+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Asılsız Bazı Tenkidlere Cevaplar

  1. #1
    Dost muhakkik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ýstanbul
    Mesajlar
    16

    Standart

    ASILSIZ BAZI TENK?DLERE CEVAP
    Evvela bilinmelidir ki, ?slamiyeti müdafaa etmek yolundaki fedakârane hizmetine zarar vermek isteyen gizli din düşmanlar?n?n tahrikiyle ve iğfalatiyle Bediüzzaman Hazretleri hapishanelerde ve çekilmez musibetler içinde hayat?n? geçirdiği, inkâr? mümkün olmayan bir hadisedir.
    Hem Bediüzzaman Hazretlerinin, ahirzaman fitnesi denen mevcud sefahetlerin manevi tahribat?n? tamir etmek yolunda hayat? boyunca çal?şt?ğ? dahi bedihi olduğundan, Bediüzzaman Hazretlerini tenkid etmek, gizli cereyana yard?m olacağ? hükmü de, milli vicdanda yerleşmiştir. Bununla beraber Bediüzzaman Hazretlerinin dinî hizmeti tenkid edildikçe, O’na olan bağl?l?k daha kuvvetlenmiştir ve kuvvetlenir.
    Esasen dinî sahaya bakan tenkidlerin, önce iyi niyete ve sonra da şer’î delillere dayanmas? şartt?r. Aksi halde tenkidci, muhatab al?nmaz.
    Hatta bahsimize konu olan ve müslüman halk?n hürmet ettiği “Süleymaniye” ismini de kullanarak dini hissiyat? taraflar?na çekmek gibi iddiac?lara münasib düşmeyen bir yol tercih edilmiştir. Ortaya at?lan iddialar dahi çok basit ve tutars?z ve kas?tl? olduğu görüldüğünden nazara al?nmad?. Ancak, o tenkidler sinsice haz?rlan?p yay?lm?şsa, baz?lar?n manevî zarar görmemesi için şer’î ve mant?kî cevablar verilmelidir. Biz de tenkidcileri müstemi’ makamam?nda b?rak?p iyi niyetlileri muhatab alacağ?z. Şöyle ki:
    1- RÜYA MESELES?
    Hz. Bediüzzaman?n rüyas?nda, Resulullah’dan A.S.M. ilim istemesi ve bu rüyan?n manevî feyzinden ilme karş? kuvvetli bir alaka duymas? ve ilimde yükselmesi olan masumane ve meşru rüya hadisesi, tenkid bahanesi yap?l?yor.
    Halbuki as?rlardan bu yana ?slam büyükleri olan mürşidler ve veliler ve hatta avam dairesinde dahi bunun gibi nice rüyalar ve feyizdarl?klar? –bilhassa tasavvuf dairesinde– hayli nakledilmiştir. Din nam?na yap?lan tenkidlerde, bütün müslümanlar?n ortak kabul ettikleri şeriat?n temel kitablar?ndan delil getirmek şartt?r. Bu zamanda böyle bahaneci baz? tenkidciler, şer’î kaynaklardan kaçt?klar? gibi kendi şahsi anlay?şlar?yla baz? ayetlerin k?sa meallerini kaynak makam?nda gösterdiklerinden sözleri değer taş?maz.

