+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Bahtiyar Hanım Şâhide Yüksel

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Bahtiyar Hanım Şâhide Yüksel

    Bahtiyar Hanım Şâhide Yüksel




    ŞÂHİDE YÜKSEL

    1921'de Afyon'da doğdu. Babası Üstada çok hürmeti olan bir zattı. Seksen dört yaşlarında vefat ederek Eskişehir Çifteler'de defnedildi. Annesi ise Artvinlidir. Şahide Yüksel İstanbul'da vefat etti.

    Hanımlar Rehberi'ndeki "Şâhide durma böyle, / Hakkı her yerde söyle/ Risale-i Nur'larla,/ İmana hizmet eyle" mısralarını okuyup hislendiğimiz Şâhide Yüksel Hanımefendi ve şahidi oldukları ulvi anları terennüm ettiler. Şâhide Yüksel, Kafkas ikliminden Anadolunun sinesine esen bir yel gibi, yağan rahmet gibi, Emirdağ, Bolvadin ve Eskişehir'de; Florya'da ve Erenköy'de ikamet ettikten sonra Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

    Hatıralarını şöyle anlatmıştı:

    "Benimle görüşmek isteyenler seninle görüşsün"

    "Günlerce Emirdağ yollarına çıkar, Üstadı bir defacık görebilmek için beklerdim. Ne zaman geçecek diye gözlerim hasretle yollarda kalırdı. Emirdağ'ın Suvermez beldesi civarında rahmet suyunun arzusuyla beklerdim. Babam Eskişehir Çifteler'de imamdı.


    Beyim Abdurrahman Yüksel bir defasında üç ay yollarda beklediğimi duyunca bana kızdı. Sonra Üstad haber göndermişti. 'Beraber Eskişehir yoluna gelsinler' diye. Üstad Suvermez yoluna atlı faytonla giderdi. Bey, 'Gözün aydın, Bediüzzaman seni çağırıyor' diye müjdeyi vermişti bana.


    Sonra Üstadın arabası geldi. Üstad, 'Sen Şahide misin?' diye sordu, 'Evet' diye cevap verdim. Elini öpmek istedim, kadınlara hiç elini vermediği için, ancak cübbesinin üzerinden kolunu öpebildim. Bana dua etti, iltifat etti. 'Kızkardeşim Alime Hanımın yerine seni kabul ediyorum' diye buyurdu. Ben Kur'an-ı Kerimi okumayı bilmiyordum. 'Bilirsin, öğrenirsin' diye şefkat etti.


    Daktilo ile Küçük Sözler'i yazmamı söyledi. 'Benimle görüşmek isteyenlerle, sen benim bedelime görüşürsün' dedi. Daktiloda yazacağım Küçük Sözler'i gençlerin okuyabileceğini söyledi.

    "Kaside-i Bürde okumak istiyordum. Üstaddan izin almam lazımdı, izinsiz yapmak istemiyordum. Üstad, 'Bizim dualarımız, virdlerimiz var, bize kafidir' dedi. Sonra, 'Bu mesele için izne hacet yoktur, isteyen okusun' demişti. Zaman zaman ziyaretine Ülker de giderdi.

    "Üstad bizim evi şereflendirdi"

    "Kemal Ural Isparta'ya ziyaretine gitmişti. Bayramda, Üstadın Bolvadin'e geleceğini haber verdi. Bayramda Bolvadin'e, bizim eve geldi. Çok kalabalık olmuştu. Üstad arabadan inmedi.

    Abdurrahmanla Kemal'i arabaya aldı. Kemal, bizim Tuncer'e fotoğraf makinasını vererek Üstadın resimlerini çekmesini istemişti. Kendisi Üstad ile konuşurken Tuncer iki resim çekti.
    "1948'deki Afyon hapsinde Üstadı ziyarete giderdik. Fakat bizi görüştürmezlerdi, izin vermezlerdi.

    "Birgün görüşebilmek için eski elbiseler giyerek, kendime çamaşırcı şeklini verdim. O sırada Üstad pencereye çıktı, ancak öyle ziyaret edebildim. Üstad bana, 'Emirdağ'daki hanım hemşirelerim yerine kabul ediyorum' diyerek bir çarşaf, bir de çay göndermişti.

    "Birgün de mahkemeyi dinlemeye gitmiştim. Jandarmaya, 'Hoca Efendi nerde?' diyerek sordum. O gösterince Üstad selam verdi. Bana, 'Hiç durma, hemen git' diye işaret etti.

