+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Bediüzzaman Said-i Nursi : İman Kahramanı

  1. #1
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    BED?ÜZZAMAN SA?D-? NURS?: ?MAN KAHRAMANI

    42. Say?
    Haziran 2004

    “Ümmetim!” diye inleyen Hazret-i Peygamberin (sav) derdiyle dertlenen, ?slam’?n okyanus çapl? alimlerinden. Alim, mütefekkir, Müceddid, kahraman, zühdle yaşam?ş, yakînde öncü salih zat…
    Şan ve şöhret böylelerine yak?ş?r işte. Ta Şarktan Garba kadar, uzayan bir coğrafyada onu tan?mam?ş, duymam?ş iyi yada kötü hiç kimse kalmam?şt?. Çünkü ‘Üstad’ Bediüzzaman Hazretleri, iman hakikatlerini, canla başla her kesimden insana ulaşt?rmaya çal?şm?ş, sağl?ğ?n? s?hhatini, can?n?, Ümmet-i Muhammed’e, Allah yolunda feda etmişti. K?saca, hayat?ndan bahsedelim…

    Destans? Bir Hayat

    Milâdî 1876 (H.1293) da Bitlis’in Hizan kazas?na bağl? ?sparit nahiyesinin Nurs köyünde dünyâya gelmiştir. Babas?n?n ad? Mirzâ, anas?n?n ad? Nûriye’dir.

    Çocukluk y?llar?n?, dokuz yaş?na kadar, anne ve babas?n?n yan?nda geçiren Said Nursî Hazretleri, keskin zekâs?, hârikulâde hâf?zas? ve üstün kâbiliyetleriyle çok küçük yaşlardan itibaren dikkatleri üzerinde toplam?şt?r. Normal şartlarda y?llarca süren klasik medrese eğitimini, k?sa bir zamanda tamamlam?şt?r.

    Gençlik y?llar?n? alabildiğine hareketli tahsil hayat? ile değerlendirmiş; ilimdeki üstünlüğünü, devrinin ulemâs?yla çeşitli zeminlerde yapt?ğ? münâzaralarda fiilen ispatlam?şt?r. Bu da göstermekte ki, Allah-u Zülcelal, Üstad Hazretlerine çok ihsanlarda bulunmuştu…

    Neden Farkl? Bir Metod

    Said Nursî 15-16 yaş?na kadar doğu vilâyetlerindeki muhtelif yerlerde resmî ve ilmî şahsiyetlerle beraber olmuş, onlarla birçok meselede, bilhassa dînî meselelerde mütâlâalarda ve münâzaralarda bulunmuş, birçok kaynak eseri tetkik ile dînî ilimlerdeki eğitimini tamamlam?şt?r. Bu yaşlardayken, geldiği Van’da, on beş sene gibi bir müddetle halk?n eğitimine ehemmiyet vermiş, bu maksatla halk aras?nda seyahatlerde bulunmuştur.


    Ancak, bu as?rda, eski tarzdaki kelâm ilmi ile ?slâm dînine yap?lan hücûmlar? bertaraf etmenin yeterli olmad?ğ?n? gören Said Nursî, çeşitli fenlerin de tahsilini lüzumlu görmüştür. Bu maksatla incelemeye başlad?ğ? fizik, kimya, astronomi, felsefe, matematik, târih ve coğrafya gibi birçok ilmin esaslar?n? çok k?sa bir zamanda elde etmiştir. Böylece dinde ve fen ilimlerinde yapt?ğ? bütün münâzaralarda devrinin o bölgedeki âlimlerini hayrette b?rakan genç Said, “çağ?n eşsiz güzelliği” mânâs?na gelen “Bediüzzaman” lâkab? ile an?lmaya başlanm?şt?r.

