+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Bediüzzaman İttihad-ı İslam'ı Hedef Tutuyor

  1. #1
    Dost Levent Bağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    27

    Standart

    Son zamanlarda diyalog meselesi ile ilgili s?rr? bilinmez bir hevesle baz? kardeşlerimizin ziyade yapt?ğ? tahşidattan dolay?, Üstad? Muhterem Bediüzzaman Hazretlerinin esas fikrinin ?sevilerle ittifak yap?lmas? mevzusu olduğu tarz?nda, nazarlar mütemadiyen bu manaya çevriliyor ve Risale i Nurun en mühim maksad? ve gayesi olan ?ttihad ? ?slam mevzusu bu yaklaş?mlar neticesi olarak nazarlardan uzaklaş?yordu..

    Evet ahir zamanda Hristiyanlar?n hakiki dindar ruhanileri ile ittifak yap?lmas? mevzusuna dair Risale i Nurda baz? işaretler verilmişti lakin bundan çok daha önemli olan? ve ?seviler ile ittifak manas?ndan daha önce yap?lmas? gereken ve Üstad?m?z?n bütün hayatlar?nca takip ettikleri en mühim bir gayesine hiç temas edilmiyor, adeta unutulmaya mahkum edilmiş tarz?nda yahut fevkalade bir safderunlukla teferruat? as?l yerine ikame etmek gibi bir yanl?şa düşüldüğünü baz? Nur kardeşlerimizin tarzlar?ndan anlamaktay?z..

    Halbuki as?l hikmet odur ki herşeye değeri kadar ehemmiyet vermek icab eder.. Lüzumundan fazla bir meselede tahşidat yapmak, hele hele as?l takip edilmesi gereken mevzuya hiç temas etmemek, gafletin yahut aldanm?şl?ğ?n alameti olsa gerektir.. Bu parçada nazarlar? as?l mevzuya çevirmek gayesine matufen baz? çal?şmalar? aktar?yorum.Şuur u iman ümidiyle..

    "Bu zamanda en büyük farz vazife, ?ttihad-? ?slam'd?r"

    Risale-i Nur Külliyat?nda ?SLÂM B?RL?Ğ?
    ?ttihad ?lmî Araşt?rma Heyetince Haz?rlanm?şt?r.
    ?stanbul-2000

    TAKD?M
    Müslüman?n gönlünde, fikrinde devaml? olmas? gereken ?slâm Birliği düşüncesidir. Maalesef bu düşünce ve büyük hedef, gerek müslümanlar?n yazd?ğ? kitaplarda, gerekse bas?n yay?n kuruluşlar?nda, radyo ve tv lerde hiç işlenmemekte veya nadiren ele al?nmaktad?r. Bu mesele yani ?slâm dünyas?n?n istiklâliyet sebebi olan ?slâm Birliği mevzuu adeta unutturulmak isteniyor gibi bir manzara görünüyor. Halbuki Risale-i Nur Külliyat?nda, ?slâm Birliği, çokça nazara verilmiş ve "farz-? ayn" diye hükümlendirilmiştir.

    “Bu zaman?n en büyük farz vazifesi ?ttihad-? ?slâmd?r..

    "Azametli bahts?z bir k?t’an?n, şanl? tali’siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ?ttihad-? ?slâmd?r.."

    BED?ÜZZAMAN HAZRETLER? VE ?SLÂM B?RL?Ğ?
    Orijinal tabiriyle ?ttihad-? ?slâm yani ?slâm Birliği düşüncesi ve fikriyat?, müslüman ilim ve siyaset adamlar?n?n üzerine çok düşündükleri ve gerçekleşmesi için çok gayret ettikleri bir mefkuredir. ?slâm mütefekkirleri, maddî ve manevî olarak gerilediğini müşahede ettikleri ?slâm Dünyas?n?n kurtuluşu için bir ümit olarak ?slâm Birliğinin aktif olarak devreye girmesini görmüşlerdir.

    Bilhassa 19. asr?n sonlar?nda ve 20. asr?n başlar?nda bu fikir baz? Müslüman ilim, fikir ve siyaset adam?n? hareketlendirmiş ve bu hususta bir çok eserler yazm?şlar ve faaliyetler yapm?şlard?r. Fakat zemin ve zaman yaver gitmemiş, Avrupa kökenli ideolojiler ve Avrupa meftunu Liderler ?slâm Dünyas?’n?n daha da dağ?lmas?n? sağlam?şt?r.

