Konu Kapatılmıştır
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Elmas Kalemli Hüsrev

  1. #1
    Gayyur TeSbiHaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Bulunduğu yer
    Hatay
    Mesajlar
    75

    Standart Elmas Kalemli Hüsrev

    Hazret-i Ali (kv)’nin “Biz Âl-i Beyt’ten birer Gavs çıkıp her kürbet ve şiddet zamanında imdat ediyoruz.” müjdesinin âhirzamanda tahakkukuna bizzat vesîle olan Bedîüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risâle-i Nûr hizmetinin parlak netîcelerini ve müceddidliği sadece şahsı nâmına kabûl etmez. Onun bu tavrı îmânından kaynaklanan tevâzusunun cilvesi olmakla beraber mühim bir hakikatin de ifâdesidir.
    Bu tavrının sebebini de yine bizzat kendisi vermiştir: Kendisine her fırsatta minnettarlıklarını ifâde eden Ahmed Husrev Altınbaşak gibi bazı talebelerinin ‘iktiran’ı ‘illet’le iltibas ettiklerini söylemiş ve “Eğer Üstâdımız buraya gelmeseydi, biz bu dersi alamazdık. Öyle ise onun ifadesi, istifademize illettir.” diyen talebelerine şöyle cevap vermiştir: “Ey kardeşlerim! Cenâb-ı Hakk’ın bana da sizlere de ettiği nimet beraber gelmiş, iki nimetin illeti de Rahmet-i İlâhiyyedir.

    Ben de sizin gibi iktirânı illetle iltibâs ederek, bir vakit Risâle-i Nûr’un sizler gibi elmas kalemli yüzer şakirdlerine çok minnetdarlık hissediyordum. Ve diyordum ki: Bunlar olmasaydı, benim gibi yarım ümmî bir bîçâre nasıl hizmet edecekti? Sonra anladım ki, sizlere kalem vasıtasıyle olan kudsî nimetten sonra, bana da bu hizmete muvaffakıyet ihsân etmiş. Birbirine iktirân etmiş, birbirinin illeti olamaz. Ben size teşekkür değil, belki sizi tebrik ediyorum. Siz de bana minnetdarlığa bedel, dua ve tebrik ediniz.” (1)

    Burada Hazret-i Üstâd’ın dikkat çektiği ve kendisine ihsân edilen birinci nimet Risâle-i Nûrları ‘ifâde’ nimetidir. Diğer bir ifâdeyle ‘te’lîf’ nimetidir. Birinci nimetle beraber ihsân edilne ikinci nimet ise ‘kalem vâsıtasıyla olan kudsî hizmet’tir. Yani ‘neşir’ nimetidir. Bu iki nimetin ihsânı, te’lîf ve neşirdeki muvaffakiyet, Risâle-i Nûr’un te’sirinin azametindeki ve Risâle-i Nûr hizmetinin cihanşümûl bir da’vâ olmasındaki ve milyonlarca kalp ve dimağda ma’kes bulmasındaki esas iki âmildir. Bedîüzzaman Hazretleri de bu iki nimete dikkat çekmekte ve ikinci nimete mazhar olan talebelerini tebrîk etmektedir.

    İkinci nimet olan ‘kalem vâsıtasıyla olan kudsî hizmet’ yani neşir vazifesine en ziyâde mazhar olan Nûr Talebeleri ise, Hazret-i Üstâd’ın “Benim şahsımın da hakikî vekîlimdirler.” (2) dediği ve Medresetü’z-Zehrâ Erkânları diye tavsîf ettiği zâtlar ve bu mübârek erkânın mümessili olan ve Hazret-i Üstad tarafından kendisine ‘Gül Fabrikası’ (3) ünvânı verilen Ahmed Husrev Altınbaşak Hazretleri’dir.

