+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 25

Konu: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ve Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri

  1. #1
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ve Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri

    Süleyman efendi’nin yakın talebelerinden muhterem Mehmed Emre hocaefendi anlatıyor: “Sivrihisar’da vazifeye başladığım sırada ziyaretime gelen Emirdağ Müftüsü Mehmet Oral’a iade-i ziyarette bulunmak üzere Emirdağ’a gitmiştim. Bahsi geçen zat beni birkaç gün misafir etti.

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin bu ilçede bulunduğunu öğrenince Kur’an Kursu öğreticisi Hafız İbrahim ile birlikte üstadı ziyarete gittik.Bu muhterem zatın ikamet ettiği ev, Kur’an Kursu’nun tam karşısındaydı.Sokak kapısından içeri girince elle yazılmış bir kağıdın kapısının arkasına raptedildiğini gördüm. Ve merak saikasıyla yaklaşıp okudum.

    Üstadın ifadesiyle kaleme alınmış bulunan yazıda şöyle deniyordu: “Ben yaşlı ve hasta bir Said’im. Beni ziyaret etmek isteyenler kitaplarımı okusunlar.Böylece daha çok istifade ederler.”

    Üstad Hazretlerinin hizmetinde bulunan Zübeyr, bizi görünce aşağı indi ve maksadımızı öğrenince kapının arasındaki kağıdı gösterdi. Ben “O yazıyı siz gelmeden önce okudum. Buna rağmen ziyaret etmek istiyorum. Kabul etmezlerse geri gideriz” dedim. Yukarıya gidip geldi ve üstadın huzuruna kabul edileceğimizi haber verdi, sevindim.

    Odadan içeri girdiğimizde üstad,oturmakta bulunduğu karyolanın üzerinde iki dizi üzerine gelerek boynuma sarıldı. Ben de elini öpüp oturdum. Said Nursi hazretleri kendine mahsus şivesiyle;
    “Müftü deyince yaşlı,ihtiyar bir kimse tasavvur ediyordum. Sen gençmişsin. Kimde okudun? ” dedi. Ben: “Süleyman efendi hazretlerinde” cevabını verdim. Bunun üzerine; Üstad, “Ben kendini görmemişem. Fakat manen tanırım. Ulema-i su İslam dininin şerefini ayak altına düşürdüler. Fakat o bunu minarenin şerefesi gibi yükseltti. Onu ve talebelerini okuduğum evradın sevabına ortak kılıyorum.” dedi.

    Pırıl pırıl parlayan gözleri,zekasındaki fevkaladeliği yansıtmaktaydı. Bakışlarındaki maveralara uzanan bir ruh hasleti müşahede olunuyordu. Kemalatını aynelyakin müşahede ederek yarım saat kadar huzurunda bulunduktan sonra duasını ve müsaadesini talep ederek ayrıldım.”

    (Mehmed Emre-Hatıralarım.s:55-56-Erhan yay.)

    Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur şöyle bir hatıra nakletmektedir:

    “16 Eylül 1959 tarihiydi. Bediüzzaman Hazretleri aniden şiddetle rahatsız oldu. Bu rahatsızlığı üç gün devam etti. Gazete okumadığından ve radyo dinlemediğinden hâl-i âlemden haberi yoktu. Üç gün sonra İstanbul’dan Rüşdü Bey isimli talebesi geldi. Onu görünce hemen ahvâl-i âlemden ve İstanbul’da ne olup bittiğinden sordu. O da “Üstadım, Süleyman Efendi vefat etti” deyince, üstad birden kalkarak “Kardeşim, Şeyh Süleyman mı? Şeyh Süleyman mı? ” diyerek dikkatle sordu. “Evet üstadım, Şeyh Süleyman” deyince Bediüzzaman şöyle dedi: “Kardeşim ne zaman vefat etti? ” Bu soruya verilen cevap bizi daha da hayrete düşürmüştü. Zira tam vefat ettiği saat Bediüzzaman hastalanmış ve bu manevi elemi hissetmişti. Bediüzzaman, devamla
    “Kardeşim, Allah rahmet eylesin, Allah rahmet eylesin, mübarek veli bir zattı, mühim hizmetler ifa etti. Allah rahmet eylesin.”

    (Prof.Ahmed Akgündüz-Arşiv belgeleri ışığında Süleyman Hilmi Tunahan-Osav yay.)

