+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Zübeyir Ağabeyin Atmosferinde Yaşamak

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Zübeyir Ağabeyin Atmosferinde Yaşamak

    Zübeyir Ağabeyin atmosferinde yaşamak

    Geçenlerde, İbrahim Kaygusuz’un kaleme aldığı “Nur’un Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp” (YeniAsya Neşriyat) kitabını okudum.
    Ve galiba bu kitabı hayatım boyunca okumaya devam edeceğim.

    Kitapta Zübeyir Ağabey’e dair her şey var. Çocukluğu, ecdadı, fıtratı, meyilleri, Üstadının hizmetine girişi, hizmet tarzı… v.s. her konuda bilgi sahibi oluyorsunuz.

    Zübeyir Ağabey’in atmosferinde yaşamak, Risâle-i Nur’un ve onun aziz müellifinin atmosferinde yaşamak demektir.

    Hayat meşgalesi diye uğraşıp durduğumuz işler arasında insan çoğu zaman kaybolduğunu bile fark edemiyor. Okul veya iş ortamında binbir çeşit insanla birlikte binbir çeşit konuşma dünyamıza giriyor. Ve bunlar fikrimizi, ruhumuzu, kalbimizi yoruyor.

    ‘İnsan, kulağından beslenir’ diye bir söz vardır; dünyaya dair herhangi bir mesele insanın şahsî âlemini dolduruveriyor. Emelleri sonsuza kadar uzanan insan, birden ulvî değerlerini en yüksek makamda tutması gerektiğini unutup, çevrenin de telkiniyle malâyani, hissî düşüncelere dalabiliyor.

    Mü’minin mü’min kardeşine hayırhah olması bu noktada çok önemli. Fakat insan her zaman hayırhah olacak bir kardeşini bulamayabilir. İşte o zamanlar için ben kendime bu kitabı başucu kitabı yaptım.

    Ne zaman sıkılsam; kitaptan bir bölüm okuyor ve dâvâmı hatırlıyorum. Zübeyir Ağabey’in ömrünü adadığı, izinden zere miskal ayrılmadığı, her zorlukta ondaki hakikatlere başvurduğu, gereken her ortamda gözünü budaktan sakınmayarak yaşadığı Risâle-i Nur’daki hakikatlere ben de ömrümü fedâ emek istiyorum. En önemli meselem neymiş anlıyorum.

    Şunu söylemek isterim ki; ulaşabilen herkes bu kitabı alıp okumalı. Anlatılacak çok şey var. Anlatsak bir kitap olur. Ama bundan da fazlası, bu kitaptan yaşamımıza katacağımız çok şey var.

    Not: Kitabın yazarı olan İbrahim Kaygusuz’u böylesine bir çalışma yaptığı için tebrik ediyor, çalışmalarının devamını diliyorum.

    SENA CEVAHİR
    Yeni Asya





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Vefakar Üye avrasyam_seker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    496

    Standart

    KARDEŞİM BİZDE İNŞALLAH ZÜBEYİR AĞBEYİNİN ATMOSFER HAVASINDA YAŞIYORUZDUR.... ÇÜNKÜ ONUN KABRİSTANIYLA ÇAPRAZ VAZİYETTEYİZ....
    Hâzâ Min Fadli Rabbî
    TARİHİN ÇAĞLARINDAN...
    SÜZÜLEREK GELEN....
    ÇAĞA BOMBA GİBİ İNEN NUR...
    RİSALE-İ NUR....



  3. #3
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart Yirmi dört saat dâvâsını düşünen adam:

    Yirmi dört saat dâvâsını düşünen adam:


    Zübeyir Gündüzalp

    Selâhaddin Şafak anlatıyor:


    Zübeyir Ağabey, daima Risâle-i Nur’a dikkat çekerek onun bitmez tükenmez bir hazine olduğunu dile getirirdi. Bu eserlerin mutlaka değişik tabakalara tanıtılması gerektiğini söyler, iyi istifade etmenin yollarını araştırmamızı isterdi.

    “Aç insan nasıl yemeğe koşuyorsa, sizler de Risâle-i Nur’lara öyle koşacaksınız” derdi.

    1970 yılının Şubat’ında gazete çıkmaya başladı. Ben yine Tahir Ağabeyin yanında Sabahattin Aksakal ve İsmail Yazıcı ile birlikteydim. Sabahattin Ağabey, o zaman gazetenin yazı işleri müdürü olmuştu. Bir süre sonra M. Nezihi Polat rahmetli olunca, Kutlular Ağabey benden, birkaç kere gazeteye gelmemi, orada kendileriyle birlikte çalışmamı istedi. Ben de bu işe kendimin karar veremeyeceğimi, Zübeyir Ağabeyin izni olursa gelebileceğimi söyledim. Zira o yıllarda ben tamamen hizmetle uğraşmak, “vakıf” olarak kalmak istiyordum.

