+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: II. Meşrutiyet Devri

  1. #1
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Risalei Nur Enstitüsü

    II. Meşrutiyet Devri

    Said Nursi’nin hapiste olduğu o günlerde ?stanbul kayn?yor, meşrutiyet ve hürriyet tart?şmalar? yap?l?yordu. Serbest b?rak?lmas?ndan k?sa bir süre sonra 23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet ilan edildi. Meşrutiyetin üçüncü gününde, Sultanahmet’te düzenlenen mitingde halka hitaben hürriyeti anlatan bir nutuk okudu. Daha sonra ?ttihatç?lar?n ileri gelenleriyle birlikte Selanik’e giderek, Selanik Meydan?’nda tekrarlad?ğ? ve metnini birçok gazetenin yay?nlad?ğ? “Hürriyete Hitap”17 adl? nutkunda, meşrutiyet ve hürriyet kavramlar?n?n ?slâmiyet’e ayk?r? olmad?ğ?n? anlat?yordu.

    Bediüzzaman Said Nursi, ?stanbul’da çok hareketli bir siyasi hayat yaş?yor, cemiyetlere üye oluyor, gazetelerde makaleler yaz?yor, konferanslara ve toplant?lara kat?l?yor, kendisine yak?n bulduğu toplumsal gruplara nasihat ediyordu. Yine bir gün Şehzadebaş?’ndaki Ferah Tiyatrosu’nda, Ahrar Partisi’nin ileri gelenlerinden Mizan gazetesi başyazar? Murad Bey’in bir konferans? s?ras?nda ?ttihatç?lar kargaşal?k ç?karm?ş ve Murad Bey’i vurmaya teşebbüs edecek kadar ileri gitmişlerdi. Kargaşan?n kötü sonuçlar doğuracağ?n? anlayan Said Nursi, oturduğu iskemlenin üstüne ç?karak, fikre sayg? gösterilmesi gerektiğini anlat?p, salondaki heyecan? yat?şt?rm?ş ve büyük bir kavgay? önlemişti.18

    O dönem ?stanbul’u, bir çok siyasi ve sosyal olaylarla kayn?yordu. Hamallar?n, ?ttihatç?lara ve Meşrutiyete karş? bir ekonomik engelleme hareketi olarak başlatt?klar? boykot da bu olaylardan biriydi. Böyle hareketli bir ortamda, ?stanbul’da yaşayan ve hamall?k yapan Kürtlerin kand?r?larak anarşik olaylar?n içine çekilmesinden endişe eden Said Nursi, hamallar?n yoğun olarak bulunduğu yerleri, özellikle kahvehanelerini gezerek onlara Meşrutiyeti anlat?yor ve boykotu, o s?ralarda Bosna Hersek’i ilhak eden Avusturya’n?n mallar?na karş? yapmalar?n? tavsiye ediyordu.19 Bu görüşmeler sonucunda hamallar ikna olarak boykotlar?n? yaln?zca Avusturya mallar?na karş? uyguluyorlard?. Böylelikle Bediüzzaman, hem ç?kmas? muhtemel bir anarşiyi önlemiş, hem de Avusturya mallar?na karş? boykot başlatarak Osmanl? Devleti’nin Milletleraras? politikada Avusturya’ya karş? mesafe kazanmas?na öncülük etmişti.

    O s?ralarda Meşrutiyetten ve ?ttihatç?lardan rahats?z olan sadece hamallar değildi. Medrese çevresinde yer alan ulema ve talebeler de meşrutiyetin, anayasan?n, hürriyet uygulamalar?n?n ?slâmiyet’e ayk?r? olduğuna inand?klar? için içten içe rahats?zd?. Bu rahats?zl?ğ?n fark?nda olan Said Nursi, o devirde yay?nlanan bütün gazetelerde makaleler yazarak, ?slâmiyet ve meşrutiyet aras?ndaki uygunluğu, dört hak mezhebin klasik kaynaklar?na dayanan delillerle ispat ediyor, medrese mensuplar?n?n topland?klar? yerlere giderek etkili hitap ve nutuklar? ile onlar? ikna etmeye çal?ş?yordu.20

    Bu arada Meşrutiyetin ilan?ndan dolay? Doğu’da meydana gelen gerilimin de fark?ndayd?. Hemen harekete geçerek aşiret reislerine Bediüzzaman imzas?yla telgraflar çekti.21 Hükümet ad?na çekilen bu telgraflarda, yine meşrutiyetin ve anayasal sistemin ?slâmiyet’e ayk?r? olmad?ğ?n? anlat?yordu. Doğu illerindeki nüfuzlu şah?slara ulaşan bu telgraflar, oradaki gerilimi hayli yat?şt?rm?şt?.

