+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Bediüzzaman’ın Mardin Hayatında İz Bırakan Mekânlar

  1. #1
    Pürheves mesnevice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    225

    Standart Bediüzzaman’ın Mardin Hayatında İz Bırakan Mekânlar

    Bediüzzaman’?n Mardin hayat?nda iz b?rakan mekânlar


    Bediüzzaman’?n Mardin hayat?nda ve diğer hayat safhalar?nda kald?ğ? mekânlar, kendisi gibi bedî olan ve bir çok s?rr? sinelerinde bar?nd?ran mekânlard?r. Kaderin sevkiyle bu mekânlarda yaşayan Bediüzzaman’?n hayat?n?n hiçbir safhas?n?n, gezdiği hiçbir mekân?n tesadüfe havalesi mümkün değildir. Bunun pekçok s?rr? içinde saklad?ğ?na hiç şüphe yoktur. Mardin’e 1895 y?l?nda henüz 17 yaş?nda iken gelen Bediüzzaman’?n, hayat?nda iz b?rakan Mardin’deki mekânlar?n? ve s?rlar?n? bizimle paylaşmaya ve mekânlar? tan?ma f?rsat?n? yakalamaya var m?s?n?z? Bediüzzaman’?n Mardin hayat?nda üç mekân öne ç?kar. Bunlar Ulu Camiî, Şehidiye Medresesi ve Camii ile Ensarîlerin evidir.

  2. #2
    Pürheves mesnevice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    225

    Standart

    --



    MARD?N ULU CAM??