    Bir gün Nurtaşı’ndaki dershanede bulunuyordum. Kardeşlerden biri, “Selâhaddin Kardeş, Zübeyir Ağabey üst katta seni istiyor” dedi. Ben üst kata çıktım. Zübeyir Ağabey, yanında Mehmet Fırıncı Ağabey de vardı, bana hitaben,

    “Kardeşim Selâhaddin! Kutlular ve Fırıncı Ağabeyler, senin gazeteye gitmeni ve orada istihdam olmanı istiyorlar. Ne dersin?” dedi.

    Ben de, “Siz ne derseniz, nasıl isterseniz ben elimden geldiği kadar en iyi şekilde o işi yapmaya çalışırım ağabey” dedim.

    O zaman bana döndü ve “Kardeşim, gazetede büyük bir hizmet var. Sen de bu işi yapabilirsin. Bizim orada kendi adamımız yok. Sen şimdi git, kaydını gazetecilik yüksek okuluna yaptır ve gazetede de çalışmaya başla. Bu ağabeylerimize yardımcı ol. Allah yardımcın olsun” dedi.

    Ben o zaman lise mezunu olarak bir önceki sene üniversite sınavına girmiş, fakat herhangi bir üniversiteye kayıt olmamıştım. Bu görüşmeden sonra gazetecilik yüksek okuluna kayıt yaptırıp gazetede çalışmaya başladım. Bu tamamen Zübeyir Ağabeyin isteği ve talimatıyla oldu.

    1.8.1970’de bizim gazetecilik maceramız başlamış oldu. Bu arada daha önce de İttihat ve Yeni Asya’yı camilerde birçok ağabeyle birlikte sattığımız da olmuştur. Hatta hiç unutmam o zaman gazete de, “Zottirik Adasında Kral Benim!” diye bir yazı dizisi çıkmıştı. Mehmet Fırıncı Ağabey ile birlikte, Fatih’ten Beşiktaş’a kadar afiş yapıştırmıştık.

    ***

    Zübeyir Gündüzalp deyince, hâzâ Kur’ân, hâzâ dâvâ, hâzâ Risâle-i Nur ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri aklıma geliyor. Her zaman, her an, sadece dâvâsını ve hizmetini düşünen bir insan.

    Sadece Risâle-i Nur ve hizmet için yaşayan dâvâ adamı. Hayatta tek hedefi, hakaik-ı imaniye ve Kur’âniye’ye hizmet etmekti. Başka bir düşüncesi yoktu. Bana Zübeyir Ağabey şunu öğretti:

    “Ben, risâlelere herkesten ziyade muhtacım. Ben, ümmet-i Muhammed’i sahil-i selâmete çıkaran geminin hademesiyim. Minnetimi sadece Allah’a duyarım. Hayatımı sadece Allah rızası için Kur’ân’a ve Risâle-i Nur’a feda ederim...”

    Bana derdi ki:

    “Herkes derdini size anlatacak. Ama siz derdinizi sadece Allah’a anlatacaksınız.”

    Ben o zaman yaşça küçük olduğum halde, hizmetlerin içinde bulunmam hasebiyle Zübeyir Ağabeyden çok fazla teşvik, teselli ve iltifat aldım. Zira Tahirî Ağabeyin yanında kalıyordum, zaman zaman da Bekir Ağabeyin yanına giderek—Fırıncı, Birinci, Kutlular ve Abdulvahit Ağabeyler Bekir Ağabeyin yazıhanesinde beraber kalıyorlardı—oradaki yazı işine yardım ediyordum.

    O yıllarda hizmet demek Zübeyir Ağabey demekti. Her konuda disiplinli ve dirayetli idi. Bir mesele olunca Tahirî, Sungur ve Bayram Ağabeyler gibi Üstadın talebelerini toplar ve tek ses, tek vücut olarak camianın görüşünü dile getirirdi. İttihadı en güzel şekilde temin ederdi...

    Risâle-i Nur ve Üstaddan hiç taviz vermezdi. Zübeyir Ağabeyin bu tutumu ve tavrı sonucu o zaman Risâle-i Nur Talebeleri, cemiyete yön veren, kamuoyu oluşturan bir gruptu.

