Kanun zoruyla basımı devlet tekeline alınan Risale-i Nur’ların yeni baskılarında skandal tahrifatlar yapıldı. Diyanet’in basıma hazırladığı eserlerin ilk nüshalarında, Bediüzzaman Said Nursi’nin Emirdağ Lahikası’nda kullandığı “Dehşetli bir put kırdım.” sözü, “Dehşetli bir pot kırdım.” ifadesine dönüştürülmüş. Şualar’da yer alan ‘Hata Sevap Cetveli’nde Bediüzzaman’ın Haşhaşi iftirasına verdiği cevap da çıkarılmış.


Kanun zoruyla basımı devlet tekeline alınan Risale-i Nurların yeni yayımlanan baskılarında skandal tahrifatlar yapıldığı ortaya çıktı. Diyanet tarafından basıma hazırlanan Risalelerin ilk nüshalarında, Bediüzzaman Said Nursi'nin Emirdağ Lahikası'nda kullandığı “Dehşetli bir put kırdım” sözü, “Dehşetli bir pot kırdım” ifadesine dönüştürülmüş. Yine Şualar'da yer alan ‘Hata Sevap Cetveli'nde Bediüzzaman'ın haşhaşi iftirasına verdiği cevap da çıkarıldı. Skandalı ortaya çıkaran Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz, Diyanet'in Risaleleri açıkça tahrif ettiğini ve sansür uyguladığını belirtti.


Risale-i Nur Külliyatı'nın basımı, geçtiğimiz kasım ayıyla birlikte devlet tekeline alınmıştı. Ancak Diyanet'in bandrol izni vererek düzenlediği Risalelerin metinlerinde tahrifat yapıldığı tespit edildi. Diyanet'in yayınevlerine dayattığı metinde büyük hatalar bulduklarını anlatan Güleçyüz, "Birinci Meclis'teki meşhur tartışma için Üstad’ın kullandığı ‘Dehşetli bir put kırdım' sözü, Diyanet vizeli Emirdağ'da ‘Pot kırdım'a dönüşmüş.” dedi. Bunun kabul edilebilir bir hata olamayacağını vurgulayarak, "Burada Bediüzzaman, namaza karşı yapılan bir itiraza çok sert ve keskin bir cevap veriyor. Onu bu ‘put kırdım' ifadesiyle anlatıyor. ‘Pot kırdım'da ise mana tamamen farklılaşıyor. Hiç alakası olmayan, manaya oturmayan bir kelime." diye konuştu.

_________________________________________________

Peki bu skandala Üstadın yaşayan talebeleri ne demiş. Durum onların sözü ile daha da vahim hale geliyor. Bu tahrifatı savunmuşlar hatta bahaneler de üretmişler.

risalehaber'in haberi ;

Bediüzzaman'ın talebeleri tahrifat iddalarını yalanladı

Ahmet Aytimur:

Şua'lar eserindeki "Hata-Sevap cetveli"ni Üstadın vefatından sonra Zübeyir abiyle istişare ettikten sonra abiler ekledi.

Said Özdemir

1959'da Üstadımızın bastrırıp verdiği ve "Risale-i Nur budur" dediği risalenin orjinali bende. Bütün abilerin imzası var. O metinde hata-sevap cetveli yok. Ayrıca Üstadımızın Diyanet'e gönderdiği metinde de hata-sevap cetveli yok. Abiler istişare edip karar vererek Hata-sevap cetvelini daha sonra ilave etti.

Put veya Pot kırdım meselesi ise; Osmanlıcada aynı yazılıyor ve iki türlü de okunabiliyor. Bazı yayınlarda "put" bazı yayınlarda da "pot" olarak kullanıldı. Bazı yayınevleri "put" olarak çevirdi. Karışılık bundan dolayıdır. Diyanet'in metni zamanında Ahmet Akseki'ye verilen metindir. Burada bir tahrifat yoktur.

Barla Lahikası ve Emirdağ Lahikası-2 ise tashihatını geç verdiğimiz için gecikti. Onların basılmaması gibi bir durum söz konusu değildir. Nasılki bütün kitaplar basılcak Barla Lahikası ve Emirdağ Lahikası-2 de basılacak.
__________________________________________________

Osmanlıca PUT kelimesi de POT kelimesi de aynı yazılıyormuş da bilmem ne. Hikaye anlatmışlar

Şimdi Üstad hazretleri POT mu kırmış? Nurlarda başka hangi yerlerde POT kırmış? bunu mu araştıracağız

Atatürk ile olan diyalogda Üstad pot falan kırmadı PUT kırdı. Kendi ifadesini tahrip edenleri savunan bu tahribatı meşru görenler Üstada 40 kere talebe de olsa nafile.

Üstada talebe olmak dışında ne meziyetleri var doğrusu artık ondan da şüpheliyim

Sadeleştirme çalışmalarına onca laf edip Nurların ORJİNAL metininde ki bu tahribatı savunanlar kendilerine yeni Putlar edinmişler demektir.
__________________________________________________ _________