    Molla Said-i Meşhur Mardin’e genç yaş?nda geldiğinden, medrese hocalar? ile talebeler, önce onunla fikrî çat?şma ve münazaraya girmek isterler. Başar?l? olamay?nca onu kendilerine üstad olarak kabul ederler. Herhalde Üstad, bu enaniyetli hocalara meydan okuma nev’inden olacak ki, Ulu Camiî’nin minaresinin şerefesine ç?kar ve her iki kolunu yana açarak pervane gibi minare şerefesinde dolaşmaya başlar. Molla Said’i korkuyla izleyen halk hayretini gizleyemez. ?şte bu olay için düşüncemiz, ister tatl? bir hayâl veya mizansen deyin, acaba o anda Bediüzzaman minarenin baş?nda böyle hayk?rm?ş olamaz m?:
    “Ey muhataplar?m! Ben çok bağ?r?yorum. Zira asr-? sâlis-i aşr?n (yani on üçüncü asr?n) minaresinin baş?nda durmuşum; sûreten medenî ve dinde lâkayt ve fikren mazinin en derin derelerinde olanlar? camiye dâvet ediyorum.” (Münâzarât, s. 86)
    Bu minare maddî olarak neden Mardin Ulu Camii minaresi olmas?n? Dilerseniz cami hakk?nda baz? bilgiler vererek, Bediüzzaman’?n hayat?nda iz b?rakan mekân? tan?maya çal?şal?m. “Mardin’de Ulu Cami Mahallesi’nde, ana cadde üzerindeki çarş?n?n içinde bulunan Ulu Camiî ç?plak gözle cepheden tam olarak görülemeyecek biçimde, caddenin alt?nda, eğimli arazi doldurularak tesviye edilmiş alan üzerinde yap?lm?şt?r. Caminin varl?ğ?n? haber veren nişane, hemen dikkat çeken ve kuzey köşede bulunan kare kaide üzerine yap?lm?ş silindirik gövdeli süslü minaresidir. ?ki minareli yap?ld?ğ? kay?tlardan anlaş?lan caminin, doğuda yer almas? gereken minaresi bugün yoktur. Bugün mevcut olan tek minare, daha geç dönemlerde yap?lm?ş olmakla birlikte, kaidesindeki yaz?t 1176 gibi erken bir tarihî vermektedir. Çok yeni ve eklektik bir üslûbu yans?tan minare kap?s?n?n yap?m tarihi de 1888/89’dur. Baz? Süryani yazarlar?n kiliseden çevrildiğini söylemesine karş?n, 12. yüzy?l Artuklu dönemi mimarisinin temel özelliklerini yans?tan bu yap?da yer alan en eski yaz?t, yap?n?n 11. yüzy?l içinde yap?ld?ğ?n? göstermektedir; ancak yap?n?n, bu yaz?t?n temsil ettiği dönemdeki şekli bilinememektedir. Filvaki, bugünkü mimarî formun bir bütün halinde, Selçuklu döneminde tasarland?ğ? söylenemez. Minarede bulunan bir başka yaz?t 1176 tarihli olup, Melik Kutbettin ?lgazi’ye aittir. Doğu cephedeki 1186 tarihli diğer bir yaz?t ise, Yavlak Arslan dönemindendir. Bu ilk örnekte kullan?lan kubbeyi d?ştan yivleme tekniği bu yap?dan itibaren Mardin’de bir gelenek halini alm?şt?r. Kubbesi, ikisi duvara yaslanm?ş alt? paye üzerine oturmaktad?r. Kubbenin d?ştan yivlenmesi baz? geç dönem Artuklu yap?lar?nda karakteristik olmakla birlikte, bu tarz yivleme tekniği, bir örneği Deyrulzafaran’da görülmek üzere, 19. yüzy?lda Mardin’de yeniden moda olmuştur. Minberi Muzaffer Kara Arslan taraf?ndan yenilenmiş ve sonra Artuklu Sultan? Davud (1367-1376/7) ağaç minber yapt?rm?şt?r. Avlusunun etraf?nda, çapraz tonozlu revaklar bulunur. Bugün bunlardan sadece beşi kalm?şt?r. Abdulgani Efendi’nin verdiği bilgiye göre, Ulu Caminin “Sipahiler (Tellâllar) Çarş?s?”na bakan güney duvar?, Uzun Hasan taraf?ndan 1496’da yenilenmiştir. Avlunun kuzeyinde, Şafiî mezhebine ait ayr? bir mahfel bulunur. Yap?n?n temel malzemesi düzgün temel taşt?r. Abdulgani Efendi, Akkoyunlu hükümdar? Cihangir’in buraya birtak?m rüsum ve emlak vakfettiğini yazmaktad?r. Cami plan? incelendiğinde, kuzeyde yer alan dikdörtgen avlunun güneyinde mihrap duvar?na paralel, beşik tonozlu üç neften oluşan, mihrap duvar?na yak?n iki nefin kubbe ile kesildiği; enine gelişmiş mihrap, önü kubbeli bir şema görülmektedir. Bu şema ayn? zamanda, çevredeki birçok yap? taraf?ndan taklit edilmiş bir modeldir.” (Mardin aşiret-cemaat-devlet. Tarih Vakf? Yay.2001,431-432)

    ----------------------------------------------------------------------

  3. #3
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Bediüzzaman Mardin’de ilkleri yaşad?
    "Miran Aşiret reisi Mustafa Paşa’y? hidayete dâvet edip, zulümden vazgeçirmeye çal?şan Molla Said, talebelik hayat?ndan ilk defa kaderin sevkiyle sosyal hayata ad?m atm?şt?. Daha sonra siyasî hayata ilk girişi de 1895 y?l?nda Mardin’e gelmesiyle vukû bulacakt?r. O y?lda Mardin birçok kar?ş?kl?ğa sahne olmuştur. Baz? aşiretler Ermeni köylerine sald?rm?ş, öldürme ve yaralama neticesinde Ermeniler şehir merkezine s?ğ?nm?şlard?r. Mardin’in ileri gelen din âlimleri onlara sahip ç?karak sağduyulu davranarak ileride oluşabilecek büyük bir kaosun önüne geçmişlerdir. Bediüzzaman’?n bu konudaki rolünü kesin bilemiyoruz. Ancak tarihî belgeler incelendiğinde baz? bilgilere ulaşabileceğiz.
    Molla Said, Mardin’e gelen, biri Cemaleddin Afgani Hazretlerine, diğeri Sünusi tarikat?na bağl? iki dervişle karş?laş?r. Bu iki seyyah?n ?slâm Birliği düşüncesi, ona yol göstecici olur. Ayn? zamanda ise hürriyet düşüncesi de Mardin’de alevlenir. Nam?k Kemal’in “Rüya” adl? makalesi eline geçer ve böylece o­nun hürriyet ve fikir mücadelesini takdir eder ve daha sonra Münâzarât adl? eseriyle bu düşünceleri anlatmaya çal?ş?r.
    Genç Molla Said’in Mardin’deki âlimlerle münâzarâ edip onlara üstadl?k etmesi, meşrûtiyet düşüncesine sahip olmas?, istibdat taraftar? Mutasarr?f Selânikli Mehmet Enis Efendinin dikkatini çeker. Meşhur pençe-i kahr?n? Molla Said üzerinde kullanarak, onu elleri kelepçeli bir halde Bitlis’e sürgüne yollar. Böylece Bediüzzaman Mardin hayat?nda bir ilki daha yaşayarak, Selânikli Enis Paşa taraf?ndan ilk sürgününü yaşam?şt?r. "

