+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Üstadımızın,Zamanında Gerçekleşen Ayaklamalara Karşı Tavrı Nasıldı?

  1. #1
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart Üstadımızın,Zamanında Gerçekleşen Ayaklamalara Karşı Tavrı Nasıldı?

    Üstadımızın,zamanında gerçekleşen ayaklamalara karşı tavrı nasıldı?Ayaklanan askerlere,halka,işçilere nasıl tavır aldı?
    Cevapları üstadın sözlerinden verirseniz çok sevinirim...
    Allah razı olsun...


  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Dokuzuncu Cinayet:

    Mart'ın otuz birinci günündeki dehşetli hareketi, iki üç dakika uzaktan temaşa ettim; müteaddit metalibi işittim.

    Fakat, yedi renk süratle çevrilse yalnız beyaz göründüğü gibi, o ayrı ayrı matlablardaki fesadatı binden bire indiren ve avamı anarşilikten kurtaran ve efrad elizıde kalan umum siyaseti mu'cize gibi muhafaza eden lafz-ı Şeriat yalnız göründü.

    Anladım, iş fena; itaat muhtel, nasihat tesirsizdir.

    Yoksa her vakit gibi yine o ateşin söndürülmesine teşebbüs edecektim.

    Fakat, avam çok; bizim hemşehriler gafil ve safdil; ben de şöhret-i kazibe ile görünüyorum. Üç dakikadan sonra çekildim, Bakırköy'üne gittim.

    Ta beni tanıyanlar karışmasınlar.

    Rast gelenlere de karışmamak tavsiye ettim.

    Eğer zerre miktar dahlim olsa idi, zaten elbisem beni îlan ediyor, istemediğim bir şöhret de beni herkese gösteriyordu, bu işte pek büyük görünecektim.

    Belki, Ayastafanos'a kadar, tek başıma olsun, Hareket Ordusuna karşı mukabele ederek ispat-ı vücud edecektim, merdane ölecektim. O vakit dahlim bedihî olurdu; tahkîke lüzûm kalmazdı.

    İkinci günde, bir ukde-i hayatımız olan itaat-i askeriyeden sual ettim. Dediler ki:

    "Askerlerin zabitleri asker kıyafetine girmiş. İtaat çok bozulmamış."

    Tekrar sual ettim: "Kaç zabit vurulmuş?" Beni aldattılar. Dediler: "Yalnız dört tane; onlar da müstebit imişler. Hem, Şeriatın adab ve hududu icra olunacak."


    Bir de gazetelere baktım; onlar da o kıyamı meşrû gibi tasvir ediyorlardı. Ben de bir cihette sevindim.

    Zîra, en mukaddes maksadım, Şeriatın ahkamını tamamen icra ve tatbiktir. Fakat, itaat-i askeriyeye halel geldiğinden, nihayet derecede me'yus ve müteessir oldum; ve umum gazetelerle, askere hitaben, neşrettim ki:


    "Ey askerler! Zabitleriniz bir günah ile nefislerine zulüm ediyorlarsa, siz o itaatsizlikle otuz milyon Osmanlı ve üç yüz milyon nüfûs-u İslamiyenin haklarına bir nevî zulmediyorsunuz. Zîra, umum İslam ve Osmanlıların haysiyet, saadet ve bayrak-ı tevhîdi, bu zamanda bir cihette sizin itaatiniz ile kaimdir. Hem de Şeriat istiyorsunuz, fakat itaatsizlikle Şeriata muhalefet ediyorsunuz."


    Ben onların hareketini ve şecaatlerini okşadım. Zîra, efkar-ı umûmiyenin yalancı tercümanı olan gazeteler, nazarımıza hareketlerini meşrû göstermişlerdi. Ben de takdirle beraber nasihatimi bir derece tesir ettirdim. İsyanı bir derece bastırdım. Yoksa, böyle asan olmazdı.

    Ben ki, bilfiil tımarhaneyi ziyaret etmiş bir adamım; "Neme lazım, böyle işleri akıllılar düşünsün," demediğimden, cinayet ettim.

    Tarihçe-i Hayat 61
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Onuncu Cinayet:

    Harbiye nezaretindeki askerler içine Cuma günü ulema ile beraber gittim.