    Süleyman efendinin bendelerinden Arif Hikmet Köklü beyefendi 14.09.2001'de şu enteresan hatırayı anlatmışlardır;
    'Bazı kimseler Bediüzzaman Said Nursi aleyhinde neşriyatta bulunuyorlardı.Onların tesirinde kalarak Şeyh Süleyman efendi hazretlerine 'Biz Said Nursi'yi nasıl bileceğiz? ' diye sordum. 'Bu Bediüzzaman hazretleri Türkiye'de en sevdiğim zattır' dediler.Yanından bir zat çıkıyordu,onu kast ederek 'Siz gelmeden önce bir zat gelmişti. Said Nursi hazretlerinin yanından gelmiş ve sohbetinde bulunmuş. Sohbette bizim bahsimiz olmuş.Ayağa kalkarak: 'Ne kadar sevap kazanmışsam yarısını Şeyh Süleyman efendiye veriyorum' dediğini bize nakletti. Biz de o zata dedik:'Biz de bu güne kadar sevap ve hayır namına ne kazandı isek hepsini Said Nursi hazretlerine hediye ediyoruz. Bunu kendisine bildirirsiniz.'

    ...Yine Arif beyin nakline göre Süleyman efendi şöyle buyurmuş: 'Said Nursi'ye makamını bizzat Resulullah vermiştir.En yüksek dereceye çıkmıştır.Hz.Allah'ın ilham ettiği şekilde yazacak,onun hizmeti de öyle...'

    ...Halen Hollanda'da bulunan Abdullah Tekin hocaefendi de şöyle bir hatıra naklediyorlar: 'Risale-i nurları okumakla birlikte çeşitli hocaefendilerimizden dersler de alıyorduk. Hacı Süleyman efendi hazretlerinden de uzun zaman ders aldık. Merhum bizim nurlarla irtibatımızı biliyordu.Bir gün yakın talebelerine; 'Bediüzzaman Hazretlerinin talebeleriyle aranızda zerre miktar bir ihtilaf çıkarırsanız huzur-u ilahide iki elim yakanızdadır...Abdullah evladımız iki yerden feyiz alıyor.Bediüzzaman hazretleri o vazife ile tavzif edilmiş, biz de bu vazife ile tavzif edilmişiz.' buyurdu.

  2. #2
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Süleyman Efendiyi severler ve takdir ederlerdi. Zaten bu gibi yüksek ve hayırlı zatlar birbirinin hizmet kardeşidir. Meşrebler ve metodlar farklı olsa da gaye birdir: İmana, İslâm’a, Kur’ân’a, Sünnet’e, Şeriat’a, fıkha, ahlâk-ı İslâmiyeye hizmet etmek, insanların imanlarını ve ebedî mutluluklarını kurtarmak.
    Silistreli Şeyh Süleyman Hilmi Tunahan, Bediüzzaman Said Nursi gibi iman ve İslâm kahramanlarına düşmanlık eden, onların aleyhlerinde konuşan ve yazan Müslümanları gördükçe çok üzülüyorum. Bindikleri dalı kesiyorlar da haberleri yok.
    İnsanın en kıymetli varlığı ve değeri imanıdır. İmanı olan, ömrü ölümüne imanla bitişmiş olan herkes en sonunda ebedî mutluluğa nail olacak, Allah’ın rahmet ve keremi ile Cennet’e girecektir.
    İman için çalışan, imana hizmet eden alimler ve mürşidler ne büyük insanlardır, ne büyük hizmetkârlardır.
    Böyle büyük zatları sevenler, onların öğütlerini tutanlar inşaallah büyük feyizlere ve fevzlere ulaşacaktır.

  3. #3
    Pürheves Ararat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    191

    Standart

    Allah dostlarını tanımak ve tanıtmak ne güzel.....

    Emeğinize sağlık.....

  4. #4
    DELİZEYBEK
    Guest DELİZEYBEK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN HAZRETLERİNİN KENDİ SESİNDEN VAAZI

    http://www.islamvetasavvuf.org/?q=node/8033

  5. #5
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart

    SÜLEYMAN EFENDİ HAZRETLERİNİN NASİHATLARINDAN

    Bizim vazifemiz aşı yapmaktır. Zorla ağaç meyve vermediği gibi insan da zorla irşâd olmaz. Zorla yapılan iş semere vermez. Aşı ise iki kısımdır.
    1. Nûr,
    2. Zulmet.
    Zulmetin aşısıyla meşgul olanlar çok. Neticesi vahim olan bu işle başlarına bela bulanlar, sayılara sığmıyor. Biz nûr aşısıyla meşgûlüz. Ağacı, güzel meyve vermeye zorlayıp sopa ve balta ile vurulsa, altına ateş yakarak tehdit edilse, bozuk meyvelerini iyi yap, iyi çıkar, tenbih ve tehdidinde bulunulsa, hiç kâr etmez. Ancak aşılamak suretiyle meyvesi değişip, menfaat hasıl olur.“

    · „Bizim yolumuz, imân, İslâm ve Ahlak-ı Muhammediyeyi aşılamaktan ibarettir.“
    · „Bizim bu alemde biricik emelimiz var. O da Ümmet-i Muhammed'in evlatlarının kalplerine Fuyuzat-ı Muhammediye'yi aşılamaktır.“

  6. #6
    Vefakar Üye HÜCCET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    İstifadeli paylaşımlar olmuş, emeğinize bereket.