    Bediüzzaman Said Nursî sadece ilim tahsili ile değil, ayn? zamanda dünyâ ve bilhassa ?slâm âlemiyle alâkal? gelişmeleri de yak?ndan takib ederek, içinde bulunduğu toplumun ve bütün ?slâm âleminin en önemli meselesinin eğitim olduğu kanaatine varm?ş; bunun için şarkta din ve fen ilimlerinin birlikte okutulacağ? bir üniversite kurulmas? için yard?m istemek maksad?yla 1907’de ?stanbul’a gelmiştir.

    Toplumun Suküneti ?çin Çal?şt?

    1909 y?l?n?n sonlar?na kadar ?stanbul’da kalan Bediüzzaman, burada yapt?ğ? münâzara ve konuşmalarda da k?sa sürede ilim çevrelerine kendisini kabul ettirmiştir. Meşrûtiyetin îlân? esnâs?nda ?stanbul’da büyük hizmetlerde bulunan Bediüzzaman, meşrûtiyete ?slâmiyet ad?na sahip ç?km?ş; meydanlarda verdiği nutuklar, cemiyet faaliyetleri ve gazetelerde neşrettiği yaz?lar?yla halk?n hürriyet ve meşrûtiyeti doğru olarak anlamas?na gayret göstermiştir.


    1909’da patlak veren 31 Mart Olay?nda yat?şt?r?c? rol oynamas?na rağmen, haks?z ithamlarla S?k?yönetim Mahkemesine [o zamanki ad?yla Dîvân-? Harb] ç?kar?lm?ş, ancak berâet etmiştir. Bundan sonra, ?stanbul’da daha fazla kalmam?ş ve 1910 y?l? baş?nda tekrar Van’a dönmüştür. Oradan da Mart 1911’de Şam’a giderek, ?slâm ittihad? fikrini bütün Müslümanlara yerleştirmek için gayret göstermiştir.

    Şam’daki Emeviye Camiinde birçok ?slâm âliminin de bulunduğu binlerce kişiye hitap ederek bu görüşlerini anlatm?ş; bu maksada büyük hizmet edecek eğitimin verileceği, âlem-i ?slâm?n merkezi durumundaki şark vilâyetlerinde kurulmas?n? istediği üniversite için yard?m istemek üzere, tekrar ayn? günlerde ?stanbul’a dönmüştür.

    O zamanlar Kosova’da büyük bir ?slâm Dârülfünunu kurulmas?na çal?ş?l?yordu. Bu maksatla Rumeliyi gezen Sultan Reşad’la birlikte Bediüzzaman da gider. Ancak k?sa bir zaman sonra Balkan Harbi patlak verince teşebbüs yar?m kal?r. Bu defa oraya ayr?lan 19.000 alt?n liral?k tahsisat? Bediüzzaman ister. Bu isteği kabul edilen Bediüzzaman, tahsisat? da alarak 1912’nin sonlar?na doğru tekrar Van’a döner.

    Van’a dönen Bediüzzaman, Van Gölü kenar?ndaki Edremit’te üniversitenin temelini atm?şsa da, patlak veren Birinci Dünya Harbi sebebiyle yar?m kalm?şt?r. Talebeleriyle birlikte gönüllü milis alay? teşkil ederek cepheye koşan Said Nursî, vatan müdâfaas?nda çok büyük hizmetler görmüştür. Savaşta birçok talebesi şehid olmuş; kendisi de Bitlis müdâfaas? s?ras?nda yaralanarak Ruslara esir düşmüştür. Yaklaş?k üç y?l Rusya’da esâret hayat? yaşad?ktan sonra fevkalâde hayret verici şekilde firar ederek, Petersburg, Varşova, Viyana ve Sofya yoluyla Haziran 1918’de tekrar ?stanbul’a dönmüştür.

    ?stanbul’a üçüncü gelişinde ilim çevrelerince büyük bir teveccühle karş?lanan Bediüzzaman, dört y?l kadar burada kalm?şt?r. Gelir gelmez Mehmed Âkif, ?zmirli ?smail Hakk?, Elmal?l? Hamdi Yaz?r gibi devrin meşhûr şahsiyetlerinden müteşekkil bir ?slâm akademisi mahiyetindeki “Dârü’l-Hikmeti’l-?slâmiye” üyeliğine tâyin edilir.

