+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Avusturya Boykotu ve Said Nursi

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Avusturya boykotu ve Said Nursi



    Mustafa Armağan

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin vefat?n?n 47. y?ldönümündeyiz. Yar?m as?rl?k ayr?l?ğ?n onun düşünce ve eylem birliğini daha iyi anlamam?za ve yaln?z hakikat karş?s?nda eğilen baş?n?n k?ymetini daha derinden hissetmemize yarad?ğ?n? söyleyebiliriz. Özellikle de son y?llarda baş gösteren fikrî ve ahlakî savrulmalar karş?s?nda Üstad’?n hayat?yla ve eseriyle ne yaman bir dalgak?ran inşa ettiğini fark etmemek elde değil. Biz de bugün onun yak?n tarihimizde oynad?ğ? dalgak?ran rollerinden birine değinerek, farkl?l?ğ?n? göstermeye çal?şacağ?z.







    Malum, boykot, modern bir toplumsal hareket ve ekonomik silah olarak karş?m?za ç?kar ve milliyetçiliğin doğuşunun habercisidir. ?lk etkili boykotlar ?rlanda, ?ran, Çin ve M?s?r’da meydana gelmiştir.







    Osmanl? topraklar?nda yaşanan ilk boykot, II. Meşrutiyet’in ilan?ndan hemen sonra, 6 Ekim 1908’de Bosna-Hersek’i ilhak eden, yani bir oldu bittiyle topraklar?na katan Avusturya-Macaristan ?mparatorluğu mallar?n?n sat?ld?ğ? mağazalara ve hizmetlerinin verildiği kurumlara karş? gerçekleştirilmişti.







    98,5 y?l önceydi. Ve tam 5 ay boyunca devam etmişti Avusturya’ya olan k?zg?nl?ğ?m?z. Nihayet 26 Şubat 1909’da hükümetin Avusturya ile 2,5 milyon Osmanl? liras? tazminat karş?l?ğ?nda anlaşmas? üzerine boykot sona erdirilmişti.[1]







    Başkent ?stanbul’dan start alan boykot, h?zla Balkanlar, Anadolu, Suriye ve hatta o tarihte s?n?rlar?m?z dahilinde bulunan Libya’ya kadar yay?lm?şt?. Araşt?rmac? Roderick Davison Avusturya’y? ve Avusturya ile iş tutan içerideki Rum ve Ermeni tüccarlar?n? da sarsan[2] bu sars?c? eylemi, “modern zamanlar?n en başar?l? boykotu” olarak nitelendirir.[3]







    Hatta bu boykot s?ras?nda, say?lar?n?n yaklaş?k 20 bin olduğu söylenen ?stanbul’daki Kürt hamallar?n kritik bir rol üstlendiklerini, Bediüzzaman Sadi Nursi’nin onlara sakin olmalar?n? öğütleyen konuşmalar?ndan biliyoruz.[4] Said Nursi, boykot s?ras?nda yaşad?klar?n?n bir k?sm?n? kendisi Divân-? Harb-i Örfî adl? risalesinde anlatmaktad?r[5]. O s?cak günlerin atmosferini kendi dilinden dinleyelim:







    ?stanbul’da yirmi bine yak?n hemşehrilerimi, hamal ve gâfil ve safdil olduklar?ndan, baz? particiler onlar? iğfâl ile vilâyât-? Şarkiyyeyi lekedâr etmelerinden korktum. Ve hamallar?n umum yerlerini ve kahvelerini gezdim. Geçen sene anlayacaklar? suretle Meşrutiyeti onlara telkin ettim.







    Burada Meşrutiyetle birlikte geri plana itilen Padişah II. Abdülhamid’e hala bağl? olduklar? anlaş?lan Kürt hamallara, Meşrutiyetin neden meşru olduğuna dair ayd?nlat?c? bir konuşma yapan Said Nursi, başl?ca düşmanlar?m?z?n cehalet (cahillik), zaruret (fakirlik) ve ihtilaf (ayr?l?k) olduğunu; bu üç düşmana san’at (çal?şmak), ma’rifet (bilgi) ve ittifâk (birlik) silahlar?yla mukabele edilmesi gerektiğini söylemiş, Kürtlerin hakiki kardeşleri olan Türklerle neden dost olup el ele vermeleri gerektiğini de anlatm?şt?r.







    Bundan sonras?n? yine Bediüzzaman’dan dinleyelim:







    ?şte o hamallar?n, Avusturya’ya karş?, benim gibi bütün Avrupa’ya karş? boykotajlar? ve en müşevveş [kar?ş?k] ve heyecanl? zamanlarda âk?lâne hareketlerinde bu nasihatin tesiri olmuştur. Padişah’a karş? irtibatlar?n? tâdil etmeye [yani Abdülhamid’e bağl?l?klar?n? Meşrutiyet’e doğru yönlendirmeye- M. A.] ve boykotajlarla Avrupa’ya karş? harb-i iktisadî [ekonomik savaş] açmaya sebebiyet verdiğimden, demek cinayet ettim ki, bu belâya düştüm.