    "Yağmur duasına çıksaydık dostlar
    Bulutlar yarılır hava açardı
    Şimdi ne ihtimal nede imkan var
    Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
    Yağmur duasına çıksaydık dostlar

    Ben geldim geleli açmadı gökler
    Ya ben bulutları anlamıyorum
    Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
    Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
    Ben geldim geleli açmadı gökler "
    S.Karakoç



  7. #7
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart

    amin cümlemizin emeğine bereket olsun.

  8. #8
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart

    Mahmud Sami k.s. efendi ve Bediüzzaman hz.

    ***Musa Topbaş efendi kendisiyle yapılan bir röportaj'da Üstad Bediüzzaman ile Sami efendi arasındaki münasebeti şöyle anlatıyor(Bediüzzaman’ın) Üstadımıza da çok sevgisi vardı. Altınoluk-132/32

    Musa efendi bu konuda bir hatırasını da şöyle naklediyor:
    (Bediüzzaman) bir ara Dramana gelmişler. Draman Fatihin aşağısında bir semt. Muhterem Üstadımızın haberi olmuş.Ben Fakir de aldım, ziyaretine götürdüm Dramana. Neşelendiler, musafaha ettiler uzun uzun. Uzun müddet de görüşmemişler siyaset itibarıyla.Hatta orada şeker ikram etti Bediüzzaman hazretleri.
    Muhterem üstadımız o şekeri aldı,fakire verdi. " Bunu Arafat’tan sonra yeriz" dedi.Arafat’ta o şekerden birer tane verdi,yedik. Altınoluk:132/32

    10.3. 2002 tarihinde Bahçelievlerde evinde görüştüğümüz muhterem Abdülvahid Mutkan bey anlattı: "Sami efendi hazretleri benim tespit ettiğime göre üstadımızı birkaç kez ziyaret etmiş. Birisinde Draman'da birisinde zannedersem Akşehir palas otelinde...Orada Üstadımız daha önceden ağabeylere tembihte bulunuyor ki: "Hocaefendi geldiğinde elini öpün" diye.Çünkü Üstadımız el öptürmediği için belki onun da elini öpmezler diye önceden tedbir aldığını ben abilerden duymuşum.

    ***Lütfi Eraslan anlatıyor; "Yunak müftüsü Süleyman efendi bir gün M. Sami Üstadımıza sormuş: "Efendim, Said Nursi hazretleri o karanlık günlerde nasıl korkusuzca cihada devam etti? Mahmud Sami Üstadımız cevaben buyurmuşlar ki: "Bir insanın Allah korkusu her tarafını ihata ederse,sair korkular onun bedenine girmeye yer bulamaz.” Mehmed Dikmen-Cumhuriyet Dönemi İman Hizmeti-sh:320-Cihan Yayınları

    *** Altınoluk dergisi Şubat-2003’te 204. sayısında Sami efendi’nin talebelerinden Osman Şevket Yardımedici hocaefendi ile yapılmış bir röportaj yayınladı Osman şevket hocamız Sami efendi hazretlerinin 1953’de Şam'da muhacir olarak kaldıkları zamanları anlatıyor. Konumuzla alakalı bir bölümü aktarıyoruz: "Bediüzzaman hocaefendinin eski talebelerinden ABDÜLMECID efendi vardı Şam'da. Eski Kürt alimlerinden. Her zaman da Şam'a inmiyor. Ben bunu anlattım. "Ziyaretine gidelim" dediler. Haber verdik. Gitmek için otobüs durağına gittik. Otobüs beklerken bana "bir dakika bekle" dedi. Nereye gidiyor diye baktım. Vitrinine dizi dizi peksimet dizmiş bir ekmek bayiine girdi. Peksimet alarak geri döndü. "Bunlara, büyük insanlara hürmet etmek lazım" dedi. Otobüse bindik,oraya vardık. Abdülmecid efendi ile sohbete başladılar. Abdülmecid efendi Bediüzzaman'dan okuduğu derslerden anlatıyor. Üstadımız da Bediüzzaman’ın sık sık Esad Erbili efendi hazretlerini ziyarete gelmesini anlatıyor.
    Efendimiz: "Bendeniz Kelami dergahında hizmet ederken Bediüzzaman hazretleri başında poşusu, belinde silahıyla, efevari bir kıyafetle ziyarete gelirdi. Bediüzzaman hazretleri o zaman gençti. Esad efendimize sorular sorardı. Cevabını alınca "Allahü ekber" der, hemen ayağa kalkardı. Esad efendi’den Kadiri dersi aldı. Bir defasında Bediüzzaman gittikten sonra, Esad efendi “Bu genç,gençlere hizmetle görevli. İstikbalde gençlere iman davasında çok büyük hizmetler yapacak.Ama hala kendisi bunu bilmiyor, kendisine söylenmedi" dedi.Altınoluk-204/11