    Bir taraftan Anadolu’daki Kuvâ-i Milliye hareketini desteklerken, diğer taraftan ?stanbul’u işgal eden kuvvetlere karş? da cesaretle mücâdele eder. Çanakkale Harbi devam ettiği esnâda neşrettiği Hutuvât-? Sitte adl? eseriyle büyük hizmetler yapm?ş; işgalci kuvvetlerin plânlar?n? bozmuştur. ?stanbul’un işgal edilmesinden sonra ?ngilizler taraf?ndan ölüm emri ç?kar?lmas?na rağmen, o cesaretle çal?şmalar?na devam etmiştir.

    Bu faaliyetleri Anadolu’da kurulan Millet Meclisi taraf?ndan takdirle karş?land?ğ? için Mustafa Kemâl taraf?ndan ?srarla Ankara’ya dâvet edilmiştir. Birçok defâ Ankara’dan yap?lan bu dâvetlere, “Ben tehlikeli yerde mücâhe de etmek istiyorum; siper arkas?nda mücâhede etmek hoşuma gitmiyor. Anadolu’dan ziyade buray? daha tehlikeli görüyorum” diyerek icâbet etmemiş; araya çok yak?n dostlar?n?n da girmesiyle ve vazifesini önemli derecede yerine getirdiği inanc?na sahip olduktan sonra Ankara’ya gitmeyi kabul etmiştir.

    Makam Tekliflerini Kabul Etmedi

    Ankara’da iken de, başl?ca maksad? olan Şark Üniversitesinin tesisi için uğraşmaktan geri durmayan Bediüzzaman, 163 mebusun imzas? ile yüz elli bin banknotluk yard?m karar? ç?kartmaya muvaffak olur. Beyannamenin akabinde Mustafa Kemal’le birkaç görüşmesi olmuş; kendisine şark umumi vaizliği, milletvekilliği ve Diyânet âzâl?ğ? teklif edilmiş; ancak Bediüzzaman bu teklifleri kabul etmeyerek, 1923 y?l? ortalar?na doğru Van’a dönmüştür.


    K?sa bir zaman sonra, şark vilayetlerindeki isyan ve ihtilâl hareketlerinin başlamas?, Bediüzzaman için de uzun ve s?k?nt?l? bir hayat?n başlang?c? olmuştur. Said Nursî, Van kalesindeki mağarada uzlete çekildiği esnâda Şeyh Said’in kendisinden destek istemesi üzerine, ‘as?rlardan beri ?slâmiyet’e hizmet etmiş olan bu milletin torunlar?na k?l?ç çekilmeyeceği’ cevab?n? vererek bu isteği reddetmiştir.

    Ne yaz?k ki, Şeyh Said ?syan?yla hiçbir ilgisi olmad?ğ? halde, Bediüzzaman isyan sonras?nda ikâmet ettiği uzlethânesinden al?narak Burdur’a, oradan da 1925-1926 y?llar?nda Isparta’n?n Barla nâhiyesine götürülmüştür. Burada “mânevî cihad” hizmetini başlatm?ş ve telif ettiği eserlerde iman esaslar?n? terennüm etmiştir. Bu eserler, îmân?n? tehlikede hisseden halk?n büyük teveccüh ve rağbetine mazhar olmuş; elden ele dolaşarak h?zla yay?lm?şt?r. Ümmetin iman?n? hedef alanlar onun vahiyden ald?ğ? mant?k üstü bilgilerle çökmüşlerdir.

