+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Ayakkabılar Sözümü Tutmuyor...

  1. #1
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.468

    Standart Ayakkabılar Sözümü Tutmuyor...

    AYAKKABILAR SÖZÜMÜ TUTMUYOR...



    Bir gün ikimiz beraber şehirden geliyorduk. yolda, üzerinde namaz kılınabilecek bir taş gördük. Üstad dedi ki "Bunu götürebilsek üzerinde namaz kılarız." Ben arkama aldım. yolda bir taşa daha rastladık. "bunu da ben alayım" dedi ve arkasına aldı mübarek. Yol yok tabii... dağ yoludur... Dağlık... Bir ayakkabı var ayağında, o da kurumuş. Mübarek ayaklarının altı yere temas ediyor. Arada bir ayağından çıkıyor, aşağı kayıyor.



    Bunun üzerine
    "Hey Hey! Bir zamanlar Said, Tahir Paşa ile dolaşırdı, ayağında çizmeler vardı, faytonla gitmeye tenezzül etmezdi... Şimdi şu eski ayakkabılar sözümü tutmuyo."
    Bunun üzerine ben de
    "Efendim keşke o eski günler uzun olsaydı" dedim.
    Üstad "Hayır! Bu günüm daha iyidir" dedi...



    Molla Hamid Ekinci
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.193

    Standart

    Allah razı olsun Yasemen abla..Allah Üstadımızdan da razı olsun.Böyle bir Üstadımız olduğu için Allaha ne kadar şükretsek azdır.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Pürheves MetinVan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Van
    Mesajlar
    223

    Standart

    Rabim bize onun talebesi olmayı nasip etsin.Bu uğurda son nefesini verenlerden eylesin.

  4. #4
    Ehil Üye Medresetü'zZehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1.934

    Standart

    Büyükler hiç bi durumda şikayetçi olmamışlar..acaba diyorum ben o halde olsaydım ne türlü şikayetlerim olurdu..Allah hepimize her durumda şükür edebilmeyi nasib etsin.
    Hüsn-ü Aşk...



    Gayr-ı Meşru Bir Muhabbetin Neticesi Merhametsiz Bir Adavettir.


  5. #5
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    Alıntı MetinVan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rabim bize onun talebesi olmayı nasip etsin.Bu uğurda son nefesini verenlerden eylesin.
    Alıntı Medresetü'zZehra Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Büyükler hiç bi durumda şikayetçi olmamışlar..acaba diyorum ben o halde olsaydım ne türlü şikayetlerim olurdu..Allah hepimize her durumda şükür edebilmeyi nasib etsin.
    amin

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  6. #6
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Hoş ve ibretlik bir hatıra...

  7. #7
    Müdakkik Üye CAN KARDEŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    zonguldak
    Yaş
    45
    Mesajlar
    884

    Standart

    Içim Sizladi
    Allah Bizi Olara Layik Eylesin

  8. #8
    Dost NatüVaneM~ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    7

    Standart

    Sizler ne kadar büyüktünüz..Ben ne kadar kucugum...Söleyin Allah için Hiçmi nefsiniz usanmaz Hiçmi Allah için cekilen eza Gözunude Buyumez..Siz Ne buyuksunuz Üstad'ım...Ben ne küçüğüm ne kadar Hodbinim Abd-lıkta..Ya erhamurrahimin Bizede Öle bir iman Nasib et...
    Garibem, bîkesem, zaîfem, natüvanem, el-aman gûyem, Afvü cûyem, mededhahem zidergahet İlahî!:

  9. #9
    Vefakar Üye dr_lal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    ...
    Yaş
    35
    Mesajlar
    390

    Standart

    Nüktedan bi hatıra olmuş...Allah beni ıslah etsin...
    Söylenecek çok söz vardı;ama kelimeler kifayetsiz kaldı...

