+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Mevlana ve Bediüzzaman

  1. #1
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart Mevlana ve Bediüzzaman

    ?slam YAŞAR
    Mevlânâ ve Bediüzzaman






    “Haz?rlan?n gideceğiz...”
    Bediüzzaman bunu söylediğinde, vakit gece yar?s?n? çoktan geçmişti. Sabaha da daha bir hayli zaman vard?.
    Baş?nda bekleyen talebeleri sesi duyunca ilk anda bir mânâ veremediler ve şaşk?nl?kla birbirlerine bakt?lar. Üstad ağ?r hasta olduğu için vücudunu saran hararetin tesiriyle gayri ihtiyarî öyle şeyler söylediğini düşünerek herhangi bir haz?rl?ğa girişmediler.
    Fakat Bediüzzaman biraz sonra takatsiz bir sesle ayn? sözü tekrarlay?nca, hâlinden ve tavr?ndan onun uzun bir seyahate ç?kmak istediğini anlayarak telâşland?lar.
    Çünkü Üstad zaten uzun yolculuklar? kald?ramayacak kadar ihtiyar ve hastayd?. Ramazan boyunca, sahurda ve iftarda sadece birkaç yudum su içerek oruç tuttuğundan vücudu iyice takatsiz kalm?şt?.
    Bunun yan? s?ra, son zamanlarda ülkede yaşanan siyasî istikrars?zl?klar ve içtimaî kar?ş?kl?klar yüzünden Bediüzzaman’?n, Isparta vilayetinin hudutlar? d?ş?na ç?kmas? yasaklanm?ş, evinin bulunduğu sokakta polisler devaml? nöbet tutmaya başlam?şlard?.
    Bu şartlarda onun uzun bir seyahate ç?kmas?n?n pek doğru olmayacağ?n? düşünen talebeleri, araban?n bak?ma ihtiyac?n?n olduğunu söyleyerek daha sonra gitmeyi ima ettilerse de, gerekirse cüppesini sat?p yeni bir araba kiralamalar?n? isteyince, gitmekte kararl? olduğunu anlad?lar ve hemen harekete geçtiler.
    Baz? talebeleri araban?n bak?m?n? yap?p eksik parçalar? temin ederken, baz?lar? da Üstad?n ihtiyaç hissettiğinde yatabilmesi için arka koltuğun önündeki boşluğu doldurarak yatak hâline getirdiler.
    Çok acele etmelerine rağmen, bu haz?rl?klar? kuşluğa kadar ancak bitirebildiler. Daha sonra Üstad?n koluna girerek aşağ?ya indirdiler ve itina ile araban?n arka koltuğuna yerleştirdiler.
    Seherde başlayan yağmur iyice h?zlanarak f?rt?na hâlini ald?ğ? için, gece boyu nöbet tutan polisler böyle bir havada kimsenin yola ç?kamayacağ?n? düşünerek kuytu yerlere s?ğ?nd?klar?ndan, herhangi bir müdahaleye maruz kalmadan yola ç?kt?lar.
    Her sabah namaz? k?l?p tesbihat? yapt?ktan sonra duha vaktine kadar zikir çekip evrad okumay? ihtiyat edinen Bediüzzaman, arabaya binince yorgan?na iyice büründü ve bir yandan cevşenini okurken diğer yandan son defa görüyormuş gibi hazin bir nazarla çevreyi temâşâ etti.
    Şoförü, yolun düz yerlerinden giderek araban?n sars?lmamas?na mani olmaya çal?ş?rken diğer talebeleri bardaktan boşan?rcas?na yağan yağmurda bir kazaya, belâya uğramadan mahall-i maksuda ulaşmak için sessiz, sessiz bildikleri duâlar? okudular.
    Şehirden ç?kan araba Konya yoluna dönünce endişelendiler. Zîra, yağmur hafifleyince araban?n evin önünde olmad?ğ?n? gören polislerin, telsizle her tarafa Said Nursî’nin Isparta’dan ayr?ld?ğ?n? bildireceklerini ve emniyet kuvvetlerinin teyakkuza geçeceğini düşünüyorlard?.