    Doğru dürüst yolu bile bulunmayan küçücük bir kasaba olan Barla’da başlatt?ğ? hizmetin halka mal olmas?, devrin baz? idârecilerini rahats?z ettiğinden 1935’te Eskişehir, 1943’te Denizli, 1947’de Afyon, 1952’de de ?stanbul mahkemelerine ç?kar?lm?şt?r. Ayr?ca muhtelif sürelerle Kastamonu, Emirdağ ve Isparta’da, s?k? tarassud ve takib alt?nda mecburî ikâmete tâbi tutulmuştur.

    Ömrünün son günlerine kadar keyfî muâmele ve eziyetlerden kurtulamayan Bediüzzaman Said Nursî, buna rağmen, îman hizmetini büyük bir kararl?l?kla devam ettirmiş; o zor şartlar alt?nda telif ettiği 6000 küsur sayfal?k Risâle-i Nur külliyat?n? tamamlamaya ve yaymaya muvaffak olmuştur. Gençlerin anlay?ş?na uygun ve ikna edici bir üslupla meseleleri izah ve ispat eden Risale-i Nurlar Allah’?n ona ihsan ettiği büyük bir hizmetti.

    Arifler; “Allah’?n yan?nda ki k?ymetinizi anlamak isterseniz, Allah-u Zülcelal’in sizi hangi işlerde kulland?ğ?na bak?n” demişler. Allah, Üstad? insanl?ğ?n iman hastal?ğ?na tabib k?lm?ş. Böyle büyük bir misyona vesile etmiş. Burdan da anl?yoruz ki, Bediüzzaman Hazreteleri Allah kat?nda şerefli bir mevkinin sahibidir.

    Cumhuriyetin îlân?yla birlikte başlayan işkenceli, s?k?nt?l? ve çileli bir hayattan sonra 1960’?n bahar?nda Urfa’ya dönen Bediüzzaman Said Nursî, 23 Mart 1960’ta (H.1379) Hakk?n rahmetine kavuşmuştur.

    Kaynaklar:

    1) Dîvan-? Harb-i Örfî

    2) Hutbe-i Şâmiye

    3) Hutuvât-? Sitte

    4) Mesnevî-i Nûriye

    5) Münâzarât

    6) Sünuhât

    7) Tarihçe-i Hayat


    SELMAN SADIK





    http://www.gulistandergisi.com/dergi_oku.php?id=220
    Konu elff tarafından (05.06.07 Saat 21:51 ) değiştirilmiştir.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  2. #2
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    BARLA’NIN HÜZÜNLÜ GÜLÜ BED?ÜZZAMAN SA?D-? NURS? -KS-