    ?slâm Birliğinin tahakkuku ve aktif olarak uygulanmas? için Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri çok gayret göstermiştir.. Bu düşüncesini ?stanbul'a ilk geldiği 1907 y?l?ndan sonra, çeşitli vesilelerle gerçekçi olarak ortaya koymuş ve tahakkuku için gerekli şartlar? s?ralam?ş ve ?ttihad-? ?slâm?n tarifini yapm?şt?r.

    Üç devirde yaşam?ş olan Bediüzzaman Hazretleri, hep ?slâm Birliği fikrini savunmuş ve Müslümanlar?n kurtuluşunun bu birliğin gerçekleşmesinde olduğunu ifade etmiştir..

    Yirmibeş sene süren en dehşetli zulüm devrinin sonlar?na doğru, önce iktidar? elinde tutan Halk Partisi idarecilerini ikaz etmiştir. Bu memlekete, ?slâm Dünyas?’n?n eskideki muhabbet ve kardeşliğini kazanmak için yönlerini ?slâm Dünyas?’na çevirmelerini tavsiye etmiştir.. Bu ikazlar? duymayan o zihniyet, o zamanki anlay?ş?yla birlikte, tarihin karanl?k sayfalar?na gömülüp gitmiştir.

    Daha sonralar? ehven-üşşer olarak telakki olunan Demokratlar devri gelmiş ve Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri dine ve dindarlara bir derece yak?n gördüğü bir k?s?m Demokrat idarecilerine ?slam Birliği fikrini çok daha fazla anlatm?şt?r. Hattâ, ?slâm Birliğinin teşekkülü hususunda detayl? bilgiler vermiştir.. Sadece bilgi vermekle kalmam?ş, canl? misallerle meseleyi pekiştirmiştir.

    Buna mukabil baz? Demokrat devlet adamlar? (Menderes gibi), Hazret-i Üstad’?n bu tavsiyelerini nazara alm?ş ve baz? teşebbüslerde bulunmuşlard?r. CENTO gibi baz? kuruluşular?, ?slâm ülkeleriyle birlikte kurmuşlard?. Bediüzzaman Hazretleri bu faaliyetleri ?slâm Birliğinin büyük bayram?n?n bir başlang?c? olarak kabul etmiştir.. Fakat maalesef Demokratlar buna yeterince çal?şmam?şlar sonra da ihtilalle devrilmişlerdir.

    Irak’ta ?slam Birliği için çal?şan Kral ve Başbakan Sosyalist Baas’c?lar taraf?ndan ihtilalle devrilmişlerdir.

    Beynelmilel şer cereyanlar?n?n ve gizli dinsizlerin en büyük korkusu olan ?ttihad-? ?slâm fikriyat?, Müslümanlar taraf?ndan devaml? canl? tutulmal? ve bas?n ve yay?n organlar?nda neşriyat yap?lmal?d?r.. Şu zamandaki menfi gibi olan hal-i âlem nazara al?nmamal?d?r. Nas?l ki baz? kimseler, kendi ideolojilerinin ebediyyen var olacağ?n? telkin ediyorlar, Müslümanlar daha kuvvetli ve hakiki olarak ?slâm Birliğinin gerçekleşeceğine ve devam edeceğine bin kat daha fazla inanmal? ve ?slâm Kardeşliğine çal?şmal?d?r.

    ?SLÂM B?RL?Ğ? NED?R?
    Bediüzzaman Hazretleri, ?ttihad-? Muhammediye (ASM) hareketini en geniş şekliyle ele al?r ve bütün mü’minleri içine ald?ğ?n? beyan eder:

    «Hem de dediler: “?ttihad-? Muhammediyeye (a.s.m.)[1] dahil misin?”

    Dedim: Maaliftihar! En küçük efrad?ndan?m. Fakat, benim târif ettiğim vecihle… Ve o ittihaddan olmayan, dinsizlerden başka kimdir, bana gösterin.» (Divan?-? Harb-i Örfi sh: 11)

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine diyorlar:

    ”Dâima ?ttihad-? ?slâmdan bahsedersin. Sen bize tarif et."
    Cevaben:

    «Lâkin tarif ettiğim ve dahil olduğum ittihad-? Muhammedînin (a.s.m.) tarifi budur ki:

    Şarktan garba, cenuptan şimale uzanan bir silsile-i nuranî ile merbut bir dairedir. Dahil olanlar da bu zamanda üç yüz milyondan[2] ziyadedir. Bu ittihad?n cihetülvahdeti ve irtibat?, tevhid-i ?lâhîdir. Peyman ve yemini,[3] imand?r. Müntesipleri, kàlû belâdan[4] dahil olan umum mü’minlerdir. Defter-i esmâlar? da Levh-i Mahfuzdur. Bu ittihad?n nâşir‑i efkâr?, umum kütüb-ü ?slâmiyedir. Günlük gazeteleri de, i’lâ-i kelimetullah?[5] hedef-i maksat eden umum dinî gazetelerdir. Kulüp ve encümenleri,[6] câmi ve mescidler ve dinî medreseler ve zikirhanelerdir. Merkezi de Haremeyn‑i Şerifeyndir. Böyle cemiyetin reisi, Fahr-i Âlemdir..


