+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Bediüzzaman Aynasında Tefekkür Yansımaları

  1. #1
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart Bediüzzaman Aynasında Tefekkür Yansımaları

    Bir gün otomobille büyükbir buğday tarlasından geçiyorduk. Biz bunların ekmek olup yenmesini düşünüyorduk. Bu sırada Üstad bize, 'Ekmeği sizin, tefekkürü benim' dedi.” Bu hâtırayı anlatan Zübeyir Gündüzalp ağabey. Üstad Bediüzzaman’ın en yakın talebelerinden....Aslında buğday tarlasını görüp, belki milyonlarca başağın insanlar için yaratılışı ve oradan elde edilecek mahsüllerin nice insanın rızkı olarak sofraları süslemesi de bir nevi tefekkürdür. Bu noktadan hareketle, aktardığımız hatıradaki “tefekkür” kavramının izafî; yerine ve kişeye göre belki de seradan süreyyaya kadar basamakları olduğuna hükmedebiliriz. Üstad Bediüzzaman’ın “Ekmeği sizin, tefekkürü benim” ifadesindeki vurgudan belki böyle bir netice çıkarmak mümkündür.
    Bu durumda, tefekkür konusunu, sözlük veya terim mânâsıyla, belli başlı âlimlerin tarif ve izahlarına göre açıklamak hakikî tefekkürün koordinatlarını belirlemede yeterli olmayabilir. Teoriden ziyade pratik ve uygulamalı örnekler hayatımıza aktarma ve bunu bir bilinç ve şuur haline getirmede daha kesin ve daha kestirme bir yöntem olabilir.
    İşte böyle bir yöntemi takip etmede önümüzde gayet canlı ve dikkat çekici bir örnek vardır. O da, başta Zübeyir Gündüzalp’in bir müşahedesini aktardığımız, mücessem ve müşahhas bir tefekkür örneği olan Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatıdır.

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  2. #2
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    BÜYÜK K?TAP

    Bediüzzaman’?n bir diğer yak?n talebesi Bayram Yüksel, k?rlara ve dağlara yapt?klar? tefekkür gezileri esnas?nda şahid olduğu tablolar, ayn? zamanda “tefekkür” kavram?n?n derinlikleri hakk?nda bize önemli ipuçlar? verir.

