+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Değişen Paradigmalar mı? Yoksa Nur Talebeleri mi?

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart Değişen Paradigmalar mı? Yoksa Nur Talebeleri mi?

    Değişen paradigmalar mı? Yoksa Nur talebeleri mi?


    Geçtiğimiz hafta, Yirmi Üçüncü Söz üzerine müzakerelerimiz vardı. Yirmi Üçüncü Söz, Risale-i Nur külliyatında benim en çok sevdiğim, şeker gibi dilime sürdüğüm, fikrime tattırdığım güzide bir eserdir. Neden bilmiyorum, aramızda diğer Sözler’den ayrı bir hukuk var. Belki de lisanının fikrime çok kolay gelmesi, belki de başka bir şey... Nedeninden emin değilim. Fakat bu vesileyle, Emirdağ Lahikası’ndan hareketle, Risale-i Nur külliyatı içindeki metinleri, şu iki başlık altında ayırdığımı belirtmeliyim. Öncelikle, fikrime destek verecek o metni Emirdağ Lahikası’ndan alıntılıyayım:

    “Evet, nasıl ki ehl-i tarikat, seyr-i enfüsî ve âfâkî ile mârifet-i İlâhiyede iki yol ile gitmişler ve en kısa ve kolayı ve kuvvetli ve itminanlı yolunu enfüsîde, yani kalbinde zikr-i hafiyy-i kalble bulmuşlar. Aynen öyle de, yüksek ehl-i hakikat dahi, mârifet ve tasavvur değil, belki ondan çok âlî ve kıymetli olan iman ve tasdikte, iki cadde ile hareket etmişler.

    Biri: Kitab-ı kâinatı mütalâa ile, Âyetü’l-Kübrâ ve Hizbü’n-Nuriye ve Hülâsatü’l-Hülâsa gibi âfâka bakmaktır.

    Diğeri: Ve en kuvvetli ve hakkalyakîn derecesinde vicdanî ve hissî, bir derece şuhudî olan hakikat-i insaniye haritasını ve enaniyet-i beşeriye fihristesini ve mahiyet-i nefsiyesini mütalâa ile, imanın şüphesiz ve vesvesesiz mertebesine çıkmaktır ki, sırr-ı akrebiyete ve veraset-i Nübüvvete bakar. Ve enfüsî tefekkür ü imanî hakikatinin bir parçası, Otuzuncu Sözün, ve “ene” ve “enaniyet”te ve Otuz Üçüncü Mektubun Hayat Penceresinde ve İnsan Penceresinde ve bazı parçaları da sair ecza-yı Nuriyede bir derece beyan edilmiş.”

    Bu kısımda Üstad Hazretleri; fark ettiğiniz üzere, kendi yolunu da ehl-i hakikat başlığı altında iki caddeye ayırıyor. Birincisi; kendisini dışında bırakarak varlığı ve kâinatı izlemek, tefekkür etmek ve ondan Cenab-ı Hakkın marifetine yollar bulmak ki; buna Ayetü’l-Kübra’yı örnek gösteriyor. Biz, Tabiat Risalesi’ni, Otuz Üçüncü Söz’ün pek çok kısmını ve daha başka risaleleri de bu başlığa ekleyebiliriz.

    İkinci olaraksa; kâinatı dışarıda bırakarak, kendi varlığını tefekkür etmeyi bir marifet caddesi olarak izah ediyor ki; buna da yine kendisi “ene” bahsini ve Otuz Üçüncü Söz’ün bazı kısımlarını örnek olarak gösteriyor. İşte biz, bu ikinci şıkka da Yirmi Üçüncü Söz’ün büyük bir kısmını dahil edebiliriz. Gerçi daha önceki yazılarımda dediğim gibi; Risale-i Nur’u böyle kategorize etmek pek doğru değildir. Zira Üstad’ın da yukarıda dikkat çektiği gibi; bazı risalelerin sadece bazı kısımları bir gruba giriyor, diğer kısımları başka yol üzerine devam ediyor. Tıpkı Otuz Üçüncü Söz örneğinde olduğu gibi... Hem afakî, hem enfüsî tefekküre örnekler var o risalede...