  4. #4
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Genç Said minare baş?nda;
    "Birkaç gün sonra Mardin'e ulaşt?. Y?l 1892. Burada Şeyh Eyüp ad?nda bir kişinin evine misafir oldu.
    Birgün evin çocuğu ve ayn? zamanda öğrencisi olan Ka- s?m'a şöyle bir teklifte bulundu:
    "Kas?m, gel seninle Ulu Camiin minaresine ç?kal?m ve çevreyi seyredelim."
    Kas?m reddedemedi ve gittiler, minarenin şerefesine ç?kt?lar. Şerefenin çevresinde korkuluk demiri vard?.
    Genç Said birden dört santim kal?nl?ğ?ndaki demirin üzerine ç?kt?, elini de Kas?m'a uzatarak, "Gel Kas?m, biraz dolaşal?m" dedi.
    Fakat Kas?m elini vermek şöyle dursun, heyecandan donup kald?. Genç Said demirin üzerinde ellerini yanlar?na açm?ş dolaşmaya başlad?.
    Kas?m korkusundan gözlerini kapam?ş Said'in halini görmeye bile dayanam?yordu."

  5. #5
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Kelepçeler nas?l çözüldü?
    "Bediüzzaman Mardin'de bulunduğu s?ralarda ülkede bir özgürlük mücadelesi vard?. Bask?c? bir yönetime karş? söz ve ifade hürriyeti için çal?şmalar yap?l?yordu. Kendisi de bu anlay?şta idi. Şehrin çeşitli yerlerinde bu konuda konuşmalar yap?yor, faaliyet gösteriyordu.
    Yönetim ise bu çeşit davran?şlara sicak bakm?yordu. Bu aradâ bir iki küçük olay da ç?km?şt?. Sonunda Vali devreye girdi, bu tür etkinliklerin önüne geçmek için Bediüzzaman' ? Siirt'e sürgün etmeye karar yerdi.
    Sonunda Bediüzzaman'? getirdiler, bir ata bindirdiler, ayaklar?m da at?n karn? alt?ndan bağlad?lar. ?ki jandarma gözetiminde yola ç?kard?lar.
    Savur yak?nlar?ndan geçerken öğle namaz? vakti girdi. Bediüzzaman jandarmalara rica etti:
    "Ayaklar?m? çözün, namaz?m? k?lay?m, daha sonra tekrar bağlars?n?z."
    Jandarmalar:
    "Hay?r olmaz, yasak, açamay?z. Öyle k?l."
    Bediüzzaman bakar ki, askerler kararl?, ayaklar?n? çözmeyecekler, sonunda kelepçeyi ç?kararak jandarmalar?n önüne att?. Attan indi. Yak?ndaki p?nara gitti, abdest ald? ve tekbir getirerek namaza durdu.
    Jandarmalar olduklar? yere çak?l?p kalm?şlard?. Bir yandan çaresizlik içinde bak?ş?p duruyorlar, bir yandan da şaşk?nl?k içinde gözleriyle Bediüzzaman'? süzüyorlard?.
    Bediüzzaman namaz? bitirdi, geldi. Askerler bekleşip duruyorlard?.
    Çağ?rd?, "Gelin" dedi, "vurun kelepçeyi ayaklar?ma."
    Fakat jandarmalar çok mahcup olmuşlard?. Dediler ki:
    "Efendim, biz bu zamana kadar sizi korumakla görevliydik, bundan sonra art?k hizmetçiniz olduk."
    "Hay?r, olmaz" dedi, Bediüzzaman, "görevinizi yap?n."
    Ancak askerler Bediüzzaman'?n ayağ?n? bağlamad?lar, götürüp valiliğe teslim ettiler.
    Aradan y?llar geçmişti, Bediüzzaman'dan sordular:
    "Ayağ?n?zdaki kelepçeyi nas?l Açt?n?z?"
    Bediüzzaman:
    "Ben de bilmiyorum, olsa olsa namaz?n kerametidir."

