+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Mahkemelere Giderken, Çantanın Sapı Soğuktan Eline Yapışıyordu!

  1. #1
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Exclamation Mahkemelere Giderken, Çantanın Sapı Soğuktan Eline Yapışıyordu!

    Mahkemelere giderken, çantanın sapı soğuktan eline yapışıyordu!

    Mazlûmların avukatı Bekir Berk’in eşi Şükran Berk:
    TAKDİM

    Bir bahar akşamı Bekir Ağabeyin, Şükran Ablamız ile evlenmesinden sonra kaldığı Fatih’in ana caddelerinden birinde yer alan şirin bir eve konuk olduk. Eve girdiğimizde görmüş olduğumuz sadelik aslında bir ihtişamın ta kendisiydi. Kapıda bizi karşılayan Şükran Ablamızın tebessüm eden siması, heyecanımızı yatıştırmaya yetmişti. Eve girdik, ama yakînen de tanıdığımız Bekir Ağabeyin oğlu Zübeyir evde yoktu. Şükran ablaya “Maşallahı var, evde durmuyor” dediğimizde, “Evde dursa Bekir Berk’in oğlu olmayı hak etmezdi” deyince diyecek bir sözümüz kalmamıştı. Zübeyir de geldikten sonra mülâkatımıza başladık. İçilen çaylar eşliğinde çok keyifli bir akşam muhabbeti gerçekleştirmiş olduk. Röportajdan çıkıp motorumuza atladık; bir dâvâ adamının evinden çıkmanın verdiği heyecan ve Şükran Ablamızın Risâle-i Nur bilgisi, bu yolda yürümek için bizleri bir kez daha perçinlemiş oldu. Cenâb-ı Allah’tan bizleri bu yoldan ayırmamasını niyaz ediyoruz. Y.T.&A.Ş.

    Şükran Abla, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

    1950 Tekirdağ doğumluyum. 15 yılım Tekirdağ’da geçti. Babamın vefatından sonra ağabeyimin Eskişehir’de olması hasebiyle Eskişehir’e taşındık. 20 yıl Eskişehir’de yaşadık ve Risâle-i Nurları da orada tanıdım. 1970 yılında Malatya’da astsubayken Risâle-i Nurları tanıyan teyzemin oğlu vesilesi ile biz de Risâle-i Nurları tanımış olduk. O yıllarda Malatya’dan Eskişehir’e tayini çıkmıştı. Çok da zengin bir kütüphanesi vardı. Oradan ödünç kitaplar alır okurdum. 2 yıl öyle geçtikten sonra “Artık sana Risâle-i Nurları vereceğim” dedi. Gençlik Rehberi ve Hizmet Rehberi ile başladık. Uzun süre kitap alıp vermeler devam etti. Sözler, Lem’alar gibi kitapları alır, 3-4 günde okur ve geri iâde ederdim. Risâle-i Nurları emanet olarak aldığım için hızlı okumaya alıştım. Günde 6-7 saat Risâle okurdum. Sonra kendime de Risâle almaya başladım.

    Bekir Ağabeyle nasıl tanıştınız?

    İlk Risâle-i Nurları okumaya başladıktan sonra kardeşleri ziyaret etmek için İstanbul’a gelmiştim. Fatih Camii’nin alt tarafında kalıyorduk. İstanbul’daki hizmetleri de yakından tanıma fırsatı bulmuştum. Sonra ise, Çalışkan amcanın kızı ve aynı zamanda Bayram Ağabeyin hanımı olan Nuriye Hanım ile tanıştım. O, İstanbul’a gelirdi. Biz de onunla gelirdik. İstanbul’daki hizmetlerle iç içe yaşadık hep. Hatta Bekir bey, Arabistan’a gitmeden onların evine gelirdi, orada görürdük. Hatta buradan bir yolculuğumuz olmuştu Eskişehir’e. Eskişehir’de bir mahkemesi varmış Bekir beyin. Ceylan Ağabeyin hanımı, onun dayısının kızı ve ben Eskişehir’e gitmiştik 1971 senesinde. Daha sonra da Kutlular Ağabey vesilesi ile evlenmemiz gerçekleşti. Daha doğrusu Nevin (Kutlular)—Kutlular Ağabeyle evlenmeden önce de onunla arkadaştık—vesilesi ile oldu.