    “Üstad?m?z k?rlar? gezerken kitâb-? kebiri mütalaa ederdi. Bizlere de hem arabada giderken ve gelirken 'Keçeli, keçeli siz de şu kitab-? kebir-i kâinat? okuyun' derdi.”
    Bayram Yüksel’in bu cümlesinde geçen “Kitab-? Kebir,” diğer ifadeyle “Büyük Kitap” bütün Kâinatt?r. Yâni Kâinat, bir kitapt?r. O kitapta Rabbimizi, O’nun sonsuz güzellikte ve mükemmellikte olan isim ve s?fatlar? anlatan say?s?z âyetler bulunur.
    Bediüzzaman’?n bu büyük kitab?, bu görülen, müşahede edilen ve birebir yaşanan Kâinat kitab?n? okurken sergilediği tav?r da başkaca derslerle dolu. Bir rahlenin önünde diz çöküp ayet ayet, sayfa sayfa Kur’an-? Kerîm’i büyük bir huşû ve huzûr ile okuyan hâf?k kurrâlar misali…
    Bediüzzaman, yak?n talebesi Bayram Yüksel’in ağz?ndan kâinat kitab?n? şöyle okuyordu:
    “K?rlara gittiğimizde en yüksek yerlere ç?kard?. Bazen yüksek ağaçlar?n ve taşlar?n baş?na ç?kard?. Namaz k?larken de yüksek taşlar?n baş?n? tercih ederdi. K?rlarda cemaatle namaz k?ld?ğ?m?zda bizlere imaml?k ederdi. Namaz vakti girdiğinde muhakkak ezan okuturdu. Üstad?m?z bizlere, 'Sizlerdeki gençlik bende olsa, şu dağlardan inmem' derdi. Daima kitab-? kebir-i kâinat? mütalaa ederdi.”
    Aktard?ğ?m?z bu iki hât?raya bir başka aç?dan da yaklaşmak mümkün. K?rlara ve dağlara yap?lan geziler s?ras?nda görülen alan, bütün dünya düşünülecek olursa yok denecek kadar küçük bir aland?r. Hele bir de bu k?yas? dünyam?z ve güneşimizinde içinde bulunduğu galaksimiz ve o galaksinin de yok denecek kadar küçük kald?ğ? bütün kâinat düşünülecek olursa.
    Ancak burada önemli olan bak?ş ve idrak ediştir. Bilinçtir, şuurdur. Bir meleke halinde tüm benliğiyle, tük hücreleriyle, tüm ruhuyla, ruhundaki tüm hisleriyle, k?saca her şeyiyle en küçükten en büyügüne kadar Kâinat kitab?n? harf harf, kelime kelime okuyabilmedir. Bu öyle bir okuyuştur ki, hakikatin derinliklerine nüfuz edebilen bir kişi, Üstad Bediüzzaman’?n bir küçük çiçekteki veya böcekteki âyetleri okurken, o engin tefekkür hâletiyle ayn? anda güneşleri, y?ld?zlar? ve galaksileri de okuduğunu rahatl?kla müşahede edebilecektir. Çünkü bir zerre ile güneş âyet oluş özelliğiyle ayn? kefede bulunur. Belki bir zerre yerine göre güneşten daha ağ?r ve hakikatli konumda olabilir.
    T?pk? bir tek damla ile koca bir okyanus aras?ndaki ilişki gibi.
    Bediüzzaman’?n tefekkürü işte böyle bir tefekkürdür. Bizim ölçülerimize göre tefekküre bile konu olmayan, s?radan, hattâ yüzümüzü ekşiterek, dudağ?m?z? burkarak bak?şlar?m?z? uzaklaşt?rd?ğ?m?z varl?klara, görüntülere Bediüzzaman belki dünyalar kadar değer verir.
    ?nanm?yorsan?z, kendi kendimizi bir hesaba çekelim.
    Rahatlamak için, s?k?nt?lardan ar?nabilmek için, biraz gezip dinlenmek için k?rlara, bizim tabirimizle pikniğe gittik. Yan?m?zda aile fertleri veya yak?n arkadaş çevremiz bulunuyor. Birkaç saatlik böyle bir gezi program?m?zda “tefekkür” sayabileceğimiz süre ve hadiseleri bir düşünelim. Bu noktada geçmişteki benzer faaliyetlerimizi de dikkate alabiliriz.
    Acaba, hakikaten tefekkür nitelikli faaliyetlerimiz içinde köpeklerin havlamas? hiç yer ald? m??
    Bir kaplumbağa, kurbağa ve kertenkele böyle bir tefekkürde ne kadar ve nas?l yer ald??
    Bu teste benzer başka sorularla devam edebiliriz. Bak?n Bayram Yüksel ağabey, Üstad Bediüzzaman’la alâkal? hat?ralar?n?n bir yerinde ne diyor:
    “Bütün mahlûklarla alakas? vard?. Ağaçlara, taşlara ve hayvanlara çok acîb şefkati vard?. Hattâ yollarda köpek görse bize der; 'Bunlar çok sad?k hayvanlard?r. Bunlar?n koşmalar?, ulumalar? sadakatlar?n?n iktizas?d?r' derdi. K?rlarda gezerken kaplumbağa görürse onunla çok ciddî alakadar olur, 'Maşaallah, bârekallah ne güzel yap?lm?ş, şundaki san'at? sizlerden geri görmüyorum' derdi.”
    Hakikî tefekkürün mahiyeti ve temel özellikleri bu ifadelerde kendini belirgin bir şekilde kendisini göstermekte. Daha da ilerisi, hakikî tefekkürün bir şuur ve meleke haline gelişine de çok dikkat çekici bir örnek olarak da niteleyebiliriz.
    Yine Bayram Yüksel’in, Son Şahidler isimli eserin 3. Cildinde aktar?lan hat?ralar?ndan k?sa bir anekdot daha aktaral?m:
    “Bazen kar?ncalar? görse veyahut bizler bir taş kald?rsak ve alt?ndan kar?nca ç?ksa, taşlar? gelip koydurur, 'Hayvanc?klar?n rahat?n? bozmay?n' derdi. K?rlarda avc?lar? gördüğünde, 'Tavşanlar? ve keklikleri vurmay?n' derdi. Ve, 'Diğer hayvanlar? incitmeyin' der ve nasihatte bulunurdu. Hattâ çok kişileri avc?l?ktan menetmişti.”
    Kar?ncalar?n yuvas?n? bozdurmayacak, bozulursa hemen telafisini düşünecek, bozanlara nasihatlerde bulunacak bir tefekkür örneği. Belki hemen herkesin normal gördüğü avc?l?k konusunda, avlananlara tavşanlar?, keklikleri vurmamay? öğütletecek, sadece onlar? değil, avlanman?n d?ş?nda başka mahluklara da rahats?zl?k vermemelerini nasihat ettirecek bir tefekkür boyutu.
    Tarife ve söze s?ğmayacak kadar geniş ve derin bir hayat anlay?ş?.
    Öyle bir tefekkür ki, bütün kâinat kar?nca, bütün âlemler tavşan veya keklik, güneşler birer kelebek, y?ld?zlar birer sinek olsa bile, çap? ve derinliği hiç değişmeyecek bir tefekkür.