    Husrev Efendi’nin kalemini, “Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân’ın ve Risâle-i Nûr hazînelerinin kerâmetli ve yaldızlı bir anahtarı”,(4) “Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân’ın ve Risâle-i Nûr’un mu’cizevâri kerâmetleri ve hârikaları”, (5) “Risâle-i Nûr’un pek kuvvetli bir kerâmeti”(6) ve “Kur’ân’ın altın bir anahtarı” (7) gibi ifâdlerle tavsîf ve taltîf eden Bedîüzzaman Hazretleri onun Risâle-i Nûr hizmetindeki vazîfelerini şöyle sıralamıştır: “Husrev’i tashihte ve tevzi’de ve tedbirde ve muhâberede ve Nûrların neşir ve yetiştirmesinde tebrik ve muvaffakıyetine dua ederiz. Bu ehemmiyetli vazifelerle beraber; yine o şirin ve parlak kaleminin yazılarını çok nüshalarda görüyoruz; hem müstakil nüshaları da yazıyor, mektubundan anlıyorum.” (8)Husrev Efendi, Hazret-i Üstâd’ın, “Hakikaten tedbirce bana ihtiyaç bırakmayacak bir derecede tedbir ve dirâyeti…”(9) cümlesiyle ifade ettiği gibi, 1931 senesinden beri muhteşem bir tedbîr ve dirâyetle yine Hazret-i Üstâd’ ın ifâdesiyle ‘Husrev’in Sistemi’ ile, te’lîf edilen bütün eserleri hem tebyîz (redakte) etmiş hem neşretmiş, hem yaklaşık 100 merkeze tevzî etmiş (göndermiş) hemde bu merkezlerle Hazret-i Üstâd arasındaki muhâbereyi te’mîn etmiştir. Hazret-i Üstad ondaki bu terakkiyi şöyle ifâde etmiştir: “Husrev’in kalemi gibi; fikri, kalbi de o nispette hârika diyebiliriz. Risâle-i Nûr’a karşı irtibatı ve iştiyakı ve kanaati gittikçe terakki ve inkişaf ediyor. Hiçbir hâdise onu sarsmıyor, fütur vermiyor. Hem onun bir hârikası odur ki: Risâle-i Nûr’a beş sene yabanî kaldığı halde birden intisab edip, bir ay zarfında ondört risaleyi Risâle-i Nûr’dan yazmış.” (10)



    VATANIN KURTARICISI

    Husrev Efendi’nin bu fevkalade hizmetlerinden dolayı Hazret-i Üstad onu “Türk milletinin mânevî büyük bir kahramânı ve bu vatanın bir halâskârıdır ve Türk milleti onun ile iftihar edecek bir hâlis fedakârıdır…” diye taltîf etmiş onun neşir hizmetini bir kez daha şöyle ilân etmiştir: “Bu zât müstesnâ ve şirin kalemiyle nûrlardan altı yüz risâleye yakın yazmış ve vatanın her tarafına neşrederek komünist perdesi altında dehşetli ifsâda çalışan anarşistliği kırdı ve tecâvüzünü durdurdu ve bu mübârek vatanı ve bu kahraman milleti o zehirden kurtarmak için tesirli tiryakları her tarafa yetiştirdi. Türk gençlerini ve nesl-i âtiyi büyük bir tehlikeden kurtarmağa vesîle oldu...” (11)
    “Husrev münâsip görmediği kısmı ta’dil, tebdil, ıslah edebilir.” (12) diyerek hiçbir talebesine vermediği bir selâhiyeti, eserlerine müdahale etme selâhiyetini Husrev Efendi’ye veren Bedîüzzaman Hazretleri, onun neşir hizmetindeki hayâtî mevkiini Emirdağ’da zehirlendiği zaman kendi bedeline ölmek isteyen Husrev Efendi’ye verdiği şu cevapla bir kez daha gösterdi ve istikbâle mâtuf mühim de bir işâret verdi: “Risâle-i Nûr’un kahramanı Husrev, benim bedelime ölmek ve benim yerimde hasta olmak samimî ve ciddî istiyor. Ben de derim: Te’lîf zamanı değil, şimdi neşir zamanıdır. Senin yazın, benim yazımdan ne derece ziyade ve neşre faideli ise, hayatın dahi hizmet-i Nûriyede benim bu azablı hayatımdan o derece faidelidir. Eğer benim elimden gelseydi, hayatımdan ve sıhhatimden size memnûniyetle verirdim.” (13)


    Sikke-i Tasdik-ı Gaybî, 120
    Emirdağ Lâhikası-I, s. 12
    Kastamonu Lâhikası, s. 4
    a.g.e., s. 154
    a.g.e., s. 297
    a.g.e., s. 155
    a.g.e., s. 2
    Emirdağ Lâhikası-I, s. 113
    Kastamonu Lâhikası, s. 25
    a.g.e., s. 70
    a.g.e., s. 286
    a.g.e., s. 335
    a.g.e., s. 92

    Husrev Efendi, Hazret-i Üstâdın, “Hakikaten tedbirce bana ihtiyaç bırakmayacak bir derecede tedbir ve dirâyeti…” cümlesiyle ifade ettiği gibi, 1931 senesinden beri muhteşem bir tedbîr ve dirâyetle yine Hazret-i Üstâd’ın ifâdesiyle ‘Husrev’in Sistemi’ ile, te’lîf edilen bütün eserleri hem tebyîz (redakte) etmiş hem neşretmiş, hem yaklaşık 100 merkeze tevzî etmiş (göndermiş) hemde bu merkezlerle Hazret-i Üstâd arasındaki muhâbereyi te’mîn etmiştir.

    “Ve diyordum ki: Bunlar olmasaydı, benim gibi yarım ümmî bir bîçâre nasıl hizmet edecekti?”