    Askerler de yeni yönetimin kendilerine yönelik uygulamalar?ndan rahats?z olunca, k?şla d?ş?ndaki heyecanl? havan?n da tesiriyle üst ve amirlerine, özellikle de Harbiyeli subaylara karş? tepkilerini belirtmeye başlam?şlar, meşrutiyetin ve ?ttihatç?lar?n aleyhine yap?lan toplant? ve mitinglerde boy gösterir olmuşlard?. Bu durumun askeriyedeki itaat ve disiplini bozarak telafisi mümkün olmayan tahribata sebebiyet vermekte olduğunu gören Bediüzzaman, ?stanbul’un muhtelif yerlerindeki avc? taburlar?n? dolaşarak onlara nasihatlerde bulunuyordu. Askerlere meşveret ve anayasan?n ?slami esaslara tam uyduğunu, ?slamiyetin de üstlere itaati emrettiğini ve siyasete kar?şmamalar? gerektiğini anlat?yordu.22

    31 Mart 1909 tarihine gelindiğinde ayaklanma başlam?ş ve başkent ?stanbul’un kargaşas? had safhaya ulaşm?şt?. Bu kar?ş?kl?ğ?n üçüncü gününde Said Nursi, gazetelerde, ayaklanan askerlere hitaben bir yaz? yay?nlam?ş ve dördüncü gününde de Harbiye Nezaretine gidip isyan eden askerlere hitap ederek onlar? üstlerine itaat etmeye ve isyana son vermeye davet etmişti. 11 gün süren isyan? Selanik’ten gelen Mahmut Şevket Paşa komutas?ndaki Hareket Ordusu bast?rd? ve s?k?yönetim ilan etti. ?syan?n elebaş?lar? o zaman?n s?k?yönetim mahkemesi olan Divan-? Harb-i Örfi’de yarg?lanarak bir çoğu idam edildi. Yat?şt?r?c? bir rol oynamas?na rağmen Bediüzzaman da olaya kar?şt?ğ? iddia edilerek tutukland? ve Divan-? Harb-i Örfi’de, idam talebiyle yarg?land?. Duruşma s?ras?nda ikna edici bir üslupla yapt?ğ? müdafaa sonunda beraat etti. Tesirli müdafaas?yla kendisi ile birlikte bir çok kişinin de beraat etmesini sağlad?. Bu müdafaa daha sonra “?ki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi veya Divan-? Harb-i Örfi” ad?yla neşredildi.

    Serbest b?rak?ld?ktan sonra ?stanbul’dan ayr?lan Said Nursi, deniz yoluyla ?nebolu üzerinden Trabzon’a oradan da Batum, Tiflis güzergah?n? izleyerek 1910 y?l? bahar?nda Van’a ulaşt?. Birkaç ay Horhor Medresesinin yeniden düzenlenmesi işiyle meşgul olduktan sonra; Hakkari, Bitlis, Muş, Diyarbak?r ve Urfa yörelerini dolaşarak, bölgedeki aşiretleri ziyaret etti. Onlar?n meşrutiyet, hürriyet ve anayasa hakk?nda sorduklar? sorulara cevaplar vererek ikna edici aç?klamalarda bulundu. Meşrutiyet ve meşveretin ?slami temellerini onlara anlatarak meşrutiyetin nimetlerinden faydalanmalar? için gayret göstermelerini istedi. Daha sonra bu seyahatler esnas?nda yapt?ğ? görüşmelerin ve aç?klamalar?n özetini “Münazarat” ad? alt?nda yay?nlad?.

    K?ş mevsiminin girmesiyle birlikte Bitlis, Diyarbak?r, Urfa, Antep, Kilis ve Halep üzerinden Şam’a gelen Said Nursi, alimlerin daveti üzerine Emeviye Camii’nde bir hutbe verdi. ?slam dünyas?n?n siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlar? ve çözüm yollar?n? anlatt?ğ? hutbesi “Hutbe-i Şamiye” ad? ile neşredildi.

