+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: M.Kemal Bediüzzaman'dan Özür Diliyor

  1. #1
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Tarih 19 Ocak 1923. ?ngiliz işgali alt?ndaki ?stanbul'da milli mücadeleye destek veren çal?şmalar?yla dikkatleri çeken Bediüzzaman Said Nursî, Ankara'da yeni kurulan Meclisin ?srarl? davetleriyle Ankara'ya gelir ve resmi bir "hoşâmedi" merasimiyle karş?lan?r. Yine o günlerde, milletvekillerine bir beyanname dağ?t?r. O günlerde, Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundaki "?slâm cumhuriyeti" vasf?n? korumaktad?r. Meclis de bir "?slâm meclisidir." Ama bu meclisteki birtak?m farkl? yönelişleri fark eden Bediüzzaman, beyannamesinde önemli noktalara dikkat çeker. Çoğu peygamberlerin şarkta, filozoflar?n da garpta gelmesini "kader-i ezelînin bir remzi" olarak yorumlay?p, "şark? ayağa kald?racak, din ve kalbdir; ak?l ve felsefe değildir" der ve şu ikaz? yapar: "Mâdem şark? intibaha getirdiniz; f?trat?na muvaf?k bir cereyan veriniz. Yoksa sa'yiniz ya hebâen-mensûrâ gider [boşa gider], veya sathî kal?r." Kezâ, Avrupa medeniyetinin y?rt?lmaya yüz tuttuğu ve Kur'ân medeniyetinin doğmak üzere olduğu bir zamanda, dine lâkayd bir tav?rla "müsbet bir iş görülemeyeceğine" dikkat çeker. lslâm dünyas?nda "inkilâpvari" bir iş görebilmek için, ?slâm?n prensiplerine uymak gerektiğini söyleyerek, "Şu ink?lâb-? azîmin temel taşlar? sağlam gerek" der.
    Bediüzzaman-Mustafa Kemal tart?şmas?

    Bu beyanname, Meclisteki muhataplar? üzerinde büyük tesir meydana getirmiş olmal?d?r ki, altm?ş milletvekili yeniden namaza başlar. Ama rahats?z olan biri vard?r: Mustafa Kemal Paşa. Reaksiyonunu şöyle ortaya koyar Paşa: "Sizin gibi kahraman bir hoca bize laz?md?r. Sizi, yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağ?rd?k. Geldiniz, en evvel namaza dair şeyleri yazd?n?z, aram?za ihtilâf verdiniz." Namaz, beyannamenin unsurlar?ndan ve ihtiva ettiği mesajlardan yaln?zca biridir, ama tart?şma nedense bu noktada odaklaşt?r?l?r. Bu mecrada Bediüzzaman'?n Paşaya verdiği cevap işe şöyledir:

    "Paşa! Paşa! ?slâmiyette imandan sonra en yüksek hakikat, namazd?r. Namaz k?lmayan haindir, hainin hükmü merduttur."

    M. Kemal özür diliyor

    Tart?şma, Paşan?n Bediüzzaman'dan özür dilemesiyle sona erer. Akabinde, Bediüzzaman ve Paşa bir defa daha bir araya gelirler. Meclisin riyaset odas?nda iki saat kadar konuşurlar. Bediüzzaman, milletvekillerine dağ?tt?ğ? beyannamedeki ikazlar?n? tekrarlar. tslâm düşmanlar?na hoş görünmek için şeairi tahrip etmenin, millete, vatana ve lslâm dünyas?na büyük zararlar vereceğini; eğer bir ink?lâp yapmak gerekiyorsa, doğrudan Kur'ân'?n prensiplerine dayanmak lâz?m geldiğini anlat?r. Bu görüşmede Bediüzzaman'?n verdiği bir temsili, Mektubat isimli eserinden ayr?ca iktibas ettiğimiz bölümde okuyabilirsiniz.