    71. Say?
    Kas?m 2006

    Güller diyar?na yolculuk
    Gülün gülle al?n?p sat?ld?ğ? bir pazarda, gülü sevgi ile tartan, ‘Gül sevdas?ndan dolay?, gül yurduna sürülen bir dava adam?n?n izine düştük Isparta yollar?nda. Dağlarda kar eridikçe, ovas?nda gül açan bir şehir Isparta. Memleketin dağlar?na kar bast?r?nca “Ben k?şta geldim siz baharda geleceksiniz” diyen Bediüzzaman Said Nursi (ks) kendinden sonra gelenlere gül bahçesi b?rakmak için dağ?n kar?na, boran?na ald?rmadan, kalemine sar?lm?ş Barla sürgününde.
    Ülke meselelerinden kaç?p Van'da Erk Dağ?’nda bir mağarada tefekkür alemine dalan Said Nursi, doğudaki Şeyh Said Ayaklanmas?’na karş? olmas?na rağmen, tutuklanarak Erzurum’a, oradan Trabzon’a, oradan Antalya’ya oradan Burdur’a, oradan da Isparta’ya getirilmiştir.
    Bediüzzaman’n?n sürgüne gönderildiği Isparta’dan izini sürüyoruz. Isparta’da kald?ğ? iki katl? evi müze haline getirilmiş. Kendisinden kalan eserler burada sergilenmekte. Geride kalan eserlere bakt?ğ?m?zda, dünya ad?na hiçbir mala sahip olmad?ğ?n? görüyoruz. Yamal? elbiseler, demir bir somya, ibrik, çaydanl?k, çorap, yorgan ve el yazmas? eserlerinden başka bir şey yok. Hizmet için kulland?ğ? arabas?, tüm sessizliği ile garajda hala bekliyor.
    Isparta’n?n gülünden ayr?l?p, dağlar?n zirvesindeki karlar? seyrede seyrede Eğirdir’e var?yoruz. Eğirdir ve gölü, sabah gün doğarken karş?l?yor bizi. Gölün kenar?ndaki camide sabah namaz?na çağ?ran müezzinin çağr?s?na uyuyoruz. Güneş, Eğirdir gölünün sular? ile vuslat?n? giderirken, göl kenar?nda sabah kahvalt?s?n? yap?yoruz. Göle ve uzaktaki baş? karl? dağlara uzun uzun bak?yoruz.
    Barla sürgünü, sürgün veriyor
    1926 Şubat’?nda Said Nursi Eğirdir’e getirilmiş, burada bir hafta zorunlu misafir edilmiş. Yan?na kat?lan askerlerle, yer yer gölün buzlu olduğu bahar?n ilk günlerinde tekne ile Barla Kasabas?na doğru yola ç?km?şlar. Bu tekne yolculuğu, kimileri için sürgün görünse de, Said Nursi için eserlerini yazmak ad?na bir mektep olmuş. Risale-i Nur Külliyat?’n?n dörtte üçü Barla’da yaz?lm?ş.
    Biz, tekne ile olmasa da Barla’n?n yoluna düşüyoruz kara yolundan. Eğirdir Gölü, öteden ald?ğ? güzellikleri sayfa sayfa aç?yor bize, her döndüğümüz virajda farkl? bir manzara ile karş?laş?yoruz.
    Bir yan?m?z göl, bir yan?m?z karl? dağ, bir Allah dostunu sekiz buçuk sene misafir eden Barla’ya var?yoruz. Sakin bir Anadolu kasabas? beklerken, karş?m?za Anadolu’nun her yan?nda Üstad’lar?n?n yaşad?ğ? yerleri görmek için gelen yüzlere insanla karş?laş?yoruz. Tabi dua almak için gelen ziyaretçiler de var aralar?nda, bizim gibi.
    Sürgünde göz alt?nda tutulduğu evine vard?ğ?m?z zaman, iki katl? iki odal? mütevaz? bir köy odas? karş?l?yor bizi. Evin önünde bir ç?nar ağac?, ağac?n üzerinde Said-i Nursi Hazretlerinin zaman zaman ç?k?p eserlerini yazd?ğ? sayvan?n? görüyoruz.
    Ç?nar ağac?n?n hemen yan?nda bulunan çeşme, yan?k yürekleri ferahlat?yor. Evin çevresinde küçük evlere aç?lm?ş dükkanlar, Barla’ya gelenlere Barla hat?ras? eşyalar sat?yor. Gül memleketinde gül üzerine ne varsa, bu küçük evden bozma dükkanlarda bulmak mümkün.
    Said-i Nursi’nin kald?ğ? bu ev çok sade. Ona ait bir ev eşyas?na rastlamak mümkün değil. Geriye miras b?rakt?ğ? tek şey, binlerce insan?n iman?na vesile olacak Risale-i Nur Külliyat? olarak adland?r?lan eserleri.
    Said-i Nursi’nin (ks) Barla’da kald?ğ? evin biraz aşağ?s?nda ‘Cennet Bahçesi’ olarak adland?r?lan bir bahçe var. Bahçe, ülkenin her yöresinden talebelerinin (şakird) getirdiği ağaçlar dikilerek oluşturulmuş. Burada kitaplar?n?n bir k?sm?n? yazm?ş, bir k?sm?n? talebelerine yazd?rm?şt?r.
    Bediüzzaman Said Nursi “Güzel gören güzel düşünür” fikrini görüşlerinin baş?na koymas?, ona Nur yolunu açm?şt?r. Sürgün; baz?lar? için bunal?m, tükenme, s?k?nt? olurken, Nursi Hz. için kitaplar?n? yazd?ğ?, kararan yüreklere nur huzmeleri serptiği bir ilham mekan? olmuş.
    Barla’ya varm?şken, Üstad’a hizmet etmiş, yan?nda talebelik yapm?ş dostlar?n?n mezarlar?n? da ziyaret ediyoruz.
    Barla Mezarl?ğ? uzaktan Eğirdir Gölü’ne bakmakta. Üstada hizmet etmiş kimseler, mezarl?ğ?n göle bakan taraf?na defnedilmişler. Said-i Nursi’nin de burada bir yere defnedilmek isteği olmuş. Ancak mezar?n?n bilinmemesini de vasiyet etmiş.
    O’ndan geriye kalan boş bir mezar
    Şanl?urfa’da (23 mart 1969) hayat?n? kaybedince, Halilürrahman’a defnedilen Üstad, halk?n büyük ilgi göstermesi üzerine, bir gece kabrinden askerler taraf?ndan ç?kart?l?p uçakla Isparta’ya götürülür. Isparta'da nereye defnedildiği bilinmemektedir.
    Ancak Barla Mezarl?ğ?’nda talebelerinin mezar?n?n bulunduğu yerde, ad? yaz?lmam?ş boş bir mezar var. Baz?lar? mezar?n?n buras? olabileceğini, baz?lar? da buran?n ona ayr?lm?ş simgesel bir mezar yeri olduğunu belirtmekte.
    Y?llarca dinini anlatmaktan başka dava edinmeyen Said-i Nursi Hazretlerinin dikili bir mezar taş?n?n da bulunmamas? manidard?r.
    Eğirdir Gölü’ne uzaktan bak?p, ötelere Fatihalar gönderiyoruz. Şaşal? mezarlar?n içinde günahlar? ile yatan nice Nemrutlar?, Firavunlar? hat?rlay?p olmayan bir mezar taş?na not düşüyoruz.
    Gül açar bağda, bahçede, Gülistan’da
    Güller içinde solmaz bir gül b?rak?yoruz Barla’da
    Tefekkür zirvesi; Çam Dağ?
    Yolumuz burada bitmiyor, Barla’ya yaya yürüyüşüyle dört saat çeken Çamdağ?’n?n yolunu tutuyoruz. Said Nursi’nin talebeleri, yüreklerindeki nurla, Üstad’?n her gün gidip geldiği yolu takip ederek gidiyorlar Çam Dağ?’na.
    Biz arac?m?zla düşüyoruz Çam Dağ?’n?n yoluna. Yol, Eğirdir Gölü’nden yaklaş?k 13 km. Yolun bir k?sm?n? yaya yürüyoruz. Bir k?sm?n? araçla geçiyoruz. Dağ?n en zirvesine ç?k?yoruz, her yerde çam kokusu var. Karş? tepede karlar hala erimemiş. Eğirdir gölü ayaklar alt?nda mavi ve bir o kadar duru.
    Eserleri incelediğinde, Bediüzzaman’?n kitaplar?nda işlediği konular? doğadan örnekler vererek aç?klad?ğ? görülür. Bunun en belirgin sebebinin Çamdağ?’n?n bu muhteşem manzaras? olduğunu anlayabiliyoruz.
    Bediüzzaman’?n tefekkür ederken üzerine ç?kt?ğ? meşhur katran ağac?n? görüyoruz. O civarda o ağaçtan başka katran ağac? olmamas? dikkat çekiyor.
    Kimler taraf?ndan kesildiği bilinmeyen katran ağac?, bir k?ş günü özel olarak kesilmiş. Her şeyin simgeselleştiği dünyada Bediüzzaman’?n nur yolunun müdavimleri, Üstad’lar?n?n kesilen Katran Ağac?’n?n hemen yan?na, yeni bir katran fidan dikmişler.
    Dikilen ağaç büyür mü, yeni bir sürgünde, yeni bir Bediüzzaman yetişir mi bilinmez ama Çam Dağ?’ndan bak?nca, zirvelerde kar olsa da her yana bahar?n geldiği görülüyor.
    Nas?l Gidilir?
    Isparta’dan Eğirdir ilçesine oradan da Barla’ya geçilir. Çam Dağ?’na ç?kmak isteyenler, Barla’dan Çamdağ?’na patika yoldan, ortalama iki saatte gidebilecekleri gibi, Barla’dan biraz ilerde bulunan stabilize yoldan araçla da ç?kabilirler. Çam Dağ?’na ç?kacaklar?n, yanlar?nda su bulundurmalar? tavsiye edilir.