    ***Muhterem Rıza Çöllü Hocaefendi kendisi eğitim hizmetlerine vakfetmiş bir zat. Ramazanoğlu Sami Efendiden feyz almışlar. Altınoluk Dergisinin Temmuz 92 sayısında kendisiyle yapılan bir röportajı okudum. Çok güzel iki hatırasını sizlerle paylaşmak istiyorum: "Ben hayatımda ilmini dünya için kullanmayan üç kişi gördüm. Birisi; Bediüzzaman Hazretleri...Diğeri; Ankara'da Hacı Mehmed Efendi vardı. Sonra Mahmud Sami Efendiye intisap etti. Bediüzzaman’a beraber gitmiştik. "Efendim, ben intisap etmek istiyorum' dedi. Bediüzzaman: "Onu kardeşimiz Mahmud Sami görüyor" dedi. Bunun üzerine Mehmed Efendi 57’de İstanbul’a geldi


    M.FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ VE SAMİ EFENDİ

    M.Fethullah Gülen Hocaefendi bir sohbetinde "Sami Efendiyi gördüm, duasını aldım. Kendisinin hizmetimize sempatisi vardır. Hizmet şekli olarak bize yakındır Hatta: "Fethullah hoca gibi yapın” demiş. Cenab-ı Hak ona Medine’de vefat etmeyi nasip etmiş." diyor.


    Hocaefendi Sami efendinin duasını almış bir insan. Şöyle anlatıyor bunu: "Sami efendi hayattayken bıyıklarımla yüzüme dua etmişti. Değişmesin diye. Saçlarım beyaz, bıyıklarım siyah. Sonra Sami efendi vefat edince bıyıklarım beyazladı. "

  9. #9
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart

    BEDİÜZZAMAN VE ESAD EFENDİ


    Bediüzzaman hazretlerinin Esad Efendi ile ne zaman tanıştıklarını tam olarak bilememekle beraber Üstad hazretlerinin İstanbul’a 1907’de teşrifinden sonra olduğunu söyleyebiliriz. Bu kısımda ikisi ile ilgili birkaç hatıraya kalplerin tevhidine vesile olması ümidiyle yer vereceğiz. Cenab-ı Hakk her iki büyüğümüze de rahmet eylesin. Âmin.


    1-Altınoluk dergisi, Şubat-2003’te 204. sayısında Sami Efendi’nin talebelerinden Osman Şevket Yardımedici hocaefendi ile yapılmış bir röportaj yayınladı. Osman Şevket hocamız, Sami Efendi hazretlerinin 1953’de Şam’da muhacir olarak kaldıkları zamanları anlatıyor. Konumuzla alakalı bir bölümü aktarıyoruz: “Bediüzzaman hocaefendinin eski talebelerinden Abdülmecid Efendi vardı Şam’da. Eski Kürt âlimlerinden. Her zaman da Şam’a inmiyor. Ben bunu anlattım. “Ziyaretine gidelim” dediler. Haber verdik. Gitmek için otobüs durağına gittik. Otobüs beklerken bana “bir dakika bekle” dedi. Nereye gidiyor diye baktım. Vitrinine dizi dizi peksimet dizmiş bir ekmek bayiine girdi. Peksimet alarak geri döndü. “Bunlara, büyük insanlara hürmet etmek lazım” dedi. Otobüse bindik, oraya vardık.


