+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: Üstadin Ziyaretinden....

  1. #1
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart Üstadin Ziyaretinden....

    "DEDEMİN HATIRATI" değerli kardeşlerim aşağıda sizlere anlatacağım hatıratı buraya yazmamdaki amaç manevi dinamiklerimizi hayata geçiren bazı kerametli olayların ve hatıraların davamızı ifa ederken bize şevk verici unsurlar olmasına olan inancımdan dolayıdır.

    Tarih : 1959
    YEr : Emirdağ

    Rahmetli dedemin bizzat ağzından kısaltılmış şekliyle;(Ağrı-Patnos)

    " bizim ordaki alimlerden duydumki Mehdi çıkmış ve uzun yıllardır hizmetini yapıyormuş ancak ben çok istememe rağmen o yıllardaki yokluk ve maişet tedarik işlerinden dolayı ziyaretine gidemiyordum. ne varki içim içimi yiyordu bir gün köyümüzün imamı ve bir dönem üstad hazretlerinin görüşüp manen feyiz aldığı büyük bir velinin torunu olan arkadaşıma(ismini yazamıyorum zira o şahıs hala yaşıyor rencide olmasını istemem) yol paralarınızı ben vereceğim yeterki benimle gelin diye ısrar ederek sorup soruşturarak üstadın afyon emirdağında olduğunu öğrendim. Karayoluyla diyarbakıra ordan demiryoluyla da afyona ve nihayetinde emirdağa geldik.şeyhin torunu olan kişi yol boyunca ben diyeceğimki ben falan falanım şu aileye mensubum ( yani doğu tabiriyle soyismini ve şeyh torunu olduğunu vurgulayacak) diyerek konuşuyordu. Duyduk ki üstad hz leri ziyaretçi kabul etmiyormuş . derken biz üstadın evine yakın bir yerde beklerken yanımıza bir genç geldi. Yüzü aynen nura benziyordu. Sonradan öğrendimki ceylan ağabeyymiş. Bize üstadı görmeye gelenler sizlermisiniz dedi. Meğer üstad doğudan misafirlerim gelmiş diyerek ceylan ağabeyi göndermiş ( kerameti ile) . birden kapıdan avluya girdik üstad merdivenlerin başındaydı birden çok sert bir şekilde baktı. Ord başka biri yanıma doğru koştu ve bilmezmisin üstad şapkaya çok kızar dedi. (dedemin başında köylülerin taktığı kasketlerden varmış) . hemen aldım ve fırlattım ogünden sonra hayatım boyunca bir daha kafama şapka takmadım. Bana bunu söyleyende zübeyir ağabeyymiş. Üstadın yanına gittik ve sırayla ellerinden öptük.( o her ne kadar öptürmek istemesede) isimlerimi sordu hepimiz sırayla söylüyorduk derken o şeyhin torunu ( ki ona bizim oralarda da şeyh diyorlar hala, aslında şeyhliği yok dedelerinden dolayı ona hürmet gösteriyorlar) ismini söylemeye sıra gelince kekelemeye başladı ve ne soyunu nede sopunu söyleyebildi kekeme oldu kaldı. Üstad ona sen bana bakma hasta oluyorum dedi. Üstad böyle der demez o adam birden bayıldı. Sonra kalktı ama gözleri açılmıyor ayakta uyuyor gibi bir hal aldı onu. Üstad sorunuz varmı dedi bizlerde hayır dedik. Yarın yine bana uğarayın dedi. Derken biz dışarı çıktık. Çıkar çıkmaz polisler bizi tutup karakola götürdü. İçerdeki komiser sordu burada ne işiniz var diye? Ben Bediüzzaman hazretlerini ziyarete geldiğimi söyledim. Arkadaşının nesi var dedi ( bayılan kişi) bilmiyoruz dedik. Köyün imamına sordu oda ben bilmiyorum öylesine geldim zatan buralarda işim olmaz gibilerden bir şey söyledi. Bunun üzerine komiser ayağa kalkıp “ ulan e….eşşek desene ben büyük bir İslam alimini ziyarete geldim diye ne çekiniyorsun” diyerek bağırdı ardından bize burada fazla durmayın dedi. Ertesi gün Üstadın yanına tekrar gittik o ş. Torunu sadece su içiyordu hatta biz zorla içiriyorduk ne yemek yedi nede başka bir şey. Üstad hazretleri dediki. Kardaşlar yolunuz diyarbakırdan geçiyorsa size bir emanet vereceğim bunu yerine götürürmüsünüz? Tabiki diyip kabul ettik. Üstad hazretleri sarı çok güzel bir bavul getirdi içine kendi elleriyle el yazısıyla yazılmış risaleleri koydu. Bunu diyarbakırda Mehmet kayalara