+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 12 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 114

Konu: Bediüzzaman'ı Ağlatan Hadise

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart Bediüzzaman'ı Ağlatan Hadise

    Bir kitap da yazıldı bu mesele üzerine."Başkasını Günahına Ağlayan Adam"

    Evet,başkasının günahı için ağlayan ve o günah içindeki yangında yanan evlatlara göz yaşı döken bir adam Bediüzzaman.

    "Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!(Tarihçe-i Hayat - Isparta Hayatı )

    İşte asrın sahibi olmanın,evladının imanı için onların imanını kurtamaya koşan bir insanın duruşudur bu haykırış ve ağlayış.Hem de ne ağlayış.Derin ve içten.Ağlamasını işitenlere "şimdi beni yalnız bırakın" diyerek o evladının haline belki de hıçkırıklarla göz yaşı dökerek ağlamak.

    Bediüzzman'ı anlamak sanırım kolay değil.O büyük Bediî,O asrın eşsiz güzeli,şefkatta da zivrede.Çünkü mesleğinin dört esasından birisi de şafkat.

    Belki herkes ağlayabilir.Ancak başkası için ağlamak,bir de başkasının günahı için ve ebedi helaketi için ağlamak sanırım işin püf noktası.İşte Bediüzzaman,bu asrın evladının dehşetli imansızlık hali karşısındaki haline ağlıyor.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Nev-i beşerin ağlanacak gülmelerine, endişe-i istikbal ve âkıbetbînlik adesesiyle, gayet şâşaalı bir gece bayramında, hapishane penceresinden bakarken, nazar-ı hayalime inkişaf eden bir vaziyeti beyan ediyorum. Sinemada, eski zamanda mezaristanda yatanların vaziyet-i hayatiyeleri göründüğü gibi, yakın bir istikbalde mezaristan ehli olanların müteharrik cenazelerini görmüş gibi oldum. O gülenlere ağladım. Birden bir tevahhuş, bir acımak hissi geldi. Aklıma döndüm, hakikatten sordum: "Bu hayal nedir?"

    Hakikat dedi ki:
    Elli sene sonra, bu kemâl-i neş'e ile gülen ve eğlenen zavallılardan elliden beşi, beli bükülmüş,yetmiş yaşlı ihtiyarlar gibi; kırk beşi, mezaristanda çürümüş bulunacaklar. O güzel simalar, o neş'eli gülmeler, zıtlarına inkılâp etmiş olacaklar. Küllü âtin karîb kaidesiyle, madem yakında gelecek şeylerin gelmiş gibi görülmesi bir derece hakikattir; elbette gördüğün hayal değildir.
    Madem dünyanın gafletkârâne gülmeleri, böyle ağlanacak acı hallerin perdesidir ve muvakkat ve zevâle mâruzdur. Elbette biçare insanların ebedperest kalbini ve aşk-ı bekaya meftun olan ruhunu güldürecek, sevindirecek, meşru dairesinde ve müteşekkirâne, huzurkârâne, gafletsiz, mâsumâne eğlencelerdir ve sevap cihetiyle bâki kalan sevinçlerdir. Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istilâ edip gayr-ı meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde, zikrullaha ve şükre çok azîm tergibat vardır. Tâ ki, bayramlarda o sevinç ve sürur nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir, gaflet ise kaçırır.
    Said Nursî
    (Yirmi Sekizinci Lem'a )

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Gençlik Rehberinde izahı bulunan ibretli bir hadisenin hülâsası şudur:
    Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden, mânevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki, o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi, kabirde toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar kat'î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: "Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz."

    Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil. Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri kıştır; öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır. Geçmiş zamanın elli sene evvelki hadisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hadisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalâlet ve sefahetin elli altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilseydi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru keyiflerine nefretle ve teellümlerle ağlayacaklardı.(On Birinci Şua)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Onların o acınacak hallerine ağladım.
    Bütün mesele burada sanırım.Onların acınacak hallerine ağlamak.Bu acınacak haller kimin halleri?


    Geçliğinde gülmüş,bir kısmı kabirde azap çekmekte olan ve bir kısmı da sevmek beklediği nazarlardan nefret görenler.

    Bu zamanda geçliğinde günahlarla gülenler ne kadar da çok?Yaşlanınca da sevmek beklediği nazarlardan istiskal bulanlar da epey fazla.

    İşte Bediüzzaman manevi sinema ile istikbeli,hatta ta bu zamanaları müşahede ediyor ve ağlıyor!Gençliğinde hayrat dairesinde ve helal dairsinde olmayıp günalarla içinde istikblini ve ahiretini düşünmeden gülenlere ağlayan bir adam Bediüzzaman.

    "Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil." diyor Bediüzzaman.Hayal ile hakikatin farkını her halde biliyoruz.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Ey nefsim!Sen, âni ve fâni zevklerin bekasını arıyorsun. Onun için, onun zevaliyle ağlamay başlıyorsun. Kör hissiyatınla bu yanlışının tam tokadını yersin. Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.(Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 148)

    Bediüzzaman'ın bu asrın evlatlarının ahireti ve istikbali için ağlamasına bedel,bu asrın her insanda var olan kör hissiyatı bakınız nasıl ve neye ağlıyor?

