+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 37

Konu: Bedüzzaman Yanlis Tanitiliyor

  1. #1
    Ehil Üye tafly38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Aichach
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.212

    Standart Bedüzzaman Yanlis Tanitiliyor

    Selamünaleyküm arkadaslar,
    Dünyaca ünlü ansiklopedi sayfasi olarak taninan
    wikipedia da üstadin hayatini yabancilara nasil anlatildigini
    okudum ve burasi gözüme carpti:


    Said Nursi unterstützte in der Nachkriegsepoche ab 1946 den Übergang zum Mehrparteiensystem. Er rief seine Anhänger zur Unterstützung der Demokratischen Partei von Adnan Menderes auf. Von ihm erhoffte er sich die demokratisch-freiheitliche Entwicklung des Landes und ein Ende der Verfolgungen. Die Partei gewann 1950 die absolute Mehrheit in der Große Nationalversammlung der Türkei.


    kisaca manasi : 1946 da türkiye de cokparti systemi ne gecti
    ve saidi nursi etrafindaki insanlara o zamanin demokratik partisinde
    destekledi ve adnan menderes i secmelerini istedi. Ondan (menderes´ten)
    ülkenin demokratik özgürlügünü getirecegini ümit ediyordu.
    Ve sonuc ta 1950 de tek basina iktidar oldu.
    KULA BELA GELMEZ, HAK YAZMADIKCA
    HAK BELA YAZMAZ, KUL AZMADIKCA

  2. #2
    Ehil Üye tafly38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Aichach
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.212

    Standart

    kaynak burda http://de.wikipedia.org/wiki/Said_Nursi

    bize sohpet abilerimizin anlattigi kadari ile siyaset ehven-üs ser
    (yani iki tane ser olan isin daha az ser olan tarafi) demistir.
    Bedüzzaman hazretleri ve siyasi bir partiyi desteklememisti
    ve o partinin demokratik özgürlük getirecegini ümit etmemisti
    KULA BELA GELMEZ, HAK YAZMADIKCA
    HAK BELA YAZMAZ, KUL AZMADIKCA

  3. #3
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  4. #4
    Gayyur Ebu Ubeyde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    Aziz Vatan içinde, Aziz İstanbul dışında
    Mesajlar
    90

    Standart

    Alıntı tafly38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kaynak burda http://de.wikipedia.org/wiki/Said_Nursi

    bize sohpet abilerimizin anlattigi kadari ile siyaset ehven-üs ser
    (yani iki tane ser olan isin daha az ser olan tarafi) demistir.
    Bedüzzaman hazretleri ve siyasi bir partiyi desteklememisti
    ve o partinin demokratik özgürlük getirecegini ümit etmemisti
    Muhterem kardeşim, ya siz bu mesele hakkında hiç bilgi edinmemişsiniz, ya ağabeylerinizin dediklerini yanlış anlamışsınız, veya pek ihtimal vermemekle beraber ağabeyleriniz sizi yanlış bilgilendirmiş.

    Wikipedia'da yazılı bölümde eğer yaptığınız çevirideki anlam varsa öyle hata falan yok. Gerçi sadece verdiğiniz kısmı okuyunca Üstad'ın bütün çabası DP'yi iktidar yapmak için uğraşıyor gibi bir anlam çıkıyor ama, 3. Said döneminde Ülkemizde meydana gelen olaylara bakışı ile ilgili yaklaşımlarını anlatan bir paragraf gibi düşünürsek söylediği doğrudur. Üstad Hazretleri CHP ve tüm müştemilatına karşı DP'yi açık açık desteklemiş ve oy verirken bunu orada bulunan herkese göstermiştir.

  5. #5
    Gayyur Ebu Ubeyde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    Aziz Vatan içinde, Aziz İstanbul dışında
    Mesajlar
    90

    Standart

    tafly38 kardeş, evet bu linkteki bilgiler yeterli olacaktır. Siyasete bakışı ve amacı daha güzel anlaşılacaktır. Bence bir okuyun, belki de okutun.

  6. #6
    Ehil Üye tafly38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Aichach
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.212

    Standart

    Alıntı Ebu Ubeyde Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhterem kardeşim, ya siz bu mesele hakkında hiç bilgi edinmemişsiniz, ya ağabeylerinizin dediklerini yanlış anlamışsınız, veya pek ihtimal vermemekle beraber ağabeyleriniz sizi yanlış bilgilendirmiş.

