Başörtüsü yasağ?n?n kat? bask?s?yla, kendi öz vatan?nda garip kalarak, okuyamayan (ayn? zamanda Yeni Asya’n?n fahrî bir yazar ve muhabiri olan) k?z?m Fatma Nur’u tahsil için M?s?r’a göndermiştim. Onu ziyaret maksad?yla 17 Mart-17 May?s 2007 tarihleri aras?nda iki ayl?ğ?na ailece oraya gitmiştik.
Tabiî bu arada hizmetlerimizle ilgili ne gibi faaliyetlerin bulunduğunu araşt?rma neticesinde “Sözler Neşriyat”?n oradaki icraat?n? tesbit ettik ve onlarla irtibata geçtik. Allah raz? olsun, kardeşlerimiz orada iyi hizmet yap?yorlar. Dershane ve neşriyat (Arapça risâle) ile meşguller. Birkaç defa hem Türkçe, hem Arapça derslere iştirak ettim. Genellikle El-Ezher olmak üzere, orada eğitim gören Türk ve Endonezyal? talebe kardeşlerin kald?ğ? yerler vard?.
Hizmet organizesiyle meşgul olan ve on seneden fazlad?r orada yaşayan, Ankara ?lahiyat mezunu, aslen Ordulu ve bana “Risâle-i Nur’lar? tan?mama vesile olan, Yeni Asya okuyan bir ağabeyimizdi” diyen Ahmed kardeşe bir sohbet esnas?nda şunu sormuştum: “Ahmed kardeş, biliyorsun Türkiye’deki baz? ilahiyatç?lar, Üstad ve Risâle-i Nur’lar hakk?nda bir enâniyet gösteriyorlar. Burada, Ezher şeyhlerinin, hocalar?n?n Risâle-i Nur ve Üstad Hazretlerine bak?ş aç?s? nas?ld?r?” O da bana şevk verici baz? şeyler anlatt?.
Özellikle Ezher hocalar?ndan Dr. Muhammed Ebû Leyla’n?n söyledikleri çok dikkatimi çekmişti. Bunlar?, bizzat kaynağ?ndan not etmek için beraberce El-Ezher’e gidip, küçük de olsa, onunla röportaj tarz? bir şey yapmak istedim. Ahmed kardeş de, sağ olsun hocayla konuşup ayarlad? ve beraberce Ezher’e gittik. Tabiî, ben Arapça bilmediğim için, onun arac?l?ğ? ile (ki bizzat insan?n kendisi muhatap olmay?nca zor oluyor. Orada lisan bilmemenin eksikliğini daha iyi hissettim. Çünkü muhatab?n söylediğini çevirmek tam anlaş?l?r olam?yordu herhalde. Sonradan düzeltme yap?p, mânâlar? yerine koyarken biraz zorland?m) tesbit edebildiğim konuşmalar? takdim ediyorum.



*Hocam! Bediüzzaman Hazretleri ve Risâle-i Nur’lar hakk?nda malûmat?n?z var m?? Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyim?


Risâle-i Nur’lar? ?ngiltere’de bulunduğum 1980’li y?llarda duymuştum, fakat okumaya f?rsat?m olmam?şt?. Daha sonra 1990 y?l?nda El-Ezher Üniversitesi Usûlüddin Fakültesi’nin yan?nda aç?lan bir kitap fuar?nda tan?y?p, incelemek nasip oldu. Zaten kitaplara karş? eskiden beri bir alâka ve aşinal?ğ?m vard?, ama bu Risâle-i Nur’lar? sergide görünce bir acaip olmuş, içimde tarifinde zorlanacağ?m bir duyguya kap?lm?şt?m. Risâle-i Nur’lar? serginin hemen ön taraf?na dizmişlerdi. O acaib tesir alt?na girince, daha hiçbir tarafa bakamad?m ve bütün dikkatimi o kitaplara verdim. Adeta dalm?ş ve kendimden geçmiştim. (Hâlâ da o tesir alt?nda bulunuyorum). Nas?l olduğunu anlayamadan o halde tam bir saat ayakta o kitaplar? incelemiştim. O bir saatin sonunda, ancak yorulduğumu hissedince, o kadar uzun müddet ayakta kald?ğ?m? anlayabilmiştim. “Bu kitaplar kaça sat?l?yor?” diye sormak yerine, bunlar?n çok k?ymetli ve pahal? olduğunu düşünerek “Bu kitaplar?n sayfas? kaça sat?l?yor?” diye sorabilmiştim. Fakat, o anda yan?mda para yoktu ve alamad?ğ?mdan dolay? çok üzülmüştüm.