    Gayet müessir nutuklarla sekiz tabur askeri itaate getirdim.


    Nasihatlerim tesirini sonradan gösterdi. İşte nutkun sûreti:



    "Ey asakir-i muvahhidîn! Otuz milyon Osmanlı ve üç yüz milyon İslamın namusu ve haysiyeti ve saadeti ve bayrak-ı tevhîdi, bir cihette sizin itaatinize vabestedir. Sizin zabitleriniz bir günah ile kendi nefsine zulmetse; siz bu itaatsizlikle üç yüz milyon İslama zulmediyorsunuz. Zîra, bu itaatsizlikle uhuvvet-i İslamiyeyi tehlikeye atıyorsunuz. Biliniz ki, asker ocağı cesîm ve muntazam bir fabrikaya benzer; bir çark itaatsizlik etse, bütün fabrika herc ü merc olur. Asker neferatı siyasete karışmaz; Yeniçeriler şahittir. Siz Şeriat dersiniz; halbuki, Şeriata muhalefet ediyorsunuz ve lekedar ediyorsunuz. Şeriatla, Kur'an ile, hadîs ile, hikmet ile, tecrübe ile sabittir ki; sağlam, dindar, hakperest ulü'l-emre itaat farzdır. Sizin ulü'l-emriniz, üstadınız, zabitlerinizdir. Nasıl ki mahir mühendis, hazık tabib bir cihette günahkar olsalar, tıb ve hendeselerine zarar vermez; kezalik, münevverü'l-efkar ve fenn-i harbe aşina, mektepli, hamiyetli, mü'min zabitlerinizin bir cüz'î nameşrû hareketi için itaatinize halel vermekle, Osmanlılara ve İslamlara zulmetmeyiniz! Zîra, itaatsizlik yalnız bir zulüm değil, milyonlarca nüfûsun hakkına bir nevî tecavüz demektir. Bilirsiniz ki, bu zamanda bayrak-ı Tevhîd-i İlahî sizin yed-i şecaatinizdedir. O yed'in kuvveti de, itaat ve intizamdır. Zîra, bin muntazam ve mutî asker, yüz bin başıbozuğa mukabildir. Ne hacet? Yüz sene zarfında otuz milyon nüfûsun vücuda getirmediği böyle pekçok kan döktüren inkılapları, siz itaatinizle kan dökmeden yaptınız.
    "Bunu da söylüyorum ki, hamiyetli ve münevverü'l-fikir bir zabiti zayi etmek, manevî kuvvetinizi zayi etmektir. Zîra, şimdi hükümferma, şecaat-i îmaniye ve akliye ve fenniyedir. Bazan bir münevverü'l-fikir, yüze mukabildir. Ecnebîler size bu şecaatle galebeye çalışıyorlar. Yalnız şecaat-i fıtriye kafi değil!
    Elhasıl, Fahr-i Alemin fermanını size tebliğ ediyorum ki; itaat farzdır. Zabitlerinize isyan etmeyiniz. Yaşasın askerler, yaşasın meşrûta-i meşrûa!.."



    Demek ki, ben, bu kadar alim varken böyle mühim vazifeleri deruhte ettiğimden, cinayet ettim.

    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Üçüncü Cinayet:

    İstanbul'da yirmi bine yakın hemşehrilerimi (hamal ve gafıl ve safdil olduklarından) bazı particiler onları iğfal ile vilâyat-ı şarkiyeyi lekedâr etmelerinden korktum.

    Ve hamalların umum yerlerini ve kahvelerini gezdim. Geçen sene anlayacakları suretle Meşrutiyeti onlara telkin ettim.

    Şu meâlde:
    İstibdat, zulüm ve tahakkümdür. Meşıvtiyet, adâlet ve Şeriattır. Padişah, Peygamberimizin emrine itaat etse ve yoluna gitse halîfedir. Biz de ona itaat edeceğiz. Yoksa, Peygambere tâbi olmayıp zulüm edenler, padişah da olsalar haydutturlar. Bizim düşmanımız cehâlet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı; san'at, marifet, ittifak silâhiyle cihâd edeceğiz. Ve bizi bir cihette teyakkuza ve terakkiye sevk eden hakikî kardeşlerimiz Türklerle ve komşularımızla dost olup el ele vereceğiz. Zirâ husûmette fenalık var, husumete vaktimiz yoktur. Hükümetin işine karışmayacağız. Zirâ, hikmet-i hükümeti bilmiyoruz.

