SAİD NURSİ’NİN ABDULHAMİD’E VERDİĞİ MEDRESETÜZZEHRA TASARISI

Araştırmacı-yazar Müfid Yüksel "Bediüzzaman'ın Kürdistan'da Yeni Medrese (Medresetuzzehrâ) Açmak İçin Yıldız sarayına Sunduğu Layiha"yı yayınladı.

Yüksel, Bediüzzaman Hazretlerinin 1907 yılında hazırladığı layihayı (tasarı-öneri) Sultan II. Abdülhamid'e sunulmak üzere Yıldız Sarayında Mabeyne arzettiğini ifade etti. Yüksel, aynı layihanın 19 Kasım1908/23 Şevval 1326 tarihinde "Şark Ve Kürdistan” gazetesinde de “Kürtler Neye Muhtaçtır” başlığı ile yayınlandığını açıkladı.

Layihada Bediüzzaman Hazretleri Beytüşşebâb, Motkân, Balekân, Sason, Sipkân ve Haydaran'da din ve fen ilimlerinini beraber öğretildiği medreselerin açılmasını istiyor.

Layiha şöyle:

“Millet-i Osmaniyye meyânında mühim bir unsur teşkil eden Kürdistan ahâlisinin ahvâli hükümetçe mâlum ise de, hizmet-i ilmiyye-i mukaddeseye dâir bâzı mutâlebâtı arzetmeğe müsaâde dilerim.

Şu cihân-ı medeniyette ve şu asr-ı terakki ve müsabakatta sâir ihvân gibi yek-âheng-i terakki olmak içün himmet-i hükümetle Kürdistân’ın kasaba ve kurasında mekâtib tesis ve inşâ buyurulmuş olduğunu ayn-ı şükranla meşhûd ise de bundan yalnız lisân-ı Türki’ye âşina etfâl istifâde ediyor.


Lisana âşina olmayan evlâd-ı ekrâd yalnız medâris-i ilmiyyeyi ma’den-i kemâlât bilmeleri ve mekâtib muallimlerinin lisân-ı mahalliye adem-i vukufları cihetiyle maârifden mahrum kalmaktadır.
Bu ise, vahşeti, keşmekeşi, dolayısıyle garbın şematatını da’vet ediyor. Hem de ahâlinin vahşet ve tekâyüd-i hâl-i ibtidâîsinde kalmaları cihetleriyle evhâm ve meşkûkün te’sîrâtına hedef oluyor.

Eskiden beri her bir veçhile ekrâdın mâdununda bulunanlar bugün onların hâl-i tavakkufda kalmalarından istifâde ediliyor. İse ehl-i hamiyyeti düşündürür. Bu üç nokta müstakbelde bir darbe-i müdhişe hazırlıyor gibi ehl-ibasîreti dağdâr etmiştir.

Bunu çaresi, numune-i emsâl ve sebeb-i teşvik ve terğîb olmak içün Kürdistan’ın nokat-ı muhtelifesinden biri, Artûş aşâyiri merkezi olan Beytüşşebâb cihetinde,
diğeri, Motkân, Balekân, Sason vasatından, biri de Sipkân ve Haydaran vasatında olan nefs-i van’da Medrese nâm-ı me’lûfuyla Ulûm-i Diniyye ve fünûn-ı lâzime ile beraber hiç olmazsa ellişer talebe bulunmak ve oraca medâr-ı maişetleri hükümet-i seniyyece tesviye edilmek üzere üç Dârutta’lîm tesis edilmelidir.

Bazı medârisin dahi ihyâsı maddi ve mânevi Kürdistan’ın hayât-ı istikbâliyesini temin eder esbâb-ı mühimmedendir. Bununla maârifin temeli teessüs eder. Ve bu mebde-i teessüsten ittihad takarrür edecek.

İhtilâf-ı dâhilîden dolayı mahv olan kuvve-i cismiyyeyi hükümetin eline vermekle hârice sarfettirmek için hakkıyla müstehakk-ı adâlet ve kâbil-i medeniyet oldukları gibi cevher-i fıtriyyelerini göstereceklerdir.

Molla Said-i Meşhûr

“Bunun çare-i yegânesi :
Aşiret, alaylılık ve askerlik bâb-ı âlisiyle mekâtib ve maârifi içlerine idhâl ve ma’den-i saâdetleri olan medâris-i münderiseyi ihyâ ile, ulûm-i diniyye ile beraber fünûn-i lâzime-i medeniyyeyi Kürd ulemâsı tedris etmektir.”