+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 21

Konu: Said-i Nursi ve Cumhuriyet

  1. #1
    Gayyur mikerdem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Bursa
    Mesajlar
    106

    Standart

    Cumhuriyetin özellikleri
    Said Nursi’nin cumhuriyetle ilgili değerlendirmelerine dikkat edildiğinde, cumhuriyetin kuruluş amac?na nas?l hizmet edebileceği ve özellikleri fark edilebilir.
    Her şeyden önce o kendisinin “dindar bir cumhuriyetçi” olduğunu söylemektedir. Cumhuriyete taraftar olman?n selef-i salihine muhalefet anlam? taş?mad?ğ?na temas eden Nursi, meseleye şu şekilde aç?kl?k getirmektedir: “Hulefa-i Raşidin hem ha-life, hem reis-i cumhur idiler. S?ddik-i Ekber (r.a.) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur hükmünde idi. Fakat manas?z isim ve resim değil, belki hakikat-? adaleti ve hürriyet-i şer’iyeyi taş?yan mana-y? dindar cumhuri-yetin reisleri idiler.” (Said Nursi, Şualar, Sözler Yay?nevi, ?stanbul, tarihsiz, s. 304)
    Diğer taraftan Said Nursi, meşrutiyetle ayn? kategoride gördüğü cumhuriyetin özelliklerini sayarken, “adalet, meşveret ve kanunda inhisar? kuvvet”i zikretmektedir. (26 Şubat 1909, Volkan, say? 70) Bunun yan?nda, cumhuriyetin fikir ve vicdan hürriyetini en geniş mânâs?yla tatbik ettiğini ve demokrasi kanunlar?n? içinde bar?nd?r-d?ğ?n?” ifade etmektedir. (Said Nursi, Emirdağ Lahikas? II, Sözler Yay?nevi, ?stanbul, 1959, s. 192)
    Buna göre Bediüzzaman’?n “dindar cumhuriyet” anlay?ş?n?n ana umdeleri de ortaya ç?km?ş olmaktad?r. Bu umdeler din ile cumhuriyet aras?nda bir paralellik olduğunu da göstermektedir.
    Adil cumhuriyet
    Her şeyden önce, cumhuriyetin dayanmas? gereken en önemli prensip “adalet”tir. Bir devletin zulümle payidar olmas? mümkün değildir. Adaletin kelime anlam?, eğri olan bir şeyi doğrultmak demektir. Buna göre adalet toplumda meydana gelen ve hukuk dilinde haks?zl?k olarak nitelendirilen “eğrilikleri” doğrultmak anlam?nda kullan?lmaktad?r. Buna bağl? olarak adaletin esas amac?, kanun önünde herkesi eşit hale getirmektir, fertlerin veya yöneticilerin kimseye haks?zl?k etmemesi, mahkemelerin adalet dağ?tmas?d?r. Birilerine zulmedildiği zaman da bu zulme taraftar olmamak, zalimin değil mazlumun yan?nda yer almakt?r.
    Bediüzzaman’?n cumhuriyetin temel bir niteliği olarak zikrettiği bu adalet kavram?n?n, Kur’an’?n temel kavramlar?ndan biri olduğunu ifade etmemiz yerinde olacakt?r. Cenab-? Allah Kur’an’da adaleti emretmektedir. (Nisa/58, Nahl/90) Zulüm ise Allah’?n sevmediği bir s?fatt?r. (Al-i ?mran/57) Kur’an’a göre Allah, zalimleri hidayete erdirmez. (Al-i ?mran/86)
    “Bir kişinin hatas?yla başkas? sorumlu tutulmaz” anlam?ndaki ayet, adalet-i hakikiyeyi ifade etmektedir. Buna göre, toplum için ferdin feda edilmesi, bir cani için bir geminin yak?lmas? veya bat?r?lmas? mümkün değildir. Hatta doksan dokuz caninin yan?nda bir masum dahi olsa, yine masuma zulmedilip, “kurunun yan?nda yaş da yanar” denilerek onun hakk-? hayat? elinden al?namaz. Cumhuriyetle idare edildiği iddia edilen bir ülkede, bir kaç cani yüzünden bir köyün yak?lmamas? gerekir. Eğer yak?l?yorsa, Cumhuriyetin adalet prensibi tam işlemiyor demektir.