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  3. #3
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    AĞAÇLAR Z?KRED?YOR

    Asl?nda Çam Dağ?, Isparta’daki Barla Dağ?n?n bir tepesidir Çam Dağ?. Bu tepenin güney yamac?nda, Üstad’?n tefekkür meânlar?ndan birisi de Çam ağac?. Yak?n talebelerinden Mustafa Çavuş, Abdullah Çavuş ve Abbas Mehmet bu ağaca üstü aç?k tahtadan bir kulübe inşa etmişler. Bediüzzaman da bu kulübeciğe ç?kar, namaz k?lar ve tefekkür ederdi. Hattâ baz? eserlerini de burada telif etmişti.

    Bayram Yüksel, bu ulvî tefekkür mekân?yla ilgili, yine tefekkür eksenli bir başka hat?ras?n? şöyle aktar?r:
    “Çam Dağ?nda bazen ağaç lâz?m olurdu. Bu ağaçlar?, Karaağaç köşkündeki menzilinin tamiri için kullan?rd?k. Üstad?m?z rastgele ağaçlar? kesmemize mani olurdu, 'Ağaçlar? kesmeyin, onlar da zikrediyor' derdi.”

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  4. #4
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    YÜKSEKLERDE TEFEKKÜR
    Bediüzzaman’?n tefekkürüyle alakal? pek çok örnek aktar?lm?şt?r. Bu örneklerin en dikkat çekici yönlerinden birisi, Üstad’?n tefekkür ekseriyetle yüksek yerleri seçmesidir. Bulunduğu muhitin en yüksek yerini tercih eder. Hattâ eğer o yerde bir ağaç, yüksekçe bir kaya parças?, çok sarp da olsa bir tepe veya bir ev varsa onun çat?s? tefekkür için en ideal yerdir.
    Bu özellik Üstad’?n hemen hemen tüm hayat? için söz konusudur. Van’daki ilk talebelerinden ?smail Perihanoğlu’nun şu hat?ras? ilginç bir örnektir:
    “Üstad Bediüzzaman, çok ibadet ederdi. ?badetini yüksek yerlerde yapmay? tercih ederdi. Onun unutmad?ğ?m bir ibadet haline, Nurşin Camiinde rastlam?şt?m. Camiin dam?na ç?km?ş, seccadenin üzerinde tefekkür ve tesbihe dalm?şt?.”

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  5. #5
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    TEFEKKÜR ÜZÜMLER?