    ...Elhas?l: Sultan Selim’e biat etmişim. Onun ittihad-? ?slâmdaki fikrini kabul ettim...

    ?htilâf u tefrika endişesi
    Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.[7]
    ?ttihadken savlet-i a’dây? def’e çaremiz,[8]
    ?ttihad etmezse millet, dağdar eyler beni.[9]

    Yavuz Sultan Selim (Divan?-? Harb-i Örfi sh: 19)


    [1] 1909 da bu isimle kurulan bir cemiyet münasebetiyle sorulu*yor

    [2] 1909 da dünyadaki ?slâm nüfusu

    [3] kuvvetli yemini

    [4] Cenab-? Hakk?n ruhlar? yaratt?ğ?nda "Rabbiniz değil miyim" mealinde buyurduğunda, ruhlar "evet Rabbimizsin" dedikleri zaman

    [5] Allah kelam?n?n, ?slâmiyetin hakikatlar?n?n yay?lmas?na çal?ş*may?

    [6] meclis ve komisyonlar?

    [7] kabrimin köşesinde, rahats?z eder

    [8] düşmanlar?n sald?r?s?n? birlikte defetmek iken

    [9] birleşme olmazsa k?zg?n demirle yüreğim dağlan?r
    Konu elff tarafından (07.06.07 Saat 00:27 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    ?slâm birliği

    Birliği parçalayan as?l etken menfî milliyetçilik duygular?d?r. Yani farkl? yarad?l?ş?n sebeplerinin yanl?ş anlaş?lmas? ve Kur’ân’?n bu konudaki irşad?ndan uzaklaş?lmas?d?r. Bu olumsuz gidişe dur diyenlerin baş?nda ittihad-? ?slâm? yeniden canland?rmay? esas maksat yapan fikir ve dâvâ adamlar? gelmektedir. Hepsinin ortak özelliği, hilâfetin, saltanata dönüşen sembolik haliyle dahi birleştirici bir yönünün olduğu konusundaki kabulleridir.
    ?slâm birliğinin anlam?

    Birinci olarak dünyadaki tüm Müslümanlar?n birlikte hareket edebilmeleridir. “Mü’minler sağlam bir binan?n taşlar? gibidir; birbirlerine kuvvet verirler.” (Süyûti, el-Fethü’l-Kebîr, 2:309) ?kinci olarak ?slâm ülkelerinin ve bu ülkeleri yöneten devletlerin kendi aralar?nda çeşitli alt birlikler ve “tek bir üst ittifak” kurmalar?d?r. Bediüzzaman’?n ifadesiyle; “ittihad-? ?slâm”d?r. O bunu; “Azametli, bahts?z bir k?t’an?n; şanl?, tali’siz bir devletin; değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi” olarak sunar. (Mektubat, Sayfa 452)
    ?nsan olmak şüphesiz tüm dünya insanlar? ile ortak paydam?zd?r. Ancak bu payda dünyaya aittir, geçicidir ve hemcinslerimizle zay?f bir bağ kurar. Vazgeçilmez aslî kimliğimiz ise Müslümanl?ğ?m?zd?r ve bu kimliğimiz birbirimizle dayan?şmay? gerekli k?lar. Tüm insanlar? ?slâma dâvet etmek elbette ki bir Müslüman’?n başta gelen görevlerinden biridir. Ama bu dâvete icabet etsinler veya etmesinler, bütün insanlara karş? adalet ve iyilikle davran?lmas? şartt?r. Yine, Müslüman olmayan topluluklarla verimli ve faydal? diyaloğun temini için de esasen ?slâm ittifak? şartt?r. Bu ittifak ve dayan?şmay? Bediüzzaman, “ibâdet” ve “bu zaman?n en büyük farz vazîfesi” (Hutbe-i Şamiye, s. 94) olarak görür.