    Meşverete dayal? cumhuriyet
    ?kinci olarak cumhuriyet, meşveret esas?na dayanmal?d?r. Kur’an’da iki ayet meşvereti teşvik etmektedir. (Şura/38, Al-i ?mran/159) Meşveretin nas?l olacağ?, meşveret edilecek kişilerin say?s? ve niteliği örfe b?rak?lm?şt?r. Önemli olan meşveret prensibini ihya etmektir. Dindar bir cumhuriyet idaresi diyebileceğimiz Hulefa-i Raşidin döneminde, t?pk? Peygamberimiz zaman?nda olduğu gibi meşverete gerekli ehemmiyet verilmiştir. Ancak Emevi döneminden itibaren bu meşveret yaşat?lmad?ğ? için, kendi baş?na buyruk idareciler ç?km?şt?r ve zulümler de eksik olmam?şt?r.
    Kur’an’a uygun olan cumhuriyetin bu meşveret prensibi, diktatörlüğü engelleyici bir özellik taş?maktad?r. Bu sistemde fertlerin ağ?zlar?ndan ç?kan kanun değildir. Kanunlar bir dan?şma organ?nda al?nan kararlarla ortaya ç?kar. ?dareciye ise o kanunlar? icra etmek düşer.
    Bu sebeple meşveret keyfi idarenin önünde bir sed oluşturmaktad?r. Burada şunu da ifade etmekte yarar vard?r: Cumhuriyetin önemli bir prensibi olan meşveretin, yani dan?şman?n toplumun bütün tabakalar?nda yerleştirilmesi gerekir. Meşveretin toplumsal altyap?s? oluşmadan tam olarak uygulanabilmesi mümkün değildir.
    Bunun için meşveretin edebiyat?n? yapmak yetmemektedir. Bunun aileden başlayarak uygulanmas? önem arz etmektedir. Bir ailede ortak al?nan kararlar?n uygula-nabilirliğinin daha fazla olduğu ve aile fertleri aras?ndaki dayan?şmay? artt?racağ? da bilinmelidir. Hazret-i Peygamberin, meşveret edenin pişman olmayacağ?n? bildirmesi bu aç?dan önem arz etmekte ve evrensel bir özellik taş?maktad?r.
    Kuvvetin kanunda olduğu bir cumhuriyet
    Diğer taraftan cumhuriyetin üçüncü bir prensibi de, kuvvetin kanunda olmas?d?r. Buna göre böyle bir sistemde kuvvetli olanlar hakl? değil, hakl? olanlar kuvvetlidir. Çünkü kanunlar haks?zdan yana değil, hakl?dan yana olmak mecburiyetindedir. Bu sebeple burada hakl? olan?n üstünlüğünü ve rahatl?ğ?n? görmek mümkündür. Kuvvetin kanunda olmas? prensibinin, adalet ve meşveret prensipleriyle bir bütünlük arz ettiği de anlaş?lmaktad?r.
    “Kuvvet kanunda olmal?, yoksa istibdad tevzi olunur” sözü iyi tahlil edilmelidir. Cumhuriyet idaresi, kanunlara istinat etmezse, o ülkede en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün birimlerde keyfilik ve istibdad hükümferma olur. Böyle bir ortamda herkes kendisine verilen küçücük yetkileri, istibdada alet etme cüretini gösterebilir. ?slam?n da insanlara keyfi muameleyi onaylad?ğ? söylenemez. Cezalar?n hepsinin bir dayanağ? vard?r. ?slam baştan sona bir kurallar manzumesidir.
    Demokratik cumhuriyet
    Cumhuriyetin dördüncü ve beşinci prensipleri de, fikir ve vicdan hürriyetini esas al?p, demokrasi kanunlar?n? içinde bar?nd?rmas?d?r. Bunun için cumhuriyet idareleri demokrasiyi benimsemek, demokratik bir yap?ya sahip olmak zorundad?r. Demokrasisiz bir cumhuriyet tasavvur dahi edilemez. Demokrasi ise gerekli bütün hak ve hürriyetlerin kabul edilmesini gerektirmektedir. Demokrasi Allah’a kul olunan, Allah’tan başka kimseye kul olunmayan bir sistemdir.