    Wikipedia'da yazılı bölümde eğer yaptığınız çevirideki anlam varsa öyle hata falan yok. Gerçi sadece verdiğiniz kısmı okuyunca Üstad'ın bütün çabası DP'yi iktidar yapmak için uğraşıyor gibi bir anlam çıkıyor ama, 3. Said döneminde Ülkemizde meydana gelen olaylara bakışı ile ilgili yaklaşımlarını anlatan bir paragraf gibi düşünürsek söylediği doğrudur. Üstad Hazretleri CHP ve tüm müştemilatına karşı DP'yi açık açık desteklemiş ve oy verirken bunu orada bulunan herkese göstermiştir.
    abiler yanlis anlatmaz normalde ama onlar
    cogunluk la türkiye den yeni gelen yada
    bir kac yil önce gelen sohpet abileri
    ve sohpet leri türkce konusuyorlar biz hep
    anlamiyoruz bazen almanca anlatan abiler de oluyo...

    o halde biz yanlis anlamisiz kesin.
    yavvv o halde o zamanin menderes partisi simdiki zaman in
    hangi parti oluyo ak parti mi sp partisi mi ?
    yada üstad yasasaidi hangi sini secim yapardi ?
    KULA BELA GELMEZ, HAK YAZMADIKCA
    HAK BELA YAZMAZ, KUL AZMADIKCA

  7. #7
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı tafly38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    abiler yanlis anlatmaz normalde ama onlar
    cogunluk la türkiye den yeni gelen yada
    bir kac yil önce gelen sohpet abileri
    ve sohpet leri türkce konusuyorlar biz hep
    anlamiyoruz bazen almanca anlatan abiler de oluyo...

    o halde biz yanlis anlamisiz kesin.
    yavvv o halde o zamanin menderes partisi simdiki zaman in
    hangi parti oluyo ak parti mi sp partisi mi ?
    yada üstad yasasaidi hangi sini secim yapardi ?
    http://www.yeniasya.com.tr/2009/02/0...lsalihoglu.htm

    http://www.yeniasya.com.tr/2008/04/0...lsalihoglu.htm
    Konu Şahide tarafından (25.07.09 Saat 18:23 ) değiştirilmiştir.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  8. #8
    Vefakar Üye Ninja Kedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    491

    Standart

    Bismillah...

    "Dolayısıyla, iktidar partisi yerine göre dindardır, yerine göre "Milletçi"dir, yerine göre Atatürkçüdür... Nitekim, Halkçılardan daha ziyade Atatürkçü olduklarını bizzat kendileri iddia etmektedirler. "

    Muhteremin bu gibi yorumlardan yola çıkarak Millet Partisi eşleştirmesi hatadır.Zira Millet Partisinin devamının MHP olduğu malumdur.

    "Yerine göre dindar"lık riyadır. İki yüzlülüktür. Yerine göre dindar olmak ne demek? İktidar partisinin ekseriyeti dindardır. Ki bu dindarlık oranı merhum Adnan Menderes'in DP'sine göre daha fazladır. "Milletçidir"den kasıt milliyetçilik ise bu durum da DP'de vardı.Son bölüme gelince Anıtkabir'i yaptırıp tamamlayan da paradan İnönü'nün resmini kaldırıp mezkur şahsın resmini koyduran da DP'dir.

    Aşağıdaki bildiri okunmalıdır:

    BASIN AÇIKLAMASI

    Biz aşağıda imzası bulunanlar, Bediüzzaman Said Nursî’nin misyonunu temsil iddiasıyla, dile getirilen bazı siyasî mülâhazalar dolayısıyla, aşağıdaki hususlara açıklık getirmeyi bir sorumluluk olarak biliyoruz:

    (1) Bediüzzaman Said Nursî, hayatı boyunca, İslâmiyeti ‘bütün siyasetlerin üstünde’ tutmuş ve hangi siyasî görüşe mensup olursa olsun her insanı, Kur’ânî davetin kapsama alanı içinde görmüştür. Bediüzzaman, dini, toplum içinde bir ‘siyasal kutuplaşmanın’ aracı haline getiren yaklaşımların da, dindar insanların oylarını belli bir partinin ‘tapulu malı’ gibi gören anlayışların da karşısındadır.