    Nefsimiz,ani ve fani zevklerin bekasını ve devamını arıyor ve bulamazsa ona ağlıyor.Çünkü âni ve fâni zevler zevale ve son bulmaya mahkum.Bedüzzman'ın ağladığı evlatlarının hali bu âni ve fâni zekler.Ancak nefis öyle demiyor.O âni ve fâni zevklerin zevali ve sönmesine ağlıyor.

    İşte Bdiüzzaman,kör hissiyatla yapılan yanlıştan bu asrın evladının yediği tokada ağlıyor.Çünkü o tokat âni ve fâni zevklerle bir dakika gayr-ı meşru gülmeye bedel on saat istikbalde tokat vuracak ve ağlatacaktır.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Vefakar Üye avrasyam_seker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    496

    Standart






    TARİHİN ÇAĞLARINDAN...
    SÜZÜLEREK GELEN....
    ÇAĞA BOMBA GİBİ İNEN NUR...
    RİSALE-İ NUR....



  7. #7
    Dost NuruLik@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    33

    Standart

    Selamun aleyküm Abdulbaki ağabey. Çok güzel bir paylaşım olmuş. Kitabı okuduk, maşaallah çok güzel ve teesirli idi. Herkese tavsiye ederim.

    Maasselam.

  8. #8
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: "Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz."

    bu cümlede ki bu kısım dikkatimi çok çekmiştir her zaman...

    Üstadın o kızların istikbalde ki halini görüp üzülerek ağlaması öyle sıradan bir ağlamak değil.
    Çünkü Üstad o manzara karşısında o kadar şiddetli bir teessüüre kapılmış ki tutamadığı gözyaşları ve hıçkırıkları çevresinde ki insanlar işitecek derecedeymiş...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: "Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz."
    Evet,bu kısım hakikaten çok önemli ve bir o kadar da dikkat çeken bir bölüm.Üstad demek ki içten ağlamamış.Bir kısım arkadaşları ağladığını işitmişler.Demek o arkadaşlar uzaktalarmış ki işitmişler. Yanına gelip sormuşlar.Üstad ise o tesirden halen krtulammaış ki "Şimdi beni kendi halime bırakınız,gidiniz." diyerek o hazin ağlamaya devam etmiş.

    Bu asrımızın fitne fesadının dehşetidir ki Üstadı ağlattırmış.Belki de o lise mektebindeki gençlere ağlamanın içinde bu asrın bütün gençlerine ağlama var.Çünkü iki dehşetli dinsizlik cereyanı öncelikle insanlarımızın ebedi hayatını perişan etmiş.Üstad esasında o gençlerin ebedi hayatına ağlıyor.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Ehil Üye İNSan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    2.341

    Standart

    Onun kaygısı sevdası,derdi,davası hep Allahı kullarına tanıtmak ve sevdirmekten ibaretti.
    Bütün engellere,acılara,işkencelere,sürgünlere,zehirlenm elere rağmen Kurana,imana,islama hizmet duygusundan hiç ayrılmadı.
    En zor şartlarda bile hiç ümitsiz olmadı.
    En olumsuz şartlardan,daima en olumlu sonuçlar çıkardı.
    Kendisini batırmaya bitirmeye çalışanları da huzura ve mutluluğa,yani kulluğa çağırdı.
    Çünkü ona göre,kul olmak,kurtulmak demekti...
    Kendisine en acımasız hareketi ve dayanılmaz işkenceyi layık görenleri bile iman hakikatleri ile tanıştırmak ve kurtarmak telaşında idi...
    Güle oynaya günah bataklıklarına batanlarada merhametle baktı..
    GÜNAHINA AĞLAMAYANLARIN GÜNAHINA AĞLADI..
    Çünkü o şefkatten ibaretti...
    Sevgiyle sarıp sarmaladı yaralı yürekleri.
    Manevi kiriipası,yarayı acımasız ameliyatlarla tedavi etti..
    Gönülleri çelen,ruhları çeken bir muhabbet merkeziydi.
    Benim sevdalandığım yürek,bu yürekti...
    Benim neslimin kendine gelişiydi.
    Uyanmamızdı,heyecanla ve gafleten silkinmemizdi.
    UYANALIM DİYE UYANIKTI,EBEDİYEN GÜLELİM DİYE AĞLIYORDU...


    vehbi vakkasoğlu..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kur'ân ve hadise uymaya dair
    By rasulgülleri_nuryarenleri in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.10.14, 20:34
  2. 500 Bin Hadis Arasından Seçtiğim 5 Hadise Uy....
    By **Muttakİ** in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.11.08, 20:00
  3. Bediüzzaman Said Nursi'yi Ağlatan Çorap Nakışındaki İz
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.10.08, 16:47
  4. Ciğersuz Hadise
    By Cennetâsâ in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 13.01.08, 04:02
  5. Bediüzzaman'ı Kemal-i Sürurdan Ağlatan Neydi?
    By elff in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 02.01.08, 02:26

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0