    ?slâm birliğini gerekli k?lan sebepler

    Bediüzzaman; Müslüman’lar? birbirine kardeş ve maddî-mânevî yard?mc? yapan temel unsurun ?ttihad-? ?slâm olduğunu ifade etmektedir. (Emirdağ Lâhikas?, s. 336) Birlik ve dayan?şma, ?slâmlar?n birbirinden destek alarak gelişmelerine; Allah’?n ad?n? yayma ve dünyay? anlaml? hale getirmelerine; ?slâm Dünyas?n?n gücünü, varl?ğ?n? ve söz sahibi olduğunu, küresel ortamda “ittihadla” (Nursî, Divan-? Harbi Örfi, s. 57) göstermelerine vesile olacakt?r.
    ?slâm birliği, ?slâm dinine karş? yap?lan ve yap?lacak olan sald?r?lar? bertaraf edecektir. ?slâm ülkelerinin, egemen ülkelerin bask?lar?ndan, sald?r?lar?ndan ve yağmalamalar?ndan kurtulabilmeleri ve hukuklar?n?n korunabilmesi için birlik olmalar? ve güçlenmeleri gereklidir. Nursî’ye göre bu sald?r?lar?n karş?s?nda ancak ittihad-? ?slâm ile durulabilecektir. (Nursî, Emirdağ Lahikas?, s. 271)
    ?slâm birliği, ekonomik fakirliğin ve gelir dağ?l?m?ndaki adaletsizliğin de önüne geçecektir. ?slâm coğrafyas?n?n millî serveti durumunda olan ekonomik kaynaklar da ancak bu sayede korunabilecek ve adil biçimde dağ?t?labilecektir. Böylece Müslümanlar?n fakr u zaruret içinde olduklar? ve bunun da ?slâm dininden kaynakland?ğ? yolundaki yanl?ş fikrin de önüne geçilebilecektir.


    Sünnette ?ttihad-? ?slâm

    Peygamberimiz Medine’ye hicretinden hemen sonra, öncelikle sosyal alanda birliği sağlam?şt?r. Kabilelerin aras?n? düzeltmiştir. Ard?ndan bir anayasa haz?rlayarak siyâsî birliği kurmuş ve geliştirmiştir.
    Hulefâ-i Râşidîn döneminde ve sonras?nda bu siyâsî birlik genişlemiş ve Hilâfetin Osmanl?’ya geçişi ile birlikte daha da büyümüştür. Yavuz Sultan Selim’in ?slâm Birliği çabalar? ve önemli ölçüde başar?ya ulaşmas? bunu göstermektedir. Bu dönem ?slâm’?n muzafferiyet y?llar? olmuştur. Ancak daha sonralar? ?slâm birliği parçalanm?ş ve Müslümanlar güven ve emniyetlerini kaybetmişlerdir.

    Birliğin düşman?; ?rkç?l?k ve çaresi

    Birliği parçalayan as?l etken menfî milliyetçilik duygular?d?r. Yani farkl? yarad?l?ş?n sebeplerinin yanl?ş anlaş?lmas? ve Kur’ân’?n bu konudaki irşad?ndan uzaklaş?lmas?d?r. Bu olumsuz gidişe dur diyenlerin baş?nda ittihad-? ?slâm? yeniden canland?rmay? esas maksat yapan fikir ve dâvâ adamlar? gelmektedir. Hepsinin ortak özelliği, hilâfetin, saltanata dönüşen sembolik haliyle dahi birleştirici bir yönünün olduğu konusundaki kabulleridir. Bu sebeple Bediüzzaman da baz? selefleri ve çağdaşlar? gibi, bütün ?slâm âleminin temsilcilerinden oluşacak demokratik bir meclisin, modern çağ?n Müslümanlar?n?n manevî önderi say?lan halifeyi temsil edeceğini ve birlik beraberlik ihtiyac?n? karş?layacağ?n? savunmaktad?r.
    Bediüzzaman ayr?ca, ittihad-? ?slâm?n, dağ?ld?ğ? noktadan toplanacağ?n? ifade etmiş, Anadolu ve ?stanbul’u bu özelliğinden dolay? terk etmeyi hiçbir zaman düşünmemiş ve “Mekke’de de olsam buraya gelmem lâz?md?.” diyerek mücadelesine y?lmadan devam etmiştir.

    ?slâm milletleri uyan?yor

    Bediüzzaman’a göre; büyük ekseriyeti Müslüman olan baz? milletler, büyüklükleri ve ?slâm tarihindeki rolleri sebebiyle ?slâm birliğinin temel taşlar? hükmündedir. ?slâm birliğinin yeniden tesisi için bu milletlerin uyanmas? gereklidir. Üstelik bu milletler, tarihten ve esaretten ald?klar? dersle uyanmaya ve ittifaka haz?rd?rlar.