    Bir cumhuriyette din ve vicdan hürriyeti teminat alt?na al?nd?ğ? halde, insanlar ibadet hürriyetinden mahrum ediliyorsa, ibadet yapanlara da “mürteci” damgas? vuruluyorsa, burada tam bir demokrasiden ve cumhuriyetten bahsetmek mümkün değildir. Demokrasiyi benimseyen bir cumhuri idarede, herkesi tek tip kafa yap?s?na sahip k?lmaya çal?şman?n ne kadar saçma bir davran?ş olduğunu ve bunun demokrasi, cumhuriyet ad? alt?nda kat? bir istibdad?n uyguland?ğ?n? gösterdiğini görmemek için kör olmak laz?md?r. Bunun için zorla fikirlere ve vicdanlara kelepçe vurmak, cumhuriyetin prensipleriyle bağdaşmaz.
    ?slam da bu esaslar? benimsemiştir. ?slam bir f?trat dinidir. ?nsan f?trat? hiçbir zaman bask? ve zorlamalara tahammül etmemektedir. Allah insanlar?n inanmaya icbar edilmemesini istemektedir. (Baka-ra/256) Onlara bir irade hürriyeti vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen etmez. ?steyen mümin olur, isteyen kafir. (Kehf/29) Bunun d?ş?nda farkl? inançtan olan insanlar?n da ?slam?n ruhuna uygun olan cumhuri sistemde yeri vard?r. Ve onlar?n hayatlar? da, namuslar? da, dinleri de vergilerini vermeleri karş?l?ğ?nda masun k?l?nm?şt?r.
    Cumhuriyetin uygulan?ş biçimi
    ?şte bu prensiplere dayanan cumhuriyet, gerçek bir cumhuriyet olma niteliği kaza-nabilir. Ne yaz?k ki cumhuriyet, ülkemizde başlang?çtan itibaren büyük istismarlara maruz kalm?ş ve incitilmiştir. Said Nursi’nin ifadesiyle siz, “istibdad-? mutlaka cumhuriyet nam?n? verir, irtidad-? mutlak? rejim alt?na al?rsan?z, sefahat-i mutlaka medeniyet ismi verirseniz, cebr-i keyfi-i küfriye kanun ismini takarsan?z”, (Nursi, Şualar, s. 242) o nazenin cumhuriyeti üzmüş, incitmiş, hasta etmiş olursunuz. Elbette ki kanun hakimiyetinin olmad?ğ?, diktatörlüğün izleri görünen ve dinsizliğin dine tercih edildiği ve adaletin yerine zulmün ikame edildiği bir cumhuriyet, gerçek cumhuriyet olma hüviyetinden uzaklaşm?ş demektir. Said Nursi, gerçek hüviyetini kaybeden böyle bir cumhuriyete muhalefet etmenin (muhalif olduğunu söylemenin) de suç teşkil etmeyeceği kanaatindedir. Ona göre böyle bir muhalefet hiçbir hükümette de suç say?lmamaktad?r. (Nursi, Emirdağ Lahikas?, II, Sinan Matbas?, ?stanbul, 1959, s. 127) Burada vurgunun cumhuriyetin kendisine değil, uygulan?ş biçimine olduğu dikkatlerden kaçmamal?d?r. Yoksa cumhuriyet ve demokrasinin gelişmesi, olgunlaşmas?, gerçek ray?na oturtulmas? imkans?z hale gelir. Bu ülkenin cumhuriyetle idare edilmesini gerçekten arzu eden kimselerin, cumhuriyetin eksik uygulamalar?na karş? fikri muhalefet içinde bulunan ve bunlar? seslendiren kimselere karş? tahammül göstermesi gerekir.
    Sonuç
