+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Üstad'ın Doğumunu Keşfedenler

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart Üstad'ın Doğumunu Keşfedenler

    BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ ' NİN DÜNYAYA GELECİĞİNİ KEŞFEN HİSSEDİP HABER VEREN BÜYÜK VELİ İNSANLAR


    1.)

    Bitlisli Kayser Hoca : 11.12.1983 ' te İstanbul'un Bahçelievler semtinde bir evde , büyük bir cemaatin huzurunda aşağıdaki hatırayı anlatmıştı :

    '' Ben , kırk sene kadar meşhur Gavz-ı Hizan ' ın köyü olan '' Geyda '' da (1) imamlık yapmış olan Molla Hacı Efendiden bizzat duydum. O da Gavz-ı Hizan 'ın halifelerinden Molla Halid-i Eruki ' den duymuş. Molla hacı derki :
    Bediüzzaman hazretleri henüz dünyaya gelmeden Gavs-ı Hizan ' ın müridlerinden olan babası Sofi Mirza , Bir gün Geyda' dan geçerken (başka bir rivayette doğrudan Gavsı ziyaret kasdiyle dergaha gelmiş , Gavz ise o saatte kendi has halifeleriyle hususis sohbet ediyorlarmış.Sofi Mirza mutlaka Gavsı ziyaret edeceğini söylemiş. Müridleri ve talebeleri : '' Gavs şuan da kimseyi kabul etmez , hususi sohbettedir. '' demişlersede , Sofi Mirza ısrarıında devam etmiş ve ''Eğer siz Gavsa haber vermezseniz , ben kendim gidip kapıyı çalacağım '' demiş. Müridleri '' Öyle ise haydi git çalk ! '' demişlerdir.
    Filhakika Sofi Mirza gidip Gavzın hususi sohbetgahının kapısın çalmış ve içeri girmiş. Gavs Hazretleri (2) Sofi Mirzayı görür görmez ayağa kalmış ve hürmetle karşılayıp onu kucaklamış , koluna girmiş ve getirip kendi yerine oturmuştur.
    Sofi Mirza Gavs ile beraber birşeyler konuşmuş . Gavs ise hep onu tasdik ederek '' beli ! beli ! '' diye cevap vermiş. Nihayet Sofi mirza izin isteyerek kalkmış.
    Sonra Gavsın talebelerinden başta Molla Eruki hayretlerini gidermek üzere Gavs Hazretelerine:
    ''kurban , bu fakir adamda ne varki , bu kadar iltifatlarda bulundunuz , bize göre siz bu fakir Sofi Mirzoya
    fazla iltifat ettiniz , yahut bize fazla geldi . ''
    Gavs hazretleri gayet ciddileşir ve halifelerine hitaben : '' Efendiler ! Bu fakir sofinin sulbundan öyle bir çocuk dünyaya gelecektir ki , yüz kutbiyet , onun derecesine yetişemez. ''

    (1) Geyda : Bitlisin Hizan kazasına bağlı bir köyü.
    (2) Gavs-ı Hizan : Meşhur Seyyid Sıbgatulllah - ül - Arvasi ' dir . Mevlana Hazretlerinin Halifesi olan Seyyid Taha-yı Nehri ' nin Şarktaki birinci halifesidir. Doğum yıolı bizce meçhuldür.Müküs nahiyesi Arvasi' de doğmuştur , Rumi 1287 , Miladi 1871 ' de Geyda köyünde vefat etmiştir.

    2)