    Konya yolu, Eğirdir polis karakolunun önünden geçtiği için bu ihtimali nazara alarak bir yerde durup araban?n plakas?n? kapatt?lar, camlar?n buğulanmas?n? sağlad?lar ama şiddetlenerek devam eden f?rt?na yüzünden polisler karakolun içine çekildiklerinden oray? da kolayca geçtiler.
    Şarkikaraağaç yak?nlar?na geldiklerinde havan?n dinmesini f?rsat bilerek yol kenar?nda durdular. Düz bir taş?n üzerinde öğle namazlar?n? k?larak biraz dinlendiler ve tekrar yola koyuldular.
    Yol diğer yerlerden daha düzgün olduğu, hava şartlar? da normalleştiği için biraz rahatlad?lar. Tesbihat?n? bitirip evrad?n? tamamlayan Üstad talebelerine nereye geldiklerini sordu.
    Onlar Konya’ya yaklaşt?klar?n? söyleyince sevindi. Bu sefer “Müridleri olan Mevlevîlerin her yerde Risâle-i Nur’la alâkadar olmalar? cihetiyle” behemehal Mevlânâ Celâleddin’i ve Kardeşi Abdülmecid’i ziyaret edeceğini hat?rlatarak ona göre hareket etmelerini istedi.
    Bu, Bediüzzaman’?n, ‘Anadolu’nun medrese-i ilmiyesi’ dediği Konya’ya ikinci gelişi idi. ?lk defa bir y?l kadar önce gelmiş ve birkaç gün kal?p Mevlânâ Türbesini ziyaret etmek hem de k?rk y?ld?r görmediği kardeşiyle ve çocuklar?yla görüşmek istemişti.
    Fakat Konya Valisi buna izin vermemiş ve şehirden ç?kar?lmas?n? emretmişti. Polisler arabas?n? durdurup emri tebliğ ettiklerinde talebeleri bu muamelenin sebebini sormuşlard?.
    Makul bir sebep gösteremeyen polisler, geri dönmedikleri takdirde arabaya ağ?r bir para cezas? keseceklerini söylemişler, onlar da cezay? ödemek pahas?na geri dönmemişler ve şehre girmişlerdi.
    Said Nursî’nin Konya’ya geldiğini ve Mevlânâ’y? ziyaret edeceğini duyan ahali onu görmek için meydan? doldurmuş, atl? polisler de kalabal?ğ? dağ?tmak için atlar?n? halk?n üzerine doğru sürerek insanlara eziyet etmeye başlam?şlard?.
    Polislerin haşin hareketlerini görünce kendisi yüzünden insanlar?n öyle ağ?r eziyetlere maruz kalmalar?na gönlü raz? olmam?ş ve ziyaretlerini tehir ederek namaz?n? k?l?p Emirdağ’a dönmüştü.
    Buna rağmen bütün gazeteler hadiseyi, Bediüzzaman binlerce insanla görüşmüş gibi haber yapm?şlar, ana muhalefet partisi bu seyahati bahane ederek hükümete taarruz etmiş, Konya Valisi de Nurcular?n kökünü kaz?yacağ?na dair aç?klamalar yaparak tehditler savurmuştu.
    O s?rada yan?nda bulunan talebeleri, o zaman da hadiseleri bütün safahat?yla yaşad?klar? için Üstad, Mevlânâ’y? ve kardeşi Abdülmecid’i ziyaret edeceğini söyleyince telâşland?lar.
    Çünkü Valinin, Bediüzzaman’?n Isparta’dan ayr?ld?ğ?n? duyup tedbir ald?rm?ş olabileceğini düşünüyorlar ve emniyet kuvvetleri arabay? durdurup geri gitmeye zorlad?ğ? takdirde hiddete gelecek olan Üstad?n hastal?ğ?n?n ağ?rlaşmas?ndan endişe ediyorlard?.
    Fakat bütün bunlar?n henüz birer ihtimalden ibaret olduğunu bildiklerinden öyle bir hadisenin vuku bulmamas? için Kur’ân’dan âyetler, Cevşen’den duâlar okuyarak Allah’a yalvard?lar.
