+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Cevşen Hakkında Üstadın Mektubu

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Aziz S?d?k Kardeşlerim!

    Evvela:Cevşen’in teksiri gayet büyük bir sevapt?r.Ruh-u can?mla sizi tebrik ederim.

    Fakat sizin tercüme ettiğiniz sevab?na dair olan parçan?n ayn?n? yazmay?n?z.

    Çünkü böyle sevaplar hakk?ndaki rivayetler müteşabih nev’indendir.Hakiki mahiyetleri bilinmez.

    Dinsizlerin veya muteriz feylesoflar?n; ya mübalağad?r veya neuzubillah hurafedir diye tevehhüme düşerler.

    Onun için yirmi dördüncü sözün üçüncü dal?nda onuncu asl? dikkatle okuyunuz ve bir k?sm? da size leffen gönderildi.

    Onun için, ben sizin tercüme ettiğinizin bir k?sm?n? çizgiler çektiğim miktar yaz?lmas?n.

    haşiye( Çünkü bu, Peygamber Aleyhisselam’?n makam?na ait esrard?r.Cevşenin en yüksek hakikat?na bakan harika feyizlerdir.Bu makama mazhar olmak pek çok şerait var, pek çok derecat var.Hem cevşen’in k?rat?nda böyle harika fazilet mümkindir,bulunabilir.Yoksa külli ve daimi değildir.)

    Ve o büyük hayr?n?za bir zarar gelmesin..Ve onunla Nurcular?n mutedilane demir gibi mes’elelerine, mesleklerine tenkid parmağ? uzat?lmas?n.

    Evet, sevab?na dair o rivayet müteşabihattand?r.Hakikat-i Muhammediyenin (A.s.m.) bin bir esma-i ilahiyenin yüksek hakikatlar?na mazhariyeti noktas?ndan bir harika feyizlerin tecellisine dairdir.


    Güneşin deniz yüzünde ve ve katrenin gözbebeğinde temessülü gibi, o acib sevap her ferde imkan? var.Fakat derecesine göre ve istidat katresine nisbeten var.

    Bu külliyet, kaziye-i mümkinedir. ?mkan itibariyledir.Bu acib mana, tam ihlas ile ve o bin bir esman?n hakikatlerine imanla aşina olan?n, Peygamberin arkas?nda ona mazhar olabilir.Fakat çok mühim şartlar? var ve esbab ve derecat? var.

    Onun için her ders herkese verilmez.Birine nisbeten hakikat olur, diğeri o şeraiti görmediği ve makamat? bulamad?ğ? için, ya hurafe telakki eder veya inkara düşer.

    Hatta 35 seneden beri cevşeni hergün okuduğum halde ve tavsiyemle çok nurcular?n vird gibi okuduklar? halde, sevab?na dair o parçay? üç dört defa okumam?ş?m.

    Çünkü sevab noktas?nda o mümkin ferde mazhar olmak kendimden gayet yüksek gördüğümden, o hadsiz derece haddimden yüksek makama elimi uzatamad?m.

    Zaten nurun mesleğinde bu nevi netaici uhreviyeyi amel vaktinde ille-i gaye ve maksad-? asli yapmamak gerektir.Belki ihsan-? ilahi olarak bir kayd-? intizarla bakar. Yoksa niyet nazar?yla baksa, ihlas-? hakiki zedelenir.

    Umuma binler selam.

    Elbaki Hüvelbaki
    Said Nursi

    (?lk cevşenlerin mukaddeme yaz?s?)
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 13:48 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Dost faraklit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    10

    Standart

    allah cc raz? olsun kardeş

  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Ecmain inş.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Aziz, sıddık kardeşlerim,

    Bir biçare vesveseli ve hassas ve dinsizlerle görüşen bir adam, meşhur dua-i Nebevi olan Cevşenü l-Kebir hakkında ve akıl haricindeki sevap ve faziletine dair bir hadisi görmüş, şüpheye düşmüş.

    Demiş:

    "Ravi, Ehl-i Beytin imamlarındandır. Halbuki hadsiz bir mübalağa görünüyor.

    Mesela içinde der: Bu duaya Kur'ân kadar sevap verilir.

    Hem Göklerdeki büyük melaikeler, o dua sahibini gördükçe kürsilerinden inip ona pek büyük bir tevazu ile hürmet ederler.

    Bu ise, aklın ve mantığın mikyaslarına gelmez" diye, Risale-i Nur dan imdad istedi.