  6. #6
    Pürheves jonest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    MÂRDÎN
    Mesajlar
    160

    Standart

    Bediüzzaman'?n Mardin Hayat?nda ?z B?rakan Mekanlar

    Bediüzzaman'?n Mardin hayat?nda ve diğer hayat safhalar?nda kald?ğ? mekanlar,kendisi gibi bedi olan ve bir çok s?rlar? sinelerinde bar?nd?ran mekanlard?r.Kaderin sevkiyle bu mekanlarda yaşayan Bediüzzaman'?n hayat?n?n hiç bir safhas?,gezdiği hiç bir mekan?n tesadüfe havalesi imkans?z s?rlar? içinde saklad?ğ?na hiç şüphe yoktur.Mardin'e 1895 y?l?nda henüz 17 yaş?nda iken gelen Bediüzzaman'?n,hayat?nda iz b?rakan Mardin'deki mekanlar?n? ve s?rlar?n? bizimle paylaşmaya ve mekanlar? tan?ma f?rsat?n? yakalamaya var m?s?n?z? Bediüzzaman'?n Mardin hayat?nda üç mekan öne ç?kar.Bunlar Ulu Cami,Şehidiye Medrese ve Camisi ile Ensarilerin evidir.
    Mardin Ulu Camii
    Molla Said-i Meşhur Mardin'e genç yaş?nda geldiğinden, Medrese hocalar? ile talebeler önce onunla fikri çat?şma ve münazaraya girmek isterler.Başar?l? olamay?nca onu kendilerine üstad olarak kabul ederler.Herhalde üstad bu enaniyetli hocalara meydan okuma nevinden olacak ki,Ulu Caminin minaresinin şerefesine atlar ve her iki kollar?n? yanlara açarak pervane gibi minare şerefesinde dolaşmaya başlar.Molla Said'i korkuyla izleyen halk hayretini gizleyemez.?şte bu olay için düşüncemiz, ister tatl? bir hayal veya mizansen deyin,acaba o anda Bediüzzaman minarenin baş?nda böyle hayk?rm?ş olamaz m??

    "Ey muhataplar?m! Ben çok bağ?r?yorum. Zira asr-? sâlis-i aşr?n (yani on üçüncü asr?n) minaresinin baş?nda durmuşum; sûreten medenî ve dinde lâkayt ve fikren mazinin en derin derelerinde olanlar? camiye dâvet ediyorum.(Münazarat,86)" Bu minare maddi olarak neden Mardin Ulu Cami minaresi olmas?n?Dilerseniz Cami hakk?nda baz? bilgiler vererek, Bediüzzaman'?n hayat?nda iz b?rakan mekan? tan?maya çal?şal?m.