    SA?D-? NURS? K?MD?R?
    1876'da Bitlis'in Hizan kazâs?na bağl? ?sparit nâhiyesinin Nurs köyünde dünyaya gelmiş, 23 Mart 1960'da Şanl?urfa'da Hakk?n rahmetine kavuşmuştur. Nur risalelerini yazmaya başlad?ğ? 1926’ya kadar kendini “Eski Said” olarak görür. Daha sonra “Yeni Said” dönemi başlar. 9 yaş?nda din eğitimine başlayan, 21 yaş?ndayken “Bediüzzaman” (çağ?n güzelliği) ismini zekas? ve ilminden dolay? alm?şt?r.
    Birinci Dünya Savaş?n?n patlak verdiği günlerde Van'da bulunan Bediüzzaman, talebeleriyle birlikte gönüllü milis alaylar? teşkil ederek cepheye koşmuştur. Vatan müdâfaas?nda çok büyük hizmeti geçmiş; savaşta bir çok talebesi şehit olmuş; kendisi de Bitlis müdâfaas? s?ras?nda yaralanarak esir düşmüştür. Yaklaş?k üç y?l Rusya'da esâret hayat? yaşad?ktan sonra Varşova, Viyana ve Sofya yoluyla ?stanbul'a dönmüştür.
    ?slam’?n geleceğinin eğitimde olduğunu gören Nursi; II.Abdülhamit’e başvurarak Van’da bir üniversite kurmas?n? istedi. Ancak kendisini ak?l hastanesinde buldu. O da Selanik’e gidip ?ttihat ve Terakki Cemiyeti ile ilişki kurdu.
    ?ttihatç?lardan uzaklaş?p ?ttihad? Muhammedi partisinin kurucular? aras?nda yer alan Said Nursi, 31 Mart Olay?’na kar?şmaktan idamla yarg?lan?p beraat etti. Kurtuluş Savaş?’n? destekledi. 1925’teki Şeyh Said isyan? nedeniyle hakk?nda soruşturma aç?lan, ard?ndan Isparta’n?n Barla nahiyesine sürülen Said Nursi için art?k yeni bir dönem başlad?.
    Peş peşe gelen sürgünlere, mahkemelere rağmen Said Nursi, politikaya fazla bulaşmamaya çal?ş?p, kendini halk?n, kaybolmaya yüz tuttuğunu düşündüğü iman?n? yeniden kuvvetlendirmeye adad?. Bunun sonucunda Risale-i Nur külliyat? ortaya ç?kt?.
    Said Nursi 23 Mart 1960’ta Urfa’da hayat?n? kaybetti. Halilürrahman Camii’nin bahçesine defnedildi. Kabrine halk?n büyük ilgi göstermesinden korkan 27 may?s 1960 darbe yönetimi, onun naaş?n? al?p askeri bir uçakla Isparta’ya götürdü. O gün bugündür kabrinin nerede olduğunu çok az kişi bilmektedir.

