+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Medenilere Galebe Nasıl Olur?

  1. #1
    Dost siyahsancakli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    21

    Standart

    MEDEN?LERE GALEBE NASIL OLUR


    Baz?lar?nca yanl?ş anlaş?lan, BED?ÜZZAMANIN medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir sözünün manas?n? anlamak için, Risâle-i-i Nurun muhtelif yerlerine bakmak laz?md?r. Şöyle ki:

    Adalet-i ?lahiye, ?slâmiyet'e ihanet eden mimsiz medeniyete öyle bir azab-? manevî vermiş ki, bedeviliğin ve vahşiliğin derecesinden çok aşağ? düşürtmüş. Avrupa'n?n ve ?ngiliz'in yüz sene ezvak-? medeniyesini ve terakki ve tasallut ve hâkimiyetin lezzetlerini hiçe indiren mütemadi korku ve dehşet ve telaş ve buhran yağd?ran bombalar? başlar?na musallat etmiş.

    (Kastamonu Lâhikas? 22)

    Evet küre-i havan?n yüzbinler kelimeleri birden söyleyen ve bir dili olan radyo unsuru, nev-i beşere öyle bir nimet-i ?lahiyedir ki, küre-i havay? bütün zerrat?yla şükür ve hamd ü sena ile doldurmak lâz?m gelirken, dalaletten tevellüd eden sefahet-i beşeriye, o azîm nimeti şükrün aksine istimal ettiğinden elbette tokat yiyecek. Nas?lki havarik-? medeniyet nam? alt?ndaki ihsanat-? ?lahiyeyi, bu mimsiz*, gaddar medeniyet hüsn-ü istimal ile şükrünü eda edemeyerek tahribata sarfedip küfran-? nimet ettiği için öyle bir tokat yedi ki, bütün bütün saadet-i hayatiyeyi kaybettirdi. Ve en medenî tasavvur ettiği insanlar?, en bedevi ve vahşi derekesinden daha aşağ?ya indirdi. Cehennem'e gitmeden evvel, Cehennem azab?n? tatt?r?yor.


    (Kastamonu Lâhikas? 72)

    *-Avrupan?n gayr-? meşru olan bütün medeniyetleri -ki mimsiz medeniyettir, yani deniyettir- vahşet ve rezalettir. Vahşilere karş? galabe ise, ikna ile değil ancak seyf iledir.


    Siyaseti dinsizliğe âlet yapan ve beşerdeki en dehşetli vahşet ve bedeviliğin bir kanun-u esasîsine irticaa çal?şan ve hamiyet maskesini baş?na geçiren gizli ?slâmiyet düşmanlar? gaddarane bir ittiham ile; ehl-i ?slâmiyet ve hamiyet-i diniye ve kuvvet-i imaniye cihetiyle değil dini siyasete âlet yapmak, belki de siyaseti dine âlet ve tâbi' yapmakla; tâ ?slâmiyet'in kuvvet-i maneviyesinden bu hükûmet-i ?slâmiyeyi tam kuvvetlendirmek ve dörtyüz milyon hakikî kardeşi arkas?nda ihtiyat kuvveti bulundurmak ve bir k?s?m zalim Avrupa'n?n dilenciliğinden kurtulmak için çal?şanlara pek haks?z olarak irtica damgas?n? vurup onlar? memlekete zararl? tevehhüm etmeleri, yerden göğe kadar hadsiz bir haks?zl?kt?r.

    (Emirdağ Lâhikas?-2 82)


    Beşerin vahşet ve bedevilik zamanlar?ndaki bir kanun-u esasîsine medeniyet nam?na dine hücum edenler, irtica ile o vahşete ve bedeviliğe dönüyorlar. Beşerin selâmet, adalet ve sulh-u umumîsini mahveden o dehşetli vahşiyane kanun-u esasî, şimdi bizim bu bîçare memleketimize girmek istiyor.

    (Emirdağ Lâhikas?-2 83)



    Eğer bu kanun-u esasî çabuk düstur-u esasî yap?lmazsa, hayat-? içtimaiye-i beşeriye, iki harb-i umumînin gösterdiği tahribat?n emsaliyle esfel-i safilîn olan o vahşi irticaa düşecek.

