+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Risale-i Nur’da Vicdan Zekası

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart Risale-i Nur’da Vicdan Zekası

    Risale-i Nur’da Vicdan Zekası - 1



    Zekâ kavramı, tanımı ve ifade ettiği anlam bakımından çok boyutlu ele alınmaktadır. Önceleri aklın bir işlevi veya aklın kullanım kapasitesi olarak bilinirken, daha sonraları duygusal zekâ kuramı da işin içine dahil edildi. İş bu aşamada kalmayıp çoklu zekâ kuramı ortaya atıldı ve hemen kabul görüp uygulamaya konuldu.

    Eğitim, pazarlama, iletişim alanlarında bazen 8 bazıları 10 çeşit zekâ kuramına göre metotlar geliştirildi, kitaplar yazıldı.

    Konu kişisel gelişim eğitimleri alanında popüler, fantezi, bilimsel dayanaklara henüz oturmamış zannedilirken ders kitaplarında çoklu zekâ yaklaşımı uygulamaya konuldu bile. İlköğretimde ders kitaplarının bakanlık tarafından hazırlanıp dağıtılmış olması müfredatlarda bu hızlı değişimin yerinde bir uygulama olduğu söylenebilir.

    Her ne kadar sınırlı bilgilerini geliştirmemiş, rutin tekrarı tecrübe telakki eden ve son kullanma tarihi geçmiş, eğitimde 30 yılını aşmış öğretmenler yeni sisteme uyum sağlayamadılarsa da uygulamanın başlatılması eğitim sistemimiz açısından olumlu bir yaklaşımdır.

    İstihdam güvencesi ve ihtiyacın üzerinde fakültelerden mezun olan genç nesil öğretmen adaylarına uygulanan KPSS sınavı ve yüksek puanla öğretmen olabilme uygulamasının eğitim sistemi açısından orta ve uzun vadede olumlu sonuçları olacağı muhakkaktır.

    Eğitim ve öğretim sürecinin sonucu beklenen; bilgi, beceri ve davranış değişiminin insanların birey ve toplum hayatında pozitif değişime vesile katkısıdır. Yani öğrenme süreci sonunda insanın beklentilerine erişmesi, maddi ve mânevi olarak mutlu olması demektir. Yani hem dünya hem ahretini kazanmasıdır.

    Bu meyanda Risale-i Nur’un insanların birey ve toplum hayatındaki hızlı değişim sürecine katkısı olayına baktığımızda, “Acaba çoklu zekâ konusunun Risale-i Nur’da karşılığı var mı?” diye merak edilebilir.

    Evet, Risale-i Nur’da çoklu zekâ kuramı bir çok yerde konuların gereğine göre yer almaktadır. Bunları üç kategoride ele almak mümkündür.

    BİRİNCİ KATEGORİ, ÇİFT ZEKÂ
    Akıl ve Kalbin imtizacı veya Zihinsel Zekâ (IQ) ve Duygusal Zekâ (EQ)
    Kastamonu Lahikasında Risale-i Nur talebelerinin imanla kabre girebilmeleri müjdesine vesile olan akıl ve kalbin imtizacını, yani iki zekâ yaklaşımı görülebilmektedir:

    “Birinci Şuada iki üç ayetin işârâtında, Risaletü’n-Nur’un sadık talebeleri imanla kabre gideceklerine ve ehl-i Cennet olacaklarına dair kudsi bir müjde ve kuvvetli bir beşaret bulunduğu gösterilmiştir. Fakat bu pek büyük meseleye ve çok kıymettar işarete tam kuvvet verecek bir delil ister diye beklerdim, çoktan beri muntazırdım. Lillahilhamd, iki emâre birden kalbime geldi:

    Birinci emare: İman-ı tahkiki ilmelyakinden hakkalyakine yakınlaştıkça daha selbedilmeyeceğine ehl-i keşif ve tahkik hükmetmişler ve demişler ki: ‘Sekerat vaktinde şeytan vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebilir.’ Bu nevi iman-ı tahkiki ise yalnız akılda durmuyor. Belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letaife sirayet ediyor, kökleşiyor ki, şeytanın eli o yerlere yetişemiyor. Öylelerin imanı zevalden mahfuz kalıyor."
    Bu iman-ı tahkikinin vusulüne vesile olan bir yolu, velayet-i kâmile ile keşif ve şuhud ile hakikate yetişmektir. Bu yol ehass-ı havassa mahsustur, iman-ı şuhûdîdir.

    İkinci yol, iman-ı bilgayb cihetinde, sırr-ı vahyin feyziyle, bürhanî ve Kur’ani bir tarzda akıl ve kalbin imtizacıyla, hakkalyakin derecesinde bir kuvvetle zaruret ve bedâhet derecesine gelen bir ilmelyakinle hakaik-i imaniyeyi tasdik etmektir.

    Bu ikinci yol Risaletü’n-Nur’un esası, mayası, temeli, ruhu, hakikati olduğunu has talebeleri görüyorlar. Başkalar dahi insafla baksa, Risaletü’n-Nur hakaik-i imaniyeye muhalif olan yolları gayr-ı mümkün ve muhal ve mümteni derecesinde gösterdiğini görecekler."