    BED?ÜZZAMAN’IN HAR?KA HALLER?NDEN…
    • Matematiğe dair bir kitap yazd?ğ?n? ve 27.dereceden denklem çözümleri yapabildiğini...
    • 1907’de ?stanbul’da kald?ğ? otelin kap?s?na “Burada her suale cevap verilir ama sual sorulmaz” yazd?rd?ğ?n?...
    • Mardin’den kendisini götüren askerlere namaz vakti geldiğinde kelepçelerin çözülmesini istediğinde bu isteği kabul edilmeyince “Bismillah” deyip kelepçeleri çözdüğünü... Bunu nas?l yapt?ğ?n? soranlara da “Bu namaz?n kerametidir” dediğini...
    • Said Nursi ismindeki “Nursi “kelimesi doğduğu Nurs köyünden gelir. Eserlerine de Risale-i Nur denilmiştir. Annesinin ad? da Nuriye’dir.
    • Annesi Nuriye Han?m’?n O’nu abdestsiz emzirmediğini...
    • Yediği yemeğin taneciklerini yard?mlaşmay? sevdikleri ve Cumhuriyetçi olduklar? için kar?ncalara verdiğini
    • 1922 y?l?nda Ankara’ya geldiğini ve Millet Meclisinin kendisini resmi tören ile karş?lad?ğ?n?...
    Ve daha bir çok üstün özelliklerinden dolay?, daha gençlik y?llar?nda, zaman?n alimleri taraf?ndan, kendisine ‘Zaman?n harikas?’ anlam?na gelen ‘Bediüzzaman’ lakab?n?n verildiğini… B?L?YOR MUYDUNUZ?