    Ben, Yirmi Üçüncü Söz’ü, işte böyle, insanın kendisinden yola çıkarak, yani kendi fıtratını okuyarak Allah’ın idrakine ve imanın gerekliğine ermesi, bunun okumasını yapabilmesi olarak görürüm. Zaten Haşir suresinde; “O Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, Allah da onlara kendilerini unutturmuştur” buyrulmasındaki sır, bir yönüyle belki budur. Yani Allah’ı unutmaya niyet eden insan, kendi fıtratının hakikatlerini de unutmaya niyetlenmiştir veya unutmak zorundadır. Kendisini doğru bir şekilde idrak etmeyi terk etmelidir ki, yüzünü Allah’a çeviremesin. Yoksa fıtrat daima Allah’a yön verir, Allah’ı gösterir. Ve Yirmi Üçüncü Söz gibi, Ene Risalesi gibi bahisler; işte bu yönlendirmenin metodolojisini bize gösterirler.

    Bu noktada, yeri gelmişken, Metin Karabaşoğlu Bey’in konumuzla kısmen alakalı olduğunu düşündüğüm “değişen paradigmalar” tezini de eleştireceğim. Metin Bey, değişen dünya şartları içerisinde cihad-ı manevînin tarzının Tabiat Risalesi’nden Ene bahsine doğru kaydığı yönünde bir fikir beyan ediyor. Ve bunu da, Türkiye’de ve dünyada ilgi görmeye başlayan akımlar ve trendler aracılığıyla destekliyor. Evet, o açıdan bakıldığında fikrinin cazibesine kapılmamak elde değil, fakat hakikatte acaba böyle mi? Ben, biraz aykırı düşününce pek de böyle olmadığını görüyorum.

    Geçen hafta İhsan Kasım ağabeyi ziyaretimizde, kendisi bize bir noktada içimizde yayılmaya başlayan bir zaaftan bahsetti. Doğrusu, onu dinleyince hak vermemek elde değildi. Üstad’ın Otuz Üçüncü Söz’de ve sair sözlerde öğütlediği tefekkür-ü afakî tarzını, yani yukarıdaki birinci caddeyi, doğru kullanmadığımızı ve her nesneye, daha bakar bakmaz, “Allah’ın falanca ismini gösteriyor” diyerek kolaycılığa kaçtığımızı söyledi.

    Siz ne düşünürsünüz bilemem. Ama ben, bu noktada, İhsan Kasım ağabeye sonuna kadar katılmadan edemiyorum. Hakikaten de afakî tefekkürün ilmî tahsile/tedrise bir nebze bağlı oluşu ve aradaki fiil, fail, isim, sıfat, şuunat-zatî silsilesini takip etmenin birazcık nefsimize zahmetli gelişinden dolayı Esma-yı Hüsna tefekkürünü pek zedelemiş gibiyiz. Her nereye baksak, Allah’ın isimlerini görüyoruz, görebiliyoruz bu doğru... Fakat ezber ettiğimiz isimlerini görüyoruz. Ve dikkatinizi çekerim, tıpkı İhsan Kasım ağabeyin dediği gibi ara mertebeleri atlayarak, hemen isme vararak görüyoruz. Nesneyi, fiili, faili, sıfatı hiç hesaba katmıyoruz. Bu da bizim tefekkürümüze, Üstad’ın öğütlediği sisteme zarar veriyor. Tefekkür-ü afakî zedeleniyor, aksıyor. Zevk-i tefekkür dahi kayboluyor.

    Ben şimdi Metin Bey’in “değişen paradigmalar” tezini bu zikrettiklerim üzerine düşününce, aslında değişenin paradigma değil, Nur talebelerinin bakış açısı olduğunu ileri sürüyorum kendimce. Yoksa tefekkür-ü afakî dairesinde yaşanan çatışmalar hâlâ devam ediyor. Hâlâ birileri yüksek ilim koltuklarında oturarak Allah’ın varlığını inkâr ediyor. Evet, belki bugünlerde kimse sokaklarda “Allah yoktur” diye bağırmıyor. Ama aksine; “Allah vardır ve şu, şu şekillerde ispat edilir” diye de kimse bağırmıyor. Sanki bu konularda iki taraf da geriye çekilmiş gibi... Cihad sona ermiş değil, mücahidlerde bir kolaycılık var. İki yönlü bir sessizlik.

