî sultan olacak.


    Sakınıp, Feyzi-i bîçareye bahs açma bugün;
    Yeni baştan yine şeydâ, yine giryân olacak.
    ........................
    Bîçare talebeniz

    Hasan Feyzi


    Çok manidar bir şiir..Denizli'den ayrılırken yazıldığından; denizlili nur talebeleri bu şiiri okuduklarında; üstad sanki şehirden yıllar önce

    değil, şu an ayrılıyormuş gibi hissederler..

    Nasıl bir sevda ki; bu kelimeler kağıda dökülmüş..Aman Yarabbi! Nasıl bir sevgi ki; uğruna canını vermiş...Allah şefaatine mazhar eylesin inşallah...
    En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale Kuran Hasan feyzi abi
    By ehlisuffa in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 07.12.14, 00:28
  2. Hasan Feyzi Abinin Manzumesi!-
    By efnan_nur in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.11.09, 23:38
  3. Hasan Feyzi Yüreğil
    By samuelboils in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 16.11.07, 10:13
  4. Tam Bir Talebe: Hasan Feyzi
    By yagmur in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.12.06, 10:56
  5. Hasan Feyzi Yüreğil
    By EnVaR in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.11.06, 08:45

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0