Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 24 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 237

Konu: Bediüzzaman'ın Bir Şeyhi Olmuş mudur?

  1. #1
    Müdakkik Üye KeKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    the earth
    Yaş
    33
    Mesajlar
    941

    Standart Bediüzzaman'ın Bir Şeyhi Olmuş mudur?

    Soru
    Üstadin bir şeyh i olmuşmudur.Bir şeyh den el alıp tarikat yolunda bulunmuş mudur.Sofi mıdır.Tarikatlara risalei nuru yazmadan once sonra nasıl bakar.

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;


    Bediüzzaman Hazretleri çocukluğunda ders alırken bazı şeyhlerden de ders aldığını söyler. Ancak bu tarikat dersi olmaktan çok ilim, yani eski medreselerde öğretilen arapça ilmi kasdedilmektedir.

    Tarikat, İslamın yaşanma tarzlarından biridir. Yani, İslam tarikatla da yaşanır, tarikatsız da... Bediüzzaman, günümüz şartlarında “ilim içinde hakikate bir yol bularak” yeni bir yol, yeni bir çığır açmıştır.

    Kendisi doğrudan tarikatta olmamakla birlikte tarikatların zikirlerini okumuş, o yolların feyzinden istifade etmiştir.

    “Nur risalelerinin 12 tarikatın hülasası olduğunu” söyler.

    Dolayısıyla, Bediüzzaman, tarikatın içinde olmamakla birlikte -haşa- ona karşı da değildir. 29. Mektup'ta yer alan “Telvihat-ı Tis’a” isimli eseri tarikatı artılarıyla ve eksileriyle ele alan harika değerlendirmelerle doludur. Böyle bir esere, tarikat mensuplarının da ihtiyacı vardır.

    Selam ve dua ile...

    sorularlarisaleinur.com

    alıntı..

    ben bunu araştırıp getirdim fakat sizlerin bildiği başka bilgiler varmı..?

  2. #2
    Müdakkik Üye KeKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    the earth
    Yaş
    33
    Mesajlar
    941

    Standart

    Risale-i Nurlar on iki tarikatın esasatını ve hakikatını camidir. 12 hak tarikat ise;


    1-Adulkadir Geylani – kadiriyye

    2-Bahaüddin nakşibent – Nakşiyye

    3-Ahmed-i rufa-i – rufaiyye

    4-Ahmed-i bedevi – bedeviye


    5-İbrahim dessuki – dessukiyye

    6-Necmüddin-i kübra – kübreviyye

    7-Ömer halveti – halvetiyye

    8-Şahabuddin ömer suhreverdi –suhreviyye


    9-Ahmed-i yesevi – yeseviyye

    10-Seyyid sadettin cibavi – sadiyye

    11-Mevlana celaleddin-i rumi – mevleviyye

    12-Ebul hasen-i şazeli – şazeliyye


    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör

    “Hüda meru şaş dike, kaş neke. Kaş dike, fahş neke. Fahş dike, purş neke. Purş dike, perişan neke. Perişan dike, müşevveş sergerdan neke.”

    Meali: "Allah, adamı şaşırtırsa, süründürmesin. Süründürürse, fahşetmesin. Fahşederse, dilenci vaziyetine getirmesin. Dilenci vaziyetine getirirse perişan etmesin. Perişan ederse, başıboş sergerdan etmesin.”

    Bediüzzaman Said Nursi





  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Bundan otuz sene evvel, Eski Said'in gafil kafasına müthiş tokatlar indi, kaziyesini düşündü. Kendini bataklık çamurunda gördü. Medet istedi, bir yol aradı, bir hâlâskâr taharri etti. Gördü ki, yollar muhtelif; tereddütte kaldı. Gavs-ı Âzam olan Şeyh-i Geylânî Radıyallahu Anhın Fütuhu'l-Gayb namındaki kitabıyla tefe'ül etti. Tefe'ülde şu çıktı:

    (Sen dârü'l-hikmettesin; önce, kalbini tedavi edecek bir tabip ara. )
    Aciptir ki, o vakit ben Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye âzâsı idim. Güya ehl-i İslâmın yaralarını tedaviye çalışan bir hekim idim. Halbuki en ziyade hasta bendim. Hasta evvelâ kendine bakmalı; sonra hastalara bakabilir.
    İşte, Hazret-i Şeyh bana der ki: "Sen kendin hastasın. Kendine bir tabip ara."
    Ben dedim: "Sen tabibim ol." Tuttum, kendimi ona muhatap addederek, o kitabı bana hitap ediyor gibi okudum. Fakat kitabı çok şiddetliydi. Gururumu dehşetli kırıyordu. Nefsimde şiddetli ameliyat-ı cerrahiye yaptı. Dayanamadım, yarısına kadar kendimi ona muhatap ederek okudum; bitirmeye tahammülüm kalmadı. O kitabı dolaba koydum.
    Fakat sonra, ameliyat-ı şifakârâneden gelen acılar gitti, lezzet geldi. O birinci üstadımın kitabını tamam okudum ve çok istifade ettim. Ve onun virdini ve münâcâtını dinledim, çok istifaza ettim.
    Sonra İmam-ı Rabbânî'nin Mektubat kitabını gördüm, elime aldım. Hâlis bir tefe'ül ederek açtım. Acaiptendir ki, bütün Mektubat'ında yalnız iki yerde "Bediüzzaman" lâfzı var. O iki mektup bana birden açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektupların başında "Mirza Bediüzzaman'a Mektup" diye yazılı olarak gördüm. "Fesübhânallah," dedim. "Bu bana hitap ediyor." O zaman Eski Said'in bir lâkabı Bediüzzaman idi. Halbuki Hicretin üç yüz senesinde, Bediüzzaman-ı Hemedânî'den başka o lâkapla iştihar etmiş zatları bilmiyordum. Halbuki İmamın zamanında dahi öyle bir adam vardı ki, ona o iki mektubu yazmış. O zâtın hali benim halime benziyormuş ki, o iki mektubu kendi derdime devâ buldum.