    "Sanatım, iman kurtarmak"

    "Mahkeme esnasında hakim Üstada, 'Sanatın nedir?' diye sorunca, 'Benim sanatım iman kurtarmak, din kardeşlerimin imanları tutuşmuş yanıyor' diye cevap verdi.

    "Ayrıca hakim, sanki kendisi din adamı imiş gibi, 'Neden sakal bırakmıyorsun? Niçin hiç evlenmedin?' diye sualler sordu. Üstad ise, 'Hapse girince siz kesmeyesiniz diye sakal bırakmadım: evlenmek sünnetini yerine getirenlerden bazılar dokuz farzı terk ettiler' diye cevap verdi.

    "Mahkemeye gelip giderken Ceylan'la ellerini kelepçelemişlerdi.


    "Urfa'ya gidip vefat etmezden bir hafta evvel ziyaret etmiştim. Sonra hasta olarak selam bırakmış ve gitmişti.

    "Kur'an'ı, Nurları ve şiir yazmayı Üstadı ziyaretten sonra öğrendim"

    "Babam şairdi, bana da şiir yazmayı öğretmesini istediğim zaman, 'Bu iş öğretilmez, insanın kalbine doğar' derdi. Dedemiz de Posoflu halk şairi Yusuf Zülali imiş. Üstadı görüp de ziyaret edince hem Kur'an'ı hem de Nurları okumayı öğrendim, Üstadın ilhamıyla şiir yazmaya da başladım.

    "Birgün, Üstadı görememenin elemiyle şu mısraları kaleme almıştım:

    "Diktim kapına gözümü
    "Yaktım Üstadım özümü
    "Tutamadım ben sözümü
    "Himmetin çoktur Üstadım
    "Hizmetim yoktur Üstadım.
    "Nur yolunda koşamadım,
    "Yandı gönlüm coşamadım
    "Dağlar yüksek aşamadım
    "Himmetin çoktur Üstadım
    "Hizmetim yoktur Üstadım.
    "Şan şeref perdesi kaldır,
    "Canla başla Nur'a daldır
    "Şahide nefsini kandır
    "Himmetin çoktur Üstadım
    "Hizmetim yoktur Üstadım."

    Şahide Yüksel Hanım, kocası Abdurrahman Yüksel'in tayini Emirdağ'dan Bolvadin'e çıkınca çok üzülmüş. Üstad kendisini teselli etmiş, 'Ben bazen Bolvadin'e gelirim, üzülme' demiş. Hatırata şöyle devam ediyor:

    "Üstad hizmet edenlerle alakadar olurdu"

    "Üstadın ziyaretine bir tanıdık kadını götürmüştüm. Kadın yolda Üstadın arabasını görünce cezbeye geldi, kafasını taksiye çarptı. Üstad onun bu haline çok üzüldü, kızdı. 'Bizde cezbe yoktur' dedi. Eve kapanıp da devamlı ibadet etmeye razı olmazdı.

    "Bir defasında Üstad, Ceylan Çalışkan'a söylemişti. Telefonla Ceylan Çalışkan, 'Üstad sana çok kızıyor, ben ona muallimlik vazifesini verdim, o nasıl olur da eve kapanır?' diye bildirmişti. Üstad daima faaliyet ve hizmet edenlerle alakadar olurdu."

    Şâhide Yüksel'in beyi Abdurrahman Yüksel ilkokul öğretmeni idi. Üstadı zaman zaman ziyeret edip, dua ve alakasına mazhar olmuştu. Üstad ilkokul öğretmenlerine dua eder, alakadar olurdu.


    Abdurrahman Yüksel'i, biraderzadesi Abdurrahman yerine, onun gibi kabul etmişti.

    Abdurrahman Yüksel de şunları söylemişti:

    "Sağlık memuru Hayri Bey vardı. Onunla Üstada selam ve hürmet gönderirdim. Sağlık memuru olduğu için, iğne yapıyorum bahanesiyle Üstadın yanına sık sık girip çıkardı. 1946 yılından itibaren Üstaddan feyiz ve dua almaya başlamıştık."


    Son Şahitler 3.Cild s. 409





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Şâhide Anne bir eve gitmiş.Orada sehpanın üstünde risâleler duruyormuş.Kitaplar onu cezbetmiş.Sanki üzerlerine Nur yağıyor zannetmiş.Evin hanımına bu kitapların ne olduğunu sormuş.Evin hanımı ise şikâyet ederek,bu kitapları beyinin okuduğunu anlatmış.O da 'Ver,bir de ben okuyayım' diyerek almış ve alış o alış,bir daha da elinden bırakmamış.