    Saf , berrak olan ehl-sünnet dairesinde ilm-i haklikat ve tarikatı neşreden , İspartanın meşhur ve nedar-ı fahr-ı ''Başkazalı Osman - ı Halidi Hazretleri '' dir. Bu Zatta Mevlana Halid Hazretlerini tarikatına menzuptur.
    Vefatı Isparta 1292/1876 senelerindedir. Bediüzzamanın doğduğu sene. Bu zat ıspartanın güneybatısına düşen dağın yamacında '' Sidre '' namında bir mevkide riyazet ve tesbihatlarını icra ederlermiş. Kırk günlük riyazet gıdasını , bir iki günde yer , daha kırk güne kadar birşey yemden tesbihat ve zikirleirne devam ederlermiş. Rizayete göre bazen kırk gün süren riyazetinin hitamında mübarek dudakları birbirine yapışırmış.
    İşte bu Zat , vefatına yakın günlerde , hem evlatlarına hemde yakındalrına kesin olarak demiştir ki :
    '' İmanı kurtaran bir müceddid çıkacak . O da bu sene tevellüd etmiştir.'' Ayrıca ilave ederek : ''Bneim dört oğlumdan birisi o gelecekmüceddid Zat ile görüşecek v eelini öepecektir .''buyurmuştur.
    Bu hidasenin üzerinden 35 sene geçtikten sonra , 1327-1911 ' de Ispartanın Atabey kazasına bir gün , sünnet ve hısf cemiyetlerinden birisinde , cemaat tarafından , Psman Halidin dört evaldından sonuncusu olan Ahmed Efendiye sorarlar : '' Siz hep Müceddid Müceddid dersiniz ! O müceddid kimdir ve nerdedir ? ''
    diye sorulan suale karşı , Ahmed Efendi : '' Evet şimdi mevcuttur ve otuşbeş yaşındadır. '' diye cevap vermiştir.
    Aradan geçen hayli zaman sonra , Hazret-i Üstad Ispartaya teşrif ettiklerinde ; Ispartaın Yenice mahallesinde oturan Nuri Efendi , Osman-ı Halidi Efenbdinin hayatta kalan son oğlu Ahmed efendi ' ye sorar '' pederiniz benim evladımdan birisi o müceddid ile görüşecek ve elini öprecek'' buyurmuşlar , bu nasıldır ? sualine cevaben Ahmed efendi : '' Evet merhum pederimim sözü çıktı , ben onunlşa görüştüm '' demiştir.(1)
    Bu hadise-i gaybiyeyi Hazret-i Üstad' da evliyayı meşhureden kırk gğnde bir defa ekmek yiyen , kırkgün yeneyen '' Osman Halid' nin ihbarı ve evlatlarına vasiyeti ...'' şeklinde Sikke-i Tadik-i Gaybini baş tarafına kayd etmiştir.
    (1)Tafsilatı osmanlıca Sikke-i Tasidk-i Gaybi , S. 35 ' de


    3)

    Denzili vilayetinde aynı senelerde yaşamış , büyük evliyalardan Hacı Feyzi isminde bir Zat bir gün talebelerine (1) : '' Bugün Kürdistan'da büyük bir veli dünyaya geldi.Bu Zat zamanın sahibi , asrın vekilidir. '' buyurmuştur.
    Hazret-i Üstad denizli hapishanesine 1943-1944 senelerinde girdiği zaman , Büyük Veli Hacı Hasan Feyzi ' nin vekiliin vekili olan Denizli Kahramanlarını Muallim Hasan Feyzi , büyük Üstadının o gaybi ihbarını hatırlamış ve Bediüzzamanın şem-i hidayetine pervane kesilmiş , '' Bab-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem , Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak .'' kasidesindeki bu iki satırın tasdik-i fiilisi olarak canını cananına kurban ederek , zehirlenerek nefat etmiştir.
    Ayrıca mezkur hdasie-i gaybiyeyi merhum muallim Hasan Feyzi' nin vefatı münasebetiyle Üstad Hazretlerine ta' ziyeten mektub yazan Muğla ' nın Milas kasabasından büyük bir din alimi Halil İbrahim efendi mektubunda şöyle diyor :
    '' ...Muhterem efendim , mesmuatıma nazaran , Denizlide bundan 70-80 sene evvel büyük evliyadan Hasan Feyzi isminde bir zat , bir gün talebelerine : '' Bugün Kürdistanda bir evliya dünyay geldi '' beşarette bulunmakta zat-ı devletlerini işaret bulunmuştur. Ba' dehu : Denizliye başka perdelerle teşrifinizin o zatın ruhunu şad ve i' zaz için olduğu telakki etmiştim. Ve az zaman sonra aynı isimde mütevazi Hasan Feyzi Efendi ' nin Risale-i NUR'A hürmetle , birinci Hasan Feyzi ' ye imtisalen istikbal etmiş ve nurlara taaşşukla idhal-i envar olması bu kanaatimi kat kat ziyadeleştirdi . ''
    (1) : Bilinmeyen taraflarıyla Said-i Nursi N. ŞAHİNER S. 35
    (2) Gayr-i münteşir Emirdağ-1 mecmuası . S.42 / yeni harf Emirdağ-1 196
    ___Mufassal Tarihçe-i Hayat

    İşte bu üç büyük veli zatlar , aynı asırda yaşamışlar ve birbirine yakın tarihlerde vefat etmişlredir. Ayrı ayrı vilayetlerde yaşayan bu üç büyük velinün aynı hadisede ittifak edip sarih olarak habe vermeleri elbette kayda değer büyük bir hadisedir.



    Bu üç zattan başka :

    '' Burdur' lu Rahmi Sultan '' hazretlerinin talebeleriyle macerası ve konuşması da şayan-ı tefekkürdür. Barla lahikasının asıllarında izahı vardır.


    Ayrıca , Ispartanın medar-ı fahrı meşhur '' Topal Şükrü Efendi '' ' nin divanındaki şu beyitler şayan-ı temaşadır.Her ne kadar sarih ihbarlar kadar kuvvetli değilse de ...