    (2) Bediüzzaman Said Nursî, hayatı boyunca ‘hürriyet’i, insan için ve toplumlar için vazgeçilmez değer olarak benimsemiştir. Nitekim, “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” sözü, ona aittir. Peygamber mucizelerinin dahi insanın seçme özgürlüğünü ortadan kaldırmaksızın, ‘akla kapı açar, ihtiyarı elinden almaz’ sûrette gerçekleştiğine dikkat çekmiştir. İnsan iradesine bu kadar dikkat çeken bir İslâm âlimi olarak Bediüzzaman, ortaya koyduğu ontolojik inşanın doğal bir sonucu olarak, hayatının her safhasında özgürlük, çoğulculuk ve demokrasiden yana tavır almıştır.

    (3) Özgürlükten yana tavır almak, istibdadın, diktacı anlayışın, otoriter ve totaliter zihniyetlerin ve darbeci anlayışların karşısında olmayı da gerektirir—ister din adına olsun, ister din karşıtı. Bediüzzaman’ın Sultan Abdülhamid istibdadına da, İttihad ve Terakki komitacılığına da, CHP’nin tek-parti sultasına da karşı duruşu, bu bakımdan son derece değerli ve anlamlıdır.

    (4) Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatı, açıkça gösterir ki, onun sosyal ve siyasal duruşu, ‘pozisyonel’ değil, ‘ilkesel’dir. Abdülhamid’in istibdadına karşı İttihad ve Terakki’nin hürriyet ve meşrutiyet taleplerine destek vermesine rağmen, bir ‘zümre istibdadı’ oluşturma gayretine girdiği andan itibaren İttihad ve Terakki’ye karşı durması, bunun bir örneğidir. Dolayısıyla, İttihat ve Terakkiyi önce savunan Bediüzzaman, onlar değişince, onları desteklemekten vazgeçmiştir.

    (5) Bediüzzaman, 1950’li yılların Türkiye toplumuna dair çözümlemesinde dört ana siyasî eğilime işaret etmektedir: (a) din-karşıtı siyasal eğilim, (b) milliyetçi siyasal eğilim, (c) ‘din adına siyaset’ iddiasındaki eğilim, (e) özgürlükçü ve demokrat siyasal eğilim.

    Bediüzzaman Said Nursî’ye göre, CHP, birinci eğilimi temsil eden güçlerin kontrolündedir ve bu çizgide durduğu sürece, asla desteklenemez. Milliyetçi bir siyasal eğilime de destek verilemez; çünkü, milliyetçi zihniyet ‘kendi milletdaşını tercih eder, adalet edemez.’ Yine Bediüzzaman’a göre, Türkiye toplumu şartlarında, ‘din adına siyaset’ iddiasının yol açacağı sonuç, dini bir siyasal-sosyal kutuplaşmanın aracı haline getirmek ve dini siyasete âlet etmektir.

    Bediüzzaman Said Nursî, doğrudan veya dolaylı şekilde topluma, insana, dine ve dindara zararı dokunacak bu üç eğilime karşı, özgürlük ve demokrasi yanlısı siyasal eğilimin, desteklenmesi gerektiğini ısrarla ve açıkça belirtmiştir.

    (6) Bediüzzaman’ın, Demokrat Parti’yi bu sebeple desteklerken, bu partiyi ‘kusurdan münezzeh’ görmediği de unutulmamalıdır. O’nun,‘Ehven-i şer’ nitelemesi, bu duyarlılığı yansıtır.

    (7) Bediüzzaman Said Nursî’nin Demokrat Parti’ye olan desteği, asla ‘çantada keklik’ bir destek olmamıştır. Demokrat Parti’ye de kuruluşu aşamasında, ‘muvazaa’ endişesiyle, Bediüzzaman’ın mesafeli durduğunu görmekteyiz. Buna rağmen, CHP diktasına karşı özgürlük ve demokrasi yönündeki, özelde de din ve vicdan özgürlüğü yönündeki pozitif uygulamaları paralelinde Demokrat Parti’ye destek vermiştir. Bunu yaparken, 1957’de DP’ye oy vermediği için Kırşehir’i ‘ilçe’ yaparak cezalandırma gibi adaletsiz icraatlarına karşı da muhalefet hakkını kullanmıştır. Yani, desteklenen siyasal eğilime verilen destek, kayıtsız-şartsız bir destek değildir.