    " Mardin�de Ulu Cami Mahallesi�nde,Ana cadde üzerindeki çarş?n?n içinde bulunan Ulu Cami ç?plak gözle cepheden tam olarak görülemeyecek biçimde,caddenin alt?nda,eğimli arazi doldurularak tesviye edilmiş alan üzerinde yap?lm?şt?r.Caminin varl?ğ?n? haber veren nişane,hemen dikkat çeken ve kuzey köşede bulunan kare kaide üzerine yap?lm?ş silindirik gövdeli süslü minaresidir.?ki minareli yap?ld?ğ? kay?tlardan anlaş?lan caminin,doğuda yer almas? gereken minaresi bugün yoktur.Bugün mevcut olan tek minare ,daha geç dönemlerde yap?lm?ş olmakla birlikte,kaidesindeki yaz?t 1176 gibi erken bir tarihi vermektedir.Çok yeni ve eklektik bir üslubu yans?tan minare kap?s?n?n yap?m tarihi de 1888/89�dur.Baz? Süryani yazarlar?n kiliseden çevrildiğini söylemesine karş?n,12. yüzy?l Artuklu dönemi mimarisinin temel özelliklerini yans?tan bu yap?da yer alan en eski yaz?t ,yap?n?n 11.yüzy?l içinde yap?ld?ğ?n? göstermektedir;ancak yap?n?n,bu yaz?t?n temsil ettiği dönemdeki şekli bilinememektedir.Filvaki,bugünkü mimari formun bir bütün halinde,Selçuklu döneminde tasarland?ğ? söylenemez.Minarede bulunan bir başka yaz?t 1176 tarihli olup,Melik Kutbettin ?lgazi�ye aittir.Doğu cephedeki 1186 tarihli diğer bir yaz?t ise,Yavlak Arslan dönemindendir.Bu ilk örnekte kullan?lan kubbeyi d?ştan yivleme tekniği bu yap?dan itibaren Mardin�de bir gelenek halini alm?şt?r.Kubbesi,ikisi duvara yaslanm?ş alt? paye üzerine oturmaktad?r.Kubbenin d?ştan yivlenmesi baz? geç dönem Artuklu yap?lar?nda karakteristik olmakla birlikte,bu tarz yivleme tekniği,bir örneği Deyrulzafaran'da görülmek üzere,19. yüzy?lda Mardin�de yeniden moda olmuştur.Minberi Muzaffer Kara Arslan taraf?ndan yenilenmiş ve sonra Artuklu Sultan? Davud (1367-1376/7) ağaç minber yapt?rm?şt?r.Avlusunun etraf?nda,çapraz tonozlu revaklar bulunur.Bugün bunlarda sadece beşi kalm?şt?r.Abdulgani Efendi�nin verdiği bilgiye göre,Ulu cami�nin �Sipahiler(Tellallar) Çarş?s?�na bakan güney duvar?,Uzun Hasan taraf?ndan 1496�da yenilenmiştir.Avlunun kuzeyinde,Şafii mezhebine ait ayr? bir mahfel bulunur.Yap?n?n temel malzemesi düzgün temel taşt?r.Abdulgani Efendi,Akkoyunlu hükümdar? Cihangir�in buraya birtak?m rüsum ve emlak vakfettiğini yazmaktad?r.
    Cami plan? incelendiğinde,kuzeyde yer alan dikdörtgen avlunun güneyinde mihrap duvar?na paralel,beşik tonozlu üç neften oluşan,mihrap duvar?na yak?n iki nefin kubbe ile kesildiği;enine gelişmiş mihrap,önü kubbeli bir şema görülmektedir.bu şema ayn? zamanda,çevredeki birçok yap? taraf?ndan taklit edilmiş bir modeldir.(Mardin aşiret-cemaat-devlet.Tarih Vakf? Yay.2001,431-432)"