    Türkiye Cumhuriyeti, laik değil, dindar bir cumhuriyet olarak kurulmuştur. Cumhuriyet Halk F?rkas?n?n ilkelerinden biri olarak kabul edilen laiklik, daha sonra cumhuriyetin bir niteliği haline dönüş-türülmüştür. Laikliğin de dindarlara ve dinsizlere ilişmeme prensibi göz ard? edilerek, cumhuriyetin özüyle tezat teşkil eden bask?ya alet edildiği görülmüştür. Laikliğin dinsizlik olarak kullan?lmas? ve istibdada alet edilmesi, birinci meclisin aç?l?ş?nda ve cumhuriyetin ilk kuruluşunda hakim olan “dini” havay? bozmuş, esas?nda cumhuriyeti de isimden ve resimden ibaret olan bir tabelaya dönüştürmüştür. Bir dönem din ad?na ne varsa ortadan kald?r?lmaya çal?ş?lm?şt?r. Cumhuriyet perdesi alt?nda şiddetli bir istibdat dönemi hükmetmiştir.
    Bugüne geldiğimizde, cumhuriyeti övme sadedinde bir taraftan bağ?ms?zl?k, eşitlik ve demokrasi sloganlaşt?r?l?rken, diğer taraftan bu gibi hususlar?n sadece sözde kald?ğ?, baz? insanlara biraz daha fazla eşitlik tan?nd?ğ?, kanun hakimiyeti ad? alt?nda keyfî muamelelerin yap?ld?ğ? da görülmektedir. Bunun için ülkemizde demokrasi görünümü alt?nda gizli bir istibdad?n hüküm sürdüğü tespiti yap?lmaktad?r.
    Ülkemizde yap?lmas? gereken şey, TBMM’nin ilk kuruluşunda hakim olan, demokratik atmosferi tekrar yakalamak, milletin devlet için değil, devletin millet için olduğu gerçeğinden hareket ederek, Cumhuriyeti Müslüman millete bir bask? arac?na dönüştürmekten ç?kar?p onu gerçek hüviyetine kavuşturmak ve dindar bir cumhuriyet oluşturmakt?r.
    Bediüzzaman’?n bu tespitinden anlaş?lacak mânâ, cumhuriyetin sahip olduğu özellikleri de dikkate al?narak “meşveret” anlam?ndaki parlamentoyu tam işletip, meşveretin, toplumun bütün tabakalar?nda yayg?nlaşt?r?lmas?, demokrasinin her kesim taraf?ndan hazmedilip insan haklar?n?n eksiksiz uygulanmas?, kanun hakimiyetinin tesis edilerek, keyfiliklere son verilmesi, adaletin baş?na geçirdiği zulüm külah?n? at?p insanlara huzur ve mutluluk verecek bir araç haline getirilmesi şeklinde olmal?d?r.
    Cumhuriyetin doğru anlaş?l?p tatbik edilmesini, bir avuç idareci elitten bekleme ve ümit etme gafletinden de kurtulunarak, dindar cumhuriyete inanm?ş gönül erlerinin-bir zamanlar Bediüzzaman’?n Meşrutiyeti anlatmak için dolaşt?ğ? gibi-bu ülkeyi fedakarl?klar yaparak gezip dolaşmak ve cumhuriyetin gerçek özelliklerini ve niteliklerini hem hakk?yla yaşay?p, hem de b?kmadan usanmadan anlatma yoluna gitmesidir.
    Halk?n bu hususlarda şuurland?r?lmas?ndan başka ç?kar yol olmad?ğ?n?, geçen zaman çok ac? tecrübelerle ispat etmiştir. Yoksa Said Nursi’nin ifade ettiği gibi, millet demokrasi ve cumhuriyetten habersiz olacak, kendi haklar?n?n da savunmas?n? yapmaktan aciz kalacak, bunun sonucunda bizi idare eden baz? “ehl-i hamiyet”i müstebit yapmaya bile sebep olabilecektir.
    TÜRK?YE DE GELM?Ş GEÇM?Ş YAPILAN ENBÜYÜK H?ZMETLERDEN B?R?S? DE BUNUN DEĞERLEND?R?LMES? OLACAKTIR. ÜSTAN BEN D?NDAR B?R CUMHUR?YETÇ?Y?M DERKEN B?R ANLAMDA CUMHUR?YET D?NLE BERABER OLUR/OLAB?L?R MANASINI KULLANMIŞTIR.
    Konu elff tarafından (06.06.07 Saat 21:18 ) değiştirilmiştir.
    [flash width=200 height=20]http://static.boomp3.com/player.swf?id=041192c5c24f[/flash]

