+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Cadde-i Kübra

  1. #1
    Yasaklı Üye hasandemir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    458

    Standart

    ZAMANI VE SABRI kifâyet edip de “Unsuru’l-belagat”? şu veya bu düzeyde okuyabilen herkes, ‘kelime’ denilen şeyin ne denli önemli olduğunu tam anlam?yla kavrar. Bediüzzaman’?n Risale-i Nur’a uzanan hayat yolculuğunun en önemli basamaklar?ndan biri olarak Muhakemat’?n bu ‘ikinci makale’si, ‘mânâ’ denilen şeyin suret giydiği kal?p ve elbise olarak kelimelerin değerini ve önemini bir dizi tahlil ve örnek ?ş?ğ?nda tebarüz ettirir. Ki, Risale-i Nur’da gördüğümüz kavram ve kelime zenginliğinin, özellikle de kullan?lan kelime ve kavramlar aras?ndaki iç tutarl?l?ğ?n bir ömrü kuşatan bir ‘belagat’ dikkatiyle has?l olduğunu bu bahisten anlar?z.




    K?sacas?, Risale-i Nur, daha ondan onbeş y?l önce ‘Unsuru’l-Belagat’? yazan, bu çerçevede ‘mânâ’ ile ‘kelime’ aras?ndaki köprüyü nicedir sapasağlam kuran bir insana nasip olmuştur ve böyle bir eser olarak da dikkatli, tutarl? ve sağlam bir ‘kelime seçimi’yle karş?m?za ç?kar.




    Ve muhatab?, benzer bir dikkatle okumaya cehdettiğinde, Risale-i Nur’daki ‘kelimeler’ üzerinden Bediüzzaman’?n kalbindeki ‘anlam’lara daha bir yak?nlaş?r. Bediüzzaman’?n ‘kelime seçimi’ne dikkat etmediği ölçüde de, Bediüzzaman’?n kalbindeki aslî anlamdan uzaklaş?r, hatta zaman zaman ‘eksik anlama’lardan öte, yanl?ş anlamalara duçar olur.




    Bu bâbda, yak?n zamanlarda dikkatimi çeken, hayat?m?n önceki dönemlerinde yeterince dikkat etmediğimi farkettiğim, bugün de benzer bir dikkatsizlikle malul başkalar?n?n olabildiğini maalesef gördüğüm iki ‘kelime seçimi’ni sizlerle paylaşmak istiyorum.




    Bu kelimelerin ikisi de Lem’alar’da; biri ‘minhâc’ olarak Onbirinci Lem’a’da, diğeri ise ‘cadde-i kübrâ’ olarak Yirmibirinci Lem’a’da geçiyor. Bediüzzaman sünnet-i seniyyeye dair o güzelim Onbirinci Lem’a’da sünnet yolunu ‘minhâcü’s-sünne’ tabiriyle karş?larken, Risale’nin merkezi olduğuna inand?ğ?m ?hlas Risalesinin ikinci makam? olarak ‘Yirmibirinci Lem’a’da Risale-i Nur hizmetinin üzerinde yürüdüğü çizgiyi ‘cadde-i kübrâ-y? Kur’âniye’ olarak tan?ml?yor.




    ‘Minhâc’?n ‘yol’ olarak anlad?ğ?m?zda, ‘minhâcü’s-sünne’ salt ‘sünnet yolu’ olarak zihnimize tercüme olunuyor ve buradan geçmişte bir derece düştüğümü gördüğüm bir hataya düşülebiliyor. Bu ifadeyi salt ‘sünnet yolu’ diye ald?ğ?n?zda, sünneti sizin bildiğiniz ve anlad?ğ?n?z şeye hasredebiliyor, dolay?s?yla ‘azimet’i vurgulayay?m derken ruhsat? görmezden gelen bir çizgiye düşebiliyorsunuz. Oysa, ‘yol’ anlam?na gelen ‘tarîk’ gibi başka kelimeler varken, özellikle ‘minhâc’? seçiyor Bediüzzaman. ‘Minhâc’ ise, lugate bakt?ğ?m?zda görüyoruz ki, herhangi bir yol değil, ‘geniş yol’ demek, ‘işlek, aç?k, geniş ve kalabal?k’ yol demek. Yani, bir patika, bir dar geçit de ‘yol’ olarak tan?mlanabiliyor gerçi; ama böylesi yollar ‘minhâc’ olarak an?lam?yor. Yani, ‘minhâcü’s-sünne’ tabiri gösteriyor ki, sünnet yolu öyle herkesin geçemeyeceği türden dar, sarp bir geçit, bir patika filan değil. Bilakis, sünnet yolu ‘geniş bir yol.’ Ki, Allah kalb ve zihin aç?kl?ğ? ve de zaman verirse birkaç ay içinde yazmay? planlad?ğ?m “Peygamberin Bir Günü” için geçtiğimiz y?l?n yar?s?n? hadis okumalar?yla geçirirken de gördüm ki, sünnet yolu gerçekten ‘geniş yol,’ kalabal?k ve işlek bir yol. Bu yol r?za-y? ilâhîye en uygun tav?r olarak azimeti de içeriyor, Rabb-? Rahîm’in biz zay?f kullar? için bir ihsan? olarak ruhsat? da. Her hâlükârda, ubudiyete ayk?r? hiçbir yanl?ş? içermediği gibi, gayrif?trî, adeta f?traten mahkum edildiği türden ruhbanl?k-vari zorlamalar? da içinde taş?m?yor. Bilakis, herkes taraf?ndan uygulanabilir, genelgeçer, her mekana ve zamana uyan ölçüler taş?yor. Ne ki, ‘minhâcü’s-sünne’yi ‘sünnetin geniş yolu’ diye almay?p sadece ‘sünnet yolu’ diye anlad?ğ?n?zda sünneti kendi anlay?ş?n?zla ve kendi bildiğiniz sünnetlerle s?n?rlay?p neredeyse bir ‘patika’ya dönüştürerek, asl?nda o geniş yolu içinde olan pek çok mü’mini sünnete mugayir görebiliyorsunuz. Ki, bunun örnekleri hâlâ daha mevcut. Kimileri var ki, sünnetin üç meselesi üzerindeki vurgular?n?, bu noktada azimetle değil de sünnetin tan?d?ğ? ruhsatla davrananlar? hakiki mü’min görmeme noktas?na kadar uzanm?ş bir zihin kaymas? sergileyebiliyorlar.