    Görüşme sonras?nda, Bediüzzaman Türkiye'nin yak?n geleceğine "hakim" olacak düşüncenin sahiplerindeki niyetler hakk?ndaki teşhislerini kesinleştirir ve Ankara'dan ayr?larak Van'a gidip "mânevî cihad" hizmetinin haz?rl?klar?na başlama karar?n? verir. Bu arada Mustafa Kemal kendisine milletvekilliği, Diyanet âzal?ğ? ve şark umum vaizliği gibi görevler teklif eder. Bir köşk tahsisi de bu teklifler aras?ndad?r. Maksad?, Bediüzzaman'dan kendi niyet ve emelleri yolunda istifade sağlamakt?r. Ama Bediüzzaman hepsini reddeder ve Ankara'dan ayr?l?p Van'da inzivaya çekilir.
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:38 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  2. #2
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Büyük memurlardan birkaç zat benden sordular ki: "Mustafa Kemal sana üç yüz lira maaş verip Kürdistana ve vilayat-? şarkiyeye Şeyh Sünusi yerine vaiz-i umumi yapmak teklifini neden kabul etmedin? Eğer kabul etseydin, ihtilal yüzünden kesilen yüz bin adam?n hayatlar?n? kurtarmaya sebep olurdun" dediler.

    Ben de onlara cevaben dedim ki: Yirmişer, otuzar senelik hayat-? dünyeviyeyi o adamlar için kurtarmad?ğ?ma bedel, yüz binler vatandaşa, herbirisine milyonlar sene uhrevi hayat? kazand?rmaya vesile olan Risale-i Nur, o zayiat?n yerine binler derece iş görmüş. Eğer o teklifi ben kabul etseydim, hiçbir şeye alet olamayan ve tabi olmayan ve s?rr-? ihlas? taş?yan Risale-i Nur meydana gelmezdi. Hatta ben, hapiste muhterem kardeşlerime demiştim: Eğer Ankaraya gönderilen Risale-i Nurun şiddetli tokatlar? için beni idama mahkum eden zatlar, Risale-i Nurla imanlar?n? kurtar?p idam-? ebediden necat bulsalar, siz şahit olunuz, ben onlar? da ruh u can?mla helal ederim.
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:38 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  3. #3
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart

    Merdud : Reddolunmuş. Kabul edilmemiş. Geri döndürülmüş. Kovulmuş. (Namaz k?lmayan hâindir, hâinin hükmü merduddur.)
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:38 ) değiştirilmiştir.
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  4. #4
    Gayyur Ebu Laşey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    59

    Standart

    ALLAH'IN AKILSIZ HAYVANLARI ÇOKTUR.

  5. #5
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Jandarma Hasan Ergen anlat?yor:

    Afyon hapisinde Üstad'a şöyle sordum:

    "Hocam çok afedersiniz, sizi niçin hapsediyorlar?"

    Üstad aynen şöyle dedi:

    "Zaferden sonra Mustafa Kemal bana milletvekilliği, Şark umum vaizliği, bir köşk ve bir çiftlik vermek istedi. Ben kabul etmedim. 'Ben Allah için Ruslara karş? silahla, ?ngilizlere karş? kitapla savaşt?m. Ben çiftlik almak değil Allah için savaşt?m' dedim. Daha sonra Mustafa Kemal bana "Ben baz? yenilikler yapacağ?m, size ihtiyac?m var, içki içmek, aç?k gezmek gibi konular? hafifleteceğim" dedi. Ben de kendisine: "Kur'an'a dokunma... ?slamiyete ilişme... Fen ve sanata dair yenilikler yap" dedim. Bunun üzerine M. Kemal hiddetlendi ve bana:

    "Hayat?n?n sonuna kadar sürgün yaşayacaks?n." dedi.
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:39 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  6. #6
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Alıntı Meyvenin Zeyli Nickli Üyeden Alıntı
    "Zferden sonra Mustafa Kemal bana milletvekilliği, Şark umum vaizliği, bir köşk ve bir çiftlik vermek istedi. Ben kabul etmedim. 'Ben Allah için Ruslara karş? silahla, ?ngilizlere karş? kitapla savaşt?m. Ben çiftlik almak değil Allah için savaşt?m' dedim. Daha sonra Mustafa Kemal bana "Ben baz? yenilikler yapacağ?m, size ihtiyac?m var, içki içmek, aç?k gezmek gibi konular? hafifleteceğim" dedi. Ben de kendisine: "Kur'an'a dokunma... ?slamiyete ilişme... Fen ve sanata dair yenilikler yap" dedim. Bunun üzerine M. Kemal hiddetlendi ve bana:
    "Hayat?n?n sonuna kadar sürgün yaşayacaks?n." dedi.
    Vay can?na.Hey gidi hey...
    Ve herşey ondan sonra başlar

    Devlete hakim olanlar "eskiyi unutup yep yeni bir yolu tutmaya" yönelirken, "eski"ye ait ne varsa tahrip edilir. En büyük hedef, dini tamamen ve zorla silmek, yok etmektir. Eğitim başta olmak üzere bütün devlet düzeni buna göre ayarlan?r. Birbiri peşi s?ra ink?lâplar yap?l?r. Dinî hayat?n dayanağ? olan müesseseler birer birer y?k?l?r. O müesseselere hayat veren kişiler sindirilir, susturulur-ki bunlar, daha düne kadar vatan?n düşmandan kurtar?lmas? için birlikte, omuz omuza mücadele verilen insanlard?r.