  10. #10
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Bediüzzaman'ın Pakistanlı Misafiri :
    " 1950 seçimlerinden sonra Demokkrat Parti iktidarı döneminde, Pakistan Milli Eğitim Bakan
    Yardımcısı Ali Ekber Şah, resmi bir ziyaret için Türkiye Milli EğitimBakanı Teyfik İleri'nin davetlisi olarak ülkemize gelir.Misafir bakan bir ara, Bediüzzaman'ı ziyaret etmek arzusunu dile getirir. Teyfik İleri bey de bu ziyaretin gerçekleşmesi için ÜstadHz.nin talebelerinden Salih Özcan'ı görevlendirir. Hadisenin devamını Salih Özcan'ın ağzından dinleyelim.
    "
    ** Milli Eğitim Bakanı merhum Tevfik İleri beni makamına çağırarak masafir bakanı Üstad'a götürmemi rica etti. Ancak bu ziyarete gidiş ve gelişten, kimsenin,özellikle de basının haberi olmasın diye tembih etti.Misafir bakanı alarak, hiç kimseye haber vermeden, taksi ile Emirdağ ilçesine hareket ettik. Yolda giderken misafir bakan Ali Ekber Şahbana sordu:
    - Üstadın kaç tane taksisi var?

    - Üstadın hiç taksisi yok! Herhangi bir kente gitmek isterse umumi
    arabayla gider.
    Taksinin içerisini bir sessizlik aldı. Bir miktar yol aldıktan sonra
    yine misafirimiz sordu.
    - Üstadın kaç apartmanı var?
    - Üstadın apartmanı olmadığı gibi, şahsına ait oturacak evi de yoktur.
    - Mübalağa ediyorsunuz. Ben İstanbul'da sordum, Üstadın Türkiye'de 1milyonun üstünde talebesi varmış. Onların her biri bir lira hediye verse, 1 milyon lira yapar.Nasıl olurda, Üstadın evi olmaz.
    - Üstad Bediüzzaman Hz.katiyyen hediye almaz. Bu hayatının
    vazgeçilmez bir düsturudur. Kimsenin minneti altına girmek istemeyen bir fıtrata sahiptir. Şimdi gittiğiniz zaman göreceksiniz. Kira ile ahşap bir evde oturmaktadır.
    Bu tür konuşmalarla birlikte Emirdağ'a doğru yaklaşmıştık. Şehre
    gireceğimiz sırada yola çıkarak bize "dur" işareti yapan Zübeyir Gündüzalp göründü. Ben hemen şöföre dur diye seslendim. Taksi durdu.Zübeyyir Gündüzalp bize yaklaşarak,
    "-Üstad misafirini bekliyor,
    buyurun" dedi.
    Hareketimizi hiç kimseye duyurmadığımız halde, Üstad
    kendisine misafir geleceğini nereden öğrenmişti?Eve vardık. Üstadın bulunduğu odaya girdik. Misafiri gören Üstad ayağa kalktı ve
    " -Hoş geldin kardeşim Ali Ekber Şah" diyerek sünnet
    üzere kucaklaştılar. Üstad karyolasına oturdu. Bizde yere serilmiş olan mindere bağdaş kurarak oturduk. Üstadın Ali Ekber Şah'ı ismen karşılaması da beni hayretler içerisinde bıraktı. İçimden, -bu balgibi Üstadın kerametidir, dedim.Ali Ekber Şah, Pakistan ulemalarıyla beraber İslam'ın geleceğine dair 70 sual hazırlamış. Bu sualler listesini cebinden çıkararak sorma fırsatını bulamadı. Üstad, Ali Ekber Şah'a hitaben konuşuyor ve diyordu ki :
    - " Ali Ekber Şah kardeşim, sizin hatırınıza şöyle birşey gelebilir.
    Biz o meseleyi Risale-i Nur'un falan yerinde şöyle hallettik." vedevam ediyordu anlatmaya...Ali Ekber Şah'ın sormak istediği bütün sualleri tatminkar bir şekilde cevaplandırdı. Bu hali gören misafirbakan, sevinç gözyaşları dökerek, öpmek için Üstadın ellerine sarıldı ve hıçkırarak Üstada:
    - Efendim ben burada bir hafta kalmak istiyorum. Bana ders
    verirmisiniz? dedi.
    - Ben siyasetcileri kabul etmem. Sizi bu defa Kabul ettim. Bir daha
    da kabul etmem. Fakat size verdiğim bu ders 20 senelik derstir. Seni 20 senelik bir talebem olarak kabul ediyorum.
    - Üstadım Türkler sizin kıymetinizi bilmiyorlar. Ben sizi Pakistan'a
    götüreyim.- Hayır yara burada başladı. Burada tedavi görecek. Türk Milleti bin sene Alem-i İslam'ın bayraktarlığını yaptı.Bundan sonrada yapacak.Ben eğer şimdi Mekke'de, Medine'de olsaydım, bu hizmet için buraya gelmeye kendimi mecbur bilirdim.
    Üstad, Türk Milletine olan muhabbetini, Pakistan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ali Ekber Şah'a da böylece anlattı.Misafir bakanla birlikte otele gittik.Üstadın, siyasetci olduğunuz için sizi ikinci bir defa ziyaretime kabul etmem. sözüne çok müteessir olan sayın bakan, o gece uyumadı.Yatağın içinde durmadan hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Üstadı bir daha görememek endişesi onu çok müteessir etmişti.Ertesi gün Ankara'ya hareket hazırlığı başladığında Zübeyyir Gündüzalp gelerek,
    "-Üstad misafirini yolcu etmek için geliyor. dedi.