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Said Nursi laiklik hakkinda birsey dememis mi?

    Yorumda sadece "Ben dindar cumhuriyetciyim" dedigi/yazdigi yazilmis...

  3. #3
    Dost istikamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    47

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Said Nursi laiklik hakkinda birsey dememis mi?

    Yorumda sadece "Ben dindar cumhuriyetciyim" dedigi/yazdigi yazilmis...
    Buyrun: http://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=17693&highlight=laiklik

  4. #4
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah razi olsun kardesim.





  5. #5
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı mikerdem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her şeyden önce o kendisinin “dindar bir cumhuriyetçi” olduğunu söylemektedir.
    . Demokrasi Allah’a kul olunan, Allah’tan başka kimseye kul olunmayan bir sistemdir.

    Yoksa Said Nursi’nin ifade ettiği gibi, millet demokrasi ve cumhuriyetten habersiz olacak,

    Üstad Hz.lerinin cümlesi yukarıda. Asla beşeri bir sistem olan demokrasiden bahsetmiyor.
    demokrasi ilahi ve vahye dayanan bütün sistemleri red ettiği halde onu Allah'tan başkasına kul olunmayan bir sistem olarak sunmak ne kadar yanlış.
    Said nursi'nin demokrasiden bahsettiğini söyleyen bir cümlesi varsa lütfen alıntı yapın.
    Onu beşeri bir sistemi savunan birisi gibi takdim etmek büyük bir vebaldir.

  6. #6
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Alıntı yatağanl? Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Üstad Hz.lerinin cümlesi yukar?da. Asla beşeri bir sistem olan demokrasiden bahsetmiyor.
    demokrasi ilahi ve vahye dayanan bütün sistemleri red ettiği halde onu Allah'tan başkas?na kul olunmayan bir sistem olarak sunmak ne kadar yanl?ş.
    Said nursi'nin demokrasiden bahsettiğini söyleyen bir cümlesi varsa lütfen al?nt? yap?n.
    Onu beşeri bir sistemi savunan birisi gibi takdim etmek büyük bir vebaldir.
    yatağanl? abi...
    Bak?n?z, demokrasi kelimesinin geçtiği her yere "beşeri sistem" diye başlayarak yaz?yorsunuz. Size defalarca, "yatağanl? abi, demokrasi konusu şurada konuşulmuştu, lütfen orada bu meseleyi tart?ş?n" diye link verdim, bir defa bile o linke bakmad?n?z. Her seferinde size bir uyar? gönderiyorum, dikkate alm?yorsunuz, ben de buna muhabil mesaj?n?z? siliyorum; bu sefer de feveran ediyorsunuz niye silindi diye. Allah için nedir abi gayeniz? Eğer ki illaki şu "beşeri sistem" hitab?n?za bir yan?t istiyorsan?z, tamam yazacağ?m fakat lütfen bir daha bir konu hakk?nda sadece ilgili başl?kta yaz?n.

    Mesaj?n?zla ilgili fikirlerime gelince...
    öncelikle "beşeri sistem" diye bir kavram, hiçbir müçtehidin, müceddidin ifadelerinde geçmiyor. Hiçbir hadiste, ayette geçmiyor. Hele hele Bediüzzaman "beşeri sistem" diye bir kavramdan asla bahsetmemiş, Risale-i Nur'un hiçbir yerinde böyle bir ifade geçmez. Neden? Çünkü bu ifade, bir tak?m ulema-i su taraf?ndan ortaya at?lm?şt?r, bizim safdil ve tarikatmeşrep ehl-i imanda al?p Allah'?n kelam? gibi kabullenmiştir...

