+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Sikke-yi Tasdik-i Gaybi'nin Birinci Şua'sının 2.

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart Sikke-yi Tasdik-i Gaybi'nin Birinci Şua'sının 2.

    "TERCÜMANIN H?SSES?" ::


    sad?k yals?zuçanlar






    Sikke-yi Tasdik-i Gaybi'nin Birinci Şua's?n?n ?kinci Sual'i şöyledir:

    "Şiddetle ve amirane denildi ki: 'Sen Risale-i Nur'un makbuliyetine dair Hazret-i Ali (ra) ve Gavs-? Azam (ra) gibi zatlar?n kasidelerinden şahitler gösteriyorsun. Halbuki as?l söz sahibi Kuran'd?r. Risale-i Nur, Kuran'?n hakiki bir tefsiri ve hakikat?n?n bir tercüman? ve mes'elelerinin bir bürhan?d?r. Kuran ise, sair kelamlar gibi k?ş?rl?, kemikli ve şuuru hususi ve cüz'i değildir. Belki Kuran, umum işaratiyle ve eczasiyle ayn-? şuurdur, k?ş?rs?zd?r; fuzuli, lüzumsuz maddeleri yoktur. Alem-i gayb?n tercüman?d?r. Sözler hakk?nda söz onundur, görelim o ne diyor?"