    Bir yere misafirliğe gittiniz. Ev sahibi size salk?m halinde üzüm ikram etti. Ancak üzüm salk?m? buruşmuş, kurumaya yüz tutmuş, belki tad? biraz bozulmuş.

    Belki her şeye rağmen yersiniz, belki mümkün olduğunca yememeyi tercih edersiniz.
    Tabiî, bu ikram Üstad Bediüzzaman’dan olursa ve o üzüm salk?m?n?n en önemli hususiyetinin tefekkür ibadetiyle bir bağlant?s? bulunursa, belki o zaman baldan daha tatl? ve lezzetli olacakt?r.
    ?şte böyle bir lezzeti tadan Said Özdemir, bu hat?ras?n? şöyle aktar?r:
    “Üstad hayatta iken ?zmir'de bir mahkememiz vard?. Dönüşte Isparta'ya uğrad?k. Ramazan'd?. Gece yar?s?na doğru Üstad talebeleriyle ders yap?yordu. Biz de iştirak ettik.
    “Dersten sonra meyve, o yoksa para dağ?tmak Üstad?n âdetiydi. Meyveleri kurayla dağ?t?rd?. O gün kurayla üzüm dağ?tt?. Üzüm kurumuştu. Çünkü, tefekkür için asm?şlard?.”

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  6. #6
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    TAVUS KUŞLARI

    Üstad Bediüzzaman’?n tefekkür boyutuyla ilgili hat?ralar sadece k?r gezintileriyle s?n?rl? değildir. Tefekkür şuuru adetâ zerrelerine kadar sindiği için, hemen her ortamda en güzel ve ibret dolu enstantaneler kendini gösterir.

    Muhsin Alev, günlük güneşlik güzel bir bahar günü yaşad?ğ? bir hat?ras?n? şöyle anlat?r:
    “Namaz k?lmak için Yavuz Selim Camiine gittik. Namaz? camide k?ld?ktan sonra, caminin önündeki eski Bizans su sarn?c?, o zamanda çiftlik olan yeşil bahçeliğe indik. Çiftlikte rengârenk tavus kuşlar? vard?. Üstad, kuşlar? görünce onlarla çok alâkadar oldu. Hayran hayran temaşa etti. Sonra bize dönerek ‘Nur Risalelerinde bu kuşlardan bahsetmiştim' diye onlardaki ?lâhî sanat? nazara vererek dersler yapt?. Kuşlar?n sahibine para verdi. Bu para ile kuşlara yem almas?n? söyledi. Belki de, on-on beş dakika sevinç ve huzurla tavuslar? seyretti.”

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  7. #7
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    CENNETTEN ALTI DAMLA

    Mehmed Babacan taraf?ndan aktar?lan bir hat?ra, Isparta s?n?rlar? dahilindeki Gölcük’le ilgili. Diğer baz? Nur talebeleriyle birlikte Gölcük’e gitmek için otobüs tutarak Isparta-Gölcük'e giderler. Çünkü Üstad, bu göle gitmeyi ve orada tefekkür etmeyi çok sevmektedir. Ancak otobüs yolda otobüs bozulunca bir süre durmak zorunda kal?rlar. Bu gelişmeye rağmen Üstad, Aşç? Ali isimli bir talebesinin motosikletine binerek yola devam eder. Mehmed Babacan, Üstad’?n Gölcük'ü çok sevmesinin sebebi ve bu göl hakk?nda söylediklerini k?sa ve öz olarak şöyle aktar?r:

    “Üstad oradaki ?lâhî güzelliğe hayrand?. Oran?n güzelliğini saatlerce seyredip, tefekkür ederdi. Bir defas?nda: 'Bu mübarek göle günde alt? damla Cennetten iniyor. Bu damlalar bu mübarek şehir Isparta'y? ihya ediyor' demişti.