    Şam’dan ?stanbul’a gitmek üzere yola ç?kan Said Nursi, “Medreset-üz Zehra” ad?n? verdiği üniversitenin projesini Sultan Reşad’a iletmek amac?yla ?stanbul’a gitmeye karar verdi. Karayoluyla Beyrut’a, buradan da deniz yoluyla ?stanbul’a geldi. ?stanbul’da Sultan Reşad’?n tahta ç?k?ş?n?n ikinci y?ldönümü münasebetiyle düzenlenen törenlere kat?lan Bediüzzaman, Padişah?n Rumeli seyahatine Şark vilayetlerini temsilen iştirak etti. ?stanbul’dan Selanik Liman?’na Barbaros z?rhl?s? ile gelen kafile, daha sonra trenle, o y?llarda Kosova Sancağ?’n?n başkenti olan Üsküp’e gitti.23

    Seyahatin Üsküp’deki bölümünde, burada kurulmas? planlanan Üsküp Üniversitesi’nin temeli at?ld?. Ancak bu seyahatten k?sa bir süre sonra Balkan Savaşlar? başlad? ve Üsküp Üniversitesi’nin yap?m? mecburen durdu. Said Nursi, Doğu’nun böyle bir üniversiteye daha çok ihtiyac? olduğunu Sultan Reşad’a anlatarak, Üsküp Üniversitesi için ayr?lan tahsisatla Doğuda bir üniversitenin kurulmas?n? teklif etti. Bu talebi hükümetçe kabul edildi.24 Böylece Medreset-üz Zehra için istediği karar? hükümetten ç?karan Bediüzzaman, ?stanbul’dan ayr?larak Van’a döndü. Medreset-üz Zehra’n?n temeli, 1913 y?l?n?n yaz aylar?nda, Van Valisi Tahir Paşa ve diğer resmi görevlilerin kat?ld?ğ? bir merasimle, Van Gölü k?y?s?ndaki Artemit’te at?ld?.25

    Ancak bu defa da I. Dünya Savaş?n?n başlamas? bu projenin de ertelenmesine sebep oldu. Said Nursi de talebeleriyle birlikte Doğu Milis Teşkilat?’n? kurdu ve Van-Bitlis cephesinde gönüllü alay komutan? olarak Ermenilere ve Ruslara karş? savaşt?.26 Bu savaş esnas?nda, Rus birliklerinin açt?klar? ateş sonucu bir çok kere yaralanmas?na rağmen hep ön saflarda çarp?ş?yordu. Etraf?na şarapnel parçalar? düşerken bile Kur’an’?n sönmez ve söndürülemez bir güneş olduğunu ispat yolunda telifata devam ediyordu. Kur’an’?n mucizeliğini çağ?n insan?na göstermek için telifine başlad?ğ? “?şarat-ül ?caz” ad?ndaki tefsirini cephede f?rsat buldukça yan?ndaki talebesine yazd?r?yordu.27

    Bitlis savunmas? s?ras?nda bir çok talebesi şehid olmuş, yan?nda yaln?zca dört talebesi kalm?şt?. Bediüzzaman bir gece, Rus hatlar?n? yar?p geçmek isterken yüksekçe bir su kemerinden atlad? ve bir ayağ? k?r?ld?. Gecenin karanl?ğ?nda ayağ? k?r?k olarak bir su ark?n?n içinde otuz saat bekledikten28 sonra29 Ruslara teslim olmak zorunda kalan Said Nursi’yi önce Van’a, sonra Culfa, Tiflis, Klogrif üzerinden Rusya içlerindeki Kosturma’ya sevk ettiler.30

    Bediüzzaman Kosturma’daki esir kamp?nda diğer esir subaylarla birlikte kal?yor, geçirilen esaret günlerini en verimli şekilde değerlendirmek üzere faaliyetler gösteriyordu. Esir kamp?, önceki hayatlar? harp meydan?nda çat?şmalarla ve cepheden cepheye intikal ile geçen esir subaylar için bir ilim-irfan meclisi, imanlar?n? kuvvetlendirecekleri bir marifet mektebi olmuştu.31

    Esaret günleri, Bediüzzaman’?n subaylara yapt?ğ? derslerle geçerken, Ruslar?n Kafkas Ordular? Komutan? Grandük Nikola Nikolaviç, kamp? teftişe gelir. Grandük Nikolaviç Bediüzzaman’?n önünden geçerken, kendisini tan?d?ğ? halde ayağa kalkmaz. Bunu kendine bir hakaret kabul eden Nikolaviç, Bediüzzaman’?n idam?n? emreder. Fakat onun “ben bir ?slam alimiyim, iman?n ve ?slamiyetin izzetini muhafaza etmek için ayağa kalkmad?m” şeklindeki aç?klamas? ile hata ettiğini anlayarak, emrini geri al?r. Kosturma’daki esir kamp?nda cereyan eden bu olay, y?llar sonra gazetede bir subay?n hat?ralar?nda yer ald?ğ?nda, Bediüzzaman taraf?ndan da doğrulanm?şt?.32