    Ben de Kur'ân dan ve Cevşen den ve Nur lardan gayet kat i ve tam akıl ve hikmete mutabık bir cevap verdim. Size gayet kısa bir icmalini beyan ediyorum. Şöyle ki, ona dedim:


    Evvela: Yirmi Dördüncü Sözün Üçüncü Dalında on adet "usul" var, böyle şüpheleri esasıyla keser, izale eder. Ona bak, cevabını al.

    Saniyen: Hergün bütün ümmet kadar hasenat ona işlenen ve bütün ümmetin saadetlerine yardım eden ve İsm-i Azamın mazharı ve kainatın çekirdek-i aslisi, hem en mükemmel ve cami meyvesi olan zat-ı Ahmediye Aleyhissalatü Vesselam, o duanın kendi hakkında o azim mertebesini görmüş, ona haber veren Cebrail Aleyhisselamdan işitmiş, başkalarını kendine kıyas etmiş veya edilmiş. Demek o pek fevkalade ve acip sevap, zat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) velayet-i kübrasından ona gelmiş. Külli, umumi değil, belki o duanın mahiyetinde böyle harika bir kıymet var ve ism-i Azam mazharı olan zatın tebaiyetiyle başkalara dahi o sevap mümkündür; fakat gayet ehemmiyetli şartları var, yalnız okumak kafi gelmez. Yoksa muvazene-i ahkamı bozar, farzlara ilişir.

    Salisen: O dua, nasıl ki zat-ı Ahmediyeye baktığı vakit mübalağadan münezzeh ve ayn-ı hakikat oluyor.

    Öyle de, o duadaki yüzer Esma-i Hüsnanın hakikatlerine baktığı zaman, değil mübalağa, belki onların nihayetsiz tecellilerinden gelmesi mümkün ve gelebilen feyizlerin nihayetsizliğini göstermek için pek az bir kısmını Muhbir-i Sadık (a.s.m.) haber vermiş ve teşvik için müphem ve mutlak bırakmış. Sonra, mürur-u zamanla, o kaziye-i mümkine ve mutlaka, bilfiil vaki ve külliye telakki edilmiş.

    Rabian: Yirminci Lem a-i İhlasda, bir adama beş yüz senelik bir genişlikte bir Cennet verilmesine dair olan bir haşiye var. Ona da bak, gör ki, o koca Cennetin verilmesi, bilmediğimiz tarzda bir malikiyet değil, belki insan nasıl hususi hanesine çok cihetlerle maliktir, sahiptir; öyle de, zemin yüzündeki şeylere çok duygularıyla bir nevi maliktir, tasarruf ve istifade edebilir. Hem, koca dünyayı, benim hanemdir, bana vermiş ve güneş lambamdır diyebilir.



    Demek bazı fevkalhad, harika ve akıl haricindeki bir kısım sevaplar, bu mezkur hakikate bakar.
    Hem İslamiyette her sevabın, her fazilet-i a malin en evvel mazharı ve bizlerin bir duada bir zerre sevabımızda, o duada bir dağ kadar sevap ve feyzi kazanan zat-ı Ahmediye (a.s.m.), hususi virdler ve dualar ve şeriat ve risalet cihetiyle değil, belki velayet-i Ahmediye noktasında ve umumi olmayan derslerinde, kendine verilen en yüksek mertebeyi beyan eder. Kendine tam tebaiyet eden has varislerini, o noktalara teşvik eder.


    dedim. O vesvese edip şüphelere düşen adam, lillahilhamd, kurtuldu, tam kanaatı geldi. Belki sizin bazılarınıza faydası var diye size de gönderdim.
    Umumunuza binler selam...
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Namazı Vaktinde Kılmak Hakkında Üstadın (rametullahi aleyh) Tavrı Nasıldı?
    By Lebid24 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 23.03.09, 21:28
  2. Forum Girişindeki, Üstadın Cümlesi Hakkında
    By Gunduzalp in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 16.10.08, 17:17
  3. Anarşi-Terör Hakkında Üstadın ikaz ve tavsiyeleri
    By ademyakup in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 07.10.08, 13:00
  4. Nazım Gökçek Ağabeyin Risale-i Nur Hakkında Mektubu
    By BiKeS_ in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.08.08, 22:32
  5. Yıldız Mektubu Hakkında Bir Soru?
    By nurçi38 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 01.09.07, 16:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0