+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 13

Konu: Üstadın Günlük Programı Nasıldı?

  1. #1
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart Üstadın Günlük Programı Nasıldı?

    Üstadın Barla'daki ikametgahı, iki odadan ibaret bir evdir. Esasen, müstakil bir evi ve yeryüzünde taht-ı tasarruf ve temellükünde bir karış yeri dahi yoktur. Barla'da sekiz sene müddetle ikamet ettiği ev, üç yüz elli milyon ehl-i İslamın merkezi hükmünde ilk dershane-i Nuriyesidir. Bu dershane-i Nuriyenin altında, daimî akan bir çeşme vardır ve önünde dershane-i Nuriyeye bitişik çok kalın ve üç sütun halinde semaya yükselen gayet muhteşem bir çınar ağacı vardır. Çınar ağacının dalları arasında bir kulübecik yapılmıştır. Burası, Hazret-i Üstadın bahar ve yaz mevsimlerindeki istirahati ve vazife-i tefekküriye ve ubûdiyeti için en münasip bir menzildir.
    Üstadın sıddık hizmetkarları, talebeleri ve Barla ahalisi diyorlar ki: "Üstadı, geceleri, dershane-i Nuriyenin önündeki bir şecere-i mübareke olan çınar ağacının dalları arasında bulunan kulübecikte, sabahlara kadar tesbihat ile, ezkar ile terennüm eder görürdük. Hele bahar ve yaz mevsimlerinde bu muhteşem ağacın binlerce dalları arasında şevk ve cezbe içinde uçuşan kuşlar arasında Üstadın böyle sabahlara kadar çalışmasını görürdük de; ne zaman uyur, ne zaman kalkar, bilemezdik."
    Üstad çok hasta olur, çok vakitleri de hastalık ve sıkıntı ile geçerdi. Pek az yer; o da bir parça çorba gibi mahdut birşeydi. Geceleri, Kur'an-ı Kerîm'den vird edindiği sûreleri ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın münacat-ı meşhûresi olan
    "Cevşenü'l-Kebîr" namındaki münacatını ve Şah-ı Geylanî ve Şah-ı Nakşibend gibi eazım-ı evliyanın münacat ve hizblerini ve salavat-ı Nuriyeleri ve bilhassa Risale-i Nur'un menbaı olan "Hizbü'n-Nuriye"yi ve ayat-ı Kur'aniyenin lemeatı olan ve bir silsile-i tefekkür bulunan ve Yirmi Dokuzuncu Lem'ada cem edilen hizb ve münacatları okur, bunları tamam edince de yine Risale-i Nur'la meşgul olurdu. Gündüzleri ise, daima Risale-i Nur'un mütalaası ve tashihi ile meşgul olur; Risale-i Nur hizmetini herşeye tercih eder, Risale-i Nur'a ait yetişecek acele bir iş zamanında diğer meşguliyetlerini bırakır, evvela o işi tamamlardı
    .


    Tarihçe-i Hayat | İkinci Kısım : Barla Hayatı | 150
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Hayat-? intizam ve ahenkle geçen azizi Üstad?m benim...

  3. #3
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart Üstad BedİÜzzaman Hazretlerİ’nİn 24 SaÂtİ

    Bediüzzaman hazretlerinin halen hayatta olan talebelerinden Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin dilinden Bediüzzaman’ın 24 saatini siz kardeşlerimize takdim ediyoruz.

    “Biz Hazreti Üstâd’ın ma'nevî vazîfesini bilemiyoruz. Ancak görünen zâhirî hayâtının şâhidiyiz. Özetleyecek olursak:

    *Kışın beş saat uyurdu. “Fıtrî uyku beş saattir” derlerdi.

    *Yazın erken kalkardı. Gündüz az uyurdu. (kaylule uykusu)

    *Yatsı namazını kıldıktan sonra yatarlardı.