    Şeyh Said ?syan?

    Bediüzzaman'da "eski"nin eri güçlü ve parlak isimlerinden biri olarak, yeni rejimin belli başl? hedefleri aras?ndad?r. Ilk önce, 1925'teki Şeyh Said isyan?n? bahane ederek başlat?lan sürgün kampanyas? s?ras?nda, Van'dan al?narak Burdur'a getirilir. ?syanla hiçbir alâkas? yoktur, hattâ karş? ç?km?şt?r Bediüzzaman, ama maksat onu çevresinden koparmak, sürekli gözetim ve takip alt?nda tutarak pasif hale getirmektir. Halbuki "Dahilde k?l?ç çekilmez" diyen Bediüzzaman, ikâmete mecbur tutulduğu yerlerde çok daha güçlü bir mücadeleyi başlatacakt?r. Devletle karş? karş?ya gelmeden, kanunlar? ihlâl etmeden, sadece iman ve fikir temelleri üzerinde yürütülen bir "mânevi cihad"d?r bu.

    Bediüzzaman Burdur'da k?sa bir süre kald?ktan sonra, ?ss?z bir nahiye olan Barla'da ikamete mecbur tutulur. Bu arada manevî cihad h?zlanarak devam etmektedir. Risâleler birbiri peşi s?ra sür'atle yaz?l?r, çoğalt?l?r, dağ?t?l?r. Bediüzzaman sürekli takip ve gözetim alt?nda durmaks?z?n yazar, yazar, yazar... Ve yazd?ğ? eserler, o zaman?n şartlar?nda çok k?sa süre için.de bu hizmete sahip ç?kan, sür'atle de genişleyen "Nur talebeleri" taraf?ndan el yaz?s?yla çoğalt?l?r. Bu yolla tam alt? yüz bin risale yaz?l?r.
    Bütün risâleler "iman kurtarma" hedefi çerçevesinde yaz?lmaktad?r. Her bir risale, ak?llardan ve kalblerden iman? silmeyi hedef alan icraata cevapt?r. Meselâ Allah inanc?n? kald?r?p yerine tabiat fikrini koyma gayretleri, Tabiat Risâlesi'ni getirir. Haşir inanc?n?n "çürütülmesi" için felsefe derslerine ağ?rl?k verilmesi kararlaşt?r?l?rken, Bediüzzaman Barla'da Haşir Risâlesi'ni kaleme al?r, bast?r?r ve dağ?tt?r?r.
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:39 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  7. #7
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Kitaba kars? silâh!

    Böylece y?llar geçer. Risâle-i Nur Külliyat?n?n temel eserleri aşağ? yukar? tamamlan?r. Ç?ğ gibi büyüyen bir Nur hareketi kendisini gösterir. Ve baş?ndan beri hiç gevşetmediği takip ve tasarrudunun bu inkişala engel olamad?ğ?n? gören hükümet, 1935'te Bediüzzaman ve Nur talebelerini hedef alan bir toplu tevkif harekât? başlat?r. ?ddialar "gizli cemiyet kurma, tarikatç?l?k, rejim aleyhtarl?ğ?, rejimin temel nizamlar?n? y?kmaya çal?şmak" gibi, uzant?lar? bugünlere gelen beylik suçlamalar etraf?nda dönüp dolaşmaktad?r.

    Bu harekât s?ras?nda Bediüzzaman ve Isparta civar?ndan toplanan yüz yirmi talebesi, elleri kelepçeli olarak, kamyonlarla Eskişehir'e sevk edilir. Harekât bizzat ?çişleri Bakan? Şükrü Kaya taraf?ndan yönetilmektedir. Beraberinde jandarma genel komutan? ve tam teçhizatl? bir askeri k?t'a vard?r. Ayr?ca, Isparta-Afyon yolu boyunca süvari askerleri yerleştirilmiştir. Tek parti devrinin, kitab? silahla yok etme zihniyetinin tipik bir örneğidir bu harekât.