    Bir süre esir kamp?nda kald?ktan sonra Ruslar, onun, Kosturma’daki Tatar mahallesinde bir camide kalmas?na kefaletle izin verdiler.33 Bediüzzaman, Volga Nehri kenar?ndaki bu camide hem imaml?k yap?yor hem de iman sohbetlerine devam ediyordu. Hayli uzun bir aradan sonra yaln?z kalma f?rsat?n? da böylece yakalam?ş ve bütün hissiyat?n?, fikirlerini gözden geçirmeye başlam?şt?. Bu tefekkür kendi tabiri ile onu “Eski Said’den Yeni Said’e” götüren yeni bir anlay?ş?n ilk işaretleriydi.34

    Şubat 1917’de başlayan Rus ihtilali, Rusya’y? alt üst eden büyük bir kar?ş?kl?ğa sebep olmuş ve Çarl?k rejimi y?k?lm?şt?. Ancak yeni rejimin ülke çap?nda disiplini sağlamas? zaman alacakt?. ?htilalin sebep olduğu bu kar?ş?kl?ktan istifade eden Said Nursi firar etti. Kosturma’dan Petersburg’a geçerek Varşova’ya gitti. Buradan da Viyana’ya geçti ve Alman makamlar? taraf?ndan düzenlenen bir belgeyle de Sofya üzerinden ?stanbul’a geldi.35 Yaklaş?k iki buçuk y?l süren esareti sona ermişti.

    Bediüzzaman, Kas?m 1918’de ?stanbul’a geldiğinde büyük bir ilgiyle karş?land?. Tanin gazetesi onun ?stanbul’a gelişine birinci sayfada yer vermişti.36

    Bediüzzaman’?n, I. Dünya Savaş?’nda Kafkas Cephesindeki kahramanl?klar?n?n ve ilmi vukufiyetinin fark?nda olan Enver Paşa, ?stanbul’da kurulma aşamas?nda olan Dar-ül Hikmet-il ?slamiye’ye onun da aza olarak tayin edilmesini hükümete teklif etti.37 Şeyhülislam Musa Kaz?m Efendi’nin teklifi ile de Sultan Vahidüddin taraf?ndan kendisine ?lmiye’de Mahreç payesi verildi.38 “Mahreç Mevleviyyeti” olarak da an?lan bu paye, Osmanl? ülkesindeki bütün resmi uleman?n reisi olan ‘Başmüderris’ten sonraki ilmi rütbe anlam?na geliyordu. Ancak Bediüzzaman, doktorlar?n tavsiyesiyle dinlenmek üzere Çaml?ca’da kendisine tahsis edilen Yusuf ?zzettin Paşa Köşkü’ne yerleşti.39 Burada hem istirahat ediyor hem de telifata ve neşriyata devam ediyordu. Kafkas cephesinde gönüllü birliklerinin baş?nda iken Arapça olarak telif ettiği “?şarat’ül ?caz” adl? Kur’an tefsirinin kağ?d?n? bizzat Enver Paşa temin etmiş ve neşredilmişti. Bundan sonra, ?man rükünlerinin ispat?na dair “Nokta”, çeşitli ayet ve hadisleri tefsir eden “Sünuhat”, Hz Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliğini ispat eden “Şuaat”, Kur’an’?n mucizeliğini anlatan “Rumuz”, sosyal konularda “Tuluat”, tevhidin ispat? hakk?nda “Katre”, özlü sözleri içine alan “Hakikat Çekirdekleri”, ahlak ve ubudiyet derslerini ihtiva eden “Habbe”, “Zerre” ve “Şemme” adl? risalelerini yazd? ve yay?nlad?. Dar-ül Hikmet’ten kendisine ödenen maaştan ancak zaruri ihtiyaçlar? için bir miktar ay?r?yor, geri kalan para ile de eserlerini bast?rarak ücretsiz dağ?t?yordu.40 Bu arada Bediüzzaman’?n fikirlerini çok beğenen ve yapt?ğ? hizmetleri yak?ndan takip eden Sadrazam Said Halim Paşa, Yeniköy’deki yal?s?n? çok büyük arazisi ile beraber ona vermek istemişti. Bediüzzaman bu köşkte hem ilmi çal?şmalar?na devam edebilir, hem de çok s?k?nt?l? ve yorucu geçen hayat?n?n bundan sonraki k?sm?n? rahatça geçirebilirdi. Fakat Bediüzzaman, hizmetindeki ihlasa zarar gelmemesi için II.Abdülhamid’in teklifini reddettiği gibi Said Halim Paşa’n?n teklifini de reddetti. Çaml?ca’daki dinlenme günlerinde Kosturma’da filizlenen ve dünyan?n fani yüzünü gösteren tefekkür yeniden başlam?şt?. ?stanbul’daki siyaset de onu bunaltm?şt?. Yeni bir ruhi uyan?ş?n sanc?lar?n? yaşayan Bediüzzaman, s?k s?k Beykoz’daki Yuşa Tepesi’ne ç?karak tefekküre dal?yor ve dünyayla olan bağlar?n? tamamen koparmaya çal?ş?yordu.