    “Husrev münâsip görmediği kısmı ta’dil, tebdil, ıslah edebilir.”
    Kastamonu Lâhikası, s. 335

  2. #2
    Gayyur TeSbiHaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Bulunduğu yer
    Hatay
    Mesajlar
    75

    Standart

    Müjdeli ve tabiri çıkmış latif bir rü'ya

    Bana hizmet eden Ali geldi, dedi: "Ben rü'yada gördüm ki, sen Hüsrev'le beraber Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın elini öptün." Birden bir mektub aldım ki, Hüsrev'in hattıyla yazılan Asâ-yı Musa mecmuasını kabr-i Muhammedî Aleyhissalâtü Vesselâm üzerinde hacılar görmüşler. Demek benim bedelime Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın manevî elini, Hüsrev kaleminin vasıtasıyla öpmüş ve rıza-yı Nebeviyeye mazhar olmuş.

    (Şualar - 488)

    gizli düşmanlarımız iki plânı takib edip.. biri beni ihanetlerle çürütmek; ikincisi, mabeynimize bir soğukluk vermektir. Başta Hüsrev aleyhinde bir tenkid ve itiraz ve gücenmek ile bizi birbirimizden ayırmaktır. Ben size ilân ederim ki; Hüsrev'in bin kusuru olsa ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünki şimdi onun aleyhinde bulunmak, doğrudan doğruya Risale-i Nur aleyhinde ve benim aleyhimde ve bizi perişan edenlerin lehinde bir azîm hıyanettir...

    (Şualar - 517)

    Evet bizim en kuvvetli nokta-i istinadımız olan hakikî tesanüd ve birbirinin kusuruna bakmamak ve Hüsrev gibi Nur kahramanından -benim yerimde ve Nur'un şahs-ı manevîsinin çok ehemmiyetli bir mümessili olmasından- hiç bir cihetle gücenmemek elzemdir.

    (Şualar - 499)

    Hüsrev'le beraber bu büyük ve ağır ve kıymetdar hizmet-i Kur'aniyeye kemal-i tesanüdle çalışmak lâzımdır.

    (Kastamonu Lahikası - 236)

    Hüsrev'in hakikaten tedbirce bana ihtiyaç bırakmayacak bir derecede tedbir ve dirayeti

    (Kastamonu Lahikası - 242)

    Gül fabrikası gülistanlarını ve merhum bedevi bülbüllerini konuşturan Hüsrev kardeş!

    (Kastamonu Lahikası - 258)

    Gül ve Nur fabrikası namına Hüsrev'in tebrik mektubu, beni sevinçle ağlattırdı. Zâten Hüsrev'in mümtaz bir hasiyeti budur ki; şimdiye kadar bana gelen bütün mektublarının hiçbirisi beni incitmiyor.. elîm zamanlarımda da yumuşak geliyor, ruhumu okşuyor. Bu cihette dahi ona şahsım itibariyle çok minnetdarım.

    (Emirdağ - 1 - 95)

    Risale-i Nur'un kahramanı Hüsrev, benim bedelime ölmek ve benim yerimde hasta olmak samimî ve ciddî istiyor. Ben de derim: Te'lif zamanı değil, şimdi neşir zamanıdır. Senin yazın, benim yazımdan ne derece ziyade ve neşre faideli ise, hayatın dahi hizmet-i Nuriyede benim bu azablı hayatımdan o derece faidelidir. Eğer benim elimden gelseydi, hayatımdan ve sıhhatimden size memnuniyetle verirdim.
    (Emirdağ - 1 - 139)

    Şimdi Hüsrev gibi Nur kahramanı size ihsan edildi. İnşâallah bu medrese-i Yusufiye dahi, Medreset-üz Zehra'nın bir mübarek dershanesi olacak. Ben şimdiye kadar Hüsrev'i ehl-i dünyaya göstermiyordum, gizlerdim. Fakat neşredilen mecmualar, onu ehl-i siyasete tamamıyla gösterdi, gizli birşey kalmadı. Onun için ben onun iki-üç hizmetini has kardeşlerime izhar ettim.

    (Şualar - 486)

    Medreset-üz Zehra erkânlarının, hususan Hüsrev'in bu vatan ve millet ve âlem-i İslâm'a hizmet-i imaniyeleri ve tahribçi dinsizlerin desiselerine sed çekmeleri o kadar büyük bir hasenedir ki, farz-ı muhal binler seyyie olsa afvettirir. Öyle ise, başta Hüsrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkid etmemek ve kemal-i ihlas ve samimiyet ile onlara tesanüd ve tam kardeş olmak lâzımdır

    (Emirdağ - 2 - 46)

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Paslanmış Elmas!
    By .zemzemi. in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08.10.16, 16:39
  2. Elmas...
    By istiğna in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 43
    Son Mesaj: 06.08.08, 17:02
  3. Elmas ve Şişe
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.06.08, 10:32
  4. Ahmet ve Elmas Maranki Sağlık
    By mihrali in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.12.07, 13:27
  5. Doksan Elmas Sutun...
    By shacird in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.11.07, 14:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0