    (Emirdağ Lâhikas?-2 82)



    Amma ecnebilerin vahşi olduklar? kurûn-u vustâda; ?slâmiyet, vahşete karş? husumet ve taassuba mecbur olduğu halde, adalet ve itidalini muhafaza etmiş. Hiçbir vakit engizisyon gibi etmemiş. Ve zaman-? medeniyette ecnebiler medenî ve kuvvetli olduklar?ndan, zararl? olan husumet ve taassub zâil olmuştur. Zira din nokta-i nazar?ndan medenîlere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Ve ?slâmiyeti, mahbub ve ulvî olduğunu evamirine imtisalen ef'al ve ahlâk ile göstermek iledir. ?cbar ve husumet, vahşilerin vahşetine karş?d?r”.

    (Redd-ul Evham ?simli Makalesi)


    Biz Kalû Belâ'dan Cem'iyet-i Muhammedî'de dâhiliz. Cihet-ül vahdet-i ittihad?m?z tevhiddir. Peyman ve yeminimiz imand?r. Madem ki muvahhidiz, müttehidiz. Herbir mü'min i'lâ-i Kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakki etmektir. Zira ecnebiler fünun ve sanayi silâh?yla bizi istibdad-? manevîleri alt?nda eziyorlar. Biz de fen (müsbet fen) ve san'at silâh?yla i'lâ-i Kelimetullah?n en müdhiş düşman? olan cehil ve fakr ve ihtilaf-? efkâra cihad edeceğiz. Amma cihad-? haricîyi şeriat-? garran?n berahin-i kat?as?n?n elmas k?l?nçlar?na havale edeceğiz. Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur.(Yani Allah için, bütün insanlar?n müslüman olmalar?n? veya cizye verip kendi fitnelerinden kurtulmalar?n? ve ?slam?n adilane kanunlar?yla mesudane yaşamalar?n? istiyoruz).

    (Divan-? Harb-i Örfi-Hakikat ?simli Makalesi)



    Beşinci Kuvvet: ?zzet-i ?slâmiyedir ki, i'lâ-y? Kelimetullah? ilân ediyor. Ve bu zamanda i'lâ-y? Kelimetullah (Cihad-? maddî), maddeten terakkiye mütevakk?f ve medeniyet-i hakikiyeye girmekle i'lâ-y? Kelimetullah edilebilir. ?zzet-i ?slâmiye'nin iman ile kat'î verdiği emri, elbette âlem-i ?slâm?n şahs-? manevîsi o kat'î emri, istikbalde tam yerine getireceğine şübhe edilmez.

    Evet nas?lki eski zamanda ?slâmiyet'in terakkisi, düşman?n taassubunu parçalamak ve inad?n? k?rmak ve tecavüzat?n? def'etmek, silâh ile k?l?nç ile olmuş. ?stikbalde silâh, k?l?nç yerine hakikî medeniyet ve maddî terakki ve hak ve hakkaniyetin manevî k?l?nçlar? düşmanlar? mağlub edip dağ?tacak*.

    (Hutbe-i Şamiye)



    *-Yani bütün müslümanlar bir tek halifenin emri alt?nda birleşerek devletlerinin kanunlar?n? kitap ve sünnete dayand?racaklard?r. Ve Hz. Ömerin adalatine benzer bir adaleti ve medine-i münevveredeki medeniyet gibi bir medeniyeti fiilen dünyaya göstereceklerdir ki o zaman bu devletin adaletini ve medeniyetini gören küffar fevc fevc o devletin adalet ve medeniyetine aş?k olarak ?slamiyete girecektir.