    Abdülmecid Efendi ile sohbete başladılar. Abdülmecid Efendi Bediüzzaman’dan okuduğu derslerden anlatıyor. Üstadımız da, Bediüzzaman’ın sık sık Esad Erbili Efendi hazretlerini ziyarete gelmesini anlatıyor. Efendimiz: “Bendeniz Kelami dergâhında hizmet ederken Bediüzzaman hazretleri başında poşusu, belinde silahıyla, efevari bir kıyafetle ziyarete gelirdi. Bediüzzaman hazretleri o zaman gençti. Esad Efendimize sorular sorardı. Cevabını alınca “Allahü Ekber” der, hemen ayağa kalkardı. Esad Efendi’den Kadiri dersi aldı. Bir defasında Bediüzzaman gittikten sonra, Esad Efendi “Bu genç, gençlere hizmetle görevli. İstikbalde gençlere iman davasında çok büyük hizmetler yapacak. Ama hala kendisi bunu bilmiyor, kendisine söylenmedi” dedi.


    Not: Buradaki Abdülmecid Efendi, üstadın biraderi olan Abdülmecid Efendi değildir. Emirdağ Lahikasında bir mektupta Şam’daki Abdülmecid Efendi’den bahsedilmektedir.


    2- Bediüzzaman hazretlerinin talebelerinden Abdurrahman Cerrahoğlu Bediüzzaman hazretlerinin kendisine bir ziyarette şöyle dediğini naklediyor: Bundan kırk yıl kadar evvel Şeyh Esad Efendi kardeşim bana geldi:"Kardeşim Said, tuttuğun bu yolu tarikatla birlikte devam edersen zamanın imam veya reisi olursun' dedi. Cevaben dedim: “Kardeşim, öyle bir zaman gelecek ki, iman adet kabilinden sallantıda olacak. biz,-tarikat bir tarafa-hepimiz bugünden tezi yok imanî hüccetlerin gönüllerde yerleşmesi için birleşirsek o zaman en faydalı, en lüzumlu vazifemizi yerine getirmiş oluruz.' Son Şahitler–1.s: 244- Necmeddin Şahiner, Yeni Asya yayınları-İst–1993


    Aynı hadiseyi M.Fethullah Gülen Hocaefendi de şöyle bahsetmektedir: Asrımızın başlarında, İstanbul'daki büyük bir veli, müceddid namzedi büyük zata: "Efendi gel şöyle birisine intisab et. Bir hilâfet al. Zamanın İmam-ı Rabbani'si olursun" deyince O hüşyâr kalpli zat "İmam-ı Rabbani'lik değil Ebu Bekir'lik bile verilse insanlığın imanına hizmet edemedikten sonra ne ehemmiyet ifade eder!" cevabını verir.(Hitap Çiçekleri- Nesil yayınları)


    3- 13. 2. 2003’de, Üsküdar’da ziyaret ettiğim, Üstad Bediüzzaman hazretlerinin talebesi Sungur ağabey, şehid veli Esad Erbili hazretlerinin Bediüzzaman hazretleri hakkında bir ifadesini naklettiler. Sungur ağabey “Esad Efendi için Üstadın “evliya-yı azimeden” dediğini ben bizzat işittim” dedikten sonra, şu hatırayı anlattı:“Sami (Ramazanoğlu) Efendi’nin talebelerinden Safranbolulu Nuri Efendi, Üstadı ziyaret etmişti. Üstad, ona: “Ben senin yaşındayken, Kelami dergâhında Esad efendiyi ziyaret ederdim. Bazı meselelerde itiraz ederdim. Oradaki halifelerden bazıları bundan gocunurlardı. Bir gün yine böyle bir şeyden sonra bana kızan bir talebesine şöyle demiş: “Said’e dokunma, dokunma... O, ilerinin İmam-ı Rabbanisi olacaktır.”
    Not: Sadık Dânâ merhumun R. Mahmud Sami Efendi adlı eserinden öğrendiğimize göre, bahsi geçen Nuri Efendi, Esad Efendi’nin kıdemli halifelerinden imiş...

  10. #10
    Vefakar Üye Mutella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    372

    Standart

    Silistreli Şeyh Süleyman Hilmi Tunahan,
    islam alimi olarak ve çok hizmetleri olduğunu biliyorduk..şeyh olduğunu bilmiyordum ..vesilenizle öğrendik..Allah razı olsun..
    Eşhâsın keyfine tebaiyet edilmez
    ve etmeyiz!


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Süleyman Hilmi Tunahan'ın Üstad Bediüzzaman Said Nursi ile İlgili Sözleri
    By visal in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 45
    Son Mesaj: 02.12.11, 11:37
  2. Suleyman Hilmi Tunahan Hazretleri
    By hutbeisamiye in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 19.01.09, 22:28
  3. Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinden İbretlik Bir Hatıra
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 19.01.09, 18:46
  4. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ve Ramazan
    By tenaxwe in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.09.07, 16:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0