Şaban DÖĞEN




Yıllarca komünizmin esareti altında din ve vicdan hürriyetleri çiğnenen Türkî Cumhuriyetlerdeki Müslümanlar fıtrata ters düşen komünizmin doksanlı yıllarda iflasından sonra uzak kaldıkları değerlerine çölde susuz kalan kimsenin suya koşması gibi canhıraş bir gayretle koşmaya başladılar. Ruhları, kalpleri, akılları doyunca diğer muhtaç olanlara da duyarma ihtiyacını duydular.
Bu faaliyet, bu gayret yarasa ruhlu, ışıktan hoşlanmayan kimseleri harekete geçirdi, ülkemizde yıllar önce yaptıkları gibi idareyi tahrik ederek inananlara baskı yolunu denediler. Şimdi Kur’an’ın seçkin bir tefsiri olan Nur Risalelerini okuyan Özbek Nur Talebeleri mahkemedeler. Fakat onlar baskılara rağmen hayat buldukları hakikatlere dört elle sarılma azmi ve gayreti içindeler.
22 Nisan 2009 saat 14.00’de başlayan mahkemede savcı, tutukluların suçunu(!) okur: “244-1. ceza kanunu: içtimaî hayatın âsâyişlerine ve tertiplerine zarar veren makaleleri neşretmek ve dağıtmak 5 seneden 8 seneye kadar hapis cezasına çarptırılır. Ve 244-2. ceza kanunu: Dini, ekstremistik (aşırılık), separatistik, fundamentalistik ve yasak olan cemaatleri kurmak onları yönetmek ve onlara iştirak etmek. 5 seneden 15 seneye kadar hapis cezası verilir” şeklindeki kanun maddelerine göre sorgulandılar.
Hakim sanık İkram Mirajov’u sorguya başlar. İlk kişiye sorar: “Kendinizi tanıtır mısınız? Ve bunlar kimlerdir ve sizin evinizde ne yapıyorlardı?”
Üniversitede öğretim üyesi olan İkram Mirajov okulda ders verme sakinliği içinde hakime “Ben Zavkid’in oğlu İkram Mirajov, 1972 yılında Buhara’da doğdum. Buhara Üniversitesinde matematik doçentiyim. 22 Aralık 2008’de akşam saat 19.00’da kendi evimde misafirlerimle oturmuştum. Bunlar Muzaffer, Batır, Selâhiddin, Suhrat benim komşularım ve onlarla aynı okulda okumuştuk, onlar benim dostlarımdır. Abdurahman ve Bobomurad benim üniversiteden talebelerimdir. Matematikden ve bilgisayardan sualleri ile gelmişlerdi.”
Hakim: “Siz Risale-i Nuru ne zamandan beri biliyorsunuz ve nasıl öğrendiniz?”
İkram Mirajov: “Ben Risale-i Nur’u 1991 senesinden beri biliyorum.
Risale-i Nurdan ‘Küçük Sözler’ Özbekistan’da resmi olarak neşredildi. Taşkent’teki ‘Maveraünnehir’ matbaasında basılmıştır. Risale-i Nur; Kuran-ı Kerim’in manevî bir tefsiri olup, gayesi Kuran’ın imana dair âyetlerini bu asrın anlayışına, ilmî ve aklî ölçüler içerisinde ders verip, insanlarda iman, ahlâk, namus ve vatan sevgisi hissini uyandırıp, topluma birer menfaatli uzuv olmalarını temin etmektir. Hz. Bediüzzaman Said Nursi dünyaca meşhur büyük İslam âlimi bu kitapların müellifidir. “Risale-i Nur eserlerinde terörizm, aşırılık, menfî milliyet ve sair menfî fikirler mevcud değildir.”
Hâkim diğer Nur talebelerine “İkramın sözlerini tasdik ediyor musunuz?” diye sorar. Onlar da, “Evet, tasdik ediyoruz. Hepsi doğrudur” diye cevap verirler. Savcı, “Size namaz kılmayı kim öğretti?” diye bir soru sorunca avukat, “Protesto ediyorum, herkes namaz kılmak veyahut kılmamakta kanunen serbestdir. Bu sual din serbestiyetine muhaliftir” diye karşılık verir.
Savcı ve hâkim cevap bulamayıp birbirlerine bakarak gülüşürler, haksız olsalar da gülüşürler. Bu minval üzere birinci gün biter. Mahkemeye 24 Nisan 2009 Cuma günü devam edileceği kararı alınır. Mahkemedeki diğer savunmalar üzerinde de inşaallah yarın duralım.

05.05.2009

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr