+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 13

Konu: Torunu, Tahiri Mutlu’yu Anlatıyor

  1. #1
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart Torunu, Tahiri Mutlu’yu Anlatıyor


    9

    Nurettin Huyut'un röportajı...
    * Öncelikle kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

    Isparta Atabey de doğdum, daha bir yaşındayken babamın işi nedeniyle Burdura gelmişiz o nedenle ilkokulu Burdur da okudum. O günkü şartlarda ancak ilkokulu okuyabilmiştim. Ev kızı olarak her çocuk gibi evleninceye kadar hayatım evde ve aile içinde geçti. Sabahattin Boyacı ile evlendik ve dört çocuğumuz oldu.

    Ben Tahiri Mutlu’yu çocukluk yıllarımda gördüm. Evde ağabeylerimle beraber kaldığımızda dedem ayrı bir evde kalırdı, yani biz babaannemle beraber kalırdık; o ise Atabey de ayrı bir evde kalırdı. Biz ağabeylerimle onu ziyarete giderdik, birlikte namaz kılardık, arkasında cemaatle kılardık, namaz sonrası bize bisküviler verirdi bizimle ilgilenirdi ve biz eve gelirdik. Bazen sabah namazında seccadesini alır bize yani babaannemin evine gelirdi. Orada bizi kaldırır hep beraber namaz kılardık, bize namaz kıldırırdı. Sabah namazında her zaman Yasin süresini okurdu. Namazdan sonra bize ders yapardı.

    Bilhassa İstanbul’a gittikten sonra her gelişinde bizden sık sık Risale-i Nurları okumamızı isterdi. Anneme “Komşularınızı toplayın iki üç kişi de olsanız mutlaka ders yapın” derdi. Sürekli tavsiyelerde bulunurdu.

    * Sizlere nasıl davranırdı?

    Bizlere, hatta herkese şefkatli davranırdı, o celalli görüntüsünün altında çok yumuşak bir davranış şekli vardı. Nasihat ederken, “Risale-i Nurları okuyun” derken hep yumuşak davranırdı, şefkatle muamele ederdi. Adeta yalvararak, “ne olur?” der gibi bir yaklaşımla söylerdi.

    Mesela ben kendisine bir defasında “Hafız olmayı çok istiyorum” demiştim, bana yumuşak bir ifade ile “sen” dedi “Risale-i Nurun hafızı ol”, o derecede de Risale-i Nura bağlı ve onun öğrenilmesini yayılmasını isteyen bir şahsiyetti. Hâşâ! Kur’ana nazire olsun diye değil, bu eserler Kur’anın hakiki tefsiri oldukları için, Kur’an’ı ezberlemekten çok manasını öğrenmenin daha önemli olduğuna inanırdı ve bize de öyle telkin ederdi.

    Yoksa Kur’an’ı Kerimede çok önem verir okurdu. Hatta 71 de Burdur depreminde Burdur’da bizim yanımızdaydı, ben Kur’an’ı biliyordum ama bazı eksiklerim vardı, bana okutup yeniden öğretmişti. En az Risale-i Nur kadar Kur’anın okunmasına da önem verirdi, sadece “ezberlemek istiyorum” deyince benim göstereceğim o gayreti manasını öğrenmek için göstermemi istemişti.

    Bunun üzerine benden 20. Mektubu ezberlememi istedi o zaman ben 13-14 yaşlarındaydım.



    * Ezberlediniz mi?

    Evet ezberledim. Kendisi İstanbul’daydı her mektubunda bana hatırlatırdı, “geldiğimde dinleyeceğim” diye yazardı, yani rica ederdi, emreder gibi söylemezdi, sonra geldiğinde okumuştum, çok sevinmişti, etkilendiğini söylemişti.

    * Tahiri Ağabey size geldiğinde abdest nasıl alır? Namazlarını nasıl kılardı? Hiç şahit oldunuz mu?

    Abdesti özellikle hasta olduğu zaman biz aldırıyorduk, suyu biz dökerdik o abdest alırdı, O’na bu anlamda hizmet ettiğimden dolayı bugün Rabbime çok şükrediyorum ki, öyle bir insana hizmet etmeyi nasip etti.

    Abdesti çok çok ağır hareketlerle alırdı, her azasını yıkadığında o aza ile ilgili duayı okurdu, üzerine havlu sererdi ta ki, su üzerine sıçramasın. Hatta yarım saatte ancak alırdı gibi hatırlıyorum, o kadar yavaş alırdı. Bir törene hazırlanır gibi… Hiç musluktan abdest almazdı önüne leğen koyardı, ibrikten biz dökerdik o da abdestini alırdı.

    Namazlarını da tadil-i erkanla kılardı, ona çok dikkat eder, arkasından tesbihatı mutlaka yapardı. Sonra da kendisi ders yapardı veya bize okuturdu.

    * Dedem Latince yazılı Risale-i Nurlardan okumazdı

    Malum o günlerde Risale-i Nurların matbaada basılması için elle yazmak gerekiyordu ve basılan eserlerin tamamına yakın kısmını Tahiri Ağabey yazmıştı. Siz hiç yazarken şahit oldunuz mu?

    Hayır ben hiç görmedim, çünkü yazıldığı dönemde ben yoktum annem bile çok küçükmüş, o nedenle bize geldiğinde yazmıyordu, hep okuyordu veya okutuyordu. Ama annemden dinlediğim kadarıyla Tahiri Abi teyzelerimle beraber yazarmış, annem de yazılan sayfaları kuruması için seriyormuş. Annem küçük olduğu için yazamadığından o da serme işini üstlenirmiş. Ayrıca, dedem hiç Latince yazılanlardan okumazdı, okumadı da… Çünkü, Üstad ona müsaade etmemişti, o nedenle hep Osmanlıca yazılı olanlardan okurdu. Ama bize “Siz de Osmanlıcasından okuyun” demezdi, bize hiç öyle bir telkinde bulunmadı. O nedenle biz Latince olanından okurduk.

    "Üstad dedemin hastalandığını babama rüyasında söylemişti"

    * Bizim sormadığımız ama sizin hatırladığınız sizi etkileyen bir hatıranız var mı?

    Ondan hatırladığım en belirgin özelliği sabah namazlarını cemaatle birlikte kılardık, her seferinde Yasin süresini okuyarak kıldırırdı. Yani, birinci rekatta yarısını okurdu, ikinci rekatta da tamamlardı.

    O günlerde yani son geldiği dönemde artık televizyon çıkmıştı, televizyona çok kızıyordu, rahmetli babam eve bir televizyon almıştı, fakat annem bundan rahatsızdı, dedem gelir görürse kızar, üzülür diye istemiyordu. O nedenle dedem geldiğinde üzerini örtmüştü. Ama, dedem görünce tahmin etmiş olmalı ki, abim Ekreme sormuş “Burada ne var?” diye o da “Bilmiyorum belki sandık gibi bir şeydir” demiş. Fakat açıp bakınca televizyon olduğunu görmüş çok üzülmüş hatta anneme giderken “Bu televizyon burada kalırsa ben bir daha bu eve gelmem” demiş. Ama zaten o gelişinden sonra bir daha gelmek nasip olmadı.

    Babam da Üstad ile çok görüşmüştü, babamı çok severdi. Fazla dindar olmadığı halde yine de babamı severmiş, hatta dedeme “Senin küçük damadını çok seviyorum” dermiş. Üstad, dedemin mahkemesinden dolayı Atabey’e geldiğinde babam onu gezdirirmiş, Çayırlı Mescide götürürmüş. Gezerken Üstad babamın elinden tutar “Buraları Nursa benzetiyorum, o nedenle buraları çok seviyorum” dermiş. Babam da Üstadı çok sever ve sayar ona hizmet edermiş.

    Hatta bir defasında dedem hastalanınca Üstad babama Rüyasında Tahirinin yanına git demiş, yani o günün şartlarında haberleşme zayıf olduğundan Üstad rüyada haber veriyor.

    Bir defasında da bana 20. Mektubu okuturken pencere kenarında olduğumuzdan dışarı görünüyordu, o esnada okul dağılmış öğrenciler geçiyordu, ben dışarı bakınca okuyacağım yeri unuttum, ne yaptımsa aklıma gelmedi ki, devam edeyim. O zaman bana döndü “bak” dedi “bu okuduğun Nurdur az bir dikkatsizlik kaçmasına neden olur, onun için bu eserleri okurken çok dikkat etmek gerekir” demişti. Yani, hikaye gibi veya gazete okur gibi okumamızı istemiyordu. Dikkatle okuyup dikkatle dinlememizi istiyordu.

    Kaynak: http://www.risalehaber.com


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  2. #2
    Vefakar Üye HÜCCET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    Allah razı olsun .Cenab-ı Hak bizlerede risaleleri hakkıyla anlamayı ve yaşamayı nasip etsin(amin).


    "Yağmur duasına çıksaydık dostlar
    Bulutlar yarılır hava açardı
    Şimdi ne ihtimal nede imkan var
    Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
    Yağmur duasına çıksaydık dostlar

    Ben geldim geleli açmadı gökler
    Ya ben bulutları anlamıyorum
    Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
    Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
    Ben geldim geleli açmadı gökler "
    S.Karakoç



  3. #3
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Tahiri Mutlu yu rahmetle anıyoruz
    3 Nisan 1977’de vefat eden Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Tahiri Mutlu’yu Muhsin Demirel’le konuştuk

    03/04/2009 - 09:14






    Muhsin Demirel: Üstad Tahiri abi için Tahiri Risale-i Nurun anahtarıdır” demiştir

    Tahiri Mutlu abiyi nasıl tanırsınız? Onun hakkında bildiklerinizi anlatır mısınız?

    Üstadın hizmetinde bulunan ağabeylerin her birinin farklı bir vasfı vardır. Üstad hazretlerinde tecelli eden külli manadaki esmanın, hususi kısımlarına üstadın hizmetinde bulunan abiler mazhar olmuşlardır.

    Mesela Bayram abi ferağat ve fedakarlığını, Sungur abi tefekkür cihetini, Ceylan abi zekavet ve fetanetini, Tahiri abi de takva ve ubudiyetini tevarüs etmiş bir zattır. Zübeyir abide bu hususiyetlerin hepsi vardı. O hususiyetler, Zübeyir abide külli manada tezahür etmişti.

    İşte, Üstad Hazretlerinin mazhar olduğu takva ve ubudiyetle ilgili tatbikatını biz Tahiri abide gördük. Tahiri abinin en önemli birinci vasfı buydu.

    İkinci vasfı: Hizmetle ilgli bir iş olduğu zaman -şahsi olsun ailevi olsun- diğer işlerini kesinlikle bir kenara bırakırdı, hizmetle meşgul olurdu.


    Biz Tahiri abi ile tevafuklu Kur’anın yazılmasında ve basılması zamanında uzun süre beraber olduk. Yani, dört beş yıl onunla birlikte hizmet ettik. Hemen hemen her gün olmasa da haftada üç beş gün görüşüyor beraber oluyorduk. Ben o dönemde hizmetin şoförlüğünü yapıyordum. O nedenle arabada gidiş gelişlerimizde özel sohbetlerimiz ve konuşmalarımız oldu. O zamanlar gençtik, küçüktük, Tahiri abinin bugünkü anlamda, yüceliğini manevi büyüklüğünü, manasını anlamamakla birlikte büyük bir hürmet ve muhabbet içerisinde muhatap oluyorduk.

    Bugün olsaydı herhalde dizinin dibinden ayrılmayan insanlar olurduk. Yani Tahiri abinin o manadaki keyfiyetini kıymetini uzun zaman aradan geçtikten sonra bile yeteri kadar bilebildiğimizi sanmıyorum.

    O kadarını bilmek de büyük bir şans sanırım…

    Evet, haklısın bu gün kardeşlerimize anlatacak kadar bazı hatıralarımız, bazı bilgilerimiz, gözlemlerimiz, müşahadelerimiz oldu. İşte bu müşahadelerimize dayanarak diyebilirim ki, Tahiri abi çok mühimdir. Mesela, Üstad Hazretleri zaman zaman Sungur abilere, Bayram abilere kızıyor darılıyor, ama Tahiri abiye karşı böyle bir tavrı yok. O bir şekilde geldiği zaman onun adına diğerlerini de affediyor.

    Bu hadise bir çok defa tekrar etmiş bir hadisedir. Babam Ali Demirel de bu muameleye şahit olmuştur. Hatta Üstad Tahiri abi için şunu söylemiş, “Tahiri Risale-i Nurun anahtarıdır.”


    Tahiri abi velayet-i kamilesi çok yüksek bir zattı. Fakat kendisi bundan habersiz idi. Yine Üstad hazretlerinin ifadesiyle, “Tahiri dolu bir testidir o daha su almaz fakat biz onun perdesini açmadık” diyor.

    Üstad Hazretlerinin Isparta’daki ev sahibesi Fitnat Hanım Üstad’ın Tahiri abi için, “Tahiri kırk evliya kuvvetindedir” dediğini aktarır. Yine bir defasında “yirmi evliya kuvvetindedir” dediği rivayet edilmektedir. Ben bu ifadeleri başka kişilerden de duymuştum. “Tahiri 20 evliya kuvvetindedir”, “Tahiri kutuptur” diye ama bu ifadeleri Üstad bu sözleri gıyabında söylemiş, onun dışındaki kimselere söylemiş, kendisine söylememiş kendisi bu sözlerden habersizdi.

    Bu ifadeler çok derin manalar ihtiva eder ama bu kısa röportaj çerçevesinde bunların manalarını anlatmamız mümkün değil. Ayrıca bu hakikatleri yeterince anlayıp anlatmamız da mümkün değil. Ama şu kadarını söyleyebilirim. Risale-i Nur hizmetinde önemli bir rükündür, bir direktir, bir sütundur. Bu kadarını bilmemiş kâfidir sanırım.


    Bugün Risale-i Nur alem-i İslam çapında, alem-i insaniyet çapında inkişaf etmişse Tahir abi gibi bu büyük insanların, büyük fedakarlığı, büyük feragati, büyük hizmeti, büyük takvası, büyük ubudiyeti büyük şuuru, yüksek imanları nedeniyle etmiştir.

    Tahiri abinin Risale-i Nurların ilk defa Osmanlıca basılmasında da büyük emeğinin olduğunu biliyoruz, bu konuda neler söylersiniz?

    Tahir abinin birçok hizmetleri var bunlardan biri de 1935’lerden itibaren Risale-i Nurları el yazısı ile çoğaltmasıdır. O konuda çok başarılıdır. Yazdığı risalelerin haddi hesabı yoktur. Çok sayıda Külliyat yazmıştır.

    Bununla birlikte 40’lı yıllarda teksir makinesi ile ilk defa Risale-i Nurların basılması hadisesi var. O gün iki yerde teksir edilmekte idi. Biri, Nazif Çelebi oğlu Selahattin Çelebi ile İstanbul’dan bir teksir makinesi bulmuş getirmişler onlar İnebolu’da baskı işlerini yürütürken. Tahiri abi de bir teksir makinesi almış getirmiş o da Sav köyünde çoğaltma işlerini yürütmüş.

    O günkü imkânlarla böyle bir aleti almak çok büyük fedakârlık ve çok büyük sermaye gerektirmekteydi. Bugün basit gibi görünüyor. Bir çocuk gidip 2000 dolar verip bir dizüstü alabiliyor. Ama o günün şartlarında bir vilayetin bütün parasını toplasan bir teksir makinesi alacak miktar çıkmıyor. Fedakârlığın derecesini anlamak için o günün şartlarını bilmek ve o şartlarda değerlendirmek lazım.

    İşte baba oğul buldukları teksir makinesi ile İnebolu’da Risale-i Nurları çoğaltırken, Tahiri abi de bir teksir makinesi bularak Sav köyünde çoğaltma işlerini yürütüyor. Mustafa Gül abinin bir akrabası İbrahim Gül abinin evinde, Sav köyünün kenar evlerinden birinde gerçekleştiriliyor.

    Teksir makinesinin nasıl çalıştırılacağını, nasıl kullanılacağını o öğretiyor. O yüzden de orada uzun zaman kalıyor ve teksir makinesi ile hizmet ediyor. Üstad, “beşyüz kalemli bir nurcu” diyor o teksir makinesine. Malum teksir makinesinde bir mumlu kağıttan ancak beş yüz adet basılabiliyor. Sayfa sayfa basıldıktan sonra o sayfalar birleştirilip kitap haline getiriliyor. İşte o zaman Tahiri abi o hizmetinde başında bulunmuş bir zattır.


    Yine, Üstadın derlediği Hizbülmuazzamayı ilk defa baskıya hazırlayıp, bastırıp dağıtan bir zattır. O nedenle Risale-i Nur hizmetlerinin başladığı dönemden son dönemlere kadar, bütün tevazuluğuna ve mahviyetkarlığına rağmen, hiçbir şekilde önde görünmemesine rağmen Risale-i Nurun neşir hizmetlerinin orta direği idi. Bu benim görüşüm. Gerek Tevafuklu Kur’anın basılması, gerekse Risale-i Nurların teksir ile çoğaltılması zamanında Hüsrev abi ile Tahiri abinin mumlu kağıda yazdıkları ile mümkün olabilmiştir. Onun da sayısı pek çoktur. Yüzlercedir, binlercedir. Onun bu alandaki hizmetleri fevkalade ehemmiyetlidir.

    Özetle onun hizmetleri saymakla bitmez bu defalık bu kadarla iktifa edelim. İnşaallah başka bir zaman daha geniş bir şekilde onu anlatma imkanımız olur.

    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  4. #4
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Cenâb-ı Erhamürrâhimîn,Tahiri Mutlu Ağabeyimize Risale-i Nur'un bütün yazılan ve okunan harfleri adedince defter-i a'mâline hasenat yazdırsın. âmin. Ve onların sayısınca onun ruhuna rahmetler yağdırsın. âmin. Ve kabrinde Kur'ân'ı, Risale-i Nur'u ona şirin ve enis arkadaş eylesin. âmin.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  5. #5
    Dost acizelif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    17

    Standart

    BÖYLE İÇTEN BİR DUAYA ANCAK ÇOK İÇTEN VE BÜTÜN SAMİMİYETİMLE AMİİİN DİYORUM!....

  6. #6
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu

    amin amin amin..

    Üstad r.a hın vefat eden tüm talebelerinin (k.s) ruhlarına el fatiha..

    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha


  7. #7
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Alıntı HüZnÜ HaZan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Nurettin Huyut'un röportajı...* Öncelikle kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

    Isparta Atabey de doğdum, daha bir yaşındayken babamın işi nedeniyle Burdura gelmişiz o nedenle ilkokulu Burdur da okudum. O günkü şartlarda ancak ilkokulu okuyabilmiştim. Ev kızı olarak her çocuk gibi evleninceye kadar hayatım evde ve aile içinde geçti. Sabahattin Boyacı ile evlendik ve dört çocuğumuz oldu.
    es-selamu aleyküm ve rahmetullahi...

    Burdur da ilk ev-dersane Muhterem Sabahaddin Boyacı abimiz tarafından açılmış ve bizler orada iki yıl kalmıştık..

    Tahiri Mutlu Abimizin (RA) torunun evinde hem kiracı ve hem de komşu olarak kaldığımız günlerde muhterem Sabahattin abimiz ev sahibi olduğu kadar abilik ve bir nevi babalık da yapmıştır... Haftada bir gün evinde dersler olur, (Allah (CC) razı olsun) yenge hanımın hazırladığı ev yemeğini yer, yemekten sonra çay ve sohbetle devam edilirdi..

    Burdur da kaldığımız birgün Teyip Tahir Abimiz gelmişti. Dersanemizde bulunduğu zamanlarda namazlardan sonra ezberden 1,5 - 2 saat risale dersi yapar hayretler içinde kalırdık..

    Sabahaddin Abimiz son şahitler kitaplarında Üstad (RA) Hazretlerinin bazı talebeleriyle mülakatlar yaparak günümüze ulaşmasını sağlamıştır..

    Matematik öğretmenliğinden emekli olduktan sonra yine Burdur da Özel Alparslan Ali Can (İlköğretim ve Lise) Kolojinde öğretmenlik ve idarecilik yapmaktadır...