    NURLU SÖZLER’?NDEN
    “Elde Kur’ân gibi bir mucize-i bâki varken, başka burhan [delil] aramak akl?ma zâid [gereksiz] görünür. Elde Kur’ân gibi bir burhan-? hakikat varken, münkirleri ilzam [susturmak] için gönlüme s?klet [ağ?rl?k] mi gelir?” (Sözler, s, 365)

    “Cenâb-? Hakka iman eden, elbette O’na itaat edecek. Ve itaat yollar? içinde en makbulü ve en müstakimi [doğru olan?] ve en k?sas?, bilâşüphe, Habibullah?n gösterdiği ve takip ettiği (Ehl-i Sünnet) yoludur.” (Lem’alar, s, 52)

    “Marîz [hastal?kl?] bir asr?n, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba-? Kur’and?r.” (Kur’an’a uymakt?r). (Mektubat, s, 468)

    “Azametli, bahts?z bir k?t’an?n; [Asya’n?n] şanl?, talihsiz bir devletin; [Osmanl?] değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi, ?ttihad-? ?slâm’d?r [?slam birliği].” (Mektubat, s, 468)
    “Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur.
    Yârân istersen Kur’ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlar?n? [yaşad?klar? olaylar?] seyredip ünsiyet (yak?nl?k) eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belây? bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safây? bulur, rahmete gider. Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan [dünya sevgisinden] kurtulur ve âhiretine ciddî çal?ş?r.” (Mektubat, s, 282)
    “ÜM?TVAR OLUNUZ. ŞU ?ST?KBAL ?NK?LABATI ?Ç?NDE EN YÜKSEK GÜR SADA, ?SLAM’IN SADASI OLACAKTIR...”



    HASAN MAH?R



    http://www.gulistandergisi.com/dergi_oku.php?id=311
    Konu elff tarafından (05.06.07 Saat 21:52 ) değiştirilmiştir.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İman Kahramanı Şanlı Üstadım
    By nurcu_67 in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.03.08, 22:56
  2. Bediüzzaman Said Nursi
    By emaneten in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.11.07, 18:46
  3. Bir İman Abidesi_Bediüzzaman Said Nursi
    By muhammedyahya in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10.11.07, 12:39
  4. Bediüzzaman Said Nursi
    By muhammedyahya in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 23.08.07, 10:14
  5. Bediüzzaman Said Nursi
    By parlak_47 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 01.01.07, 17:21

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0