    Münazarat'? bilmiyorum hiç okudunuz mu? Ne anlat?l?yor o kitapta? Bediüzzaman "beşeri bir sistem olan" meşrutiyeti gidip şark vilayetlerinde anlatm?şt?r, oradaki konuşmalardan ibarettir. Ne yaz?yor o kitapta? Meşrutiyeti kabullenmeyenin hayvanl?ktan kurtulacağ?n?... Ne diyor Üstad onlara? Meşrutiyeti kabul edip siz de hayvanl?ktan kurtulun... Bir beşeri sistem hakk?nda Üstad bunu söylüyor değil mi? Gidip onlara "size müjdem var" diyor değil mi?
    Bu cevap asl?nda sizin anlatt?klar?n?za fazlas?yla yeter de, devam edeceğim ben...

    Cumhuriyet bir "beşeri sistem"dir değil mi? Peki Bediüzzaman'?n cumhuriyet hakk?ndaki fikirleri nedir?
    Buyrun, doğrudan Risale-i Nur'dan dinleyelim:

    1935'te Eskişehir Ağ?r Ceza Mahkemesinde "Cumhuriyet hakk?nda fikrin nedir?" sualine cevaben, "Eskişehir Mahkeme Reisinden başka, daha sizler dünyaya gelmeden, benim dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki Tarihçe-i Hayat?m ispat eder" diyerek yukar?da zikredilen "kar?nca hadisesini" anlat?r ve şöyle der:
    "Hulefa-i Raşidîn, herbiri, hem halîfe, hem reis-i cumhur idi. S?ddîk-? Ekber, Aşere-i Mübeşşereye ve Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur hükmünde idi. Fakat, manas?z isim ve resim değil, belki hakîkat-i adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taş?yan, mâna-i dindar cumhuriyetin reisteri idiler." (Tarihçe-i Hayat, 36)

    Evet abi gelin bu bölümü tetkik edelim birlikte. Ne diyor Üstad başta? Ben daha siz dünyaya gelmeden evvel CUMHUR?YETÇ?YD?M. Bu ifade çok aç?k değil mi abi? 5 yaş?ndaki çocuğa bile anlatsan kolayca anlar. Bediüzzaman aç?k aç?k cumhuriyetçi olduğunu, yani "beşeri bir sistemi" savunduğunu belirtmiş. Bediüzzaman'?n takiyye yapt?ğ?n? düşünen varsa eğer, en kara cahildir zaten ki işin oras?na hiç değinmiyorum...

    Devam edelim tetkike... Hulefa-i Raşidin, yani ?slam'?n en doğru ve en mükemmel şeklinde uyguland?ğ? devrin cumhuriyet olduğunu, 4 halifenin de cumhurreisi olduğunu aç?k aç?k yaz?yor Üstad.
    Devam ediyor; hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şeriyeyi taş?yan cumhuriyet... Yani cumhuriyet neyi muhteva etmekteymiş? Adaletin hakikatini vee şeri hürriyeti. Allah için, az?c?k insafla düşünelim, bunlar? bünyesinde toplayan bir sistem küfür olabilir mi? Binler, milyonlar el insaf... Fakat; bir k?s?m dehşetli zatlar, din düşmanlar?, vatan ve millete; özellikle de dine zararl? kişiler; cumhuriyet ad? alt?nda bir tak?m zulümler yap?yorlarsa; bunlar cumhuriyetin değil o kişilerin kötülüğüdür. Buna rağmen; bu gibi şah?slar yüzünden cumhuriyete küfür demek, ne kadar aklidir, ne kadar mant?kidir az?c?k düşünün lütfen...

    "Beşeri sistem" safsatas?n? bir tarafa b?rakt?ktan sonra, mesaj?n?zda söylediğiniz "Asla beşeri bir sistem olan demokrasiden bahsetmiyor ... Said nursi'nin demokrasiden bahsettiğini söyleyen bir cümlesi varsa lütfen al?nt? yap?n."
    Bediüzzaman'?n demokrasiden bahsettiği bir tek cümle istemişsiniz. Risale-i Nur da Üstad "asla" bahsetmiyor demişsiniz. Herhalde Risale-i Nur'u hiç okumad?n?z ki ben bir çok yerde rastlad?m, sizlere de numune olarak birkaç?n? aktaracağ?m.
    Buyrun;