    *Teheccüt namazına devam ederlerdi. Teheccüh namazından sonra sabah namazına kadar duâlarını okurlardı. Ve sabah namazının hemen öncesinde duâ bağışlama vakti vardı. O zaman yanına girmezdik. Büyük bir levhâda mubârek zatların isimleri yazılı idi. Onları tek tek okuyarak bağışlardı. Gündüz çay içerken Tahmidiye ve Sekine okurdu.

    *Sabah namazını cemaatle kılardı. İki cemaat olurduk. Bir iki kişi Üstad Hazretleri ile cemaat olurken, diğer âbiler ikinci bir cemaat yaparlardı.

    *Sabah namazından sonra ders yapardık. Dersi sıra ile herkes okurdu ve kuşluk vaktine kadar devam ederdi.

    *Kuşluk namazı kılarlardı.

    *Tesbîhat yaparlardı. Tesbîhatı bazen biz okurduk, kendileri dinlerdi. Ondan sonra Risâle-i Nûr neşri ile uğraşırlardı. Ve bir harf yanlışlığını dahi yakalayıp düzeltirlerdi. Bazan karşılaştırma sûretinde yapardık. Bazen de kendisi yeni yazılmış bir nüshayı okuyarak (başka bir yere bakmadan) tashih ederlerdi.

    *En ağır hastalık anlarında dâhi tashîhat işini aksatmazlardı. Tashîhat sırasında diğer işleri tehir ederlerdi. Risâle-i Nûr hizmeti (neşir ve tashîhi) ile iştigal ederken hiç uyumazlardı.

    *Ziyârete gelenler, eğer kendi maddî, ma'nevî işleri için gelmişlerse, “Kardaşım, ben hastayım” der kabul etmezlerdi. Eğer Risâle-i Nûr hizmeti ilgili herhangi bir mes’ele için gelmişlerse, hiç bekletmeden kabul ederlerdi.

    *İkindi namazından sonra da topluca ders yaparlardı.

    *İki öğün yemek yerlerdi. Yemekleri çok sâde ve az idi. Sefer tası içine biraz pirinç atar, bir çay kaşığı tereyağı koyardık, bazen üzerine bir iki kaşık yoğurt katılırdı. Bunun içine küçük küçük ekmek doğrarlardı. Bunu dâhi bitirmez bizlere ikram ederlerdi. Biz de teberrüken yerdik. Kendisi sanki yemeden yaşardı. On beş yirmi günde bir, yüz gram koyun eti aldırır ve ondan dört adet köfte yaparlardı. Ve bu köfteyi iki gün yerlerdi. Tuzu yok denecek kadar az kullanırdı. Yemekten sonra iki saat boyunca su içmezlerdi. Zehirlenmeden dolayı çok harâret basardı. Su içmek için saate bakardı ve “daha beş dakîka var iki saat dolmadı” derlerdi.

    *Hazret-i Üstâd’ın durumu ile karşılaştırınca, biz çok fazla yiyorduk. Bazen bize latîfe olarak “Kardeşlerim! Siz böyle yerseniz ben sizin geçiminizi temin edemem. Benim zâten param yok. Sizleri göndermek zorunda kalırım. O zaman da hizmete zarar olur. . . (sonra da) “Yiyin kardeşim, bizde riyâzet yoktur. Helal olsun sizlere” derlerdi. (Önce îkâz edip ders veriyor sonra da gönlümüzü alıyordu. )

    *Üstad Hazretleri namazlarını vaktin evvelinde kılarlardı. Akşan ile yatsı arasında kimseyi kabul etmezlerdi. Yatsı namazını kıldıktan sonra istirahate çekilirlerdi. Yirmi dört saatlik zaman aşağı yukarı böyle geçerdi.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  4. #4
    Pürheves BayramD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    ßulunduğum yer :)
    Yaş
    33
    Mesajlar
    176

    Standart

    Allah üstad?m?zdan raz? olsun...

    Hem anlarsın ki,
    insan, ipi boğazına sarılıp, istediği yerde otlamak için başıboş bırakılmamıştır.
    Belki, bütün amellerinin sûretleri alınıp yazılır ve bütün fiillerinin neticeleri muhasebe için zaptedilir.