    Aferin çarha ki, çattırdı kuduzu kuduza.
    Sûk-i asr içre bütün dâd ü sitend, küfr ü dalâl;
    Müşteri kalmadı, din indi ucuzdan ucuza.
    Eriş ey avn-ı şeriat eriş ey muhyi-d-din !
    Elem-i rîş cefasından erişti o öze.
    Şükür ya bilmezem esrar-ı gayıbdan amma,
    Ya ileri, ya geri, takrib ederim üç otuza.

    Bu divan sahibinin vefatından otuzüç sene sonra , ıspartaya imdada çağırdığı zat gelmiştir. ve duası kabul olmuştur
    A.Badıllı.


    Bu divanın açıklaması için ; Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sayfa 25 ' ye bakalım :
    '' Risale-i Nur’un takviye-i din hakkında hizmetine işaret eden bir diğer hadise şudur ki: Isparta’nın mühim bir âleminin, takriben otuz-kırk sene evvel yazdığı istikbale dair kasidesinin fıkraları, Risale-i Nur’a tam tevafuk ediyor ve Risale-i Nur’u gösteriyor. Şöyle ki:
    Allah rahmet etsin ve kabri pürnur olsun, Topal Şükrü Efendi namında ehl-i kalb ve Isparta’nın bir medar-ı fahri olan zâtın kerametkârâne buraca meşhur bir şiirini gördüm, getirip arkadaşlarıma gösterdim. Dedim: Bu zat bu dalâletli zamanımızdan bahsettiği gibi, bir fıkrası da Harb-i Umumîden bahsediyor gibi görünüyor. Çünkü bu şiirinde diyor:
    Aferin çarha ki, çattırdı kuduzu kuduza.
    Yani, bütün dünya kâfirlerini birbirine musallat ettirdi, ve iki satır sonra yine diyor:
    Sûk-i asr içre bütün dâd ü sitend, küfr ü dalâl;
    Müşteri kalmadı, din indi ucuzdan ucuza.
    Yani, o asrın çarşısında alışveriş dinsizlik elinde olacak, dinsizlik hükmedecek, din gayet ucuza düşecek ve İslâmın şeairi gizlenecek. Sonra diyor:
    Şükür ya bilmezem esrar-ı gayıbdan amma,
    Ya ileri, ya geri, takrib ederim üç otuza.
    Kendi tefsir ediyor. Yani, otuz üçe şiddetli kafiyesine müraat için, otuz üç yerine "üç otuz" demiştir. Hem Harb-i Umumîye işaret ettiği fıkrasıyla, "dinsizlik düsturları, kanunları, o asır çarşısında hükmettiği..." fıkrasının ortasında şöyle diyor:
    Eriş ey avn-ı şeriat HAŞİYE 1 eriş ey muhyiddin!
    Elem-i rîş HAŞİYE 2 cefasından erişti o reze.
    Şimdi benim kanaatım geliyor ki, bu zat, otuz üç senesinden sonra Risale-i Nur’u Isparta’nın imdadına çağırıyor. "Ey avn-i Şeriat! Ey muhyi’d-din yetiş!" diyor. Yâni vefatından takriben otuz üç sene sonra şeriata ve dinin şeairine, Isparta’ya yetişecek bir nuru çağırıyor. Cenab-ı Hak duasını kabul etmiş ki, vefatından otuz-kırk sene sonra Risale-i Nur o vazifeyi görmüş. ''


    __Talebeniz ve hizmetkârınız
    Süleyman Rüşdü

    HAŞİYE 1 Şeriat cifirle dokuz yüz seksen eder. Risaletü’n-Nur dahi En-nur’daki lâm aslı lâm olsa, cifirle dokuz yüz yetmiş sekiz edip iki farkla tevafuk eder.

    HAŞİYE 2 Riş: Ceriha, yara demektir.
    Konu gulsah tarafından (06.08.07 Saat 19:48 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Müjdeli ve insanı şevke sürükleyici bir çalışma..
    Teşekkürler.. Rıza dairesi sizin istifade ikliminiz olması temennileriyle.

  3. #3
    Dost son osmanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Mesajlar
    26

    Standart

    evet bu bilgilendirici paylaş?m için teşekkürler

  4. #4
    Ehil Üye hayırlısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul-Kilis
    Mesajlar
    1.194

    Standart

    Allah raz? olsun
    Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulabilir. AMENNA

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Uğur Işılak - Üstad - şiir - ezgi - üstad
    By fezapilotu in forum Ezgi, İlahi ve Kur'an-ı Kerim Tilavetleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.07.12, 20:20
  2. Üstad kim ?
    By esrarengiz08 in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 15.07.09, 21:31
  3. Üstad'a Mektup
    By nurlu dağ in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 28.03.08, 16:39
  4. Üstad
    By vedAA in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.03.08, 15:37
  5. Üstad'dan Mektup Var...
    By samuelboils in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.11.07, 12:42

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0