    Nur talebeleriyle Nur risaleleri ve onlar?n bu büyük hizmet-i Kur'âniyeleri Demokrat Hükûmetinin bir büyük hasenesidir ki, mübarek âlem-i ?slâmdaki hareket-i ?slâmiye bu hükûmet-i demokrasiyi takdir ve tahsinle karş?l?yor. Bütün Irak ahali-i Müslimesi ki, Arap, Türk, Kürt, ?ran, bu ?slâmî hizmeti ve kudsî mücahedeyi kemâl-i ferahla karş?l?yorlar. Ve Türkiye'deki Türk kardeşlerimiz, garb?n yanl?ş tesiratlar?na karş? bunlarla mukavemet gösteriyorlar kanaatindedirler. (Emirdağ Lahikas?, 392)

    Yoruma lüzum var m? abi? Çok aç?k ve net bir şekilde; alem-i ?slam'?n hükümet-i demokrasiyi takdir ve tahsinle karş?lad?ğ?n? yaz?yor. Siz alem-i ?slam taifesi içinde değilsiniz heralde...

    Çok daha aç?k ve net bir bölümle devam edelim:

    Filhakîka, müvekkilim, bütün milletle beraber istibdâda karş? mücâdele etmiş, hürriyet ve demokrasinin tesisine çal?şm?ş ve bu hususta husûle gelen muvaffak?yetten dolay? da memnun olmuştur. (Tarihçe-i Hayat, 567)

    Bak?n?z, buras? demokrasinin mahiyetini anlaman?z için çok rahatlat?c? bir yer. Ne diyor Üstad'?n avukat? aç?k aç?k; müvekkilim; Yani Bediüzzaman: hürriyet ve demokrasinin kurulmas?na, tesisine çal?şm?ş; bu hususta gelen muvaffakiyetten dolay? da memnun olmuştur. Üstad demokrasinin oluşmas? için çaba sarf ediyor, 1950'den sonra oluşmaya başlay?nca da bundan memnun oluyor. Eğer ki demokrasi küfür rejimi olsa, Bediüzzaman bunun oluşmas? için çabalar m?yd?. Oluşunca da bunu hiç memnuniyetle karş?lar m?yd?? Hiç düşünmüyor musunuz Allah için... Ya da hiç mi okumad?n?z bunca sene buralar?... Hayret verici doğrusu...

    Netice-i Kelam: Bediüzzaman'?n demokrasiye, Cumhuriyete, meşrutiyete bak?ş aç?s? budur. Ayn? şekilde dört halife devrindeki uygulamalar da bunlarla alakal?d?r. Yani bu kavramlar ?slam'a asla ve kata z?t olmad?ğ? gibi; şeri veya ?slami bir devletin nüzulüne de mani değildir. Zira Bediüzzaman meşrutiyet için "Şeriat?n ruhu" der. Ruhsuz bir şey yaşayabilir mi? ?şte, meşrutiyet ve onunla alakal? tüm bu kavramlar; şeriattan nüzul olmuştur ve şeriat?n ayr?lmaz bir parças?d?r. Aksini iddia edenler; yani bu kavramlar?n ?slam'?n d?ş?nda olduğunu düşünenler; demokrasi hakk?nda, cumhuriyet hakk?nda, meşrutiyet hakk?nda ; hatta ve hatta laiklik hakk?nda Risale-i Nur'dan tek bir menfi cümle getirsinler; ben de bu davamdan vazgeçeceğim. Buna rağmen, özellikle yatağanl? abi siz; hala bu düşüncelerinzie devam edecekseniz; size olan tüm sayg?m? ve muhatabiyetiğimi yitireceğim ve sizin isminizi görünce akl?ma sadece "cerbeze-alud veya taassupkar" biri gelecektir...

    Bu noktada biraz dolmuştum, nas?l yazd?ğ?m? bilmiyorum. Aş?r?ya kaçan ifadelerim için şimdiden muhataplar?mdan helalik istiyorum...
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  7. #7
    rslfrm
    Guest rslfrm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Said Nursi laiklik hakkinda birsey dememis mi?