    2- ?MAM?YE ANLAYIŞINA BENZETME
    ?şin daha garibi, bu rüya, Alevilik mezhebinin “imamiye, talimiye” gibi kollar?na benzetilmek istenilmiş. Halbuki bu mezheblerin, ak?l, ilim, tefekkür ve naklî delillere değil, sadece mutlak manada imama bağl? kal?nacağ? şeklindeki anlay?şlar?, mezhebler tarihi ve hatta kelam kitablar?nda dahi tafsilatla yaz?lm?şt?r. Halbuki Risale-i Nur eserleri, ilmî ve şer’î ahkâm? esas alm?ş olduğu gibi, Bediüzzaman dahi kendisini sözü dinlecek tek şahsiyet olarak göstermemiştir. Mesela birkaç örnek verelim. Bediüzzaman diyor:
    “Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamam?n? kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. ?şte size söylediğim sözler hayalin elinde kals?n, mehenge vurunuz. Eğer altun ç?kt? ise kalbde saklay?n?z. Bak?r ç?kt? ise çok g?ybeti üstüne ve bedduay? arkas?na tak?n?z, bana reddediniz gönderiniz.” Münazarat:14
    Yani ortaya at?lan sözlerin ve iddialar?n doğruluk ölçüsü, ahkâm-? Kur’aniyeyi gösteren şeriat?n malum temel kitablar?nda yaz?l? hükümler olduğuna, Bediüzzaman Hz. “mehenge vurunuz” sözüyle dikkat çeker.
    Yine Bediüzzaman diyor:
    “Benim çok kusurlu şahs?ma hüsn-ü zan ile verdiğiniz makamlar cihetinde değil; belki vazifeye, hizmete bak?p o noktada bakmal?s?n?z. Perde aç?lsa, benim baştan aşağ?ya kadar kusurat ile âlûde mahiyetim, benden kaçmağa bir vesile olur. Sizi kardeşliğimden kaç?rmamak, pişman etmemek için, şahsiyetime karş? haddimin pek fevkinde tasavvur ettiğiniz makamlara irtibat?n?z? bağlamay?n?z. Ben size nisbeten kardeşim, mürşidlik haddim değil. Üstad da değilim, belki ders arkadaş?y?m. Ben sizin, kusurat?ma karş? şefkatkârane dua ve himmetinize muhtac?m. Benden himmet beklemeniz değil, bana himmet etmenize istihkak?m var. Cenab-? Hakk'?n ihsan ve keremiyle sizlerle gayet kudsî ve gayet ehemmiyetli ve gayet k?ymetdar ve her ehl-i imana menfaatli bir hizmette, taksim-i mesaî kaidesiyle iştirak etmişiz. Tesanüdümüzden has?l olan bir şahs-? manevînin fevkalâde ehemmiyet ve k?ymeti ve üstadl?ğ? ve irşad? bize kâfidir.” Emirdağ Lahikas?:73
    Bediüzzaman Hazretlerinin daha bunlar gibi pek çok beyanlar?, Risale-i Nurda serpilmiş olup, nazarlar şah?slardan kitaba, yani hakaik-? Kur’aniye çevriliyor.
    Şimdi kas?tl? olarak yap?lan iddiada Bediüzzaman?n, mutlak manada sözü dinlenen tek şah?s manas?ndaki “imamiye ve talimiye” ciliğe benzetilmek istenmesi, bilerek hakikat? tahrif ile tersine çevirip hak ve hakikata sinsice taarruzdur !... Ehl-i insaf?n vicdanlar?na havale ediyoruz.

    3- RÜYA ?LE ?RŞAD MESELES?
    Bir de, rüya ile irşad?n yap?lam?yacağ? iddia ediliyor. Üstelik mesele ile alakas? olmayan baz? ayetler, ehl-i ilmin nefret edeceği sathilikle güya delil olarak gösteriliyor. Büyük müfessirlerimizin ve imamlar?m?z?n hükümlerini yok sayarak mezhebsizlik yoluna sap?l?yor. Halbuki, Kur’anda, ehadiste ve dinî şahsiyetlerin tarihçelerinde, yaz?l? olan bu rüya ile irşad hadiseleri mebzuliyetle vard?r. Bu meselenin bedihi oluşu sebebiyle, Merhum Ömer Nasuhî Efendinin Büyük ?slam ?lmihalinden bir örnekle iktifa ediyoruz. Şöyle ki:
    “Mescid-i Nebevî (Peygamberin Mescidi) yap?ld?ktan sonra, ashab-? kiram toplan?p beş vakit namaz? cemaatla k?lmaya başlam?şlard?. Fakat namaz vakitlerini ilân edip bildirmek gerekiyordu. Başka milletlerin ibadete çağr? için boru öttürmek, çan çalmak, yüksek bir yerde ateş yakmak gibi kabul etmiş olduklar? anlams?z işaretler ?slâmiyete yak?şmazd?. Bir aral?k Hazret-i Ömer'in teklifi ile: "Essalâte Camiaten (topluca namaza)" diye seslenildi. Sonra Ensar-? kiramdan Abdullah ibni Zeyd'e rüyas?nda bildiğimiz şekilde ezan öğretildi.” Büyük ?slam ilmihali:546