    Zübeyir Ağabeyin en büyük özelliği, herkesin bardağını kabiliyetine göre doldururdu. Onun ihtiyacı olanı ona ders verirdi. En güzel tarzda dâvâsını anlatırdı. Hizmet söz konusu olduğunda, hastalık dahil hiçbir şey onu durduramazdı. Nerede bir hizmet varsa orada olurdu.

    ***

    O yıllarda MSP hareketi başlamıştı. AP’de senatör ve milletvekili olan ağabeyler bu hareketle ilgili müracaat ettikleri zaman, müthiş kızarak şöyle dediğini hatırlıyorum:

    “Kardeşim, ben sizleri Ankara’da, ‘mebus dershanesinde’ hizmetlerle alâkadar biliyordum. Siz parti kurma işiyle mi meşguldünüz?”

    Hatta o zaman Kutlular Ağabey aktarmıştı. Erbakan’ın, parti kurma meselesinde, şeyhi hakkındaki sadakatini duyunca Zübeyir Ağabey yerinde duramamış ve şunları söylemiş:

    “Allah senden razı olsun, Hacı Tevfik! Bana Üstadıma sadakat dersi öğrettin. O, bir şeyh efendiye bu kadar sadakat gösteriyorsa, bizim ondan çok daha fazla bu asrın en büyük Müceddidine sadakat göstermemiz gerekmez mi? Bu konuda çok büyük ders aldım!”

    Bana göre Nur Talebesi olmak isteyene Zübeyir Ağabey en büyük örnektir. O, 24 saat dâvâsını, hizmetini düşünen, yaşayan ve anlatan gerçek bir Nur Talebesi idi.

    En büyük üzüntüm, böyle bir ağabeyden daha güzel, daha iyi istifade edemememdir. Zira o Üstadımızın gerçek bir veziri idi. Zübeyir Ağabeyin bize verdiği üç nasihatle sözlerimi bitirmek isterim:

    1. İhtiyata dikkat et. İhtiyatlı konuş. Kırmızı kaplı kitapların içindekileri oku. Başka şeyleri değil.

    2. Konuştuklarına dikkat et. Bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin hiçbir şeyi arkasından söyleme. Sonra mahçup olursun.

    3. Biz Allah’a hesap vereceğiz. Allah bizi hesaba çekecek, unutma. İnsanları kandırabiliriz, ama Allah’ı asla!

    (İbrahim Kaygusuz'un “Zübeyir Gündüzalp”
    kitabından alınmıştır)

  4. #4
    Vefakar Üye ahsen-i takvim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    501

    Standart

    Zübeyir Ağabey’in atmosferinde yaşamak, Risâle-i Nur’un ve onun aziz müellifinin atmosferinde yaşamak demektir.
    fazla söze ne hacet...Allah razı olsun senden...
    EN GÜR SADA İSLAM'IN OLACAKTIR

    ŞU ZAMANDA MÜHİM VAZİFE,İMANA HİZMETTİR. İMAN, SAADET-İ EBEDİYENİN ANAHTARIDIR.

  5. #5
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    1. İhtiyata dikkat et. İhtiyatlı konuş. Kırmızı kaplı kitapların içindekileri oku. Başka şeyleri değil.

    2. Konuştuklarına dikkat et. Bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin hiçbir şeyi arkasından söyleme. Sonra mahçup olursun.

    3. Biz Allah’a hesap vereceğiz. Allah bizi hesaba çekecek, unutma. İnsanları kandırabiliriz, ama Allah’ı asla!

    Hizmete giden giden yolda ne güzel ne kıymetli tavsiyeler...
    rabbim bizlere uygulamayı nasib eder inşallah...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  6. #6
    Yasaklı Üye emanet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    127

    Standart

    Resul-ü Ekrem Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz mealen buyurmuştur ki:


    “İki kişi bir müddet birbirleriyle yar ve hemdem olup da bunlardan hangisi arkadaşı hakkında güzel muameleyi ilti*zam etmiş ise, Allah'ın indinde o zat diğerinden daha mak*bul ve muteber olur.”


    Bir insan arkadaşı ile bir saat kadar beraber bulunursa, arkadaşlık hukukunda vazifesini ifa mı etmiştir, yoksa zayi mi etmiştir diye halka ve Hakka karşı sorumlu olur.


    İşte bunun içindir ki, Nur talebeleri birbirlerinin şahsî kusurlarına bakmazlar, îman ve İslamiyet ve hizmet cephesine bakarlar.