götürün dedi. Bavulu kilitleyip anahtarınıda köyün imamına verdi ve dediki “ bu emaneti kim yerine ulaştırırsa o benim has kardeşimdir” benim içim içimi yemeye başladı ne olurdu Üstad bana verseydi anahtarı dedim. Sonra izin isteyip çıktık dışarı çıkar çıkmaz köyün imamı başladı . “ ne diye bizi buraya getirdin başımızı belaya sokacaksın bunlar bizi hapishaneye atar vs vs vs . derken trene bindik. Yolda giderken köyün imamı başladı yine aynı şeyleri söylemeye o sıradadiyarbakırlı biri de bizi dinliyormuş meğer oda üstadı ziyaretten geliyormuş. Dediki arkadaş ben Diyarbakırlıyım isterseniz bana verin onları ben götüreyim. İmam da tabi neden olmasın ama polis yakalarsa bizi tanımıyorsun tamammı dedi? Diyarbakırlı: tamam ama üstadın has kardeşim sözünü bana iade edeceksin aynı zamanda. İmam : tamam ya alda şunları senin olsun. Derken ben bir hışımla ayağı fırladım ulan biz neyiz burada öldükmü? Üstad elbet bize teslim etti bunu demekki bir bildiği var istese ona verirdi. Ver şu anahtarı bana dedim. İmam çıkardı anahtarı verdi ve dediki. Hacı Abdulbaki eğer yakalnırsan bizi tanımıyorsun ona göre. Bende tamam dedim. Anahtarı aldım ve pantolunuma ilikledim. Hayatım boyunca o anki kadar mutlu olduğumu hatırlamıyorum.o esnada beni bir uyku aldı ama uyumadım kafam bir iki saniyeliğine düştü. ( yakaza alemi denen şey olmuş dedemin anlattığına göre zira etrafındakilere sormuş sen uyumadın sadece kafan düştü kaldırdın demişler) o esnada bir süya gördüm. Baktım üstadın arabasındayız ceylan abi arabayı kullanıyor bende önde oturuyorum arkamı döndüm baktımki üstad hz leri arkada birden elimi başıma koyup eyvah ben ne utanmaz birisiyim üstadın önüne otrulurmu dedim. Sonra “ ya nede olsa biz kardeş değimliyiz dedim “ üstad elini omzuma attı korkma biz seni evine sağ salim ulaştıracağız dedi. Birden araba havalandı ve uçtu süphan dağının eteklerinden bizim köye geldi ve beni bıraktı. Ben köylüyü çağırdım gelin üstad burada ziyaret edin dedim…..
    o esnada uyandım ama gerçekten uyumamıştım. Velhasıl diyarbakıra geldik köyün imamı o yarı baygın ş. Torununu da alıp faytona bindi. Ben gar meydanındaydım kıyafetim eski ama elimdeki bavul çok güzel ve dikkat çekiciydi. İki tane polis yanıma geldi ne var onun içinde dediler. Bu esnada fayton hareket etti ve ş. Torunu bir anda kendine gelerek hacı Abdulbaki ne oldu vs der gibi demeye kalmadı imam faytoncuya hadi gibi bir şeyler söyledi onlarda gittiler. Ben polislerle baş başa kaldım bana aç dediler ben açmam dedim karşılıklı bağrışmaya başladık. Ama yeminle konuşan ben değilim ağız benim ağzım ama sözler bana ait değil. Bütün gar başımıza toplandı jandarmalarda geldi. Etrafımdaki insanlar ya kaçak mı var silah mı var neden açmıyorsun bavulu dediler. Ben de defolun gidin diyorum. Askerler zorla elimden anahtarı aldılar ve bavulu açmaya çalıştılar. Ne yaptılarsa açamadılar. Bana verdiler aç şunu dediler. Yeminle ben daha anahtarı kilite sokmadan kendi kendine açıldı. Kitapları ellerine alıp baktılar. “ ya bunun için mi bizi uğraştırdın. Bunlar ilkokul kitapları dediler. Ve al hadi be herif bizi de zora soktun diyip gittiler.” Ben şaşırıp kaldım Osmanlıca alfabesiyle arap harfleriyle yazılmış o Risaleleri Latin harfleriyle yazılmış ilkokul kitapları olarak görüyorlardı. Sonra kitapları alıp bavula koymaya çalıştım ama ne yaptıysam bavul kapanmadı iple sarıp sırtıma aldım yola çıktım. Mehmet kayalar ağabeynin oraya gelirken baktım arkamda o trendeki Diyarbakırlı . bana dedi ki “ kardaş ne olur ver birazda ben taşıyayım belki üstadın o has kardeşliğini birazda olsa bende kazanmış olurum” ne kadar yok desemde sonra dayanamadım birazda onun taşımasına izin verdim.

