+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Bediüzzaman Neden Ağlar?

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Risâle-i Nur Külliyat?n? okuyan hemen herkesin fark ettiği bir husus vard?r. Risâle-i Nur’un dopdolu olmas?... ?şlediği konular?n önemi aç?s?ndan bak?l?rsa bu son derece normaldir. Bununla beraber içerdiği örnekler ve hikâyeler söz konusu olduğunda da Risâleler bu doluluğundan bir şey kaybetmez. Meselâ örneklerin ve hikâyelerin içinde de hepimiz için ölçüler olabilmektedir. Bilhassa Risâlelerin müellifinin kendi baş?ndan geçen ve Risâle-i Nur’un metinleri aras?na geçirdiği hayat halleri böyledir.
    Hatta baz? durumlarda bir olay birden çok fazla ölçü ve ders verebilmektedir. Bu türden bir olay Bediüzzaman Eskişehir hapsindeyken baş?ndan geçer. Bu hadise Risâleleri tan?yan herkesin az-çok bildiği bir hadisedir. Risâle-i Nur’un belki de en çok okunan yerlerinden birinde yaz?l?d?r ve en temel derslerden biri olarak bilinir. Gelin görün ki bu kadar çok okunmas?na rağmen hâlâ yeni dersler ve ölçüler verebilmektedir.

    Bediüzzaman Said Nursî, Eskişehir hapsinde iken karş?s?ndaki lisede dans eden k?zlar? görür. o­nlar?n haline üzülür, hatta ağlar. Gençlik Rehberi, Meyve Risâlesi, 29. Mektûb gibi birden fazla yerde anlat?lan hadisenin üzerinde bir vesileyle düşününce, bak?n neler düştü benim zihin dünyama:

    Bir kere Said Nursî bu gençlere üzülmüştür. o­nlara k?zmam?şt?r, köpürmemiştir. Ehl-i din için ilk ölçü budur. Sinirlenmemek, k?zmamak. Bir diğer deyişle Bediüzzaman “Vay kâfirler, vay günahkârlar!” türü bir yaklaş?ma kesinlikle girmemiştir.

    ?kinci ölçü: Zaman zaman bu türden k?zg?n ve öfkeli yaklaş?mlar?n yanl?ş olduğu anlat?l?rken, duygusal tepkiler vermenin de yanl?ş olduğu söylenir. Oysa Bediüzzaman’?n yapt?ğ? şey ağlamakt?r. Hatta o kadar samimîdir ki–Meyve Risâlesinin 3. Meselesinde geçtiği üzere—talebeleri “Acaba bir şey mi oldu?” diye merak ederler. Çünkü h?çk?r?klar? hayli şiddetlidir. Yani Bediüzzaman duygular?n? kullanmam?ş da değildir. Ama doğru şekilde kullanm?şt?r. Acaba biz üzülüyor muyuz? Bediüzzaman gibi samimî olabiliyor muyuz?

    Demek ki böyle manzaralar? gördüğümüzde “Ne halleri varsa görsünler” gibi bir yaklaş?m da bizden istenmemektedir. Çünkü ortada sonsuz hayatlar?n? kaybeden, eşref-i mahlûkat olarak yarat?ld?ğ? halde esfel-i safilîne yuvarlanan insanlar söz konusudur.

    Üçüncü ölçü de burada ortaya ç?k?yor. Bu hâle tepkisiz kalmamak! Günah?n, kötülüğün acayip bir biçimde normalleşmeye yüz tuttuğu ahirzamanda bu, ne kadar da önemlidir! Bediüzzaman ağlayarak, üzülerek o insanlara “Size k?zm?yorum, değer vermeye gayret ediyorum” demiştir, ama bu “Yapt?ğ?n?z? normal kabul ediyorum”, “Normal görüyorum” demek de değildir. Tam tersine yap?lan şey doğru değil, normal hiç değildir. Zaten Said Nursî bu yüzden ağlam?şt?r.

    Bu ölçüyü gözden kaç?ran baz? ehl-i dinin ve hususan baz? ehl-i hizmetin tak?nd?ğ? sözümona uzlaşmac? tavr?n günah?n normalleşmesine davetiye ç?kard?ğ? gözden uzak olmasa gerek. Bu normalleşmenin adeta bir bumerang etkisiyle yine dindar insanlar?n dindarl?klar?n? vurduğu da gözlerden kaçm?yor. Böyle bir ortamda Bediüzzaman’?n karş?s?ndaki lise talebelerine ve—asl?nda—günaha karş? tak?nd?ğ? tavr?n önemi çok daha net anlaş?l?yor. Kesinlikle Bediüzzaman günaha karş?d?r, tepkisiz değildir. Ama öylesine ince bir tepki gösterir ki...