    4- KUR’AN HAK?KATLARININ ?LHAMEN GEL?Ş?
    Risale-i Nurdaki ifadelerini bozarak hareket eden tenkidcilerin Bediüzzamana atfen bir iddialar? da şöyle:
    “Kur’an?n gizli gerçekleri Risale-i Nur ile birlikte bize iniyor!” denmiş.

    Halbuki Bediüzzaman’?n as?l ifadesi şöyledir:
    الْكِتَابِ cümlesinin sarih bir manas? asr-? saadette vahiy suretiyle Kitab-? Mübin'in nüzulü olduğu gibi, mana-y? işarîsiyle de, her as?rda o Kitab-? Mübin'in mertebe-i arşiyesinden ve mu'cize-i maneviyesinden feyz ve ilham tarîk?yla onun gizli hakikatlar? ve hakikatlar?n?n bürhanlar? iniyor, nüzul ediyor” Şualar: 711 diyerek her asr?n dinî şahsiyetlerin bu ?lahî ihsana mazhariyetleri beyan edilip “şu as?rda bir şakirdini ve bir lem'as?n? cenah-? himayetine ve daire-i harîmine bir hususî iltifat ile al?yor.” Şualar: 711 şeklindeki meşru ve makbul bir ifadeyi, “Kur’an?n gizli gerçekleri Risale-i Nur ile birlikte bize iniyor!” şeklinde bilerek tahrif etmek, aç?k bir garazkârl?ğ?n ve dinî inkişafa sinsi muhalefetin eseri olur.
    Evet, bu paragrafda Kur’an ayetlerinin sarih manas?ndan başka işari manalar?n dahi bulunduğu ve bu işarî manalar?n her as?rda mazharlar? bulunabileceği cihetiyle Risale-i Nur’un dahi feyiz ve ilham yoluyla bir mazhariyeti bulunduğu ifade ediliyor. Bu ise dini ölçüler dairesinde ?slâm ulemas?nca kabul edilmiştir. Tenkitçiler ?slâm’?n dini şahsiyetlerini hatta ehl-i sünnetin hak mezheblerini dahi nazara almamak gibi garip anlay?şlar? olduğu anlaş?l?yor. Çünkü tenkidciler iddialar?n?, güya Kur’andan hüküm ç?karabilme salahiyetinde imişler gibi baz? ayetleri tevilat-? fâside ile tahrif ederek garazlar?na alet ettikleri görülüyor.
    Bediüzzaman Hazretleri, eserlerinde, Kur’an?n mana camiiyeti ve külliyeti hakk?nda izahlar yapm?şt?r. Bunlardan birisi şöyledir:
    Kur’an?n “Lafz?ndaki câmiiyettir. Elbette evvelki sözlerde, hem bu sözde zikrolunan âyetlerden şu câmiiyet aşikâre görünüyor. Evet لِكُلِّ اَيَةٍ ظَهْرًا وَبَطْنًا وَ حَدًّا مَطْلَعًا وَلِكُلٍّ شُجُونٍ وَغُصُونٍ وَ فُنُونٍ olan Hadîsin işaret ettiği gibi; elfâz-? Kur'aniye, öyle bir tarzda vaz'edilmiş ki, herbir kelâm?n, hattâ herbir kelimenin, hattâ herbir harfin, hattâ bâzan bir sükûnûn çok vücuhu bulunuyor. Herbir muhatâb?na ayr? ayr? bir kap?dan hissesini verir.