    (8 ) ‘Adalet,’ Bediüzzaman Said Nursî’nin nazarında, Kur’ân’ın dört temel esasından biridir. Siyasal düzlemde de adaletin gözetilmesi, ‘kamu yararı’ gerekçesiyle de olsa ‘ferdin hukukunun’ zayi edilmemesi, O’nun için tartışılmaz bir değerdir. “Cemaatin selameti için fert feda edilir. Vatanın selameti için her şey feda edilir” diye özetlediği bu anlayışı Bediüzzaman, Kur’ân’ın adalet mesajına temelden aykırı, ‘merhametsiz siyaset’in ‘vahşiyâne’ bir düsturu olarak tarif eder. Onun, ‘milliyetçi’ bir siyaseti de, ‘Unsuriyetperver bir hâkim, kendi milletdaşını tercih eder, adalet edemez’ diyerek reddettiği, bu vesileyle, bir kez daha hatırlanmalıdır. Bu vesile ile ifade edilmelidir ki, Bediüzzaman, din eksenli bir siyaset anlayışını reddettiği gibi, milliyet eksenli bir siyaset anlayışını da reddetmiştir.

    Bediüzzaman’ın siyasete ilişkin duruşunun dayandığı bu temel ölçüler dahilinde, bugün ‘Nurcular’ adına ve Risale-i Nur hareketini temsil iddiasıyla, Yeni Asya gazetesi tarafından açıkça ifade edilen ‘siyasî tercih’i anlamamız ve onaylamamız mümkün değildir.

    Bediüzzaman Said Nursî’nin ortaya koyduğu bu ‘dört siyasal eğilim analizi’ temel parametreleri itibarıyle, bugün için de geçerliliğini korumaktadır. Ancak,

    (a) Mehmet Ağar’ın liderliğindeki yeni Demokrat Parti’nin, bu analizdeki ‘özgürlükçü, adaletçi, demokrat’ çizgiyi temsil ettiği şeklindeki bir iddia, gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Zira, Mehmet Ağar’ın Susurluk olayıyla açığa çıkan ve ‘devlet adına rutin-dışılığı’ temsil eden, olay ve oluşumlara ilişkin bir pişmanlığı söz konusu olmadığı gibi, bu gün, kendisini anlatan bu olaylar, bu parti tarafından bir siyasi tecrübe gibi sunulmaktadır. Bunun yanında, 27 Nisan muhtırası karşısında da DYP (DP) yönetimi özgürlükçü, ve demokrat bir refleks ortaya koyamamıştır.

    (b) Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ‘Millî Görüş’ün devamı’ olduğu, ‘dini, siyasete âlet ettiği,’ bir ‘kutuplaşmaya sebebiyet verdiği’ şeklinde yine aynı gazete tarafından dile getirilen görüşlere de katılmamız mümkün değildir. Ak Parti’nin beş yıllık icraatı ortadadır. Bu icraatın ‘Millî Görüş çizgisinin devamı’ olduğunu ve ‘dini siyasete âlet ettiği’ni söylemek, insafla bağdaşır bir tutum olamaz. Ortadaki kutuplaşmadan Ak Parti’yi sorumlu tutmak da, insaflı bir tutum değildir. Zira, kutuplaşma senaryosunu hayata geçirenler dururken, sırf iktidarda olduğu için, Akparti’yi bu kutuplaşmadan sorumlu tutmak adaletli bir yaklaşım değildir.

    Ak Parti’nin icraatında eleştirilecek çok yönler vardır. 1 Mart Tezkeresi lehine hükûmetin sergilediği tutum, AB’ye uyum rüzgârını da arkasına alan, daha özgür ve demokrat bir Türkiye yönündeki reformların, yükselen milliyetçi/ulusalcı dalga karşısında hız kesmesi, Ermeni Konferansı ve Şemdinli olayı gibi durumlarda ‘ilkesel’ olarak doğru duruşun terkedilerek ‘pozisyonel’ bir tutumun tercih edilmesi, özgürlük-demokrasi-adalet bağlamında ilk anda göze çarpan yanlışlardır.

    Ancak bütün bu yanlışlara rağmen, iyilikleri kötülüklerine galebe çalmış olan bu hükumet, ‘ehven-üş şer’ olmaya adaydır. Zaten siyasi tercihlerin belirlenmesinde, ideal bir siyasi partinin bulunmadığı düşünüldüğünde, ‘ehven-üş şer’, ‘en az kötü olan’ın tercih edilmesini ifade etmektedir.