    Araba Meram Bağlar? mevkiine geldiğinde yağmur tekrar başlad?. Şehre yaklaşt?kça yağmurla birlikte rüzgâr da h?zland?, bulutlar alçald?, hava karard? ve âdeta göz gözü görmez oldu.
    Havan?n birden bire bozulmas? üzerine herkes gibi polisler de can derdine düşerek bir yerlere s?ğ?nd?klar? için yollarda kimse kalmad?ğ?ndan onlar da hiçbir engelle karş?laşmadan şehre girdiler.
    Konyal? Nur Talebeleri Said Nursî’nin geldiğini duyunca çok sevindiler ve hemen birbirlerine haber vererek karş?lay?p ağ?rlamak istedilerse de onun şehirde kalmayacağ?n?, ziyaretlerini yap?p hemen gideceğini öğrenince sevinçle üzüntüyü birlikte yaşad?lar.
    Bediüzzaman hiç vakit kaybetmeden doğruca Mevlânâ Meydan?’na gitti. Müze kapal? olduğundan içeriye giremeyince namaz?n? eda etmek için Sultan Selim Camii’ne girdi.
    Bu arada baz? Nur Talebeleri müze müdürünün evine giderek meseleyi anlatt?lar ve türbeyi açt?rarak Bediüzzaman’?n Mevlânâ’y? ziyaret etmesini sağlamas?n? rica ettiler.
    Müze müdürü, istenen hareketin kendisi için çok riskli olduğunu bildiği hâlde, Said Nursî’ye duyduğu sayg? ve hürmetten dolay? her şeyi göze alarak gelip kap?lar? açt?.
    Mütereddit hareketlerinden, böyle bir hadise beklemedikleri anlaş?lan ve meseleye, ancak insanlar Mevlânâ Meydan?’na ak?n etmeye başlay?nca muttali olan polisler önceleri pek müdahale etmek istemediler.
    Yağmur gittikçe şiddetlendiği, hava da kararmaya başlad?ğ? için onlar, insanlar?n kendiliklerinden dağ?lmalar?n? beklerken, kalabal?ğ?n gittikçe artt?ğ?n? görünce tedbir alma ihtiyac? hissettiler.
    Maksatlar? çoğu zaman yapt?klar? gibi yine atlarla aralar?na dalarak kalabal?ğ? dağ?tmakt? ama o s?rada Bediüzzaman’?n camiden ç?kt?ğ?n? gören insanlar oraya doğru yönelince caminin önüne dizildiler ve o tarafa geçmelerine f?rsat vermediler.
    Bu sayede aç?lan yoldan müzeye doğru giden Bediüzzaman yolu ortalay?nca durdu, kalabal?ğa doğru döndü, mahzun bak?şlarla bir süre onlar? süzdü, sağ elini hafifçe kald?r?p hâlleşme işareti yaparak gülümsedi.
    Türbenin bahçe kap?s?na kadar yine talebelerinin yard?m?yla gitti. Kap?dan girdikten sonra durdu, kollar?n? talebelerinin ellerinden kurtar?p olduğu yerde doğruldu, türbeye şöyle bir bakt? ve yürüdü.
    O anda değişik bir hâlet-i ruhiye içine giriverdi. Vücudu dinç, ad?mlar? sakindi. Her ad?mda bir başka y?ld?za basarak yükseliyormuş gibi giderek iki kanad? da ard?na kadar aç?k olan kap?y? geçip eşiğin önünde durdu.
    ?çeride ?ş?klar yand?ğ?ndan türbenin, her biri birer san’at harikas? olan eşyalar? görünüyor, ince tezyinat? parl?yor, mükemmel tefrişat? insan?n nezih hasselerini celbediyordu.
    Fakat o bu zahiri cazibeye pek itibar etmedi. ?çeriye şöyle bir göz gezdirdikten sonra baş?n? hafifçe eğdi, ellerini yüzünün hizas?na kadar kald?rd? ve duâ etmeye başlad?.
    Bediüzzaman’?n bu seyahate Mevlânâ’y? ziyaret etmek için ç?kt?ğ?n? zanneden talebelerinden biri; onun, türbenin içine girip sandukan?n baş?na kadar giderek uzun uzun duâ etmesini, tezyinata, tefrişata bakmas?n?, âyet, hadis ve beyitlerden müteşekkil hatlar? okumas?n? beklerken kap?n?n eşiğinde durmas?na bir mânâ veremedi.