    ?ZAH: Malum olsun ki;BED?ÜZZAMANIN burada medeni dediği kimseler, insaniyetin bir hassas? olan akl?n? kullanan, makul ve mukni delillerle isbat edilen bir meseleyi kabul eden ve taassub göstermeyen kimselerdir. Vahşiler ise; inad ve taassub içinde bulunan ve akl?n? ibtal etmiş, hakikate karş? temerrüd gösteren kimselerdir. Mukaddimede izah edildiği üzere Kuran, evvela davas?n? mukni ve makul delillerle isbat eder. Ve ayetlerin sonunda ak?l etmiyor musunuz düşünmüyor musunuz ,ak?l sahibleri için bunda alametler vard?r gibi fezlekelerle, davas?na ak?l ve vicdan? ve f?trat-? selimeyi şahid gösterir. ?şte kim Kuranbu davas?n? kabul ederse, o insan medeni insand?r. Kabul etmeyenler ise inad ve taassub içinde bulunan cebbar vahşilerdir. Böyle söz anlamayan ve düşünmeyen vahşilerin vahşetine karş? galebe ise ancak k?l?çlad?r. Zaten yukar?da da isbat edildiği üzere Şeriat, evvel emirde insanlara din-i hak olan ?slamiyeti tebliğ etmeyi emretmiştir. Eğer o insanlar medeni iseler, ?slam? kabul ederler. Eğer kabul etmezlerse, bu gösterir ki onlar vahşilerdir. Bu vahşilerin vahşetlerini izale etmek için onlara k?l?ç çekmek laz?m gelir. Acaba Kuran-? Mucizul Beyan 14 as?r müddetince, mucizane bir surette, ?slamiyetin bütün meselelerini hadsiz delillerle isbat etmişken ve milyonlarca ulema-i muhakkikin dahi bu davas?nda Kuran? ve Resul-i Ekrem (A.S.M.) ? delilleriyle tasdik edip iman etmişken, hem geçmiş bütün semavi suhuf ve kitablar ve peygamberler, Kuran? ve Resul-i Ekrem (A.S.M.) ? haber verip hakkaniyetini tasdik etmişken, güneş gibi zahir bu meseleyi kabul etmeyip, üstelik davas?nda Kuran? ve Resul-i Ekrem (A.S.M.) ? tekzib eden insanlar nas?l medeni insanlar olabilirler? Allah-u Teala, Kuran?n hakkaniyetini ve Resul-i Ekrem (A.S.M.) ?n hak resulü olduğunu isbatta bir eksiklik b?rakmam?şt?r ki insanlar kabul etmemekte mazur olsunlar ve kabul etmedikleri halde medeni kalabilsinler. Demek, tebliği kendilerine ulaşt?ğ? halde Kuran? kabul etmeyen kimseler vahşilerdir. Şeriat da onlara karş? cihad? emretmiştir. Nitekim BED?ÜZZAMAN Hazretleri bunu şu şekilde beyan etmiştir:



    Sonra bizim mevki ve mekan?m?z ki bize çok geniş olup başkalar? gibi dar değildir- tedafü mevkiidir, tecavüz değil... Ve dinimizin esas? da buna işaret eder. Çünki bizi müdafaa mevkiinde durduruyor. Çünki ..... kelimesi işaret ediyor ki bizim en evvel vazifemiz davettir. Sonra onlara karş? cihadla müdafaa yapar?z.

    (Arabi Hutbe-i Şamiye/ Teşhis-ul illet)



    Elhas?l: BED?ÜZZAMAN Hazretleri tabidir, mübdi değildir. Yani BED?ÜZZAMAN, dinde yeni bir şey ihdas etmiş değildir. Bilakis Asr-? Saadetten itibaren şeriat?n hükümleri nas?l tatbik ediliyorsa, ayn? tarzda bu hükümleri beyan ve aklî delillerle isbat etmiştir.

    Hem BED?ÜZZAMANIN o dönemde söylediği bu gibi sözlerin manas?n? anlamak için o devrin şartlar?na nazar etmek laz?md?r. Şöyle ki:

    O vakit Alem-i ?slam 93 Harbinden sonra ekseriyetle esaret alt?na girmiş ve kafirler Müslümanlar üzerine galib olmuştu. Üstad Bediüzzaman ise kafirlerin bu galebesinin zahiri sebebinin; Müslümanlar?n fakr u zaruretleri, fünun-u medeniyede geri kalmalar? ve aralar?ndaki ihtilaflar olduğunu keşfetmiş, bu sebeble bir çok eseriyle ve gazete makaleleriyle, hatta Şam-? Şerife gidip bu mevzuda bir hutbe irad ederek, sesinin gittiği her yerde, bu zamanda fariza-y? cihad?n ve ?la-i Kelimetullah?n yap?labilmesi için evvel emirde Müslümanlar?n bu cehalet, zaruret ve ihtilafa karş? cihad etmesi gerektiğini belirtmiştir. Çünki kafirler, alem-i ?slam? bu fen ve sanat silah?yla istibdad alt?na alm?şlard?. Bu noktadan Üstad Hazretleri, bu zamanda ?la-i Kelimetullah?n maddeten terakkiye mütevakk?f olduğunu beyan ederek; yani düşmanlar?n?z olan kafirler için gücünüz yettiği kadar kuvvet haz?rlay?n ferman-? kudsîsini Müslümanlara ders veriyordu.

    Hem bu sebeble, Vanda devlet taraf?ndan Medreset-üz Zehra nam?nda, dini ilimlerin yan?nda fenni ilimlerin de okutulacağ? bir dar-ul fünunu açabilmek için çal?şm?şt?r. Çünkü, bu fen ve sanatlar Avrupadan geldiği için, onlar?n dalaletli ve bat?l fikirleri de bu fen ve sanatlar?n içine kar?şm?şt?. Bir taraftan ulum-u diniyeyi bilmeden bu haliyle o fenleri tahsil eden insanlar, imanlar? zedelenerek dalalet ve şübheler içine düştüğü gibi, diğer taraftan ekser Müslümanlar?n böyle dinsizlik ve tabiatç?l?ğ? telkin eden fen ve sanatlara karş? müstağni kalmalar? ise alem-i ?slam?n sanat ve terakkide ecnebilere karş? geri kalmas?na, zillet ve sefaletine ve kafirlerin Müslümanlar üzerine galebesine sebeb olmuştu. ?şte Üstad bu medrese ile ulum-u diniyeyi (esas olmak üzere) fünun-u medeniyeyle (bat?l fikirlerden tasfiye etmek şart?yla) beraber ders verilmesini tavsiye ediyordu. Ta ki alem-i ?slam, hem dalalet ve şübhelerden hem de zillet ve sefaletten kurtulsun. BED?ÜZZAMAN bu mevzudaki beyanlar?ndan bir tanesi olan şu sözü, bu hakikati göstermektedir:



    Vicdan?n ziyas?, ulûm-u diniyedir(Haşiye-1). Akl?n nuru, fünun-u medeniyedir(Haşiye-2). ?kisinin imtizac?yla hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. ?ftirak ettikleri vakit; birincisinde taassub, ikincisinde hile, şübhe tevellüd eder.

    (Münazarat-86)



    Ayr?ca, Alem-i ?slam?n mağlubiyetinden dolay? ümitsizliğe düşen Müslümanlar? ümidvar etmek için tekrarla, istikbalde ?slam?n hakim olacağ?n? müjdelemiş ve bunun delillerini ve yollar?n? beyan etmiştir. Ezcümle, Kuran?n Akletmiyor musunuz ? Tefekkür etmiyorlar m?? Tefekkür edenler için bunda ayetler vard?r mealindeki fezlekelerinin verdiği bir müjde ile onlar? ümidvar etmiştir. Şöyle ki:

    O dönemde, bilhassa Avrupada meydana gelen dünyevi ihtilaller ve ink?lablar neticesinde, ecnebilerde bir intibah haleti başlad?. H?ristiyanl?k dininin as?rlar boyunca onlar? tahakküm ve istibdad? alt?nda tuttuğunu ve dünyevi terakkilerine mani olduğunu gördüler. H?ristiyanl?ğa karş? taassubdan nisbeten uzaklaş?p, eski as?rlara göre bir derece akla yanaş?p düşünmeye başlad?lar. Böylelikle kilisenin onlar üzerindeki tahakkümleri bir cihette k?r?ld?ğ? için, geçmiş as?rlarda gayet barid ve şiddetli olan taassublar? ve ?slamiyetin gayet makul ve hakkaniyetli esasat?na karş? göstermiş olduklar? şiddetli vahşetleri de bir derece zail oldu. H?ristiyanl?k yerine akl? hakim etmeleri ve fenlerin hassasiyetiyle ve hakikati taharri etmek meylinin inkişaf etmesi sebebiyle, taassub ve vahşetten uzaklaş?p, önceki as?rlara nisbeten bir derece medenileştiler. Buna binaen Üstad Hazretleri, H?ristiyanl?ğa karş? taassublar? parçalanan ve düşünmeye başlayan ecnebilerin, istikbalde, bütün meseleleri makul olan ve davas?na ak?l ve vicdan? şahid tutan Kuran?n davetine, icabet edeceklerini ve Yahudilik ve H?ristiyanl?k gibi bütün bozulmuş hurafe-alud dinlerin silinip Kur’an’?n ak?llarda ve kalblerde yegane hakim olacağ?n? müjdelemiştir. Bunu ifade etmek için de medenilerin, yani taassubdan kurtulmuş ve akl? baş?nda olan ve tefekkür eden insafl? insanlar?n, delillerle ikna edilerek mağlub edilebileceğini beyan etmiştir. Hem yukar?da isbat edildiği gibi Kuran, evvela insanlar? kati ve mukni delilleriyle ikna eder. Medeni olan insan Kuran?n bu müdellel ve makul davas?n? kabul eder. Amma eğer insan bat?l inanc?nda mutaass?b ise akl?n? ibtal edip Kuran?n bu yüksek davas?na karş? gözünü ve kulağ?n? kapar. Art?k hiçbir cihetle bu insan?n ikna olmas? ve din-i hakk? kabul etmesi mümkün değildir. Ve böyle bir insan nihayet bir vahşet ile hak din olan ?slamiyete ve onun adilane kanunlar?na karş? tecavüz ettiğinden dolay?, Kuran-? Azimüşşan böyle vahşilere karş? maddi cihad k?l?c?n? çekmeyi ve cihad vas?tas?yla o vahşilerin vahşetlerini def edip, kitab ve sünnete dayanan medeniyet-i hakikiyeyi onlar?n rezalet ve ifsadat?ndan muhafaza etmeyi ve onlar?n tecavüzlerine karş? davas?n? müdafaa etmeyi emretmiştir.

    Burada şu hususu da belirtmek laz?md?r ki: Üstad Hazretleri bu gibi ifadeleriyle ecnebilerin umumiyetle medenileştiklerini kastetmemektedir. Belki onlar medeniyet iddias?nda bulunduklar? için eğer iddia ettiğiniz gibi medeniyseniz Kuran?n davas?n? kabul eder ve Müslüman olursunuz, ?slamiyete karş? vahşet göstermezsiniz manas?nda kinaye yapm?şt?r. Hem onlar?n yavaş yavaş medenileşmeye başlad?klar?n? bildirip, istikbalde tamamen medenileşeceklerini ve Kurana teslim olacaklar?n? haber vermektedir. Zira Üstad, bu ifadelerinden sonra vuku bulan 1. Cihan Harbinin akabinde ecnebilerin vahşi olduklar?n? şu sözleriyle beyan etmiştir:



    Kurûn-u ûlâdaki mecmu-u vahşet ve cinayet, hem gadr ve hem h?yanet. Şu medeniyet-i habîse tek bir defada kustu. Midesi (*) daha bulan?r.

    (*) Demek daha dehşetli kusacak. Evet iki harb-i umumî ile öyle kustu ki: Hava, deniz, kara yüzlerini buland?rd?, kanla lekeledi.

    (Sözler-713)

    (Şimdi asr?m?zda vuku bulan 3. bir harb ile bir daha kustu. Vahşet ve zulmünü kör gözlere de gösterdi).



    Elhas?l:BED?ÜZZAMANIN medeni dediği kimseler; Kuran?n davas?n? işittikten sonra insaf ile düşünüp, onu kabul eden kimselerdir. ?şte Üstad, bu davay? işittiği halde onu kabul etmeyen insanlara vahşi tabirini kullanmaktad?r. Ve böyle söz anlamayan vahşilere, ancak k?l?çlarla icbar ederek galebe edilebileceğini ifade etmiştir.