    1910’da Rusya’da esarette bulunduğu s?rada Tiflis’te, ?slâm?n parça parça olduğunu söyleyen Rus Polisine Bediüzzaman’?n cevab? şudur: “Tahsile gitmişler. ?şte Hindistan (Pakistan), ?slâm?n müstaid bir veledidir; ?ngiliz mekteb-i idadîsinde çal?ş?yor. M?s?r, ?slâm’?n zeki bir mahdumudur; ?ngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders al?yor. Kafkas ve Türkistan, ?slâm?n iki bahad?r oğullar?d?r; Rus mekteb-i harbiyesinde talim al?yor. ?lâ âhir... Yahu, şu as?lzade evlât, şehadetnamelerini ald?ktan sonra, herbiri bir k?t’a baş?na geçecek, muhteşem âdil pederleri olan ?slâmiyet’in bayrağ?n? âfâk-? kemâlâtta temevvüc ettirmekle, kader-i Ezelînin nazar?nda, feleğin inad?na, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin s?rr?n? ilân edecektir.” (Nursî Sünûhat, s. 84)

    ?slâm birliğinin prototipi; ?KÖ

    ?slâm ülkelerinin kurduğu birlikler içinde en kapsay?c?, en belirgin ve istikbali en parlak olan örgüt 57 üyeli “?slâm Konferans? Örgütü”dür.
    Şüphesiz bu örgüt Birleşmiş Milletlerin alternatifi değildir. Yine bu örgüt, Arap Birliği, Afrika Birliği gibi başka bölgesel örgütlerin alternatifi ya da engelleyicisi de değildir.
    ?slâm birliğine engel olmamak kayd?yla bu tür alt birlikler faydal? olabilir. Ancak alt birlikler için ana tema, Arap ya da Türk milliyetçiliği ve sair d?şlay?c? yaklaş?mlar olmamal?d?r. Nitekim Bağdat Pakt? ya da CENTO Bediüzzaman’?n heyecan duyduğu, ancak akim kalm?ş bir projelerdir.
    ?KÖ’nün, 1969’da kurulmas?na sebep olan Kudüs’ün kundaklanmas? hadisesi de gösteriyor ki, günümüzde olduğu gibi, gelecekte de ?slâm dinine büyük sald?r?lar olacakt?r. Bu sald?r?lar? püskürtmek ve “doğru ?slâm”? güçlü bir ifade ile dünya kamuoyuna anlatmak için bu kuruluşun güçlenmesine ve aktif hale getirilmesine şiddetle ihtiyaç vard?r.
    Yine ?slâm birliğine engel olmamak kayd?yla, Avrupa Birliği ve benzeri birliklere üye olmak da faydal?d?r. Zira ?slâm birliğinin nihaî hedefi, Müslümanlar?n kendilerini, d?ş dünyaya, daha doğru ve huzurlu bir anlay?ş ortam?nda tan?tabilmeleridir.
    ?slâm birliğinin sonraki aşamas? dünya birliğidir. Yani dünyan?n sulh ve sükûn dünyas? haline gelmesidir. Bunun için de Müslümanlarla diğer dinlerin mensuplar? aras?nda işbirliği yap?lmas?na ihtiyaç vard?r.
    Doğuyu ayağa kald?racak ve canland?racak olan vas?talar ekonomi, milliyet gibi sun’î ve dünyevî bağlardan ziyade, kudsî din hisleridir. ?slâm coğrafyas?ndaki birliklerin, dine dayal? birlikler olmas?n?, Kur’ân’da isimleri geçen Peygamberlerin çoğunun Asya’da ç?kmas? ve sosyolojik olgular zorunlu k?lmaktad?r.

    Birliğin şartlar?