    Mardin Şehidiye Medresesi Ve Camii

    Molla Said'in Mardin hayat?nda önemli bir yere sahip olan, Şehidiye Medresesi ve Camisi,O'nun Mardin Alimlerine karş? rüştünü ispat ettiği mekanlardan biridir.Burada şiddetli fikir çat?şmalar? yaşand?ğ?na şahit oluyoruz..Mardin�de yaşam?ş bulunan büyük âlimlerden Şeyh Yusuf Efendi (1873-1956) gençliğinde Şehidiye Camii�nde Bediüzzaman�la tart?şmaya giriştiği,Bat?ni olan Said Nursî�'yi "Delail-i zahire hakk?nda milleti şüpheye düşürmekle" suçlad?ğ?,sertleşen tart?şman?n sonunda Said Nursî�'nin Şeyh Yusuf'a b?çak çektiği ve Şeyh Yusuf'un girişimiyle,Said Nursî�'nin Mardin'den sürüldüğü baz? hat?ralarda iddia edilmektedir.Ancak bu iddian?n ne derece doğru olduğunu bilemeyiz.Bilinen bir şey varsa o da Molla Said'in bu mekanda Mardin Alimlerine üstadl?ğ?n? kabul ettirmiş olmas?d?r.Dilerseniz bu mekan? da tan?maya çal?şal?m.

    Ana caddenin güneyinde PTT�nin karş?s?nda,cami ile birlikte bir kompleks oluşturan yap? Şehidiye,Nas?riye ve seksen hücreli olmas?na izafeten,Semanin adlar?yla da an?lmaktad?r Nas?reddin Artuk Arslan taraf?ndan yapt?r?lm?şt?r.Abdulgani Efendi�nin aktard?ğ?na göre,caminin bilinmeyen bir tarihte y?k?lm?ş olan doğu taraf?n?n asl?na uygun olmayan bir biçimde yap?lm?şt?r.Büyük mihrab?n 1920�lerdeki görüntü ve o tarihte mevcut mezarl?k,buras?n?n bir dönem kabristan olarak kullan?ld?ğ?na tan?kl?k etmektedir.

    Ayn? y?llarda,medresenin bat? taraf? da harabe görünümündedir.Yap?n?n bu k?sm?nda ayakta kalan iki büyük oda okul olarak kullan?lm?ş,arsa haline gelmiş bölüm üzerinde kahvehane ve dükkanlar yap?lm?şt?r.1920�lerde,doğu taraf?nda yer alan altl? ve üstlü sekiz oda ayaktad?r ve içinde yoksullar bar?nmaktad?r.medrese revakl? avlulu ve ayvanl? medrese şemas?na uygundur.
    Kompleksin güneyinde bulunan ve bugün müftülük merkezi olarak da hizmet veren,iki nefli Şehidiye Camii�nin minberi cevizden yap?lm?ş ve üzerindeki bezeme yer yer k?r?lm?ş yada çürümüştür.Minberin Arapça yaz?t?nda ustas?n?n Ali Bin Sencer olduğu ve nak?şlar?n? Kirmanl? Tacüddin�in şakirdi Muhammed�in yapt?ğ? yaz?l?d?r.Minareli olarak yap?ld?ğ? halde minaresi y?k?lm?ş ve 1914�te Belediye Başkan? Gönüllüzade H?d?r çelebi ile vak?flar memuru ve askeri amirlerin girişimiyle,minare Ermeni mimar Lole Giso�ya yeniden yapt?r?lm?şt?r.iki şerefeli olan minare,iskelesiz olarak inşa edilmiştir.
    Camiye �Şehidiye� ad?n?n verilmesi,Abdülgani Efendi taraf?ndan,caminin temeli at?ld?ğ?nda ortaya ç?kan birkaç şehid mezar?na ve Vezir Nazameddin Bak?ş�?n savaşta şehit düşen kölesi Lulu�nun cami yap?lmadan önce buraya gömülmesine bağlanmaktad?r.
    Çok say?da onar?m geçirmiş olan yap?n?n ilk onar?m?,1787 tarihini veren yaz?t?n ilk onar?ma işaret ettiği düşünülürse,bu tarih olmal?d?r.1975�te cami,Vak?flar Genel Müdürlüğü taraf?ndan onar?lm?şt?r�cami minaresi ile 1515-16 tarihinde yap?ld?ğ? bilinen türbenin sandukalar? 1925 y?l?nda Vali Tevfik Hadi Baysal döneminde y?k?lm?şt?r.
    (Mardin aşiret-cemaat-devlet.Tarih Vakf? Yay.2001,438-439)"