    Bediüzzaman’?n Eski Said’den Yeni Said’e geçiş sanc?lar? çektiği dönemde, Devlet-i Aliye de y?k?l?ş sanc?lar? ile k?vran?yordu. Said Nursi’nin Dar-ül Hikmet-il ?slamiye’ye tayin edildiği günlerde Osmanl? Devleti, Mondros Mütarekesini imzalam?şt?. Mütarekenin sonucu olarak da 13 Kas?m 1918’de ?stanbul, Müttefik Kuvvetler taraf?ndan işgal edilmeye başlanm?şt?. ?stanbul’a asker ç?karan ?ngilizler önce Şehzadebaş? Karakolu’nu basm?şlar, sonra h?zla başkenti ele geçirmişlerdi. Müttefik Devletlerden ?ngiltere sadece ?stanbul’u işgal etmekle kalm?yor ayn? zamanda Türkiye’de kendi politikalar?n? destekleyecek bir kamuoyu oluşturmaya çal?ş?yordu. ?ttihatç?lara muhalif yazarlar, bilim adamlar?, öğretim üyeleri ve politikac?lardan çok say?da ?ngiliz yanl?s? vard?. Hatta bu grup ‘?ngiliz Muhipler Cemiyeti’ ad? alt?nda bir de resmi cemiyet kurmuş, fahri başkan olarak da Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’yi seçmişlerdi. ?ngiliz yanl?s? kamuoyu ciddi kuvvet kazanm?şt?. Bunun üzerine Bediüzzaman, ulema çevresinden de ?ngiliz propagandalar?na destek verenlerin etkisini k?rmak ve halk? uyarmak için “Hutuvat-? Sitte” adl? eserini yay?nlad?.41 Bu hareketi, ?ngiliz işgal kuvvetleri komutan? General Harrington’?n emriyle ölü veya diri ele geçirilmek üzere aranmas?na sebep oldu.42 Yakalanma tehlikesine karş? sürekli yer değiştiren Bediüzzaman, Hutuvat-? Sitte’yi gizli olarak matbaalarda çoğalt?yor ve ?stanbul’un önemli yerlerinde dağ?tt?r?yordu. Böylece ?stanbul kamuoyunda ?ngiliz aleyhtarl?ğ? uyan?yor ve ?ngiltere lehindeki propaganda etkisini kaybediyordu. Anadolu’da başlayan ?stiklal Savaş?’n?n ve Kuva-y? Milliye’nin aleyhine, ?ngilizlerin etkisinde kalan baz? çevrelerin de bask?s?yla ç?kar?lan Şeyhülislam fetvas?na karş? bir de fetva yay?nlad?.43 Bediüzzaman, yaz? ve makalelerinde de ?stiklal Savaş?n? ‘cihad’, Kuva-y? Milliyecileri de ‘mücahid’ ilan ederek Anadolu’daki ?stiklal mücadelesini destekledi.