    Bütün bu üç kategoride anlatmaya çal?şt?ğ?m ince tepkileri göstermek elbette herkesin yapabileceği kadar kolay değildir. Ancak hemen belirtelim Risâleler zaten bir bütün olarak bu kültürü de vermektedir. Bir Risâle-i Nur talebesinden beklenen de böyle ölçülü davranmakt?r.

    Tüm bu zorluklar? aşsan?z bile uygulanmas? gereken bir dördüncü ölçü daha dikkatimi çekti ve en az ilk üçü kadar zor bir ölçüydü bu:

    Bediüzzaman şiddetli bir biçimde ağlayan kişi olduğu kadar sonra 3. Mesele’yi yazan kişidir de. Yani bu kadar üzülmesine rağmen ümidini kaybetmez. Hatta tam tersine daha fazla gayret göstermeye başlar. Sanki o insanlara “Size üzüldüğüm halde ümidimi de kaybetmiyorum. Ve Gençlik Risâlesini yaz?yorum” demektedir. “Okuyunca ve istifade edince sizin de bu durumdan kurtulman?za vesile olan eserler yaz?yorum. Sizin için Meyve Risâlesini, Haşir Risâlesini, Tabiat Risâlesini... Risâle-i Nur’u yaz?yorum.” Ve yazar Bediüzzaman... Kim bilir? Belki de ağlad?ğ? o lise talebelerinden bile Risâle-i Nurla kendilerini kurtaranlar ç?km?şt?r... Bu kadar çok üzüldüğü halde ümidini kaybetmemek de benim şimdilik alg?layabildiğim son önemli ölçü oluyordu.

    Elhâs?l karanl?k dünyam?za Bediüzzaman’?n gözyaşlar?ndan bile Nurlar aksediyordu...

    Küçük bir not: Bediüzzaman Said Nursî liseli talebelere k?zmadan ağlayarak tepki gösterirken, o­nlar? bu hale sokmak için uğraşanlara, dinsizliği ve ahlâks?zl?ğ? bilinçli ve kas?tl? olarak yaymaya çal?şanlara ise ağlamam?ş ve hatta çok da k?zm?şt?r. Ayr?ca dikkate değer ve incelenmesi gereken bu ölçüyü belirtmeyi de bir eksik ve yanl?ş anlaş?lmaya sebep olmamak için yazmay? bir borç biliyorum.

    Ahmet Tahir UÇKUN
    Konu elff tarafından (06.06.07 Saat 23:33 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Yasaklı Üye hasandemir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    458

    Standart

    İnsanın duygularını nasıl kullanması gerektiğini gösteren enteresan bir yazı.

  3. #3
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart



    Ahmet Tahir Kardeşimiz'den Allah razı olsun. Yeni Asya'daki köşesinde bizleri tefekküresevk eden ve harika hizmet ölçüleri veren güzel yazılar kaleme alıyor. İşte bu da onlardan biri. Bizlere, hizmet ederken takip edeceğimiz yolu ve muhatabımızla münasebetimizde göz önünde bulundurmamız gereken düsturları çok güzel anlatmış.


    Teşekkürler Serdengeçti...
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  4. #4
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart



    Rica ederim.. Ahmet Tahir kardeşle geçen hafta Ankara'da tanışmak nasib oldu. Yazıları çok hoş, herkese okumayı tavsiye ederim...


    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  5. #5
    Pürheves yunusniyazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    160

    Standart

    Guzel bir yazi, yalniz bir nokta var:
    'kullanmak' kelimesinde kasit isin icne giriyor... YAni bir insan davasini tabiatinin bir parcasi haline getirememis ise, Ustadin oradaki durumda bulununca, "simdi aglamam gerekiyor, o halde aglayayim" diyerek, bu hissini kullanmaya calisacaktir...

    Halbuki "niyet bir cihette fitri ahvalin olumudur, tevazuya niyet onu ifsad eder..." ...
    Yani ustad orada duygularini kullanmiyor... Zaten onun mahiyetinde o var... Bir insan suurunun zorlandigi en agir hallerinde bile, komada da olsa, yine ayni tavri sergileyebiliyorsa o davranis tabiatin bir parcasi olmus demektir...


  6. #6
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    QUOTE=yunusniyazi]Guzel bir yazi, yalniz bir nokta var:
    'kullanmak' kelimesinde kasit isin icne giriyor... YAni bir insan davasini tabiatinin bir parcasi haline getirememis ise, Ustadin oradaki durumda bulununca, "simdi aglamam gerekiyor, o halde aglayayim" diyerek, bu hissini kullanmaya calisacaktir...