    Yalnız İmam, o mektuplarında tavsiye ettiği gibi, çok mektuplarında musırrâne şunu tavsiye ediyor: "Tevhid-i kıble et." Yani, "Birini üstad tut, arkasından git. Başkasıyla meşgul olma."
    Şu en mühim tavsiyesi, benim istidadıma ve ahvâl-i ruhiyeme muvafık gelmedi. Ne kadar düşündüm: Bunun arkasından mı, yoksa ötekinin mi, yoksa daha ötekinin mi arkasından gideyim? Tahayyürde kaldım. Herbirinde ayrı ayrı cazibedar hâsiyetler var; biriyle iktifâ edemiyordum.
    O tahayyürde iken, Cenâb-ı Hakkın rahmetiyle kalbime geldi ki: Bu muhtelif turukların başı ve bu cetvellerin menbaı ve şu seyyarelerin güneşi Kur'ân-ı Hakîmdir. Hakikî tevhid-i kıble bunda olur. Öyleyse, en Âlâ mürşid de ve en mukaddes üstad da odur.
    Ona yapıştım. Nâkıs ve perişan istidadım elbette lâyıkıyla o mürşid-i hakikînin âb-ı hayat hükmündeki feyzini massedip alamıyor. Fakat ehl-i kalb ve sahib-i hâlin derecâtına göre, o feyzi, o âb-ı hayatı, yine onun feyziyle gösterebiliriz. Demek, Kur'ân'dan gelen o Sözler ve o nurlar, yalnız aklî mesâil-i ilmiye değil, belki kalbî, ruhî, hâlî mesâil-i imaniyedir. Ve pek yüksek ve kıymettar maarif-i İlâhiye hükmündedirler. Yirmi Sekizinci Mektup
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Yasaklı Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Bulunduğu yer
    almanya
    Yaş
    61
    Mesajlar
    166

    Standart

    Alıntı KeKe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Risale-i Nurlar on iki tarikatın esasatını ve hakikatını camidir. 12 hak tarikat ise;


    1-Adulkadir Geylani – kadiriyye

    2-Bahaüddin nakşibent – Nakşiyye

    3-Ahmed-i rufa-i – rufaiyye

    4-Ahmed-i bedevi – bedeviye


    5-İbrahim dessuki – dessukiyye

    6-Necmüddin-i kübra – kübreviyye

    7-Ömer halveti – halvetiyye

    8-Şahabuddin ömer suhreverdi –suhreviyye


    9-Ahmed-i yesevi – yeseviyye

    10-Seyyid sadettin cibavi – sadiyye

    11-Mevlana celaleddin-i rumi – mevleviyye

    12-Ebul hasen-i şazeli – şazeliyye

    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör

    bunlari iddea edenlerin hüsnu kuruntusudur...

    ehli tarik mensuplarin buna itibar etmesi söyle dursun aci aci gülerler...

  5. #5
    Müdakkik Üye KeKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    the earth
    Yaş
    33
    Mesajlar
    941

    Standart

    Alıntı forumdayim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bunlari iddea edenlerin hüsnu kuruntusudur...

    ehli tarik mensuplarin buna itibar etmesi söyle dursun aci aci gülerler...
    neden?? hak tarikat bunlardeğilmi?

    “Hüda meru şaş dike, kaş neke. Kaş dike, fahş neke. Fahş dike, purş neke. Purş dike, perişan neke. Perişan dike, müşevveş sergerdan neke.”

    Meali: "Allah, adamı şaşırtırsa, süründürmesin. Süründürürse, fahşetmesin. Fahşederse, dilenci vaziyetine getirmesin. Dilenci vaziyetine getirirse perişan etmesin. Perişan ederse, başıboş sergerdan etmesin.”