    <yönetici kardeş üstad?n hat?r? için bari bu mesaj? silme>
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:40 ) değiştirilmiştir.
    "RİSALE-İ NUR BİR DÜRBÜNDÜR
    KUR'AN VE SÜNNETİ GÖSTERİR O ZAMAN SADECE DÜRBÜNE DEĞİL DÜRBÜNÜN GÖSTERDİĞİ KUR'AN VE SÜNNETE BAKIP O'NA SARILALIM"...

  2. #2
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Alıntı siyahsancakli Nickli Üyeden Alıntı
    <yönetici kardeş üstad?n hat?r? için bari bu mesaj? silme>

    Kardeşim biz burada hiçbir mesaj? kafam?za göre silmiyoruz. Mesajlar yanl?ş bilgi içeriyorsa veya tenkit içerikli yaz?ld?ysa siliyoruz. Sizinde baz? mesajlar?n?z?n silinmesi bu tür sebeplerdendir.
    Ayr?ca üstad?n hat?r? için silmeme gibi bir duruma ise anlam veremedim.
    Bu cümleniz; silinen mesajlar?n?z?n müspet ama yöneticiler taraf?ndan siliniyormuş gibi bir anlam içeriyor....
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:41 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  3. #3
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Evet nas?lki eski zamanda ?slâmiyet'in terakkisi, düşman?n taassubunu parçalamak ve inad?n? k?rmak ve tecavüzat?n? def'etmek, silâh ile k?l?nç ile olmuş. ?stikbalde silâh, k?l?nç yerine hakikî medeniyet ve maddî terakki ve hak ve hakkaniyetin manevî k?l?nçlar? düşmanlar? mağlub edip dağ?tacak*.



    Kardeşler şu aşağ?da * ile başlayan bölüm, yukar?daki * ile biten bölümün izah? oluyor galiba. Eğer öyle ise :

    *-Yani bütün müslümanlar bir tek halifenin emri alt?nda birleşerek devletlerinin kanunlar?n? kitap ve sünnete dayand?racaklard?r. Ve Hz. Ömerin adalatine benzer bir adaleti ve medine-i münevveredeki medeniyet gibi bir medeniyeti fiilen dünyaya göstereceklerdir ki o zaman bu devletin adaletini ve medeniyetini gören küffar fevc fevc o devletin adalet ve medeniyetine aş?k olarak ?slamiyete girecektir.

    Yorum yok!!!
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:41 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  4. #4
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    ALLAH MÜBAREK ETSİN....

  5. #5
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Amma ecnebîlerin vahşî olduklar? kurun-u vustada, ?slâmiyet vahşete karş? husumet ve taassuba mecbur olduğu halde adalet ve itidalini muhafaza etmiş. Hiçbir vakit engizisyon gibi etmemiş. Ve zaman-? medeniyette ecnebîlermedenî ve kuvvetli olduklar?ndan, zararl? olan husumet ve taassup zâil olmuştur. Zira din nokta-i nazar?ndan medenîlere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Ve ?slâmiyeti, mahbup ve ulvî olduğunu, evâmirine imtisalen '' SA?D NURS?






    cümlesi, makam-? cifrî ve ebcedî ile bin üç yüz elli (1350) tarihine parmak basar ve mânâ-y? işârî ile der: Gerçi o tarihte, dini, dünyadan tefrik ile dinde ikraha ve icbara ve mücahede-i diniyeye ve din için silâhla cihada muar?z olan hürriyet-i vicdan, hükümetlerde bir kanun-u esasî, bir düstur-u siyasî oluyor ve hükümet, lâik cumhuriyete döner. Fakat ona mukabil mânevî bir cihad-? dinî, iman-? tahkikî k?l?c?yla olacak. Çünkü, dindeki rüşd-ü irşad ve hak ve hakikati gözlere gösterecek derecede kuvvetli bürhanlar? izhar edip tebyin ve tebeyyün eden bir nur Kur'ân'dan ç?kacak diye haber verip bir lem'a-i i'caz gösterir