    ?slâm ülkelerinin yeniden birlik tesis etmeleri için lâz?m olan ana malzemeler, yani birliğin harc? şunlard?r:
    1- ?slâm birliği için olmazsa olmaz durumundaki birinci şart; Müslümanlar aras?nda ittifak?n sağlanmas? ve mevcut istibdatlar?n sona erdirilmesi, yani ?slâm ülkelerinin demokratik yönetimlere kavuşturulmas?d?r. Ancak demokratik yönetimler sayesinde ?slâm milletleri ittifak edebilir. Bunu Bediüzzaman şöyle ifade etmektedir: “Meşrutiyet-i meşrua; Üç yüz milyondan ziyade ehl-i ?slâm? bir aşîret gibi birbirine rapteder” (Beyanat ve Tenvirler, s. 48)
    Halktan kopuk yöneticilerin başka ülkelerin yöneticileriyle gerçekten ittifak? mümkün değildir. Görünüşteki ittifaklar ise zay?ft?r ve en önemlisi y?k?c? d?ş etkilere aç?kt?r.
    Demokratik sistemi ayakta tutan, demokrasi kültürü ve özellikle örgütlenme özgürlüğü ile gelişen sivil toplum kuruluşlar?d?r. Tüm ?slâm ülkelerinin tam bir hürriyet ortam?n? ve bu arada kamu özgürlüklerini tesis etmesi şartt?r.
    Hürriyetçi demokratik ortam, hem ittifak?n parças? durumundaki devletler içinde ?slâmiyet’i parlat?r. Hem de ittifak?n içine baz?lar?n?n diğer baz?lar?na üstünlük iddias?n?n önüne geçer. Böylece farkl?l?klar korunarak ve farkl?l?klara sayg? duyularak uzun ömürlü bir ittifak kurulmuş olur.
    2- ?kinci şart Müslümanlar?n kendi aralar?ndaki nûrânî bağlar?n fark?na varmalar?d?r. Yani millet; “tenvir ve irşad” edilmelidir. Hac bu bağlar?n anlaş?lmas?na, kurulmas?na ve geliştirilmesine hizmet eden çok önemli bir ibadettir.
    3- ?slâm toplumlar? aras?nda muhabbet duygusunun yerleştirilmesidir. Yani, husumeti yok etmektir: Husumetin cehalet, zaruret ve nifaka yap?lmas?n? öneren Bediüzzaman, özellikle ittihad?n meşrebinin muhabbet olduğuna vurgu yapmaktad?r. (Hutbe-i Şamiye, s. 95)

    ?slâm birliğine giden
    sürecin kilometre taşlar?


    ?slâm birliğinin temel dayanaklar?ndan biri bilgidir. Bilgi toplumu olmak, bilimsel metotlara bağl? kalarak karş?laş?lan her meseleyi, bilimsel verilerle çözmek demektir. K?saca Bediüzzaman, “mârifetin şua-? elektriğiyle” “imtizâc-? efkâr”a oradan da “ittihad” a (Münazarat, s. 113) uzanan bir süreç olarak tarif eder.
    ?slâm birliğinin devletler seviyesinde gerçekleşmesi, öncelikle bu tür bir şuurun her bir ?slâm toplumuna ve bireylere yerleşmiş olmas? ile mümkündür. Bunun için öncelikle o topluluklar?n kendi içlerinde ittifak? sağlam?ş olmalar? lâz?md?r. Başta toplumun sosyal dinamikleri durumundaki dînî cemaatlerin amaç ya da amaçlar doğrultusunda ittifak etmesi bir zorunluluktur.
    Dînî cemiyet ve cemaatlere üye olma veya birleştirme hususlar?nda meslek ve meşreplerde değil de maksatta birleşme olmal?d?r. Meslek ve meşreplerin tümünü tek bir meslek alt?nda toplaman?n hem f?trata, hem de ahlâka uygun olmad?ğ? bilinmelidir. Birbiriyle imtizaç etmeyecek mizaçlar?, sadece birlik sağlamak amac?yla bir araya getirmeye çal?şman?n faydadan çok zarar vereceğini izaha bile gerek yoktur. Bu, “hedefe birlikte yürümek” şeklinde olmal?d?r. Aksi halde Bediüzzaman’?n ifadesiyle; “…taklit yolunu açar ve ‘Neme lâz?m, başkas? düşünsün.’ sözünü söylettirir.” (Hutbe-i Şamiye, s. 105).

    Birliğin olmas? gereken özellikleri

    * Birlik, müsbet ?slâm milliyeti esas? üzerine tesis edilmelidir. Farkl?l?klara sayg?l? olmal?d?r.
    * Tam demokratik bir temsil ve yönetim yap?s?na sahip olmal?d?r.
    * Ç?k?ş noktas? ?slâm milletinin kendi öz varl?ğ? ve değerleri olmal?d?r. BOP gibi d?ş etkenli oluşumlar fayda değil, zarar verir.
    * ?darî yönden federasyona benzer, esnek bir yap?da olmal?d?r.
    * Bir “tek çat?” organizasyonu olmal? ve aynen güneş sistemi gibi uyum içinde bulunmal?d?r. ?slâm güneşinin “câzibesine ittibâ ile muvazene ve âheng-i umumiyeyi muhafaza” (Divan-? Harb-i Örfi, s. 57) etmeli yani dünya bar?ş?n? tesis etmelidir.
    * Bütün mensuplar?na ortak şeref sağlamal? “…herkesi başkas?n?n haysiyet ve şerefiyle şereflendiren…” (Divan-? Harb-i Örfi, s. 57) bir yap?da olmal?d?r. *Birliğin ortak ekonomik, diplomatik ve cayd?r?c?l?ğ? sağlayacak savunma gücü bulunmal?d?r.