    Şükran Demirel





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Ehil Üye BED_RA_KA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    MARMARİS
    Mesajlar
    1.200

    Standart

    nurcu şahide teyzenin üstada yolladıgı şiiri

    Risale-i Nur müellifi üstadım hazretlerine!


    Manevi nur kılıcını almış eline,
    Vuruyor münafıkların baş ve beline
    Her söylediği hikmet olan üstadımın
    Mevlam ilim vermiş o nur diline


    Bu nasıl ateştir böyle yakıyor
    Kavrulup dumanı göge cıkıyor.
    İman,kuran dersi veren üstadımın
    Kaleminden aleme nurlar akıyor
    İman yolunda canını feda eylemiş
    Bu şahide şimdiye dek neylemiş
    Sahih olan hadis ve işaretlerle,
    Resul onun geleceğini söylemiş


    Talebelerine üstad durmayın diyor
    Münafık sözüne uymayın diyor
    Fani ile fena ile ilgisi yoktur
    Bana fani şeyler sormayın diyor


    Şahide durma böyle
    Hakkı her yerde söyle
    Risale-i nurlarla
    İmana hizmet eyle


    Nur definesi kazdır
    Nurları okut yazdır
    Vaktini boş gecirme
    Cünkü ömür pek azdır


    Okudugun nur olsun
    Kalbine iman dolsun
    Nurları okumakla
    İmanımız kurtulsun
    Gözleri nur sacıyor
    Kalbleri gül acıyor
    Nurun hakikatından
    Münafıklar kacıyor


    Kardeşler hep ağlıyor
    Üstada bel bağlıyor
    Nurlardaki hakikat
    Derya gibi cağlıyor


    Kalblerimiz hep uyur
    Üstadım dua buyur
    Ömrümüz tükenmeden
    Bize imanı duyur…


    Elbaki hüvel baki
    hepsi geçici , hizmet kalıcı
    hepsi anlık , hizmet ömür boyu
    hepsi çocukça , hizmet mertce
    hepsi öylesine , hizmet ölesiye
    --------İNŞALLAH--------



  4. #4
    Ehil Üye Sıla-i rahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Bulunduğu yer
    DÜZCE
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.283

    Standart

    Alıntı BED_RA_KA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    nurcu şahide teyzenin üstada yolladıgı şiiri

    Risale-i Nur müellifi üstadım hazretlerine!


    Manevi nur kılıcını almış eline,
    Vuruyor münafıkların baş ve beline
    Her söylediği hikmet olan üstadımın
    Mevlam ilim vermiş o nur diline

    Bu nasıl ateştir böyle yakıyor
    Kavrulup dumanı göge cıkıyor.
    İman,kuran dersi veren üstadımın
    Kaleminden aleme nurlar akıyor
    İman yolunda canını feda eylemiş
    Bu şahide şimdiye dek neylemiş
    Sahih olan hadis ve işaretlerle,
    Resul onun geleceğini söylemiş

    Talebelerine üstad durmayın diyor
    Münafık sözüne uymayın diyor
    Fani ile fena ile ilgisi yoktur
    Bana fani şeyler sormayın diyor

    Şahide durma böyle
    Hakkı her yerde söyle
    Risale-i nurlarla
    İmana hizmet eyle

    Nur definesi kazdır
    Nurları okut yazdır
    Vaktini boş gecirme
    Cünkü ömür pek azdır

    Okudugun nur olsun
    Kalbine iman dolsun
    Nurları okumakla
    İmanımız kurtulsun
    Gözleri nur sacıyor
    Kalbleri gül acıyor
    Nurun hakikatından
    Münafıklar kacıyor

    Kardeşler hep ağlıyor
    Üstada bel bağlıyor
    Nurlardaki hakikat
    Derya gibi cağlıyor

    Kalblerimiz hep uyur
    Üstadım dua buyur
    Ömrümüz tükenmeden
    Bize imanı duyur…

    Elbaki hüvel baki
    Ne kadar hoş ve anlamlı. Allah ondan razı olsun. kabri nurlarla dolsun inşallah.

  5. #5
    Dost vird-i zeban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    28

    Standart

    Allah(cc) razı olsun!

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. En Bahtiyar Genç Odur ki
    By *SAHRA* in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.08.19, 14:03
  2. Elbette en bahtiyar odur ki..
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.12.13, 18:22
  3. Bahtiyar Olmak İsteyen Ona Benzemeli...‏
    By yasemenn in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 02.10.09, 20:57
  4. Bahtiyar Çocuklar Yetiştirmek İçin
    By 1kul in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.06.09, 07:15
  5. Üstad'ın Bahtiyar Bir Doktora Yazdığı Mektup
    By martı in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.04.07, 17:05

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0