    Bediüzzaman Hazretleri bir mahkemede iddia makam?n?n tenkidine verdiği cevab?nda diyor ki:
    “...mana-y? sarihî ile, mana-y? işarî ve mana-y? küllî ile hususî ferdlerin fark?n? anlamayan bir cehalettir. Necmeddin-i Kübra ile Muhyiddin-i Arabî gibi binler ülemalar?n küllî hâdiselerine, hattâ nefsin cüz'î ahvaline dair âyât?n mana-y? sarihi değil, işarî manalar?n? beyan sadedinde çok yaz?lar? var olduğu malûmdur. Hem âyât?n mana-y? işarî-i küllîsinde her as?rda efrad? bulunduğu gibi bir ferdi bu zamanda ve bu as?rda Risale-i Nur ve baz? şakirdleri de bulunduğuna eskiden beri ülema mabeyninde makbul bir riyazî düsturu olan ebced ve cifir hesab?yla bir tevafuk göstermek, elbette hiç bir cihetle âyât? şahsî fikirlere âlet ediyor denilmez. Ve böyle diyen büyük bir hata eder ve dekaik-i ilmiyeye ihanet eder.” Şualar: 419
    “Hem dememişiz ki mana-y? işarînin külliyeti budur. Belki diyoruz ki, mana-y? sarihinin taht?nda müteaddid tabakalar var. Bir tabakas? da mana-y? işarî ve remzîdir. Ve o mana-y? işarî de bir küllîdir, her as?rda cüz'iyatlar? var. Ve Risale-i Nur dahi bu as?rda o mana-y? işarî tabakas?n?n külliyetinde bir ferddir ve o ferdin kasden bir medar-? nazar olduğuna ve ehemmiyetli bir vazife göreceğine, eskiden beri ülema beyninde bir düstur-u cifrî ve riyazî ile karineler, belki hüccetler gösterilmiş iken, Kur'an?n âyetine veya sarahatine değil incitmek, belki i'caz ve belâgat?na hizmet ediyor. Bu nevi işarat-? gaybiyeye itiraz edilmez. Ehl-i hakikat?n nihayetsiz işarat-? Kur'aniyeden hadd ü hesaba gelmeyen istihraclar?n? inkâr edemeyen, bunu da inkâr etmemeli ve edemez.” Şualar: 682
    ?şte Risale-i Nur Külliyat’?nda bu manada olarak çeşitli izahlar vard?r.
    Amma tenkidçiler ?slâm âlimleri dairesinde makbul olan anlay?şlara değil, kendi maksadl? anlay?şlar?na bağl? kalarak garip sözler söyleyebilirler. Bu gibi sözleri hakiki müslümanlara tesir etmediği gibi aksine nefret uyand?r?r.
    ?ttihad ?lmi Araşt?rma Heyeti Taraf?ndan Haz?rlanm?şt?r...
    Konu HakanBa tarafından (06.06.07 Saat 03:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Dost muhakkik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ýstanbul
    Mesajlar
    16