    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:50 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  6. #6
    Dost siyahsancakli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    21

    Standart

    selamun aleykum kardeşim
    konuyu bütün külliyat? mütaala ederek değerlendirelim, ehl-i ilim olanlara dan?şal?m...
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:42 ) değiştirilmiştir.
    "RİSALE-İ NUR BİR DÜRBÜNDÜR
    KUR'AN VE SÜNNETİ GÖSTERİR O ZAMAN SADECE DÜRBÜNE DEĞİL DÜRBÜNÜN GÖSTERDİĞİ KUR'AN VE SÜNNETE BAKIP O'NA SARILALIM"...

  7. #7
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı siyahsancakli Nickli Üyeden Alıntı
    selamun aleykum kardeşim
    konuyu bütün külliyat? mütaala ederek değerlendirelim, ehl-i ilim olanlara dan?şal?m...
    Galiba size dan?şmam?z? istiyorsunuz he gardaş?!
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:42 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  8. #8
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı siyahsancakli Nickli Üyeden Alıntı


    Elhas?l:BED?&#220;ZZAMANIN medeni dediği kimseler; Kuran?n davas?n? işittikten sonra insaf ile düşünüp, onu kabul eden kimselerdir. ?şte &#220;stad, bu davay? işittiği halde onu kabul etmeyen insanlara vahşi tabirini kullanmaktad?r. Ve böyle söz anlamayan vahşilere, ancak k?l?çlarla icbar ederek galebe edilebileceğini ifade etmiştir.





    ?cbar ile galebeye bir tane örnek getirin. Vahşilere karş? dahi icbar fayda etmiyor. Devletler-milletler muharebesi devri geçti kardeşim. Kaç?nc? yüzy?ldas?n?z? &#220;stelik eklediklerinizle vard?ğ?n?z sonuç aras?nda zerreden şemse kadar fark var.
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:45 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  9. #9
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Görüyoruz dediğiniz gibi k?l?çla galebe çalmaya çal?şanlar?n vahim perişan hallerini. Cenab-? Hakk bu misalleri ibret alal?m diye gönderiyor...
    Hangi kuvvetinizle başarmay? düşünüyorsunuz? Gökten atl? beklemiyoruz inşaallah.
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:51 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  10. #10
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Şimdiki f?rt?nal? as?rda gaddar medeniyetten neş'et eden hodgâml?k ve asabiyet-i unsuriye ve umumî harpten gelen istibdadat-? askeriye ve dalâletten ç?kan merhametsizlik cihetinde öyle bir eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdadat meydan alm?ş ki, ehl-i hak, hakk?n? kuvvet-i maddiye ile müdafaa etse, ya eşedd-i zulüm ile, tarafgirlik bahanesiyle çok bîçareleri yakacak; o hâlette o da ezlem olacak ve mağl&#251;p kalacak. Çünkü, mezk&#251;r hissiyatla hareket ve taarruz eden insanlar, bir iki adam?n hatas?yla yirmi otuz adam?, âdi bahanelerle vurur, perişan eder. Eğer ehl-i hak, hak ve adalet yolunda yaln?z vuran? vursa, otuz zayiata mukabil yaln?z biri kazan?r, mağl&#251;p vaziyetinde kal?r. Eğer mukabele-i bilmisil kaide-i zâlimânesiyle, o ehl-i hak dahi bir ikinin hatas?yla yirmi otuz biçareleri ezseler, o vakit, hak nam?na dehşetli bir haks?zl?k ederler.(On ?kinci Şua )
    Konu elff tarafından (28.05.07 Saat 03:52 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Medenîlere Galebe Çalmak İkna İledir
    By 1kul in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08.04.09, 08:20
  2. Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir
    By NurTalebesi in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.03.09, 08:41
  3. Gerçek Hac(ı) Nasıl Olur?...
    By insirah in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 21.12.08, 20:05
  4. İncinmemek Nasıl Olur?
    By ibnulvakt in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 19.08.08, 13:58
  5. Kur'an, Nasıl Şefaatçi Olur?
    By LeMaLaR in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.08.06, 09:41

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0