    Şu anda Tahiri Mutlu (RA) Abimiz adı altında bir vakıf kurulup eğitim alanında yeni olşumlar düşünülmektedir...

    Allah (CC), rahmetli Tahiri Mutlu Abimizden (RA), kızının damadı Sabahaddin Abimiz ve muhtereme eşlerinden ebeden razı olsun...
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  8. #8
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    “ALLAH (CC) ÜSTAD'DAN (RA) RAZI OLSUN”

    Rahmetli Bayram Yüksel ağabey 1996’da yaptığı bir derste merhum Tahiri Mutlu ağabey hakkında şu latif hatırayı anlatmış: “Afyon hapsinde Tahiri ağabeyin ailesi (hanımı) vefat etmiş. Annesi- babası ikinci bir hatun buluyorlar. O da üstada sorunca, üstad izin vermiyor.

    Üstad vefat ettikten kısa bir süre sonra birgün Tahiri ağabey bana “ Kaç senedir beraberiz. Hiç benim evimi gördün mü? dedi. “Görmedim” dedim.“Hadi bize gidelim” dedi. Gittik, izzet ikramda bulundu. Otobüsle gittik.

    Geri döneceğiz. Otobüse bindik. Yaşlı bir kadınla erkek de oturdu. Bizden üç sıra önde. Kadın kocasına hışımla “Otur otur başımın belası” diye bağırarak söyledi. Tahiri ağabey birden heyecanla ellerini açarak

    “Elhamdülillah...Elhamdülillah. Allah ebeden razı olsun üstadımızdan...Aha, işte bu kadını alacaktım ben, üstad beni kurtarmış” dedi.
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  9. #9
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Şu anda Tahiri Mutlu (RA) Abimiz adı altında bir vakıf kurulup eğitim alanında yeni oluşumlar düşünülmektedir...

    Efendim, T.Mutlu Abimiz adına kurulan vakıf için yeni eğitim müesseseleri düşünülmektedir..

    Ahmet Hüsrev ALTINBAŞAK (RA) Abimiz adına açılarak dereceleri alan kolej yanında T.MUTLU (RA) Abimiz ve Mustafa GÜL (RA) abilerimizin de manevi himmetlerini almak düşüncesi vardı..

    Bu amaçla yakın eş dost ve akrabalardan bir tuğla katkısı olsun diye çabalamıştık.. acizane bu işin delisi gibi ağzımızın her açılışında Allah (CC) rızası için yardım ve destek çıkıyordu...

    Eğitim müessesemiz için bir gece alem-i nevm de Konyaya Mevlana Celalettin Rumi (RA) Hazretlerine gitmişim ve HİMMET için başvurmuşum... Mevlana hazretlerini zahiren göremedim ama şimdiki resmedilişinden farklı bir yapıda olduğunu Hocaefendiden duymuştum, kendileri bir adet 50 tl verdiler ve paranın arkasında da kendi türbesinin resmi varmış..

    Kardeşlerle ne yaptık - ne ettik diye görüşürken Mevlana (KS) hazretlerinin de himmet ederek 50 tl verdiğini anlatmışım ve cebimdeki kendime ait 2 adet 50 tl yanında, verilen ve arkasında Türbenin fotoğrafı olan 50 tl yi göstermişim..

    Allah (CC) dostu ve velayet sahibi Tahiri Abimizin (RA) ismini geçtiği yerde diğer Allah (CC) dostları da sanki hazır ve nazırlar gibi... dualarınızla...
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  10. #10
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    MaşaAllah..barekAllah...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tahiri Mutlu Kimdir?
    By gamze-i_dilruzum in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03.04.14, 11:41
  2. Tahiri Mutlu Hakkında...
    By SARIKURT in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.01.09, 11:18
  3. Tahiri Mutlu Abinin Takvası
    By Alparslan Yamanoğlu in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.11.08, 16:00
  4. Tahiri Mutlu
    By Bilal-i Sivasi in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 03.05.08, 13:41
  5. Tahiri Mutlu Ağabey'i Yadedelim
    By zahid in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 17.01.08, 10:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0