    Halbuki "niyet bir cihette fitri ahvalin olumudur, tevazuya niyet onu ifsad eder..." ...
    Yani ustad orada duygularini kullanmiyor... Zaten onun mahiyetinde o var... Bir insan suurunun zorlandigi en agir hallerinde bile, komada da olsa, yine ayni tavri sergileyebiliyorsa o davranis tabiatin bir parcasi olmus demektir...
    [/QUO




    "Bana tevili mümkün olmayan bir cümle söyleyin, onunla sizi idam edeyim" Bu söz Napolyon'a izafe edilir. Gerçekten Napolyon'a m? ait bilemem; ancak doğru bir söz olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Zira siz bir sözü, bir cümleyi tenkit gayesi ile okursan?z, mutlaka tenkit edecek bir nokta bulursunuz.
    Yunusniyazi kardeşimiz de öyle yapm?ş. Dikkat edilirse yazar yaz?s?nda bizlere baz? düsturlar, prensipler veriyor. Bunlardan biri de duygularla ilgili. Duygusal tepki vermenin yanl?ş olduğunu söyleyenlere karş?, bunun normal olduğunu, ancak kontrol edilebilir olan duygular? kontrol etmenin lüzumunu anlatmaya çal?ş?rken kontrol edilemeyen ya da kontrol edilmesi çok zor olan duygular?n? da engellemeye çal?şmad?ğ?n? "kullanmak" kelimesiyle ifade etmiş. Tenkit edilecek sadece bu muydu Yunusniyazi kardeş?!
    Konu elff tarafından (06.06.07 Saat 23:35 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Müslüman arı gibi olmalı , yukarıda paylaşılanabenzertefekkür çiçeklerinden öz toplayıp bal yapmalı ...

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Pürheves yunusniyazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    160

    Standart

    [QUOTE=osmanoğlu]
    Alıntı yunusniyazi Nickli Üyeden Alıntı
    Guzel bir yazi, yalniz bir nokta var:
    'kullanmak' kelimesinde kasit isin icne giriyor... YAni bir insan davasini tabiatinin bir parcasi haline getirememis ise, Ustadin oradaki durumda bulununca, "simdi aglamam gerekiyor, o halde aglayayim" diyerek, bu hissini kullanmaya calisacaktir...

    Halbuki "niyet bir cihette fitri ahvalin olumudur, tevazuya niyet onu ifsad eder..." ...
    Yani ustad orada duygularini kullanmiyor... Zaten onun mahiyetinde o var... Bir insan suurunun zorlandigi en agir hallerinde bile, komada da olsa, yine ayni tavri sergileyebiliyorsa o davranis tabiatin bir parcasi olmus demektir...
    [/QUO




    "Bana tevili mümkün olmayan bir cümle söyleyin, onunla sizi idam edeyim" Bu söz Napolyon'a izafe edilir. Gerçekten Napolyon'a m? ait bilemem; ancak doğru bir söz olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Zira siz bir sözü, bir cümleyi tenkit gayesi ile okursan?z, mutlaka tenkit edecek bir nokta bulursunuz.
    Yunusniyazi kardeşimiz de öyle yapm?ş. Dikkat edilirse yazar yaz?s?nda bizlere baz? düsturlar, prensipler veriyor. Bunlardan biri de duygularla ilgili. Duygusal tepki vermenin yanl?ş olduğunu söyleyenlere karş?, bunun normal olduğunu, ancak kontrol edilebilir olan duygular? kontrol etmenin lüzumunu anlatmaya çal?ş?rken kontrol edilemeyen ya da kontrol edilmesi çok zor olan duygular?n? da engellemeye çal?şmad?ğ?n? "kullanmak" kelimesiyle ifade etmiş. Tenkit edilecek sadece bu muydu Yunusniyazi kardeş?!
    Yok aslinda... sizin yaklasiminiz da tenkid edilebilir...
    Konu elff tarafından (06.06.07 Saat 23:43 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ders kitaplarında Bediüzzaman neden yok?
    By YİĞİDO in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.10.11, 15:32
  2. Bediüzzaman Neden 41 Yasin Okuttu?
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03.08.11, 23:47
  3. Bayanlar Neden Ağlar?
    By insirah in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 96
    Son Mesaj: 25.03.09, 17:44
  4. Neden Bediüzzaman?
    By KıL_BeNi_Ey_NaMaZ in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.12.08, 14:00
  5. Bediüzzaman Hazretleri Neden Kabrinin Bilinmemesi?
    By zulmeteveda in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.08.07, 21:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0