    Üstad'?n cevab?na geçmeden önce, sualdeki hususlara biraz yak?ndan bakal?m.
    ?lk cümlenin girişinden de anlaş?lacağ? üzre, sahabi, alim ve ariflerin birçoğu, eserlerinde Risale-i Nur'u ve Üstad'? müjdelemişlerdir. Sikke-yi Tasdik-i Gaybi'de Üstad hazretleri, özellikle Hazret-i Ali'nin (ra) bu husustaki işaretlerini ayr?nt?lar?yla ortaya koyar. Burada ad? geçen Gavs-? Azam (ra)'dan da Risale-i Nur'un birçok yerinde söz eder. Abdulkadir-i Geylani için, 'kutsi mürşidim ve üstad?m' der. ?bn Arabi hazretleri, Gavs-? Azam'?n halifesinin halifesidir ve O'nun h?rkas?n? giymiştir. Oniki büyük tarikin en gürbüz damar? Hazret-i Gavs üzerinden gelir. Kendisi Seyyittir. O'nun Fütuhu'l-Gayb'?n?n Yeni Said'e geçiş sürecinde önemli bir tesiri söz konusudur. Bir gün Fütuhu'l-Gayb'? açar ve kendisine hitabeden bir cümleyi okur. Burada Üstad'?n okuduğu metin, Gavs-? Azam'?n (ra) Fethü'r-Rabbani adl? k?ymetli eseriyle birlikte neşredilmiş olan Fütuhu'l-Gayb'd?r. Kitapta Üstad'?n sözünü ettiği bahis d?ş?nda çok say?da işaret ve ima vard?r. Risale-i Nur'u sadece Hz. Ali ve Gavs-? Azam müjdelememektedir. Başta ?bn Arabi hazretleri olmak üzere (Füsus'ta Risale-i Nur'la ve Üstad'la ilgili çok say?da ihbar yer al?r) ?mam-? Rabbani, Gavs-? Azam, Şah-? Nakşibend (ra) hazerat? gibi pek çok imam?n, arif ve alimin eserlerinde bu türden ihbarata rastlamak mümkündür ve bu son derece olağand?r. ?mamlar, Efendimiz'in (sav) kamil varisleridir ve kendi zamanlar?n?n veted'idirler (sütun, çoğulu evtad.). Kuran-? Kerim'de geçen veted tabiri (göklerin direksiz çat?lm?ş olmas?yla ilgili haberde olduğu gibi) Allah Resulü'nün kamil varisleri için de kullan?l?r. Onlar Cenab-? Hakk'?n yaratt?ğ? arzda manevi nizam? yüklenmiş, onu tutan manevi sütunlard?r. Ki onlara insan-? kamil ve insan-? kadim de denir. ?nsan-? kamilden kas?t yeryüzünün halifesidir. Onun prototipi Efendimiz'dir. O, dünyan?n kozmik akl?d?r. Kainat?n minyatür halidir. Alemde ne varsa onda bulunur. O, alemi temsil eder ve alemin tesbihat ve ibadat?n? kendi ubudiyyetinde toplar. Onun sürekli makam? 'ubudet'tir. Ubudet, kulda kulluğun (ubudiyyetin) süreklilik kazanmas?d?r. Kesintisiz ubudiyyet haline, yani kulda ubudiyyet halinin sürekli galebesine ubudet denir.) Allah'?n Müdebbir s?fat?yla s?fatlanm?şt?r. Mülkü korur, mülkle melekutu şahs?nda birleştirir. Bundan kinaye Efendimiz ve kamil varisleri için 'Berzah' tabiri de kullan?l?r. Gayb ile şehadet aras?nda bir geçit. ?nsan-? kadim'den maksat ise, insan?n annesinden doğduğu andaki gibi saf kalmas?d?r. Buna arifler 'ebedi çocukluk' hali de derler. O safl?ğ?, yani insan?n asli doğas?ndaki(f?trat) saffeti koruyarak yaşamas?...?nsan-? kamil ve kadim niteliğine sahip imamlar, ayn? nurani meclisin insanlar?d?r. Aralar?ndaki zaman ve mekan fark? görüşmelerine mani olmaz. Birbirleriyle ilgili ifadeleri ve kulland?klar? dil, ayn? mecliste olman?n gerektirdiği gibidir. Üstad Bediüzzaman'? ve Risale-i Nur'u, kendisi gibi Efendimiz'in (dolay?s?yla diğer ulu'l-azm peygamberlerin) kamil varisi olan bütün imamlar müjdelemişlerdir.
    Üstad, Ayetü'l-Kübra'ya ad?n? Hz. Ali'nin verdiğini söyler. Ayetü'l-Kübra'n?n ?kinci Makam?'nda geçen bu husus son derece önemlidir.
    Sualde geçen ve üzerinde durulmas? gereken bir başka kelime, 'şahit'tir.
    Şahit, şuhuda mazhar olan demektir. Müşahade ve meşhed kelimesi ayn? köktendir. Müşahade, ?lahi Hakikat'in bir boyutunu bizatihi idrak anlam?ndad?r. Meşhed, şuhud yeri demektir. ?lahi Meşhed, Cenab-? Hakk'?n bir ismiyle veya s?fat?yla tecelli ettiği yer/varl?k manas?na gelir. Müşahade bu anlamda, Cenab-? Hakk'?n bir ?sminin tedbiri alt?ndayken O ?smin hakikatlerinden bir hakikati idrak etmektir. Bu şuhuda mazhar olana şahit veya müşahit denir.
    Yine sualde geçen bir başka önemli ?st?lah, 'tercüman'd?r.
    Üstad, kendisini Risale-i Nur'un tercüman? olarak niteler. Bunu Külliyat'ta s?k s?k görürüz. Kimi zaman Kuran'?n tercüman? der.
    Tercüman da irfani bir ?st?laht?r ve inisyasyon sözlüğünde s?kça geçer.
    Ist?lah? çokça kullananlardan biri ?bn Arabi hazretleridir. Teracim adl? bir eseri de olan ve mana dünyas? bu ?st?lah üzerine oturan Şeyh-i Ekber'in yine burada geçen bir kavramla ilgili başka bir eseri de vard?r : Kitabu'ş-Şahit. Michel Chodkiewicz'in değerli çal?şmas? Sahilsiz Bir Umman'?n bir bölümü bu hususa ayr?lm?şt?r. Chodkiewicz, 'Ufuklarda ve Kendi Nefislerinde' başl?kl? bölümde, ?bn Arabi'nin 'şahit' ?st?lah?n? gerek Fütuhat'ta gerekse Kitabu'ş-Şahit'te ayn? manada kulland?ğ?n? belirtir : 'Şahit : Müşahade edilenin suretinin müşahade edendeki kal?c?l?ğ?. Veya, müşahade makam?ndan ayr?lmas?ndan sonra kulun kalbinde kalan'd?r Tercüme ise, geniş manas?yla, Allah'?n kelam?n? ihtiva eden iki kitap hükmündeki Kuran ve alemin te'viline vak?f olan insan-? kamilin işlevidir. Üstad da t?pk? ?bn Arabi hazretleri gibi, kendi ifa ettiği vazifeyi bu kelimeyle (tercüme-tercüman) tan?mlar. ?bn Arabi hazretlerinin Kitabu'-Teracim'indeki hususi kullan?m itibariyle, kelime, her türlü nazariyyattan ar?narak tasaffi etmiş bir akl?n muhtelif derecelerde muttali olduğu ?lahi isimlerden ald?ğ? s?rlar?n tercümesini ifade etmektedir. Zaten Kitabu't-Teracim ile faslu'l-Münazelat aras?nda yak?n bir ilişki bulunduğu, risalenin hemen baş?nda ima edilmektedir : 'Ey kardeşlerim, yüksek bir himmete sahip olanlar aras?nda, yüce derecelere ç?kanlara ras?nda bulunan sizler (zira ancak size sesleniyor ve öğretmek değil, ama hat?rlatmak nam?na konuşuyorum) bilmelisiniz ki, ?lahi isimlerin hakikatleriyle insan-? kamilin şahs?ndaki insani hakikatler aras?nda gerçekleşen yar? yol karş?laşmalar? (münazelat), t?pk? (kalpten Allah'a doğru) yönelimler ve ?lahi isimler gibi say?s?zd?r.' Biraz aşağ?da ise şu cümleyi okuruz: 'Münazelat, ancak ve ancak şeriata en mükemmel surette riayetle elde edilebilir.
    ?bn Arabi hazretleri yine bir başka kitab?nda, Kitabu'l-?sra's?nda, metnin baş?ndan sonuna kadar, farkl? 'Abdullah'lar?n ağz?ndan kendisi konuşur ve kendisini, 'velayetin say?s?z şekillerinin mütercimi' olarak niteler. Burada mütercim'den kas?t, velayetin tüm dillerini bilendir. Teracim d?ş?nda, örneğin Tercümanu'l-Eşvak'la da kendisini ?lahi Hakikatlerin bir tercüman? olarak takdim etmektedir. Bediüzzaman hazretleri de kendisinin vazifesinin mütercimlik olduğunu beyan eder eserlerinde. Demek ki O da, velayet dillerinin tümünü bilmektedir ve tercümanl?k yapmaktad?r. Sualin sondan bir önceki cümlesinde ise Kuran, 'alem-i gayb?n tercüman?' olarak nitelenir. Bu yönüyle Kuran da berzaht?r. Mülk ile melekutu birleştirendir. ?nsan-? kamil için Kuran'?n kardeşi veya bizatihi Kuran ifadesi de kullan?lm?şt?r baz? arifler taraf?ndan. ?bn Arabi hazretleri bunu izah ederken Hz. Aişe (ra) validemizin Efendimiz'e ilişkin bir soruya verdiği cevab? hat?rlat?r : 'Onun ahlak? Kuran'd?.' Bu manada Efendimiz, Kuran'?n kardeşidir hatta Kuran'd?r. Kuran'?n hakikatleri nefsinde tahakkuk etmiştir. Kuran'la getirdiği ?lahi hakikatler, O'nun hayat?n?n bütününe sirayet etmiş ve mütecelli olmuştur. Kuran nas?l ki gayb aleminin tercüman?d?r, Efendimiz de (sav) onun mütercimidir. Efendimiz'in (sav) kamil varisleri olan alimler ve arifler de Kuran'?n tercüman?d?rlar. Üstad'?n burada kulland?ğ? tercüman kelimesinin ?st?lahi bir manas? vard?r.