    Yukar?daki sözlerin s?k?yönetim mahkemesi huzurunda söylendiğini ve bu hamallara, aş?r? hareketlere kaçmamas? tavsiyesinde bulunduğu için suçland?ğ? savunma s?ras?nda sarf edilmiş olduğunu hat?rlatal?m.







    Ancak bu savunmada Said Nursi’nin yine Avusturya boykotuyla ilgili bir aç?klamas?, özellikle zikre değer. Yukar?da al?nt?lad?ğ?m?z metnin içerisine düşülen bir dipnot, Said Nursi’nin düşündüğü boykotun çok daha bütüncül bir tavra dayand?ğ?n? ve kapsam?n?n o zamankilerden daha geniş olduğunu gösterir. Buna göre o, yaln?z Avusturya mamullerine değil, topyekün Avrupa mallar?na karş?d?r:







    Bediüzzaman’a zurafâdan [zarif insanlardan] biri, bir gün, irfan?yla mütenasip bir esvap [ilmine lay?k bir giysi] giymesi lüzumundan bahseder. Müşarünileyh de: “Siz Avusturya’ya güya boykot yap?yorsunuz; hem onun gönderdiği kalpaklar? giyiyorsunuz. Ben ise bütün Avrupa’ya boykot yap?yorum. Onun için yaln?z memleketimin maddi ve manevi mamulât?n? giyiyorum” buyurmuştur.







    Said Nursi’nin bu yaln?z yat?şt?r?c? değil, ayn? zamanda boykotun çap?n? genişletici ve heyecandan uzak fikrî bir tav?r al?şa kanalize edici konuşmalar? tesirini göstermiş ve boykotun önemli bir ayağ?n? oluşturan hamallar, bütün k?şk?rtmalara rağmen, 1895-1896’daki Ermeni olaylar?ndakine[6] yahut 1955’de yaşayacağ?m?z 6-7 Eylül olaylar?ndakine benzer bir taşk?nl?ğa kalk?şmam?şlard?r.







    Bediüzzaman’?n da bozulmamas? için gayret gösterdiği ağ?rbaşl?l?ğ?n korunmas? ve herhangi bir taşk?nl?ğa meydan verilmemesi sebebiyle 1908 Avusturya boykotu, ayn? zamanda Osmanl?lar?n emperyalizme karş? sivil direnişlerinin de başar?l? bir sembolü olmuştur. Unutmayal?m ki, çocukluğumuzda mandalina ve ceviz kokan Yerli Mallar? Haftas? bu boykotun Cumhuriyet dönemine kalm?ş miraslar?ndan biriydi!









    --------------------------------------------------------------------------------






    [1] Y. Doğan Çetinkaya, 1908 Osmanl? Boykotu: Bir Toplumsal Hareketin Analizi, ?stanbul 2004, ?letişim Yay?nlar?, s. 98 ve 118.





    [2] Bkz. Erik Jan Zürcher, Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, Çeviren: Yasemin Saner Gönen, ?stanbul 2001, ?letişim Yay?nlar?, s. 154.





    [3] Roderic H. Davison, “The Ottoman boycott of Austrian goods in 1908-9 as a diplomatic question”, Editörler: Heath W. Lowry ve Ralph S. Hattox, IIIrd Congress on the Social and Economic History of Turkey, ?stanbul 1990, The Isis Press, s. 1.





    [4] Şükran Vahide bu say?n?n daha fazla olduğunu söylüyorsa da, Bediüzzaman’?n Divan’daki ifadesiyle Kürt hamallar?n say?s? 20 bine yak?nd?r. Bkz. Islam in Modern Turkey: An Intellectual Biography of Bediuzzaman Said Nursi, SUNY Press, Albany: 2005, s. 61.





    [5] Bediüzzaman Said Nursi, Kaynakl?, ?ndeksli, Lügatli Risale-i Nur Külliyat?, cilt 2, ?stanbul 1996, Nesil Bas?m-Yay?n, s. 1921. Bir biyografisinde hamallara yapt?ğ? konuşman?n Nutuk adl? ayr? bir eser şeklinde bas?ld?ğ? belirtilmektedir. Bkz. Necmeddin Şahiner, Bilinmeyen Yönleriyle Bediüzzaman Said Nursi: Kronolojik Hayat?, ?stanbul 1994, Yeni Asya Yay?nlar?, s. 123.





    [6] Y?lmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, c. 7, ?stanbul 1978, Ötüken Yay?nevi, s. 178-186.



    http://www.haber7.com/artikel.php?ar...7&comments=all
    Konu elff tarafından (05.06.07 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Üstad?n yabanc? mallara karş? tavr?, hele de o zamanda çok etkileyici.

    Gerçekten Bediüzzaman her alanda "Zaman?n Sahibi".Din alan?nda, iktisat alan?nda, sosyoloji alan?nda.. vs vs..

    Hiçbir problemi görmezden gelmemiş.Çünkü "Ahir Zaman'?n Sahibi"
    Konu elff tarafından (05.06.07 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 19.10.07, 11:37
  2. Avusturya'dan Başörtüsüne Destek
    By SeRDeNGeCTi in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.08.06, 17:33

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0