    Yorumda sadece "Ben dindar cumhuriyetciyim" dedigi/yazdigi yazilmis...
    şakacı

  8. #8
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Serdengeçti kardeşim, samimiyetine inan?yorum. Seni asla k?rmak ta istemem. Gerek senin al?nt?lad?ğ?n yerler, ve gerekse benim şahsen arama motoru ile risalelerin tamam?nda yapt?ğ?m aramalarda demokrasi kelimesini sadece abiler veya mahkemede avukatlar kullanm?şlar. Kullanmalar?ndaki maksat onu savunmak değil, aflar? için onun baz? özelliklerini kullanmak için olmuş. Demokrasiyi savunan bir tek cümle yok. ?nşallah k?zmazs?n.
    Demokrasinin ne olduğunu anlamak benim hayat?mda dönüm noktalar?ndan biri olmuştur. Ancak ban, anlamada bu kadar zorlanmad?m. Bizim sistemimizin ad? şeriatt?r. Şeriat? red edeni biz dahi red ediyoruz.
    Demokrasi ile ilgili bir çok kitap yaz?lm?şt?r. Onun da sistem olarak kurallar? vard?r. ?ncele bak. Mesela demokraside çoğunluğun dediği olur. Çoğunluk mecliste temsil edilir. Meclis oy çokluğu ile zaman?m?zda olduğu gibi mesela zinay? serbest eder. Dinimize göre bütün insanlar toplansa zinay? serbest edemez. Bu sadece bir örnek. Diğerlerini k?yas et.
    Böyle bir sistem nas?l islama uygun olabilir? amma sizler ?srarla bu kelimeyi başka anlamlarda kullan?yorsan?z bu dahi doğru bir hareket olmaz. Meela biz cellada doktor ismini taksak o genede cellat olmaktan ç?kmaz. Bilmem anlatabildim mi?
    lütfen k?zmadan yaz?n!.
    Konu yatağanlı tarafından (17.04.08 Saat 17:14 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    yatağanl? abi, nas?l okuyorsunuz cidden şaş?r?yorum. Demokrasi ile alakal? 2 bölüm aktard?m, sadece biri Üstad?n avukat?na ait. Diğeri, yani hükümet-i demokrasiyi alem-i ?slam'?n tebrik ve tahsinle karş?lad?ğ? bölüm, Üstad'?n ifadesi.
    Ayr?ca, velev ki Üstad'?n ifadeleri olmasa bile; bu ifadeleri Risale-i Nur'a babam m? ekledi yahu? Ayr?ca ben ne yazd?m o kadar, hiçbirini mi dikkate almad?n?z? O kadar iddia ve yoruma karş? bu 2 cümle midir yazd?ğ?n?z yan?t? Hadi her şeyi geçtim, ne yazd?m sonda? Bu kavramlar?n kötü olduğuna dair tek bir cümle getirin vazgeçeceğim dedim. Hadi onu yap?n. Yapm?yorsunuz, neden? ?şte bu abi esefle söylüyorum ki sizin tavr?n?z malesef taassupla ifade edilebilir...
    Cidden hayret ediyorum abi. Fakat şunu da üzülerek görüyorum ki; malesef bu konuda Risale-i Nur'un ve Bediüzzaman'?n fikirlerine fersah fersah uzaks?n?z... Risale-i Nur'a talebe olmak için, onu "kabul ederek" okumak, tetkik etmek gerekiyor, başka yolu yok. Her neyse, görülüyor ki anlaşamayacağ?z. Lütfen bu konuyu bir daha gündeme getirmeyelim, boşverin burada kals?n. O kadar yaz?lana karş? bu tavr?n?z beni cidden üzdü...
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  10. #10
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Eğer sizin şu meseleyi anlaman?za sebep olabilseydim, büyük mutluluk duyacakt?m. Çünkü ben bu konuyu bana öğretenlere hala dua ediyorum. Amma ümitvar?m. ?nşallah bir gün bunlar anlaş?l?r ve beni hat?rlars?n?z.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dindar Cumhuriyet Arayışları
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.10.08, 16:48
  2. Cumhuriyet Bayramı!!!
    By Barla in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 29.10.08, 15:23
  3. Cumhuriyet mi? O Ne?
    By Şahide in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.10.08, 13:33
  4. Cumhuriyet-Mustafa
    By sitem in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.10.08, 11:17
  5. Cumhuriyet Ne Değildir?
    By HakanBa in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.10.07, 16:48

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0