    Şeyh Eyyüp Ensari'nin Evi

    Molla Said Mardin'e geldiği zaman,Şeyh Eyyub-i Ensari Efendi'nin evinde kalm?şt?r.Ensari ailesinin atas? ise,Yemen hükümdar? olan Tübba soyundan gelen,Medine'de yerleşen,Harislerin Hazrec kolundan,Enneccar oğullar?ndan,?slam peygamberinin ünlü bayraktar? Ebu Eyyüb'el Ensari'dir.
    Kainat?n Efendisini evinde misafir etme şerefine nail olan büyük sahabi Ebu Eyyüb'el Ensari'nin, on üç as?r sonra ayn? ad? taş?yan,ayn? soydan gelen bir zat?n evinde Zaman?n Bedii'nin misafir edilmesi bir tesadüf olabilir mi?
    Bilindiği gibi Medine şehri ?slam'?n sosyal hayata başlang?ç beldesi olarak kabul edilmiştir.Burada iman dersleri tamamlanm?ş,?slam hayata geçirilmiştir.Mardin de Bediüzzaman'?n siyasi ve sosyal hayata at?ld?ğ? ilk şehir olmuştur.Onun için Mardin Bediüzzaman'?n hayat?nda önemli bir yer edinmiştir.

    kaynak: www.msmardin.net.ms

    Mehmed Besir PARLAKOGLU |Zat-ı Muhterem



    Her harf Aşk, Her hece Aşk, Her kelime Aşk, Her Cümle Aşk... Cümle Vücud Aşk... İlle Aşk, İlle Aşk... Ah Minel âşk ..


  7. #7
    Dost nida - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1

    Standart

    beşir kardeş tebrik ederim.
    anamurdan ablan

  8. #8
    Gayyur ismsdg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    75

    Standart

    mekâna dair.
    mekâna dair yazılarda bir sır vardır diye düşünüyor bu naçiz. zira mekân, kişi ile kaderinin buluşturulduğu en sırlı ve izahı en kapalı konulardan biri. Hz. Üstad'ın bilhassa mekan ile münasebti, ontoljik - kaderi bir muammadır. onda her mekanın özel bir yeri var ve her mekan onun ruhunda bir meyve yeşertir. eski şehir hapishanesini meyvesi, denizli ve afyon hapishanelerinde yazılmış metinler risalenin neredeyse magnum opuslarıdır. ismi azam hapishane de yazılmıştır. elhüccetüzzehra hapishanede yazılmıştır. kişi ve mekanın buluşmasından sonra ortaya bir meyve çıkmaktadır. mekana bu nisbetle bakan kalp, onda rahimiyetin cilvesini buluyor. mekan celalli ise onda cemal yeşeriyor çoğunlukla. mekan cemali ise onda da celal dokunuyor. mekan münzevi olunca söz gelimi dördüncü şua yazılıyor. bu ilgilerin üzerinde durmak ve onları tek çözümlemek ne ala olurdu. inşaallah kısmet olur. hüda hafız.

  9. #9
    Ehil Üye Khan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.015

    Standart

    üstadımızın bizim memlekete ayak bastığını vallahi bilmiyordum yeni öğrendim hoş gelmiş sefa getirmiş keşke bende yanında olsaymışım
    They may take our lives,
    but they'll never take,
    our FREEDOM!

    Mel Gibson...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bedıuzzaman'ın Mardin Hayatında İz Bırakan Mekanlar
    By yakaza in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.09.09, 11:29
  2. “Kızıl İ’caz” ve Bediüzzaman’a Göre Mantık İlmi
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 05.09.08, 14:53
  3. Bediüzzaman'ın Mardin Hayatında İz Bırakan Mekanlar
    By jonest in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04.05.08, 16:07
  4. Üstad Bediüzzaman Hz. leri ve Mardin
    By SEYYİDOĞLU in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15.07.07, 16:34
  5. Bediüzzaman'ın İhtarıyla Hırsızlığı Bırakan Adam
    By SeRDeNGeCTi in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.04.07, 17:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0