    Risale-i Nur Enstitüsü-02.02.2007-Yeni Asya

    Konu elff tarafından (07.06.07 Saat 00:27 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Yeni ?slam Alemi

    Bu gün ülkemiz için, ?slam alemi için ve Risale-i Nur davas? için çok önemli bir dönüm noktas?. Ümit ediyoruz ki, insanl?k, istikbal ink?laplar? içinde en yüksek gür sada olacak bir sesle buluşman?n eşiğinde, birlik ve beraberlik içinde, 11. Söz’ün saray?na dönüşmüş bir dünyada Padişah-? Zişan’?n emirlerine ve O’nun Yaver-i Ekrem’inin (a.s.m.) sözlerine birlikte kulak verme yolunda bir ad?m atar. Bu ad?m?n at?lmas?n?n ard?ndan bütün insanl?ğ? kuşatacak, vahyin ifade ettiği manalar? günümüz insanlar?na ulaşt?racak ve tüm insanl?ğ? ayn? çat? alt?nda birleştirebilecek esnekliği ve şeffafl?ğ? ile Risale-i Nur’un dünya için önemi daha belirgin şekilde gündeme geleceğe benzer. Bu anlamda Nur Talebeliği dünyan?n geleceğini ilgilendiren ve onun selameti ile bağlant?l? bir konumda alg?lanan yeni bir tan?m kazanacak gibi. Alemlerin Rabbi geçtiğimiz on beş-yirmi y?ll?k süreç içinde daha belirgin gözlenebilir şekilde dava mensuplar?na dünyan?n farkl? yöre ve kültürlerinden kat?l?mlarla insanl?k alemini bu yolda şekillendirdiğinin işaretlerini önümüze koyuyor. Bu da f?tri sürecin öze dönmek, f?trat?n?n gereği ve asl? ile buluşmak doğrultusunda işleyeceğini ortaya koyuyor. Dualar?m?z bu sürecin başlang?c?n? oluşturacak bir gün için bu cümleleri ifade etmiş olmak yönünde. Ancak biliyoruz bu gün ya da yar?n o nur bütün muhabbeti ve s?cakl?ğ? ile insanl?ğ? saracak ve insanl?k alemi asl? olan ?slaml?k ile bir şekilde buluşacak. Önümüze ç?kacak her tabloyu da bu aç?dan değerlendirebilmenin rahatl?ğ? ile ve her şeyin Kainat Sultan?’n?n emirleri doğrultusunda şekillendiğini bilmenin güveni ile geleceğe hep umutla bak?yoruz ve bakmal?y?z.

    Avrupa Birliği’nin yirmi beş ülke ve 455 milyon nüfusu ile bizi aras?na alma sürecini başlatt?ğ? bir dönemde, ?slam’?n dünya dini olmas? ve ?slam coğrafyas?n?n Avrupa’y? da içine alacak bir hizmet alan?na dönüşmesi imkan? ortaya ç?k?yor. Bu sürece, Risale-i Nur ve insanl?k ailesine verilecek ciddi mesajlar?n sorumluluğu alt?nda, Avrupa Birliği’ni ifade eden “değerler Avrupas?”na Risale-i Nur patenti ile gireceğimizin manevi boyuttaki hizmet sorumluluğu ile haz?rl?kl? olmal?y?z. Geniş ve kuşat?c? bir bak?ş?n, dar daireden geniş daireye doğru bütün insanl?ğ? kuşatan muhabbet eksenli bir bak?ş?n sahibi olmal?y?z. Bütünleşmenin, kucaklaşman?n, insanl?ğ? ve nihayetinde bütün kainat? içine alan ittihat anlay?ş?n?n filiz vermeye başlad?ğ? bu günlerde Risale-i Nur’u ortak değer yapma arzumuzun tahakkuku için baz? ad?mlar?n fikri zeminlerde at?labileceği kanaati gittikçe yayg?nlaşmaktad?r. Camiam?z içindeki kabiliyetlerin ve meslek erbab?n?n kendi içerisinde organize olmas? ve bir vücudun organlar?na benzer ahenkle çal?şmas? dünyan?n geleceği aç?s?ndan büyük önem arz etmektedir. As?r ihtisas asr?. Herkes bir iş yapmal?, işin ilmi gerekleri ve uygulama pratikliği içinde kadrolar?m?z? takviye etmek ve bu güne başar? ile getiren değerli çal?şanlar?m?z ile beraber iş bölümü ve mesleki disiplin içinde tak?m ruhu oluşturarak güçlü ve zengin bir organizasyon olmak durumunday?z. Medeniyetleri, dinleri ve tarihleri buluşturan bir dinin mensuplar? olarak Risale-i Nur ölçüleri ile herkesi buluşturacak mükemmel organizasyonlar sunmak mecburiyetindeyiz.