    Bu durum bakanı o kadar çok sevindirdi ki ne yapacağını şaşırdı. Bu
    sırada Üstad Hz. teşrif etti. Taksiye Üstadı ve Zübeyir G. de alarak hareket ettik.Kasabanın dışına çıktığımız zaman Üstad,
    - Biz burada inelim. dedi.Vedalaşırken Ali Ekber Şah bir paket
    çıkararak :
    - Efendim bu kumaşı özel olarak sizin için Pakistan'da dokuttum.
    Lütfen kabul buyurmanızı ve bir elbise yaptırmanızı rica ediyorum.
    - Ali Ekber Şah kardeşim, hediyeni aldım, kabul ettim ve size hediye
    ediyorum. Benim namıma giyiniz.Ali Ekber Şah ne kadar ısrar etsede değişen birşey olmadı. Bakan bu kezbir kese altın çıkararak:
    - Üstadım, bu altınları Pakistan'dan sizin için getirdim. Lütfen bunu kabul buyurun dedi.
    - Kardeşim aldım kabul ettim. Ben de size hediye ediyorum. Siz
    harcayın. dedi.Bu defa sayın bakan daha fazla ısrar edince Zübeyir Gündüzalp müdahale etti.
    - Efendim fazla ısrar etmeyin. Üzülüyorsunuz. Üstadın bu düsturunu
    bozması mümkün değil. dedi.
    Ankara'ya gelen Ali Ekber Şah bir beyanatta bulundu. Özeti aynen şöyledir." -Ben 40 senedir Alem-i İslam'da aradığımı, Türkiye'de buldum.Bediüzzaman yalnız büyük Türk Milletinin değil, bütün İslam Aleminindir. Ondan Alem-i İslam'ın mukadderatına dair pek çok soracaklarım vardı. Bütün müşküllerim, kendileriyle görüştüğüm bir saat içinde halledildi. Şimdi memleketime büyük müjdelerle dönüyorum. İslam aleminde birçok büyük hizmetler başarmış, faziletli ve büyük alimler gelip geçmiştir. Bunların çoğu mükafatını, ya mülk ya servet, yahut şeref ve şöhret şeklinde elde etmişlerdir. Halbuki Bediüzzaman'ın evinde bugün, yakacak bir lambası dahi yoktur."

    SELAM VE DUA İLE...
    Konu Garip_Maznun tarafından (20.03.09 Saat 01:35 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey SÖzÜmÜ İŞİten Dostum
    By lasiyyema in forum Şiirler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 09.11.09, 15:54
  2. Ayakkabılar Bushu Teğet Geçti
    By slim in forum Mizah
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 23.12.08, 22:34
  3. Odam Kireç Tutmuyor ..
    By slim in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 23.10.08, 10:25
  4. Ey Yâr, Susuşum Sözümü Esirgemekten
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 08.10.08, 19:18
  5. Oruç Tutmuyor musun?
    By HakanBa in forum Mizah
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 14.10.07, 11:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0