    Bir araya gelince birbirlerine hürmet, sevgi ve şefkatle muamele etmekten manevî bir haz duyarlar.

    Beraberce iman ilm ü irfan derslerini mütalaa ederek, ilmî şahsiyetlere has bir ciddiyet ve muhabbet içinde pek faideli ve feyizli vakitler yaşayarak ilerleyen saatlerin dahi farkına varamayacak hale gelirler.

    AHLAK-I MUHAMMEDİYE (ASM) DERSLERİ

    Zübeyir Gündüzalp

  7. #7
    Yasaklı Üye emanet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    127

    Standart

    İnsanların iltifat ve teveccühlerine, sen arzu etmediğin ve beklemediğin halde mazhar olursan seni onların teveccüh ve muhabbetlerine muvaffak eden Allah-u Zülcelal’e arz u şük*ran eylemelisin.
    İnsanların teveccühü istenilmez, belki verilir.
    Eğer halkın şer ve mazarratlarına duçar olursan, cezalarını Cenab-ı Hakka bırakıp kimseye şikayette bulunmamalı*sın.
    Yalnız şerlerinden Cenab-ı Hakka sığınıp kendilerini azarlamayasın.
    “Ne için benim yüksek ehliyetimi tanımıyorsunuz? Hal*buki ben filan oğlu filanım, ben bilginim” gibi bir takım bü*yük sözler söylemeyesin.
    Zira bu yol ahmak olanlara yaraşır. Kendi nefsini temize çıkaran cahil kimse böyle işlere girişir.

    * * * * *

    Ahirete mahsus kardeşlik gıdaya benzer. Gıda yiyecek ve içeceklerden insan vücudunun büyüyüp kuvvetlenmesine ya*rar. İnsan ondan müstağni ola*maz, vazgeçemez.
    (Nur-u imanla münevver olan, ahlak-ı Muhammediye ile ahlaklanan, azamî ihlas düs*turları ile amel eden Nur talebeleri gibi.)

  8. #8
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Eğer halkın şer ve mazarratlarına duçar olursan, cezalarını Cenab-ı Hakka bırakıp kimseye şikayette bulunmamalı*sın.
    Yalnız şerlerinden Cenab-ı Hakka sığınıp kendilerini azarlamayasın.
    Sayın emanet..
    Burası şahane..tşkler..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  9. #9
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı HüZnÜ HaZan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    1. İhtiyata dikkat et. İhtiyatlı konuş. Kırmızı kaplı kitapların içindekileri oku. Başka şeyleri değil.

    2. Konuştuklarına dikkat et. Bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin hiçbir şeyi arkasından söyleme. Sonra mahçup olursun.

    3. Biz Allah’a hesap vereceğiz. Allah bizi hesaba çekecek, unutma. İnsanları kandırabiliriz, ama Allah’ı asla!

    Hizmete giden giden yolda ne güzel ne kıymetli tavsiyeler...
    rabbim bizlere uygulamayı nasib eder inşallah...

    Kardeşim çok değerli manalar eklemişsin..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  10. #10
    Gayyur nur-u iman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    57

    Standart

    Zübeyir GÜNDÜZALP
    Hayatımızda vazgeçemiyeceğimiz çok değerli prensipler... Yıllarca Nur Müellifine hizmet etmiş bir dava adamından altın değerinde tavsiyeler... Meslek ve aile hayatımıza ışık tutacak;bizi örnek bir insan ve örnek bir Müslüman haline getirecek sağlam kaideler... Her yaşta ve herkese gereken pırlanta hükmünde fikirler...


    Gençlik

    -Gençleri imana ve İslamî hayata heyecan ve aşkla donatmak gerekir. İdeal bir gence yakışan olgun ve yüksek bir müslüman olmak için ilim ve imana çalışmak, hayatını İslâmın yüce prensiplerine göre yaşayıp gençlik günlerini, boşu boşuna kayb olmasından kurtarmaktır.



    İlim

    -Tahkiki iman ilmini oku. Hakkı ve hakikatı öğren. Cahil kalma, aydın ol. Cahil bir insan ne kadar varlıklı da olsa yine fakirdir. Geridedir, aşağıdadır. Okuyan insan daima ileride, daima yükseklerdedir. Bilgili insan güneş gibi girdiği yeri aydınlatır.

    İrade Terbiyesi

    -İrade kudreti çok cehd sarfından ziyade zihnin bütün kuvvetinin aynı gaye ve istikamete doğru sevk edilmesiyle izah edilebilir. Terbiyenin en makbul olanı kendi kendimizi terbiye etmektir.