  5. #5
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hayat-ı intizam ve ahenkle geçen azizi Üstadım benim...

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  6. #6
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    *Hazret-i Üstâd’?n durumu ile karş?laşt?r?nca, biz çok fazla yiyorduk. Bazen bize latîfe olarak “Kardeşlerim! Siz böyle yerseniz ben sizin geçiminizi temin edemem. Benim zâten param yok. Sizleri göndermek zorunda kal?r?m. O zaman da hizmete zarar olur. . . (sonra da) “Yiyin kardeşim, bizde riyâzet yoktur. Helal olsun sizlere” derlerdi. (Önce îkâz edip ders veriyor sonra da gönlümüzü al?yordu. )
    Bu cümle hakk?nda birinci ağ?zdan nakil dinlemiştim.
    Üstad ,talebeleriyle sofraya oturur ve ekmek poşetini yan?na al?rm?ş.Her talebeye birer lokma d?ş? vermezmiş.Misafir olursa daha fazla verirmiş.Ve talebelerine de:''Ben sizin yemeğinizle uğraşamam'' dermiş.Tabi sad?k talebelerine...
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  7. #7
    Ehil Üye hayırlısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul-Kilis
    Mesajlar
    1.194

    Standart

    Maşallah
    Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulabilir. AMENNA

  8. #8
    Yasaklı Üye İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    38
    Mesajlar
    743

    Standart

    Barla'ya geldiğinde Üstad, ç?nar ağac?n?n baş?nda sabahlara kadar dua ederdi. Ar? sesi gibi ç?nar ağac?n?n baş?ndan yan?k yan?k ses gelirdi. Barlal?lar derdi:
    "Hoca Efendiyi buradan Eskişehir Hapishanesine götürdüler, ç?nar ağac? mahzun kald?, kanatlar? aşağ? indi, hiç şenlenmedi, yapraklar? aşağ? sarkt?. Sanki ak?ll? bir insan gibi bir vaziyet ald?. Ama Hoca Efendi tekrar geldiğinde ç?nar birden acaip bir hal ald?, birden şevklendi, kanatlar? yukar? kalkt?, yapraklar? şenlendi, hep şaş?rd?k. Barlal?lar, mahallemizin bülbülü geldi, diye hep sevinirlerdi.' Üstad da: 'Ben bu ç?nar ağac?n? Y?ld?z Saray?na değişmem, bu ç?nar benim için bin alt?ndan k?ymetli' derdi. 'Bundan siz de istifade edin' derdi, meyvesi olan kozalaklardan bize de verirdi, bundaki san'at-? ?lâhiyeye bak?n derdi. Muazzez Üstad?m?z hakikaten çok zahmet çekti, zahmette rahmeti görüyordu.

  9. #9
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    barla ziyareti s?ras?nda orda yaşayan ihtiyar bir amcayla konuşmuştuk...ç?nar ağac?n?n önündeki evde yaşarm?ş o vakitte...alt? yedi yaşlar?ndayd?m hocaefendi gece devaml? zikirle meşgul olurdu bizde ürperirdik o seslerden demişti...
    allah üstad?m?z?n kabrini pürnur eylesin...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı Meyvenin Zeyli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Su içmek için saate bakardı ve “daha beş dakîka var iki saat dolmadı” derlerdi.
    akıl aciz kalıyor ...

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslami günlük zaman ve Günlük virdlerin buna uyumlanması
    By hasanta199991 in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.03.13, 18:35
  2. Namazı Vaktinde Kılmak Hakkında Üstadın (rametullahi aleyh) Tavrı Nasıldı?
    By Lebid24 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 23.03.09, 20:28
  3. Eyüp A.s. Tevekkülü Nasıldı?
    By .münzevi. in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 29.02.08, 10:13
  4. Salat-ı Tefriciye Programı v1.0 Adlı Programı
    By Musab_ in forum Program İndirme
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.11.07, 23:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0