    Şimdi cevaba bakal?m :

    "Risale-i Nur, doğrudan doğruya Kuran'?n bahir bir bürhan? ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem'a-y? i'caz-? manevisi ve o bahrin bir reşhas? ve o güneşin bir şua? ve o maden-i ilm- hakikatten mülhem ve feyzinden gelen bir tercüme-yi maneviyyesi olduğundan onun k?ymetini ve ehemmiyetini beyan etmek Kuran'?n şerefine ve hesab?na ve senas?na geçtiğinden, elbette Risale-i Nur'un meziyetini beyan etmekliği Hak iktiza eder ve Hakikat ister, Kur'an izin verir. Benim gibi bir tercüman?n hissesi yaln?z şükürdür."
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 14:11 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Güneş gibi parlak bir sikke-i Vâhid-i Ehad
    By Ashab-i kehf in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 28.03.14, 13:51
  2. Asya kıta’sının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şûradır…
    By Ensardan in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 06.06.13, 14:46
  3. Kuran’ın Gaybi Haberleri
    By ASHAB-I BEDR in forum Program İndirme
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.11.11, 22:22
  4. 21. Söz Birinci Makam ve Birinci ile İkinci İkazı Açabilirmisiniz
    By pırlanta in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 27.02.09, 09:08
  5. Yirmi Ikinci Soz/Birinci Makam/Birinci Burhan
    By yakaza in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.09.08, 13:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0