    Bediüzzaman Said Nursi





  6. #6
    Yasaklı Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Bulunduğu yer
    almanya
    Yaş
    61
    Mesajlar
    166

    Standart

    Alıntı KeKe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    neden?? hak tarikat bunlardeğilmi?
    Risale-i Nurlar on iki tarikatın esasatını ve hakikatını camidir. 12 hak tarikat ise;

    nedeni bu... kendisi tarikat olmadan baska tarikatlerin yaptigini yapmakla , kopya nekadar kaliteli olursa olsun, orjinalinin yerini asla tutmaz... bir kisi nekadar alim olursa olsun , bir seyhten el almadikca nefsi, nesi-emmarededir... nefsi emmare, inanan inanmiyan insanlarin tamaminin icinde bulundugu nefistir... naksibendi tarikatinin itikadi bu yöndedir... yani birileri bu düsüncede ise, ben bir tarikatten el alacagima hepsinin yaptigini yapayim derse bu kisi bosa kürek ceker... ancak bu vesveseyi veren seytan ve nefistir...

  7. #7
    Yasaklı Üye addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    21

    Standart

    iman kurtarmakla alakalı tarikatın önemini bediüzzaman hz.leri 29. mektubunda çok açık bir şekilde delilleriyle anlatıyor.hakikat ehli olmak asla ve asla kitap okumakla olmaz.ille şeriatı yaşayacaksın hem zahiri hemde kalbi.buda tarikatla olur,yani icazetli bir mürşide intisabla ancak olur.istisnalar kaideyi bozmaz.Bediüzzaman hz.lerinin bizzat kendisi dahi benim mürşidim abdulkadir geylanidir ben feyzimi ondan alırım buyuruyor,hatta ahir ömrünün bağdatta geçme ihtimalinden bahisle talebelerinden birini bağdata gönderiyor sonradan işaret gelmeyince vazgeçiyor bağdata gitmekten,urfaya geliyor orada vefat ediyor.Mübarek son zamanlarını mürşidim dediği Abdulkadir geylani hz.lerinin markatında geçirmek istiyor.
    Konu addanali tarafından (13.08.09 Saat 22:49 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Vefakar Üye hatice78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL/ERZURUM
    Mesajlar
    342

    Standart

    Alıntı addanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    tarikatların amacı imanlar kurtarmaktır.bediüzzaman hz.leri bunu 29. mektubunda ÇOK AÇIK VE NET İAFE ETMİŞTİR.BİR MÜRŞİDE İNTİSAB ETMİŞ ADİ YANİ ÜMMİ BİR SOFİNİN İMAN INI KORUMASI VE KURTARMASI NOKTASINDA NE KADAR güçlü bir imana sahip olduğunu izah etmiştir.Hal böyle olunca insanların imanını kurtarmaları için icazetli bir mürşide bağlanmalarında büyük fayda vardır.Zaten tarikattan maksatta imanı kurtarmaktır.Sofi imanını kurtarmak için mürşide bağlanırken başkalarınada bu durumu anlatır.
    tarikatten maksat imanı kurtarmaktır,bu eksik bir cümle tarikat=tasavvufsa,tasavvuf imanı ihsan derecesinde yaşamaktır.yani tarikat ehli imanın en kamil noktası için çabalar.imanını kurtarmak için değil...
    SUKUT GİBİ MÜNZEVİ,ÇIĞLIK GİBİ HÜRÜM...

  9. #9
    Yasaklı Üye addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    21

    Standart

    Alıntı hatice78 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    tarikatten maksat imanı kurtarmaktır,bu eksik bir cümle tarikat=tasavvufsa,tasavvuf imanı ihsan derecesinde yaşamaktır.yani tarikat ehli imanın en kamil noktası için çabalar.imanını kurtarmak için değil...
    doğru , dediğiniz gibi eksik bir cümle.hem iman kurtarmak için hemde imanın en derin halini elde etmek için ...

  10. #10
    Yasaklı Üye addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    21

    Standart

    Alıntı hatice78 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yani tarikat ehli imanın en kamil noktası için çabalar.imanını kurtarmak için değil...
    kırmızı cümleniz yanlış.çünkü imanı kurtarmak esastır.hiç kimse şeyh dahi olsa benim son nefeste imanım garantidir diyemez.Hüsnü zanla imanlı gideceği konusunda söz söyleyebilir lakin kesin diyemez.Buda bir ölçüdür islamda...Şeyh olunca imtihan bitmiyor,son nefese kadar imtihan devam ediyor yani...

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bediüzzaman Hilal-i Ahdar (Yeşilay)’ın Kurucusu mudur?
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.06.11, 17:25
  2. Üstad Bediüzzaman'a Tabi Olan Hakikatli Bir Evliya ve Bir Nakşi Şeyhi?
    By _MerHeM_ in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 10.01.09, 21:55
  3. Babailiğin İsyankâr Şeyhi Müslüm Gürses...
    By Majâz in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 24.12.08, 20:45
  4. Şeyhi Olmayanın Şeyhi Şeytan mı?
    By KeKe in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 07.09.08, 21:18
  5. Nurcu Nurcunun Şeyhi Olabilir mi?
    By Cennetâsâ in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 28.03.08, 19:01

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0