    Dedem risaleleri yerine ulaştırmış Mehmet Kayalar ağabeylerle görüştükten sonra ağrıya köyümüze dönmüştü. Yıllar sonra babaannem dediki. Hacı üstadın ziyaretinden geldikten 2 ay sonraydı bir gece kalktım baktım ki yaşlı zayıf bir adam başında beyaz sarık cübbe imamlar gibi giyinmiş bize bakıyor. Ben doğrulunca o kayboldu. Hacıyı kaldırdım böyle böyle dedim. Hacı bana dediki tarifine göre o Bediüzzaman hazretleridir dedi. O zamanlar resim yok ben yıllar sonra kitapta resmini gördüm dedi. Ben tarihçe-i hayatı aldım ve babaanneme gösterdim Üstadın 1959 yılına tekabül eden resimlerini gösterdim. Dediki inanki akif gördüğüm kişi buydu. İsta Bediüzzaman Hazretleri her talebesine ayrı ayrı sahip çıkan asrın müceddidi büyük bir veliydi.

    _________________
    " Her Nefis Ölümü Tadacaktır "
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  2. #2
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    Rabbim Ustad'dan ve diğer büyüklerimizden hakk?yla feyz almay? yararlanmay? nasip etsin ins. Tesekkurler kardes cok guzeldi..

  3. #3
    Pürheves EyFiSu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    30
    Mesajlar
    270

    Standart

    Bu hatıra karşısında insanın kayıtsız kalması imkansız...Allah emeği geçenlerden razı olsun...Allah'a emanet olun.
    ...Ağlarım,Ağlatmam...Hissederim,söyleyemem...Dili yok kalbimin...Ah ondan ne kadar bizarım...(M.A.Ersoy)

  4. #4
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    Bu guzel paylasim icin Allah Razi olsun...
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  5. #5
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart

    "Derken ben bir hışımla ayağı fırladım ulan biz neyiz burada öldükmü"

    Maşaallah dedeniz "has kardeş"lik mertebesini kazanmış,ne mutlu
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

  6. #6
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart

    Abi malesef benim dedem değil konu başka biryerden al?nt?...ama o olsayd? kesin ben hepinizin dedesiyim derdi herhalde
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  7. #7
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı hafız halime Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Abi malesef benim dedem değil konu başka biryerden alıntı...ama o olsaydı kesin ben hepinizin dedesiyim derdi herhalde
    Hafız Halime kardeşim, Allah razı olsun. Duymadığımız bir hatıraydı. Ancak bir ricam var. Üstadla ilgili hatıraları yazarken kaynağını da yazsak güzel olmaz mı? Zira biliyorsunuz bu tür hatıralar aynı zamanda belge niteliğinde. Kaynak belirtilmezse belge özelliği kayboluyor maalesef.
    Selâm ve muhabbetlerimle...
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  8. #8
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart

    Abi hakl?s?n?z bende sizden sonra tekrar bakt?m fakat kaynak belirtilmemiş..bir abimizin dedesinin yorumlar?n? kendisi yaz?ya aktarm?ş...
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  9. #9
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart

    Alıntı hafız halime Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Abi malesef benim dedem değil konu başka biryerden alıntı...ama o olsaydı kesin ben hepinizin dedesiyim derdi herhalde

    kaynak olmadığından öyle zannettim kardeşim,

    ben o'nu dedem kabul ediyorum
    İnşaallah O da torunu kabul eder mübarek,
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Hat?ra çok güzel ama kardeşlerin dediği gibi kaynak belirtilse veya kimin baş?ndan geçtiği söylense daha mesnetli olur kan?s?nday?m..Çünkü, ortal?kta Üstad ile ilgili doğru olmayan menk?belerde geziyor..Bir zaman Sungur ağabeye Üstad ile ilgili bir menk?be gösterilmiş te "kesinlikle doğru değil" deyip ,üstünü çizmiş..
    Yani kaynakl? olsa güzel olur..
    Ama yine de hat?ra çok güzeldi..Allah raz? olsun..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Üstadin En Kisa ve Manidar Mektubu
    By avrasyam_seker in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20.01.09, 23:39
  2. Üstadin Tesbihata Verdiği Önem
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.10.08, 11:57
  3. Üstadin Sesi Kaydedilmiş mi?
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27.10.08, 20:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0