    Ekonomik, siyasi ve fikri ak?mlar aç?s?ndan dünyan?n bugün geldiği nokta önemli bir yol ayr?m?d?r. ?nsanl?k bundan sonraki dönemde nübüvvetin ya da felsefenin yolunda gitmeye karar verme durumundad?r. Bu noktada nübüvvet yolunun asr?m?zdaki en parlak temsilcilerinden olan Nur Talebelerine çok önemli vazifeler düşmekte, insanl?ğ?n bundan sonraki geleceğinin belirlenmesinde hayati sorumluluklar onlar? beklemektedir. Risale-i Nur etraf?nda halka tutmuş halis bir grubun sorumluluklar?n?n fark?nda ve ayn? memeden süt emmiş diğer gruplarla da bu ulvi davay? ortak olarak omuzlama azminde olduğu değişik vesilelerle dile getiriliyor. Iş?l ?ş?l ve geleceğe umutla bakan gözlerin ard?ndaki ruhlarda da ayn? duygular?n var olduğu aç?kça gözlenebiliyor. Geldiğimiz bu güzel noktay? kaybetmeyelim, birbirimize olumluluklar içinde teşvik edici yaklaş?mlarla hep mutluluk aş?layal?m. Çünkü insanl?k bizim gayretlerimize, bizim gayretlerimiz ise tükenmez bir enerjiye muhtaç.

    Bütün bu tablolar içerisinde istikbal ink?lab? içerisinde en yüksek gür sadan?n ?slam’?n sadas? olacağ?na dair çok daha fazla ümitvar?z. Allah hepimizin yolunu aç?k ve halis hizmetlerimizi fitnelerden emin eylesin. Bundan sonraki dönemde “?slam alemi” tan?m?n?n tüm dünya coğrafyas?n? içine ald?ğ? ve insanl?ğ?n vahyin bütün alemleri kuşatan muhabbet ikliminde buluştuğu, belki de tüm dünya insanlar?n?n ortak ideali olan dünya kardeşliğinin, dünya refah?n?n daha belirgin yaşanacağ?n? gösteren pek çok emare var. Dualar?n kabule şayan olduğu böyle mübarek ve memleketimiz aç?s?ndan önemli bir günde Üstad’?n “münacat”?na yürekten amin dememiz gerekiyor: “Ey Rabbü’l-Enbiyâ ve’s-S?ddîkîn!

    Bütün onlar Senin mülkünde, Senin emrin ve kudretin ile, Senin irâde ve tedbîrin ile, Senin ilmin ve hikmetin ile musahhar ve muvazzaft?rlar. Takdîs, tekbir, tahmîd, tehlîl ile, küre-i arz? bir zikirhâne-i âzam, bu kâinat? bir mescid-i ekber hükmünde göstermişler.

    “Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Arâdîn! Yâ Hàl?kî ve yâ Hàl?k-? Küll-i Şey!

    Gökleri y?ld?zlar?yla, zemini müştemilât?yla ve bütün mahlûkàt? bütün keyfiyât?yla teshîr eden kudretinin ve irâdetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakk? için, nefsimi bana musahhar eyle! Ve matlûbumu bana musahhar k?l! Kur’ân’a ve îmâna hizmet için, insanlar?n kalblerini Risâle-i Nur’a musahhar yap! Ve bana ve ihvân?ma, îmân-? kâmil ve hüsn-ü hâtime ver! Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i ?brâhim Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağ?, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshîr ettiğin gibi, Risâle-i Nur’ a kalbleri ve ak?llan musahhar k?l! Ve beni ve Risâle-i Nur talebelerini, nef?s ve şeytan?n şerrrinden ve kabir azâb?ndan ve Cehennem ateşinden muhâfaza eyle ve Cennetü’1-Firdevste mesut k?l! Âmin, âmin, âmin!”

    Kaynak:17.12.2004-Risale-i Nur Enstitüsü
    Konu elff tarafından (07.06.07 Saat 00:29 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Şii ve sünnilere İttihad-ı İslam çağrısı
    By ismailce in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.08.12, 06:40
  2. İttihad-ı İslam
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 13.06.11, 15:23
  3. İttihad-ı İslâm
    By Bîçare S.V. in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.03.09, 09:02
  4. İttihad-ı İslam Nerede?
    By Müellif-e in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.01.09, 20:08
  5. Tek Derdim İttihad-ı İslam
    By zulmeteveda in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 05.03.07, 17:19

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0