    ‘Zaman hükmünü icra etse, itiraz edilmez.’ Bir partinin isminin başında sırf ‘demokrat’ kelimesinin bulunması onu, demokrat yapmaz. Bu günkü Demokrat Partinin, Bedizüzzaman’ın desteklediği Demokrat çizgiyi temsil edip etmediği çok tartışılmaktadır. Buna rağmen, sözü edilen gazetenin, inhisarcı bir zihniyetle ortaya çıkıp, eleştirilere kulak tıkayarak, bu partiyi ‘demokrat’ olarak ilan etmesini ve diğerlerini tamamen dışlamasını, diğer partilerin(özellikle de Akpartinin) çalışmalarını adaletsiz bir şekilde yorumlamasını tasvip etmiyoruz.

    Bu konuda zaman hükmünü icra etmiştir ki, şu anki siyasi yelpazede demokratların bir çoğu, Akparti’de çalışmaktadır. Yıllarca ‘demokratlar’a kayıtsız şartsız bir şekilde verilen desteğin, bu gün, kayıtlı ve şartlı bir şekilde bile olsa, Akparti’ye verilebileceğini düşünüyoruz.

    Halk arasında ‘Nurcular’ diye tarif edilen ve Bediüzzaman’ın hayatını örnek almış insanların oylarının, hiçbir cemaat liderinin veya hiçbir siyasî partinin ‘tapulu malı’ olmadığını kamuoyuna duyururuz.
    Seçimlerin, daha özgür, daha demokrat ve daha adil bir Türkiye’nin kapılarını aralaması umudu ve dileğiyle...

    Ahmet Nazlı
    Halil Doğan
    İbrahim Hilmi Ünlü
    Metin Karabaşoğlu
    Murat Çiftkaya
    Mücahit Bilici
    Refik Yıldızer
    Abdüssamet Demir
    Ömer Faruk Uysal
    Orhan Gülgün
    Özcan Dolapçıoğlu
    Ahmet Özkılınç
    Senai Demirci
    Yusuf Özkan Özburun
    Zekeriyya Demir
    Kerem Aktaş
    Alpaslan Demir
    Reha Fırat
    Muhammed Özdemir

    Not:Siyasetten nefret ederiz. Lakin "dindar demokrat" AK Parti değilse başka bir partinin olması mümkün değildir. Dindarlıkları bir kenara sair partilerin ne kadar demokrat oldukları 28 Şubat sonrasında,Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vs görülmüştür.

    vesselam

  9. #9
    Müdakkik Üye !bR@h!M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Orta dünya'da ayrıkvadi
    Mesajlar
    748

    Standart

    Allah bilerek yanlış tanıtanların belasını versin.
    Bana sen niçin şuna buna sataştın diyorlar farkında değilim.Karşımda müthiş bir yangın var,alevleri göklere yükseliyor içinde evladım yanıyor,imanım tutuşmuş yanıyor.O yangını söndürmeye,imanımı kurtarmaya koşuyorum.Yolda biri beni kösteklemek istemişte ayağım ona çarpmış,ne ehemmiyeti var?O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?Dar düşünceler,dar görüşler...

    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

  10. #10
    Gayyur Ebu Ubeyde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    Aziz Vatan içinde, Aziz İstanbul dışında
    Mesajlar
    90

    Standart

    Alıntı Ninja Kedi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bismillah...

    "Dolayısıyla, iktidar partisi yerine göre dindardır, yerine göre "Milletçi"dir, yerine göre Atatürkçüdür... Nitekim, Halkçılardan daha ziyade Atatürkçü olduklarını bizzat kendileri iddia etmektedirler. "

    Muhteremin bu gibi yorumlardan yola çıkarak Millet Partisi eşleştirmesi hatadır.Zira Millet Partisinin devamının MHP olduğu malumdur.

    .....................
    Diye başlayan "New age, new different page Nurcular"ın yazdığı yazının birinci kısmı (sayılar ile numaralandırılan kısım) için şu söylenebilir; Durmuş (çalışmayan) saat bile günde iki defa doğruyu gösterir.

    İkinci kısım (harf ile numaralandırılan) için ise şu söylenebilir; Dam üstünde saksağan, Vur beline kazmayı.

    Bu ikinci kısımda düzeltilecek o kadar eğriltiler var ki, deve misal neresini düzelteceksiniz. Bendeniz de sadece son kısımdaki hükümden bahsedeceğim. Yazının sonunda (eğer bu kısım onların metinlerinde varsa tabi, çünkü iktibas yapan kardeş de bunu yazmış olabilir) diyorlar ki bu "New age, new different page Nurcular" ; "Not:Siyasetten nefret ederiz. Lakin "dindar demokrat" AK Parti değilse başka bir partinin olması mümkün değildir. Dindarlıkları bir kenara sair partilerin ne kadar demokrat oldukları 28 Şubat sonrasında,Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vs görülmüştür."

