+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Bediüzzaman Peygamberimizi(sav)Rüyasında Görüyor

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı nefis Nickli Üyeden Alıntı
    Peygamberimizi Rüyas?nda Görüyor





    Molla Said, babas?n?n yan?nda iken bir gece rüyas?nda K?yametin koptuğunu, kâinat?n yeniden dirildiğini görür. Peygamberimizle görüşüp ondan ilim talebinde bulunmay? arzu eder. Nihayet S?rat köprüsünün baş?na gidip orada durmak hat?r?na gelir. "Herkes oradan geçer, ben de orada beklerim" der. S?rat köprüsünün baş?na gider. Orada bütün büyük peygamberleri görür. Sonra Peygamberimizi de görerek ondan ilim talebinde bulunur. Resûlullah (a.s.m.)

    "Ümmetinden suâl sormamak şart?yla Kur'ân ilminin kendisine öğretileceğini" müjdeler. (3)

    Tahsil için yeni bir şevk

    Bu rüyadan sonra Molla Said'in içinde ilim tahsili, için büyük bir arzu uyand?. Babas?ndan izin alarak Seyyidler ailesinin köyü olan Arvas'a gitti. Molla Mehmet Emin Efendi kendisine ders vermeye tenezzül etmeyip talebelerinden birisine okutmas?n? tavsiye etmesi, Molla Said'in izzetine dokundu. Bir gün bu meşhur müderris camide ders okuturken Molla Said itiraz etti, "Efendim öyle değil" dedi. Sonra da okutmaya tenezzül etmediğini hat?rlatt?.

    Orada bir müddet daha kald?ktan sonra Müküs bucağ?na bağl? Mir Hasan Veli medresesine gitti. A-şağ? derecede okuyan yeni talebelere ehemmiyet vermemek bu medresenin âdetindendi. Bunu anlayan Molla Said izzet-i nefsinden kaynaklanan ulüvv-ü himmetle kendisini aşağ? göstermemek için tahsil esnas?nda okumas? gereken yedi kitab? atlayarak sekizinci kitapta olduğunu aç?klad?.

    Birkaç gün sonra hava değişimi için Van'?n Gevaş (Vastan) ilçesine gitti. (4)

    kyn:http://www.menba.org/default.asp?i=m...rüyor&m_id=284

    .
    Alıntı nefis Nickli Üyeden Alıntı
    "Ümmetinden suâl sormamak şart?yla Kur'ân ilminin kendisine öğretileceğini" müjdeler. (3) (3)
    Acaba neden ümmetinden sual sormas?n? istememiş Peygamber Efendimiz a.s.m. ?
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:19 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Dost baristt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1

    Standart

    ya aklıma bazen takılıyor. acaba peygamber efendimiz (asm) neden sual sormamasını istemiş. neden böle bi şart koşmuşştur.elbette vardır hikmeti sual olunmaz ama aklıma takılınca paylaşmak istedim.

  3. #3
    Müdakkik Üye sargenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    denizli
    Yaş
    29
    Mesajlar
    611

    Standart

    bunu ilk duyduğumda ve hala öyle olduğunu düşündüğüm bir cevap var:
    nasıl ki, bir alimin karşısına geçersiniz, ama bir taraftan da korkarsınız...
    soru sorarken rezil olmayalım da dersiniz...
    sual sormak,,,imtihan etmek gibi düşünülebilir...
    yani biri üstada bir soru sorar...cevap beklerken,
    üstad der ki; peki sen söyle bakalım bu böyle böyle midir???
    adam ne yapacak...onun yanına çıkmaya artık zorluk çekecek..
    hatta bir daha çıkmayacak..
    işte bu rüya, ümmeti sıkıntıya sokmadan; bilgilendirmeye yöneliktir...
    hatta öyle ki; en saçma sorularda bile, üstadım adam akıllı cevaplar vermiştir..
    jön türklerden şundan bundan..aklımda değil..
    bu benim kanaatimdir..belki başka bir hikmeti vardır..
    Hata ettiysek cevap vermeye acele etmekte affola....
    En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.

  4. #4
    Pürheves garip nurcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    267

    Standart

    Yine ilmin izzetini muhafaza etmek adına da soru sorulmaması istenmemiş olabilir..
    tıpkı Üstad Hz.lerinin tüm sorular cevaplanır ama sual sorulmaz tabelasını astığı zamandaki gibi..
    Bu aslında çok büyük bir başarı.. ilmin ve fennin her dalındaki en zor sorulara en tatminkar cevapları veriyor olup sual sormaya muhtaç olmamak yine üstad hzlerinin ilminin genişliğini...ilminin izzetini... ve sahip olduğu davanın ehemmiyetini.. kuvvetini hissetiririyor bana..
    yani Bediüzzaman Hz.leri her türlü soruya cevap verebilecek donanıma sahip olacak ama kimseye birşey sormaya muhtaç olmayacak.
    ''İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN'' söyle ve merci-i hakikiye dön, imana gel mükedder olma. O seni senden daha ziyade düşünür.
    Mesnevi-i Nuriye

  5. #5
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    .................................Hatıralardan bir demet......................

    Rıza Çöllü hoca kendi hocası, eski Diyanet İşleri reislerinden Hasan Fehmi Başoğlu’nun bir hatırasını da aynı dergide şöyle anlatıyor:

    Bediüzzaman hazretleri İstanbul’a gelmiş (1907) Tabii, kim kimi nasıl değerlendirir o bahs-i ahar ama, hakkı hak sahibine vermekte yarar var. Bediüzzaman İstanbul’a geldiğinde “Hallal-ül Müşkilat”(Soruları çözen) diye bir levha yazmış. “Siz herşeyi sorabilirsiniz. Ben size hiçbir şey sormayacağım” diyormuş.

    Tabii bu, İstanbul ulemasına çok ağır gelmiş. “Ben de yani icazet aldım. Civa gibi delikanlıyım” diyor Fehmi efendi “Hasan Fehmi ümidimiz sende. Bu kürdoğlunu bir yere ser de, nasıl serersen ser” demişler. (Hasan Hoca da iyi alimdi. Kur’an okumakta mahirdi. Cezeri’yi 85 yaşında tıkır tıkır ezberden okurdu. Ben de cezeri’yi kendisinden okudum.)

    “Mevakıf’tan akla hayale gelmedik konularda beni bir ay hazırladılar” diye anlatıyor. “Git şimdi bunları sor” demişler. Yanına gittim, soruları sorduktan sonra, az önce talebelere ders okutuyormuş gibi benim suallerimin hepsinbe cevap verdi. Tek kelimeye muktedir olamadan döndüm, geldim” diyor.

    Rıza Çöllü devamla, “Bediüzzaman bedava sivrilmemiştir, tezkiyesi vardı. Ve Hasan hocanın zamanında Risale-i Nur Diyanetten hep beraat almıştır.”

    http://www.cevaplar.org/index.php?kh...id=3648&menu=1
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kim görüyor kimin ruhunu???
    By BiRDüNYaUMuT in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.12.11, 11:12
  2. Deniz Görüyor mu Özlemin...
    By m_safiturk in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.09.09, 19:41
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.10.08, 15:00
  4. Amerika'lı Genç Hz. İsa'yı Rüyasında Görüyor
    By muhibbülkurra in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.05.08, 09:42
  5. Peygamberimizi Sevmek
    By TURKUAZ in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 19.08.07, 21:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0