    Standart

    ?ttihad ?lmi Araşt?rma Heyeti
    Taraf?ndan Haz?rlanm?şt?r


    5- PEYGAMBERL?K ?THAMI
    Şualar adl? eserin 711. sahifesindeki ifade, çok acib tahrif edilerek son Peygamber olma iddias? şeklinde iftira edildi. Risale-i Nurda böyle ithamlara verilen cevablardan birisi şöyledir:
    “Said Nursî gibi bir ?slâm müellifini böyle siyasî iftiralarla mevzubahs etmek; çok vecihlerle vicdans?zl?kt?r, müdhiş bir gaddarl?kt?r, âdi bir yalanc?l?k derekesine sukuttur.
    Herhangi bir din âlimine, bir bahane ile peygamberlik isnad?n? yapmak, doğrudan doğruya ?slâmiyete bir taarruz ve Kur'ana bir ihanettir.” Emirdağ Lâhikas?-ll sh: 219
    Peygamberimizin A.S.M. son peygamber, yani hâtem-ül enbiya olduğunu, Bediüzzaman Hazretleri şöyle beyan eder:
    kelimesine bak! Bu âyetin her taraf?ndan uçup bu kelimenin baş?na konan letaifi gör. Zira bu âyet, nübüvvet hakk?ndad?r. Nübüvvet mes'elesinde "Beş Maksad" vard?r. Bu maksadlar, beş nükte ve letaiften in'ikas etmiştir. Bu beş letaif, nin sadefindedir. Maksadlar ise:
    1- Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, resuldür.
    2- Ekmel-ür Rusüldür.
    3- Hâtem-ül Enbiyad?r.
    4- Risaleti, âmmedir.
    5- Şeriat?, sair şeriatlar?n mehasinini cem' ile onlar?n nâsihidir.” ?şarat-ül ?’caz sh: 50
    “Demek Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, hâtem-ül enbiyad?r. Mefhum-u muhalifiyle işmam eder ki, ondan sonra peygamber gelmez. Hâtemiyetine hâtem ve imza basar.” ?şarat-ül ?’caz sh: 51
    Evet “Vakta ki, âlem-i insaniyet zaman-? saadetin şems-i saadetiyle uyand? ve müdavele-i efkâr ile, an'anelerinin terkiyle, tebdiliyle ve kavimlerin birbirine ihtilatlar?yla ittihada meyil gösterdi ve aralar?nda münakale ve muhabere başlad?; hattâ Küre-i Arz bir memleket, belki bir vilayet, belki bir köy gibi oldu; bir davet ve bir nübüvvet umum insanlara kâfi görüldü.” ?şarat-ül ?’caz sh: 52
    deki ibtida manas?n? ifade eder. ?btida ise, bir intihaya bakar. ?ntiha, adem-i ihtiyaca delalet eder. Öyle ise o hazret, Hâtem-ül Enbiya'd?r ve âlem-i insaniyetin başka bir resule ihtiyac? yoktur.” ?şarat-ül ?’caz sh: 52
    “Nas?lki Nur-u Muhammedî ve hakikat-? Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, divan-? nübüvvetin hem fâtihas? hem hâtimesidir. Bütün Enbiya, onun as?l nurundan istifaza ve hakikat-? diniyenin neşrinde onun muînleri ve vekilleri hükmünde olduklar? ve nur-u Ahmedî (A.S.M.) cebhe-i Âdem'den tâ Zât-? Mübarekine müteselsilen tezahür edip neşr-i nur ederek intikal ede ede tâ zuhur-u etemle kendinde cilveger olmuştur.
    Hem mahiyet-i kudsiye-i Ahmediye, Risale-i Mi'rac'da kat'î bir surette isbat edildiği gibi , şu şecere-i kâinat?n hem çekirdek-i aslîsi, hem âhir ve en mükemmel meyvesi olmuş. Öyle de hakikat-? Kur'aniye, zaman-? Âdem'den şimdiye kadar hakikat-? Muhammediye (A.S.M.) ile beraber müteselsilen Enbiyalar?n suhuf ve kütüblerinde nurlar?n? neşrederek gele gele tâ nüsha-i kübras? ve mazhar-? etemmi olan Kur'an-? Azîmüşşan suretinde cilveger olmuştur.
    Bütün Enbiyan?n usûl-ü dinleri ve esas-? şeriatlar? ve hülâsa-i kitablar? Kur'anda bulunduğuna, ehl-i tahkik ve ehl-i hakikat ittifak etmişler.” Barla Lâhikas? sh: 324
    Şimdi az bir k?sm? olarak nakledilen ve Risale-i Nurda büyük bir yekün teşkil eden bu sarih beyanlar müvacehesinde Bediüzzaman Hazretlerine dil uzatanlar, ehl-i vicdan nazar?nda ne hale düşüyorlar!...Ve eğer nedamet etmezlerse, huzur-u ?lahide ve mahkeme-i kübrada halleri nice olur!...
    Konu HakanBa tarafından (06.06.07 Saat 03:06 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nurda Bulunan Bazı Hatalar ve Yanlış Anlaşılan Bazı Konular
    By hasan hüseyin akın in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 31.08.15, 17:16
  2. Meleküti, Berzahi, Misali Şeylere Bazı Nümune ve Bazı Esaslar
    By zisangul in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.04.09, 10:46
  3. Cevşen ile İlgili Bazı İddialara Cevaplar
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Dualar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.12.08, 18:12
  4. Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 01.03.07, 11:27
  5. Asılsız iddialara kaynağından cevaplar
    By HakanBa in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.07.06, 15:24

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0