    Aklınızdan hiç geçmiş miydi Bekir Ağabeyle
    evlilik?

    Kesinlikle hayır. Hatta o yolculuk sırasında bile aklımızdan öyle bir şey geçmemişti. Ki zaten o dönemde evlenip ayrılmış kendisi.

    Bekir Ağabeyin üçüncü hanımı idiniz değil mi?
    Önceki dönemle ilgili de kısaca bilgi verir misiniz?

    Birisi Risâle-i Nurları hiç tanımadan olmuş ve beş yıl kadar sürmüş. İkincisi Arabistan’a gittiğinden sonra olmuş. Çok fazla sürmemiş Bekir Beyin evlilikleri. İlk eşinden hemen ayrılmış ve çocuğu hanımında kalmış.

    Bekir Ağabeyin hayatı nasıldı?

    Üç dönem olarak ele alabiliriz. Risâle-i Nurları tanımadan önceki hayatı, Risâle-i Nurları tanıdıktan sonraki hayatı ve Arabistan hayatı. Ben son iki dönemini biliyorum. Başta da dediğim gibi hizmetlerin içinde olduğumuz için oradan tanıyordum. Kutlular Ağabeyi, Fırıncı Ağabeyi, Birinci Ağabeyi hepsini tanıyorduk. Bayram Ağabeylere gitmiştim. Bekir beyin içinde poşet olan ayakkabılarını gördüğümde “Bu ne?” diye sordum ve ayakkabının altının delik olması hasebiyle su geçirmesin diye çorabın üstüne poşet giydiğini öğrenmiştim. Hiçbir ücret almadan dağlardan bayırlardan gider, mahkemesine ulaşır ve herkesi kurtarır gelir diye bilirdik.

    Bekir Ağabey’in mahkemelerle ilgili bir hatırası var mı bildiğiniz?

    Kendisi anlatmıştı. O dönemde evrak çantaları metal olduğu için “Soğuktan, sapı elime yapışıyor” demişti. “Sadece çantamdaki dosyaları düşünüyordum, ikinci şıkkı asla düşünmedim” demişti. Dağın içine girmişler ve bata çıka, yollarını kaybediyorlar. İki arkadaşı ile dâvâlara gidiyorlar. Hatta doğuda bir yerde kahve masaları üstünde uyuyakaldığını söylemişti.

    Çantasında kefen taşıma olayı vardı. Son ânında da kefeni yanında mıydı?

    Kefenini hiç yanından ayırmamıştı. Son dönemlerinde hastalığı nedeniyle hastanede yatıyordu. Bu sebeple çantası evdeydi. Hastanede vefat ettikten sonra da Bayram (Yüksel) Ağabey gelip evden almıştı. Üstaddan kalan eşyalar da vardı; tesbihi, cübbesi, yeleği, çorapları falan onları da almıştı ve Isparta’da sergileniyordu. Sonra Urfa’ya geçmiş olabilir.

    Zübeyir’e yaklaşımı nasıldı?

    Zübeyir’e çok düşkündü. Çocuk sevgisini onda gördü. Doktor, hastaneye götürmek için gelmişti. “Zübeyir'im gelmezse hastaneye yatmam” dediğinde Fırıncı Ağabey “Tamam ağabey, biz her gün getireceğiz” demişti de o şekilde ikna etmiştik. Her gün Fırıncı Ağabey Zübeyir’i alıp götürürdü. Saatlerce oynardı onunla. Bazen Fırıncı Ağabey “Ağabey yorulursun, alalım mı?” diye sorduğunda “Benim oğlum beni rahatsız etmez” diyordu.

    Arabistan hayatı nasıldı?

    Cidde Radyosunda çalışıyordu. Her sabah gider öğleden sonra 2,5-3 gibi eve gelirdi.

    Ali Ulvi Kurucu ile münasebetleri var mıydı?

    Vardı. İlk kanser teşhisini de, Ali Ulvi Kurucu’nun damadı vardı orada doktor, o koymuştu.

    Rahatsızlığı neydi?

    Beyin kısmında bir ur vardı. Bununla ilgili İngiltere’ye de gitti. Orada şuâ tedavisi gördü. Urlardan birini yok etmişler, ama sonra tekrar çoğalmış.

    Son olarak Yeni Asya ve Elif okuyucuları ile
    paylaşmak istedikleriniz neler?

    Bekir bey ile geçen 4 yılım var ama bu cemaatle, Yeni Asya ile geçen 40 yılım var. Belki de söyleyeceğim en çok şey, bu sorunun cevabı olacak. Deyim yerindeyse beni adam eden Yeni Asya okumamdır. Benim tavsiyem; Risâle-i Nur, Yeni Asya ile okunmalı. İmanî hakikatleri Risâle-i Nur’dan, güncel olayları ve Risâle-i Nur’un sosyal yaklaşımını ise Yeni Asya’dan almak. Bunun yanı sıra şahsî okumaları kesinlikle aksatmamak. Biz okuyarak iman kuvveti alıyoruz. Bizim gıdamız, bizim kendi ihtiyacımız. Nurcu olmak için okunmaz, imanî terakkiyâtı sağlamak için okunur. Gazete ise kardeşliği tesis etmek için okunur. Gazeteyi başka türlü nasıl temin edebilirsiniz? Tekirdağ’daki arkadaşlarımla bu şekilde ilişki kurarım, haberdar olurum. İki gün okuyamasam deli oluyorum. Yeni Asya’ya karşı muhabbetim sonsuzdur. Risâle-i Nur’la eş değer tutarım. Yazarlarının değişmesi, beni hiç değiştirmedi. Yeni Asya’ya, makale okumak, yazı okumak için bağlı değilim. Kardeşlerimle irtibatımı sağlıyor gözüyle görürüm. Yıllar önce gazetede bir dâvetiye ilânı gördüm. Sünnet düğünü dâvetiyesi idi. Dâvetiyeye binâen kalkıp Bursa’ya gittim. Seneler sonra sünnet olan çocuğun ablası ile görüştüm, tanıştım. Kimse tanımıyordu düğünde beni, ama gazetede o ilânın çıkmış olması yeterliydi.
    Yıllar önce bir hanım geldi “Sen yalnız sıkılmıyor musun?” diye sordu. O sırada da gazetemi okuyordum. “Bak,” dedim “Burada 16 tane ağabeyim var. Onlar bana mektup yazıyorlar. Nasıl yalnız olayım ki?” dedim. Yani Yeni Asya’yı okumamak için bir bahane aramadım.

  2. #2
    Müdakkik Üye ErekNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Van-Horhor
    Yaş
    39
    Mesajlar
    854

    Standart



    Risale-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa,
    bunun sırrı işte budur. Said yoktur.
    Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur.
    Konuşan yalnız hakikattir,
    hakikat-i imaniyedir
    çünkü DAVAM DEVAM iledir
    vanasyanur


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Eline bir geçerse...
    By *SAHRA* in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.09.14, 17:29
  2. Giderken..
    By Ensardan in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.07.13, 17:23
  3. İman-ı Tahkikîyi Eline Veren.. Risale-i Nur'dur..
    By aczmendi reşha in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20.06.11, 19:18
  4. Rodos'a Giderken
    By aön in forum Gündem
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 25.07.07, 12:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0