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görünen asıl husus AKP'nin "bunalım ve gerilim demokrat" olduğudur. Beğenmedikleri Ağar onlara bağıra bağıra "gelin cumhurbaşkanını halk seçsin" dedi mi, dedi. Bunlar ne dediler, hayır. Sonra ne oldu, cumhurbaşkanını halk seçti. Eeeee n'oldu? Beğenmedikleri Ağar'ın dediği yere geldiler mi, geldiler? Ama ülke gerildi, bunalım oldu, memleket ziyan oldu, inat ve dediğim dedik tavır yüzünden hukukun hukukunun hukukçular tarafından çiğnenmesine sebep oldular. Hissiyatım DYP'liler meclise girsinler diyordu ama aklım ve mantığım cumhurbaşkanını halk seçsin diye ısrar ettiği için diyebilirim ki beşer (hem AKP, hem DYP dem CHP ve avanesi) zulmetti, ama kader adalet etti. "Dindar demokrat"mış. Dindarlıklarını sorgulayacak durumda değilim, ama demokrat olmadıkları kesin. Durumlarına en uygun tanımlamam ise; "bunalım ve gerilim demokrat" olduklarıdır. Tabi eğer böyle bir sıfat demokrat kelimesinin yanına uygun düşerse.

    Hala demokrasi adına yaptıkları aynı şey, CHP bir taraftan, AKP bir taraftan, sırayla önce biri geriyor sonra diğeri, önce biri bunaltıyor sonra diğeri, zaman zaman MHP araya giriyor. Harika bir üçlü oluşturdular, bir de okeye dördüncü gibi DTP var. Sağlık Bakanının kahvelerdeki sigara yasağı nedeniyle sigara içenlere yol göstermek için yaptığı tavsiyeyi hatırlarsınız, "Yanlarında bir beşinci bulundursunlar". İşte bu ekipte beşinciler de "Siyasetten nefret ederiz, euzü billahi mine'ş-şeytani ve'ssiyaseh" diyen fakat siyasete boylu boyunca batmış "New age, new different page Nurcular". Manzarayı tarif için söylenecek en güzel ifade ise "Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin".

    Son günlerde bazı toplulukların vaziyetini izah için meşhur olmuş bazı tanımlamalar yapılıyor; "genç subaylar rahatsız", "hukukçular rahatsız", "sanayiciler rahatsız" gibi. Buradan yola çıkarak diyebilirim ki ""New age, new different page Nurcular rahatsız". Anlayabildiğim kadarıyla hakikaten rahatsızlar, ne diyebilirim ki, geçmiş olsun, Allah acil şifalar versin.

    Not: "New age, new different page Nurcular" ve ""bunalım ve gerilim demokrat" tanımlarının telif hakkı bendenize aittir. "bunalım ve gerilim demokrat" tabirinin, daha önce başkaları tarafından kullanılan "yorgun demokrat" tabiriyle uzaktan yakından akrabalığı yoktur. "New age, new different page Nurcular" tabirinin anlamı "yeni nesil, yeni farklı sayfa Nurcular" demektir ki "Ulusal düşün ve yazın tarihi"ndeki geçmişleri 1990 yılına kadar dayanır. En popüler oldukları yıllar 2003 ve 2007'dir. Medyaları, internet siteleri ve forumları, muhtelif tv'leri ve muhtelif tv'lerde programları, hatta Risaleleri sadeleştirelim, Üstad yaşasaydı AKP'ye oy verirdi gibi enteresan ve "ılımlı" açılımları vardır. Sürekli "diyalog ve iletişim" kurmaya meyyal ve meraklı olanlarına da rastlanmaktadır. Hatta bir kısmı "demokrat misyonu" çökerttikten sonra şimdi ergenekonu çökertmekle bile uğraşabilmektedir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bedüzzaman'dan Neler Öğrendim?
    By **Muttakİ** in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 23.12.08, 10:33
  2. Bedüzzaman'ın Hayatından Tarihler
    By **Muttakİ** in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.12.08, 13:00
  3. Bedüzzaman'dan Bir Hatıra
    By utku in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 21.07.06, 18:06

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0