    Maamafih, Risale-i Nur dairesi içindeki insanlar?n hakim ekseriyeti, ‘Onbirinci Lem’a’daki “Sünnet-i seniyyenin her bir nev’ine tamamen bilfiil ittiba etmek, ehass-? havassa dahi ancak müyesser olur. Ona bilfiil olmasa da, binniyyet, bilkasd tarafdarane ve iltizamkârâne talip olmak, herkesin elinden gelir…” diye gelişen ‘geniş’ tariften hareketle böylesi bir hatadan masun kal?yorlar. Ancak, ehl-i ?slâm dairesi içinde, sözünü ettiğim hatay? sergileyen gruplar, sünneti ‘kendi anlad?ğ? sünnet’le s?n?rlay?p geniş yolu ‘patika’laşt?ran gruplar ne yaz?k ki yok değil.




    Risale-i Nur dairesi içindeki kişiler olarak düşülme riski bulunan bir hata ise, ‘cadde-i kübra’ tabirine dair bir dikkatsizlikten has?l oluyor. Risale-i Nur çizgisinin ‘cadde-i kübra-y? Kur’âniye’ olmas?, anlad?ğ?m kadar?yla, esasta müttefik ve müstakim olan herkesi, teferruatta muhtelif fikir ve davran?şlar sergiliyor da olunsa, ayn? caddeye dahil oluyor. Zira, Risale-i Nur’un çizdiği çizgi, bir ‘patika’ çizgisi değil, öyle ‘dar sokak’ filan değil, hatta ‘geniş sokak’tan bir derece büyük s?radan bir ‘cadde’ dahi değil; ‘cadde-i kübrâ.’ Ki bu cadde, dar sokaklar?n ve ancak bir veya iki şeriti olan s?radan caddelerin aksine, birçok şeriti ihtiva ediyor. O yüzden, üzerinde yürümenin her babayiğidin harc? olmad?ğ?, hafif bir kaymayla insan?n kendisini uçurumda bulabildiği bir yol da değil. Bilakis, elbette azimete ve r?za-y? ilâhîye en muvaf?k ve en h?zl? yol al?nan şeritler ihtiva ettiği gibi, daha yavaş ilerleyen, ‘dünya yükü ağ?r’ araçlara tahsis edilmiş şeritler de ihtiva ediyor. Bu bak?mdan, küçük bir dikkatsizlik ve hata durumunda kişiler hemencecik ‘yoldan ç?km?ş’ ve ‘uçurumu boylam?ş’ olmuyorlar; olsa olsa, belki kayarak şerit değiştirmiş ve hatta servis yoluna doğru kaym?ş oluyorlar. Bir kişinin ‘yoldan ç?km?ş’ olmas? ise, Kastamonu Lâhikas?’ndaki Risale-i Nur hizmetinin ‘mütedahil daireleri’ne dair mektubu hat?rlarsak, Risale-i Nur hizmetine muhalif mesleğe, bid’a ve dalâlet mesleğine kalben taraftar duruma düşmekle sözkonusu oluyor.




    Yak?n dönemde dikkatimi çeken bu ‘minhac’ ve ‘cadde-i kübra’ tabirlerinin ‘geniş’ anlam?n? bir derece sizlerle paylaşal?m istedim. Ta ki, ‘minhac’? ‘patika’ya döndürme, ‘cadde-i kübra’y? dar sokak gibi mütalaa etme hatas?ndan Rabbimizin bizi her daim korumas? yönünde fikrî ve kalbî bir duaya vesile olsun.




    Hepimize, sünnetin geniş yolunda ve Risale-i Nur hizmetinin ‘cadde-i kübra’s?nda, sair yol arkadaşlar?yla birlikte ‘hay?rl? yolculuklar’ duas?yla…




    Metin Karabaşoğlu

    www.karakalem.net
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:45 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cadde-i kübrâ mesleği
    By yusufi_sukut in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.03.09, 11:47
  2. Cadde-i Kübra-yı Kur'aniyeden Ayrılanlar Kim?
    By Abdulbaki in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 41
    Son Mesaj: 04.03.09, 12:53
  3. Risale-i Nur'lar ve Cadde-i Kübra Olan Şu Mesleğimiz
    By aczmendi reşha in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.08.08, 14:38
  4. Cadde-i Kübra - Kur'an Yolu ..
    By Dgncnbkr in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.03.08, 19:28
  5. Cadde-i Kübra-yı Kur'aniye
    By hayırlısı in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.10.07, 18:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0