    Nasıl ki, Emirdağ Lahikası’ndan alıntıladığım metinde söylendiği gibi; mutasavvıfın iki caddesinden enfüsî olanı galip gelerek ekser mutasavvıflar o ekolden gelmişler; buna bağlı olarak afakî ekolü nihayetinde diğerinden zayıf kalmış. (Çünkü daha kısa ve kolaydır.) Aynen öyle de, bugün de Nur talebeleri, sanıyorum, yine bu iki caddeden enfüsî olana karşı bir meyil taşımaya başladılar. Değişen paradigmalar tezini ben biraz da, değişen Nur talebeleri eşliğinde okuyarak, Risale-i Nur’un iki kanadını beraber yürütmekte asıl mesleğimizin inkişaf edeceğini düşünüyorum. Zira biliyorum: “Küçük âlemde ene, büyük âlemde tabiat gibi tâğutlardandır.” İkisini birden mahvetmek gerek. İkisine karşı cihadın devamı gerek. Yoksa tarikat gibi biz de ahirzaman fitnesinden büyük zararlar görebiliriz. Hasılı; Yirmi Üçüncü Söz okumalarımız boyunca, inşallah, bunu yapmaya çalışacağız.

    Ahmet Ay - RiSALE HABER [ Yazar : Ahmet AY ]


    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu

    1- Sırr-ı veraset-i nübüvvet (a.s) mesleği sohbete,sohbette hayattar bir varis ve vazifedara ve ona uygun muhatabın in-ikas ve insibağ sırr-ı ile hayatlanmasına bakar.. Hemde Akrebiyyeti dahi bu sırra,rabıtaya ve huzura ve ihvana (mürşide) bakar diye anlıyoruz..

    2-23.sözde ''iman bir intisab''dır denilmiş, bu dahi mana-i harfi ile ders verilmiş,yani 1.sözdeki kabile reisinin ismini almaya, o isim ile hareket etmeğide askere kayd(intisab)olmaya ve o sırr ile o kuvveti görüp göstermeye bakar, diye anlıyoruz..

    3-Ene, asr-ı saadette nasıl kullanılmış,Üstad r.ahın hayat seyrine bakınca nasıl kullanılmış,erkan ve varis talebeler nasıl istimal etmişler ene lerini.Hem reşha dahi olsa (kesafeti var) O kesafet nar-ı aşk ile alev alıp,nura dönüp,bir şuaa yapışıp,havaya binmek gerekmezmi, kendi enesi ile bir yere kadar giden ordan ilerisi için hüve li bir ene gerekli değilmidir ? hem kendi enesini istimal ile giden kendine baksın yıllardır nereye gidebilmiş,birde vasıl olanlara baksın enelerini nasıl istimal etmiş diye bakılmalıdır, diye anlıyoruz.

    4-tefekkür, 4. hatvedir. hayal kurmak tefekkür değil,tefekkürün zımnında olursa bir cilvesi olur..Afaki tefekkürde sathi,enfüsi tefekkürde icmali yapmak,ihvana (mürşide) risalelere bakar.. Kendi nefsine muhabbetin mahiyeti ne ise, kendi nefs-i emmaresini (tezkiye olmamış bir nefs) tefekkür veya kesafet halindeki (nahnuya tebdil etmemiş veya hüveyi gösteremiyen) enesine bakmasında öyleler sınıfından olsa gerektir, diye anlıyoruz.

    Allah bizlere iltibas ettiğimiz yerleri tashih etmemizi efendimizin tahti tasarrufunda nasib ede amin..

    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Duayla Değişen Hayatlar
    By Ahsen Nur in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 25.07.08, 13:17
  2. Değişen Sizin Kalbiniz
    By BEYAZ007 in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 16.04.08, 23:47
  3. Değişen Sizin Kalbiniz
    By lasiyyema in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 16.02.08, 12:33
  4. Aşkın Yoksa Sen De Yoksun!
    By mirkat in forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.08.07, 18:42
  5. Değişen Birşey Olmamış:))
    By elff in forum Mizah
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.09.06, 19:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0