    İşte o hamalların, Avusturya'ya karşı-benim gibi bütün Avrupa'ya karşı boykotajları ve en müşevveş ve heyecanlı zamanlarda âkılâne hareketlerinde bu nasihatın tesiri olmuştur.

    Padişaha karşı irtibatlarını ta'dil etmeye ve boykotajlarla Avrupa'ya karşı harb-i iktisadî açmaya sebebiyet verdiğimden, demek cinayet ettim ki, bu belâya düştüm.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #5
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Van’a giden Bediüzzaman, kardeşi Abdülmecit’in evinde ve Nurşin Camii’nde kısa bir süre kaldıktan sonra Erek Dağı’nda, terkedilmiş bir kilisede talebeleriyle ders yapmaya başladı. Bediüzzaman, Erek dağının başında iman ve Kur’an hakikatlerinin anlaşılması ve yaşanmasıyla meşgul olurken, Ankara’da yeni bir rejim şekillenmeye başlamıştı.

    Rejimdeki değişiklikleri hazmedemeyen çevrelerde, Ankara’ya karşı tepkiler baş göstermişti.

    Böyle gergin bir ortamda Hükümete karşı ayaklanmayı planlayan Şeyh Said, Bediüzzaman’a mektup yazarak kendisine destek vermesini istedi.


    Ancak Said Nursi ona, bunun “menfi bir hareket” ve “kardeş kanı dökmek” olduğunu anlatarak isyandan vazgeçirmeye çalıştı.


    Ayrıca, Şeyh Said ayaklanmasına aşiretiyle destek vermek isteyen Doğunun namlı ve güçlü Hamidiye paşalarından Kör Hüseyin Paşa, Bediüzzaman’ı Erek Dağı’nda iken ziyaret etmiş ve fikrini sormuştu.


    Bediüzzaman da ona, “Kan dökme! Kan dökme!” diye cevap vermiş, Paşa da ayaklanmaya katılmamıştı.


    Bediüzzaman’ın isyan sırasında böylesine yatıştırıcı rol oynamasına rağmen Doğudaki nüfuzlu kimseleri Anadolu içlerine süren hükümet, onu da inzivada bulunduğu Erek Dağı’ndaki menzilinden alarak sürgüne gönderdi.

    Risale-i Nur Enstitüsü

    http://www.risaleinurenstitusu.org/i...yografi&Page=3
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  6. #6
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Allah raz? olsun...

  7. #7
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Eski Harb-i Umumîden biraz evvel, ben Van’da iken, baz? dindar ve müttakî zatlar yan?ma geldiler. Dediler ki: "Baz? kumandanlarda dinsizlik oluyor. Gel, bize iştirak et. Biz bu reislere isyan edeceğiz."
    Ben de dedim: "O fenal?klar ve o dinsizlikler, o gibi kumandanlara mahsustur. Ordu onunla mes’ul olmaz. Bu Osmanl? ordusunda belki yüz bin evliya var. Ben bu orduya karş? k?l?ç çekmem ve size iştirak etmem."


    O zatlar benden ayr?ld?lar, k?l?ç çektiler; neticesiz Bitlis hâdisesi vücuda geldi. Az zaman sonra, Harb-i Umumî patlad?. O ordu, din nam?na iştirak etti, cihada girdi, o ordudan yüz bin şehidler evliya mertebesine ç?k?p beni o dâvamda tasdik edip kanlar?yla velâyet fermanlar?n? imzalad?lar.(Şualar 315)

    Ben de bunu buldum kardeş...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 21.03.13, 18:00
  2. İşte Gerçekleşen Kıyâmet Alâmetleri
    By Müellif-e in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 22.07.09, 15:11
  3. Namazı Vaktinde Kılmak Hakkında Üstadın (rametullahi aleyh) Tavrı Nasıldı?
    By Lebid24 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 23.03.09, 20:28
  4. Eyüp A.s. Tevekkülü Nasıldı?
    By .münzevi. in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 29.02.08, 10:13
  5. Kıyametin Gerçekleşen İşaretleri
    By Şakird in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.07.06, 12:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0