    ?stanbul’da bütün bunlar olurken, Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Bediüzzaman’?n çal?şmalar?n? ve mücadelesini çok yak?ndan takip ediyor ve takdirle karş?l?yordu. Mustafa Kemal ve arkadaşlar?, müteaddit defalar çektikleri telgraflarla Bediüzzaman’? ?srarla Ankara’ya davet ediyorlard?. Eski Van valisi Tahsin Bey gibi dostlar?n?n da ?srarl? davetleri sonucu, 1922 y?l?n?n Kas?m ay? ortalar?nda Ankara’ya gitti.44

    Dipnotlar:

    17. Bediüzzaman Said Nursi, Divan-? Harb-i Örfi, ?stanbul 1995, s. 73.

    18. A.g.e., s. 26.

    19. A.g.e., s. 23.

    20. A.g.e., s. 22.

    21. A.g.e., s. 21.

    22. A.g.e., s. 34; Bediüzzaman Said Nursi, Hutbe-i Şamiye, ?stanbul 1995, s. 112.

    23. A.g.e., s. 69; Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikas?, Germany 1994, s. 402.

    24. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikas?, Germany 1994, s. 439.

    25. Abdülkadir Bad?ll?, Bediüzzaman Said Nursi: Mufassal Tarihçe-i Hayat?, ?stanbul 1990, C.1, s. 297.

    26. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Germany 1994, s. 77.

    27. Bediüzzaman Said Nursi, ?şârât’ül ?câz, ?stanbul 1994, s. 13.

    28. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, ?stanbul 1997, s. 137.

    29. Abdülkadir Bad?ll?, Bediüzzaman Said Nursi: Mufassal Tarihçe-i Hayat?, ?stanbul 1990, C.1, s. 323.

    30. Bediüzzaman Said Nursi, ?çtimai Reçeteler, ?stanbul 1990, C.1, s. 28.

    31. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Germany 1994, s. 77; Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Germany 1994, s. 451.

    32. Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Germany 1994, s. 431, 448.

    33. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, ?stanbul 1996, s. 234.

    34. A.g.e., s. 234.

    35. A.g.e., s. 234; Bediüzzaman Said Nursi, ?çtimai Reçeteler, ?stanbul 1990. C.1, s. 29.

    36. 25 Haziran 1918(1334)

    37. Bediüzzaman Said Nursi, ?çtimai Reçeteler, ?stanbul 1990. C.1, s. 29.

    38. Sad?k Albayrak, Son Devrin ?slam Akademisi, ?stanbul 1972, s. 201.

    39. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, ?stanbul 1996, s. 238.

    40. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikas?, Germany 1994, s. 23; Bediüzzaman Said Nursi, ?çtimai Reçeteler, ?stanbul 1990. C.1, s. 31.

    41. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Germany 1994, s. 76.

    42. Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Germany 1994, s. 387.

    43. Bediüzzaman Said Nursi, ?çtimai Reçeteler, ?stanbul 1990. C.1, s. 193.

    44. Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Germany 1994, s. 462.
    Konu MuhammedSaid tarafından (25.05.07 Saat 01:32 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  2. #2
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Kardeşim olay şöyle: Bediüzzaman doğudan gelir istanbul'a. Padişahla doğuda açacağ? Medrese-i Nuriye için görüşmek ister. Fakat padişah?n dan?şmanlar? o zaman ermenidir, bu buluşmay? gerçekleştirmemeye çal?ş?rlar. Bediüzzaman da buna sert ç?kar. O zaman?n insan? biraz sinmiştir. Bediüzzaman'?n bu sert ç?k?şlar?n? görünce " bu adam heralde delidir" (haşa) diye onu ak?l hastanesine atarlar. Ak?l hastanesinde 3 doktor Bediüzzaman'? incelerler ve tek cümleli bir rapor haz?rlarlar: "EĞER BED?ÜZZAMAN'DA ZERRE KADAR DEL?L?K BEL?RT?S? VARSA, DÜNYADA AKILLI ADAM YOKTUR." diye. Bunun üzerine de Bediüzzaman ak?l hastanesinden ç?kar.
    Konu MuhammedSaid tarafından (25.05.07 Saat 01:32 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  3. #3
    Dost tiralog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Diyarbakır
    Mesajlar
    1

    Standart

    İsanın askeri kullandığın takma ad gerçekten anlamlı seni tebrik ederim
    terazi kendini tartmaz

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Saadet devri
    By rasulgülleri_nuryarenleri in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.11.14, 21:09
  2. Gençliği ve Tahsil Hayatı: I. Meşrutiyet Devri
    By HakanBa in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 15.05.09, 16:30
  3. 2. Bir Gül Devri İnşallah...
    By tevhid in forum Gündem
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 29.08.07, 20:29
  4. Demokrat Parti Devri
    By HakanBa in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.06.06, 13:29
  5. BMM ve Şeflik Devri
    By HakanBa in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.06.06, 13:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0