    Hedefe Varmak

    -Yüksek bir gaye ebedî canlı ve cazip bir maksad. İşte bütün sıcak heyecan ve fikirlerimizi bunun üzerine çevirmeliyiz. Böylece hedefe varabiliriz.



    Başarıya götüren Sebepler

    -Herşeyi bugün bilmek. Her an muvaffak ve muzaffer olacağım cehdi içinde olmalısın. Bir işi bitirmeden başka bir işe el atmamalısın. Kalemen, amelen, lisanen çalış. Gençlikte insan ne işle meşgul olursa istidatları onda inkişaf eder. Deha dikkati değil, dikkat dehayı verir.



    Dikkat ve Hafıza

    -Hafıza zekanın en büyük sermayesidir. Bir şeyi ne kadar dikkat ve alâkayla anlamaya çalışırsak, bellememiz ihtimali o kadar çok olur. Çok defa kolayca öğrenilen şeyler çabuk unutulur. Anlayarak ve dimağen hazm ederek ezberlemeli. Aynen ezber insanda terakki ve inkişaf için faydalıdır. Mealen ezber, muhakeme kabiliyetini inkişaf ettirir.



    Kadınlara Hürmet

    -Cenab-ı Hak, kadınlara lütuf ve ihsan, hayır ve itidalle muamele etmemizi emreder. Zira, onlar, anneleriniz, kızlarınız ve halalarınızdır. Onlara ne kadar lütf etseniz lâyıktır. Kadına yardım ediniz. Bir millet erkekle terakki eder. Kadınla tekamül eder. Peygamberimiz kadının namus, şeref ve hukukuna büyük ehemmiyet verirdi. Onlara rikkat ve şefkatle muamele buyururlardı.



    Anne – Baba Hakları

    -Anne ve babaya hayatlarında hizmet ve itaat etmek, onların meşru olan emirlerini yerine getirmek, bir evlat için en büyük vazifedir. Anne ve babanın iaşesini ve ıstırahatını temin etmek evladın en büyük borcudur. Anne ve babanın rızasını tahsil etmek, onlara hayır dualar etmek evladın en birinci vazifesidir.



    Hizmet Esasları

    -Kusurdan kurtulmak istiyorsanız, evvela kendi kusurunuzu görüp kendinizi kusursuz zannetmekle, kusurlu olduğunuzu müşahede ediniz. Baht’lı ve talihli kimse, başkasına vaz edilirken ibret alandır. Kusurlu hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla hürmet ve tevazu ile söyleyiniz. Kabullenmese dahi ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Başkalarını ıslah için evvela kendimizi ıslah etmek icab eder.



    Merhamet

    -Başkalarını sık sık af edin. Fakat kendinizi ve nefsinizi asla. Mümine eziyet haramdır. Merhamet tohumunu eken muhakkak huzur ve saadet meyvesini elde eder. Öfke zamanında hürmet ve merhamet ne güzel şeydir.



    İslâm Gençliğinin Vasıfları

    -Kur’an talebelerinin hedefi, Kur’anı ve İslâmı hakikatleri tek kelimeyle İslâmiyeti bütün ruhuyla kavramak ve ona bağlanmaktır. Onların yolu mahz-a İslâmiyettir. Bundan başka herhangi bir yol veya mezhep değildir. Dine hizmeti gaye-i hayal edinenler, Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından kaçmayı seve seve can-u gönülden ifa ederler. Kur’an hakikatlerini her tarafa neşredip mü’minlerin imanını kurtarmak hizmetinde canla başla çalışırlar.



    Okumak

    -Okudum, okudum, okudukça derin nefesler almaya ve dirilmeye başladım. Ruhum ve kalbim huzura kavuştu. Gözlerim dünyayı hakikatleriyle görmeye kulaklarım hakikat seslerini işitmeye başladı

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Zübeyir Ağabeyin Bütün Gayesi Nur Talebelerinin İttihadıydı
    By Şahide in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11.10.16, 08:40
  2. Abdullah ağabeyin sadeleştirme çağrısı
    By efnan_nur in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.11.13, 23:50
  3. Hulûsi Ağabeyin (R.A) Bir Mektubu
    By hadema in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.11.08, 16:57
  4. Mustafa Sungur Ağabeyin Hayatı
    By istiğna in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 02.11.08, 22:50
  5. Zübeyir Ağabeyin Üstada Yazdığı Mektup
    By nurlu dağ in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.11.06, 19:53

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0