    Gün boyu yapt?klar? yolculuk s?ras?nda çektikleri korkuyu, yaşad?klar? eziyeti, hissettikleri s?k?nt?y? hat?rlay?nca, onca zahmetin neticesinin bu kadar k?sa bir ziyaret olmamas? gerektiğini düşündü.
    Asl?nda, zihnini böyle şeylerle meşgul etmemesi gerektiğinin fark?ndayd? ama merak etmişti bir kere. Bu muammay? çözmediği takdirde zihninin hep onunla meşgul olacağ?n? ve dikkatinin dağ?lacağ?n? bildiği için o anda yaşanan sessiz bekleyişten istifade etmek istedi.
    “Üstad neden türbenin içine girmiyor ağabey?” diye f?s?ldad?.
    Muhatab? soruyu duyduğu hâlde tavr?n? değiştirmedi. Muhteşem bir hoşamedi fasl? seyrediyormuş gibi kendinden geçmişçesine bir süre daha hayranl?kla Üstad?na bakt?ktan sonra nazar?n? oradan ay?rmadan hafifçe ona doğru eğildi.
    “Öyle olmas? gerekiyor” dedi.
    “Neden?”
    “Oras?, bir bak?ma Mevlânâ hanedân?n?n hânesidir. Mevlânâ Celâleddin, kendisini ziyarete gelen Bediüzzaman Said Nursî gibi büyük bir zat?, k?rm?z? postunun üzerinde bağdaş kurmuş vaziyette karş?layacak değil ya. Elbette, başta babas? Bahaiddin olmak üzere bütün hâne halk? ile birlikte kap?da karş?lam?ş, Üstad da onlara ayniyle mukabele etmiş olmal?. Ama biz onu zahiren orada duruyor gibi görüyoruz.”
    “Peki şimdi orada neler oluyor?”
    “Şu anda orada zaman durmuşa benziyor ve Mevlânâ ile Bediüzzaman aras?nda mânevî hâllerin yaşand?ğ? anlaş?l?yor.”
    Talebesi bunlar? tahminen söylemişti ama gerçekten de o an, zaman?n durduğu and?. Bediüzzaman da türbenin değil Berzah?n eşiğinde duruyordu ve biri dünyada, diğeri berzahta birbirine müteveccih iki nuranî sima aras?nda zaman? aşan hârikulâde hâller yaşan?yordu.
    Bu ziyaret, bir süre sonra berzah âleminde yap?lacak mânevî bir hoşamedi merasiminin mukaddimesine benziyordu. Zira Bediüzzaman, rüyas?nda kendisini Urfa’ya çağ?ran ?brahim Aleyhisselâm?n dâvetine icabet etmeye gidiyordu. Nitekim üç gün sonra Urfa’da ahirete irtihal ederek Makam-? ?brahim’e (as) defnedilecek ve aralar?nda Mevlânâ’n?n da bulunduğu ‘Selef-i Salihinden, âsar?n mebuslar?ndan’ müteşekkil bir heyet taraf?ndan karş?lanacakt?.

    23.03.2007

    E-Posta: islamyasar@yeniasya.com.tr


    Konu elff tarafından (05.06.07 Saat 23:44 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hazret-i Mevlâna Hâlid ve Bediüzzaman hakkında
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.05.15, 02:12
  2. Mevlana Ocağından Bediüzzaman Uçsuz Bucaklığına
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.01.10, 12:43
  3. Hz.Mevlana ve Ney...
    By Majâz in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 29.10.08, 17:46
  4. Mevlânâ ve Bediüzzaman
    By nurdan_katre in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.06.08, 12:32
  5. Mevlana Halid'den Sonra Neden Bediüzzaman?
    By katre_44 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 31.10.07, 10:55

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0