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  8. #8
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    SONUÇ

    Bediüzzaman Said Nursî, Kur’an-? Kerim’den ve Resûl-ü Ekrem’den (a.s.m.) ald?ğ? tefekkür dersini hayat?na ve eserleri olan Risale-i Nur Külliyat?na uyarlam?ş, asr?n insan?na sunmuştur. Kendisi adeta ete-kemiğe bürünmüş, canl? bir tefekkür örneğidir. Risale-i Nur Külliyat?, hayat?na birebir aktard?ğ? mükemmel tefekkür sisteminin yaz?l? hale gelmiş şeklidir. Yaşad?ğ? süre boyunca yetiştirdiği tüm talebelerini birer yürüyen tefekkür levhas? haline getirmiştir. Ona talebe olanlar?n, onu bilfiil görüp ona hizmet edenlerin, onun telif ettiği Nurlar? okuyup tefekkür dersi alanlar?n en belirgin özellikleri, yaşad?klar? her hadiseye, gördükleri her varl?ğa tefekkür penceresinden bakmalar?d?r.
    Bediüzzaman’?n tefekküründe iman?n temel esaslar? ve prensipleri vard?r. Bediüzzaman’?n tefekkürü, ?slâm?n bütün emirleriyle bağlant?l?d?r. Başta namaz olmak üzere farz ibadetlerden ayr?, bağ?ms?z değildir. Çünkü Bediüzzaman, Namaz gibi bir ibadeti, kulluğun en zarurî görevini, adetâ güneşlerle, y?ld?zlarla, dünyan?n üzerindeki tüm varl?klarla birlikte eda eder. Çünkü ona göre kar?ncadan tâ dünyaya, zerreden tâ güneşe kadar canl?-cans?z, şuurlu-şuursuz, ruhlu-ruhsuz bütün varl?klar her an ibadet halindedirler. Allah kendilerine hangi görevi ve kulluk vazifesini vermişse onu aksatmadan yerine getirmektedirler.
    Bediüzzaman’?n tefekküründe, yine canl?-cans?z, şuurlu-şuursuz tüm varl?klar Allah’? zikreder. Bu zikir halkas?na kendisi de dahil olur. Allah’? sonsuz isim ve s?fatlar?yla sürekli olarak anan, zikreden her bir varl?kla adetâ bir kardeş, bir arkadaş olur.
    Bediüzzaman’?n tefekküründe, en küçüğünden en büyüğüne kadar her varl?k birer âyettir. Tüm kâinat ise say?s?z âyetleri ihtiva eden büyük bir kitapt?r. Görerek, müşahede ederek okunan büyük bir Kur’an’d?r.
    Bediüzzaman’?n tefekküründe bütün varl?klar birer aynad?r. Allah’?n sonsuz güzellikteki isimlerinin, sonsuz mükemmellikteki s?fatlar?n?n yans?d?ğ? birer aynad?r. Bediüzzaman’?n tefekküründe, bütün varl?klarla birlikte en yüksek ve en büyük kulluk mertebesi olan “Marifetullah”a ulaşma vard?r. Bu da zâten, bütün varl?klar?n yarat?lma sebebi, hikmeti, neticesi ve meyvesidir.
    Kaynak: Veli S?r?m / Bediüzzaman Aynas?nda Tefekkür Yans?malar?

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  9. #9
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Bizleri tefekküre sevk ettiğiniz ve şevk uyandırdığınız için pürşevk olarak muhabbetullah üzere hayatınız ebede kadar daima bereketli geçsin işallah...

  10. #10
    Ehil Üye hayırlısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul-Kilis
    Mesajlar
    1.194

    Standart

    Söyleyecek bir şey yok , maşallah
    Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulabilir. AMENNA

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Diziler ve Yansımaları
    By Selim Akif in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 77
    Son Mesaj: 25.11.14, 21:25
  2. Rüyaların Psikolojik Hayattaki Yansımaları
    By Beste-i Rana in forum Sağlık
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 19.10.08, 19:22
  3. Tevhid Aynasında Kainat
    By Şahide in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.10.08, 12:18
  4. Dil Devrimi ve Kültür Hayatımıza Yansımaları?
    By hatice78 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 21.02.08, 18:04
  5. Sınırsızlık Aynasında Dua
    By Tılsım in forum Dualar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 30.11.07, 14:46

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0