    Diğer taraftan, masum ve kitaptan başka bir "silah"lar? bulunmayan insanlar?, isyanc? terörist muamelesine tâbi tutup, ordu eliyle hâpse t?kan hükümetin başbakan? ?smet ?nönü, ayn? tarihlerde bir şark seyahatine ç?km?şt?r. Bediüzzaman'? hedef alan harekât?n şarkta bir isyana yol açmas?ndan korkmaktad?r hükümet...
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:40 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  8. #8
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Kaynak neresi asyanurdağ abla?
    ?man-küfür mücadelesi

    ?thamlar?n bahaneden ibaret olduğunu söyleyen Bediüzzaman, kendilerine yap?lan bu zulmün as?l sebebini, Eskişehir hapsinde okuduğu müdafaas?nda şöyle anlat?r:

    "Kâinatta dinsizlik ile dindarl?k, Âdem zaman?ndan beri cereyan edip geliyor ve k?yâmete kadar gidecektir. Bu meselemizin künhüne vak?f olan herkes, bize olan bu hücumun doğrudan doğruya dinsizlik hesab?na dindarl?ğa bir taarruz olduğunu anlar."

    Ve bu muameleyi yapan hükümeti muhatap olarak dahi kabul etmez Bediüzzaman. Mecliste dağ?tt?ğ? beyannamede dile getirdiği sosyolojik vak?ay? bir defa daha hat?rlat?r. Çoğu filozoflar?n garpta ve Avrupa'da, peygamberlerin de şarkta ve Asya'da geldiğini hat?rlatarak, "kader-i ezelinin bir işâret ve remzidir ki," der, "Asyâ da hakim, galip, din cereyan?d?r." Sonra şöyle devam eder: "Elbette, Asya'n?n ileri kumandan? olan bu hükümet-i cumhuriye, Asya'n?n bu, f?tri hâsiyetinden ve madeninden istifade edecek. Ve bitarafane prensibini, değil dinsizlik taraf?na, belki dindarl?k taraf?na temayül ettirecektir."
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:40 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  9. #9
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    kaynağını yazacağım az sonra...
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  10. #10
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    "Hükümet-i ?slâmiye"

    Onun düşünce ve tasavvurundaki genişlik ve derinlik içinde, bir gün mutlaka son bulacak olan tek parti devrinin ve onun hakka değil, zulme dayanan hükümetlerinin yeri bile yoktur. Ba yüzden Bediüzzaman yine Eskişehir müdafaalar?nda s?k s?k "hükümet-i ?slâmiye" tabirini kullan?r. Elbette ki, bu s?fat?n sahibi, o günlerde yegâne işi Bediüzzaman'la, eserleriyle ve talebeleriyle uğraşmak olan paşalar yönetimi değildir; bu milletin kendi iradesiyle seçip iş baş?na getireceği hükümetlerdir.

    Ama yine de Bediüzzaman, kendisine ve talebelerine bu eşi görülmemiş haks?zl?klar? yapan hükümet erkân?na hakk?n, hukukun ne olduğunu öğretmeye çal?ş?r. ?çişleri Balcan? Şükrü Kaya'ya mektup yazar meselâ. Bu mektubunda keyfî icraatlar?n şahibi Şükrü Kaya'n?n şahs?n? "Dahiliye Vekili olan Şükrü Kaya Beye" şikâyet ederek, şah?slar?n icraatlar?yla, o kişilerin o an için ellerinde bulundurduklar? makamlar?n gereklerini hassasiyetle ay?r?r. Bilhassa o dönemin hukuk d?ş? anlay?ş ve uygulamalar? göz önünde bulundurulduğunda, gerçekten değerli bir devlet ve hukuk felsefesinin tezahürüdür bu ikazlar.
    Konu MuhammedSaid tarafından (24.05.07 Saat 20:41 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.12.11, 13:42
  2. Namık Kemâl Bediüzzaman
    By Bîçare S.V. in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.02.09, 08:37
  3. Beton Kemal
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Mizah
    Cevaplar: 45
    Son Mesaj: 18.01.09, 01:18
  4. Bediüzzaman ile M.Kemal Tartışmasını Bitiren Ses
    By muhibbülkurra in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.10.08, 13:29
  5. Bediüzzaman'ı Kemal-i Sürurdan Ağlatan Neydi?
    By elff in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 02.01.08, 02:26

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0