*Peki sonra nas?l oldu?


Daha sonra o kanaate vard?m ki; eğer, ben bu kitaplar? almazsam ilim noktas?nda çok büyük noksanl?klar olacak! Cenâb-? Hak’a şükür olsun ki, bu kitaplar? elde ettim ve kütüphanemin baş köşesine koydum. O zaman Sözler’in tamam?n? ve diğer ciltlerin bir k?sm?n? okumuştum. Bu eserler, okudukça bende ayr? bir tesir meydana getiriyordu, hayretler içerisinde kal?yordum. Halbuki Ezher bir ?slâmî ilimler merkeziydi, burada binlerce kitap vard?, ama Bediüzzaman Said Nursî’nin Risâle-i Nur Külliyat?nda acaib bir hayattarl?k vard?. Yani, insana hayat veriyordu, acaib bir duyguya kap?l?yordum. Yani, Risâle-i Nur sadece siyah mürekkeple yaz?lm?ş bir eser değil. Dediğim gibi, hayattar ve insana hayat veren bir şey gördüm onlarda.


*Yani siz bunu anlam?şs?n?z ve çok güzel bir şekilde de izah ve ifade ettiniz.


Evet, bu kitaplar ?mam-? Gazâlî Hazretlerinin kitaplar?yla ayn? mesabededir. Fakat, Risâle-i Nur’lar?n daha mühim bir yeri var. Meziyeti, özelliği daha farkl?. Çünkü, Risâle-i Nur’lar bu asr?n hastal?klar?n? tedavi ediyor. ?mam-? Gazâlî bu as?rda olsayd?, Risâle-i Nur’lar? okumak onu çok sevindirirdi. ?hyâ-i Ulûmü’d-Din nas?l önceki as?rlar?n Kur’ân tefsiri ise, Kur’âna bağl?l?ğ? varsa ve Kur’ân-? Kerim gibi her zaman okunuyorsa, Risâle-i Nurlar da asr?m?zda öyledir. Asr?n hastal?ğ?n? teşhis ettiği gibi, çok güzel de tedavi ediyor. Hiçbir gün geçmiyor ki risâleleri okumam?ş olay?m. Ya ilim öğrenmek için veya teberrüken de olsa hergün aç?p bak?yorum.
El-Ezher’e dünyan?n her taraf?ndan meseleler soruluyor, bunlara cevaplar veriliyor. Bu mevzularla da alâkal? olarak benim, Kur’ân-? Kerim ve hadis-i şeriflerden sonra en çok istifade ettiğim ve aç?p okuduğum Risâle-i Nur’lard?r. Biz Ezher bünyesinde Usûlüddin Fakültesi’nde yak?n zamanda ?ngilizce eğitim veren bölüm de açt?k. Halen de o bölümün başkan? benim. Allah nasip ederse biz fakültemizde, bu bölümde Risâle-i Nur’lar ve Bediüzzaman’la ilgili olarak doktora çal?şmalar? ve master tezleri vereceğiz.


*Hocam vaktinizi fazla almayal?m, son olarak neler söylemek istersiniz?

Bediüzzaman Hazretlerinin kitaplar?n? neşredenlere çok teşekkür ediyorum. ?nşaallah sizlere de muvaffakiyetler diliyorum!

Osman ZENG?N - Yeni Asya
http://www.yeniasya.com.tr/2007/06/23/lahika/default.htm