    Akıl zihinsel zekâyı, kalp ise duygusal zekâyı da ifade eder. Beynin işleyişi ile bilinen iki fonksiyon ve iki beyin işlevi buluşunda aynı konu ile örtüşen bir tespit vardır.

    Sağ beyin işleyişi kalbin fonksiyonlarını, sol beyin ise aklın, zihnin fonksiyonlarını idare etmektedir.

    Beyni etkin kullanabilmenin şartı ise iki beyni birlikte kullanmak gereği bilimsel olarak ispat edilmiştir. Bütün iletişim ve eğitim kurgulamalarında artık bu husus dikkate alınmaktadır. (Devam edecek)

    Dursun Sivri - http://www.risalehaber.com/yazar_3386_519_Risale-i-Nur’da-Vicdan-Zekâsi-(1).html
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart Risale-i Nur’da Vicdan Zekâsı (2)

    Risale-i Nur’da Vicdan Zekâsı (2)


    KİNCİ KATEGORİ, DÖRT TEMEL ZEKÂ


    Vicdan zekâsı veya dört temel zekâ

    Vicdan, hakkaniyet, doğru yanlış kavramının, ölçüsünün referansıdır. Bütün duyu ve duyguların inkişafı gibi vicdanın da inkişafı gerekmektedir. Vicdanın tekâmülü, geliştirilmesi lazımdır. Yaratılışta vicdanda bu cevher vardır. Ancak vicdanın ham cevheri doğru muameleden geçmezse, nefis ve hayvani duygular inkişaf eder ki, vicdanı bastırır köreltir.

    “Vicdanın anâsır-ı erbaası ve ruhun dört havassı olan "irade, zihin, his, lâtife-i Rabbaniye" her birinin bir gayetü’l-gàyâtı var:

    1.İradenin ibadetullahtır.
    2.Zihnin, mârifetullahtır.
    3.Hissin, muhabbetullahtır.
    4.Lâtifenin, müşahedetullahtır.

    Takvâ denilen ibadet-i kâmile, dördünü tazammun eder. Şeriat, şunları hem tenmiye, hem tehzip, hem bu gayetü’l-gàyâta sevk eder.(Hutbe-i Şamiye’nin Zeylinden)

    ***

    Stephan R.Covey, “Etkili insanların 7 alışkanlığı “ kitabı ile ün kazanmış. Bu yedi alışkanlıklar konusu da ayrı bir yazı konusu olmakla beraber kısaca hatırlatmak isterim ki, Meyve risalesinin dördüncü meselesindeki mütedahil daireler misalindeki öncelikli vazifeler sıralamasına benzer analiz yapmıştır. Merak edenlere karşılaştırmalı mütâlâ etmelerini tavsiye ederim.

    Yine, Stephan R.Covey, “8.Alışkanlık , Bütünlük” kitabında 4 temel zekâ kuramı üzerinde duruyor.
    1.Ruhsal Zekâ (SQ)(Vicdan zekâsı da diyor)
    2.Zihinsel Zekâ(IQ)
    3.Beden zekâsı(PQ)
    4.Duygusal zekâ(EQ)

    İnsanın tekâmülü, gelişimi 4 temel zekâsını geliştirmesi ile mümkündür.
    Bu kategori Risale-i Nur’da Mektubat eserinin giriş bölümünde aynen şöyle, veciz şekilde ifade edilmektedir.

    1.“Katiyen bil ki, hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.

    2.Ve insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır.

    3.Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır.
    4.Ve ruh-u beşer için en hâlis sürur ve kalb-i insan için en sâfi sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir.” (Mektubat, 20. Mektubun girişi)

    Vicdanını, Allah’a imanını kuvvetlendirmekle geliştirecek,
    Aklını, zihnini, “Nasıl Bir Allah?” sorusunun cevabını bulduğu Marifetle, pozitif ilimlerle geliştirecek,
    Bedenini ise, elmahareti, eksersiz, spor, sanatsal yeteneklerini geliştirmekle,
    Kalbini ve duygularını ise, “teceddüt ve tekrar eden ibadetle” geliştirecektir.
    Ehl-i tarikat ve tasavvufun, Seyr-i süluk yolu ile 40 yılı bulan tekâmül sürecini 15 güne indiren sır buradadır. Hızlı değişim, hızlı tekâmül sırrı….İman, marifet, ibadet ve muhabbet…..


    ***

    ÜÇÜNCÜ KATEGORİ ÇOKLU ZEKÂ

    Latifelerin zekâsı veya Çoklu Zekâ Yaklaşımı
    Lâtifeler her ne kadar 10'u iştihar etmiş (meşhur olmuş) ise de Risale-i Nur’da letaif-i aşere birkaç farklı onlu kategoride bahsedilirken toplam 17 kadar latife sayılıyor.

    “Aziz, sıddık, meraklı kardeşim Refet Bey,
    Mektubunda letâif-i aşereyi sual ediyorsun. Şimdi tarikati ders vermek zamanında olmadığımdan, tarik-i Nakşî muhakkiklerinin letâif-i aşereye dair eserleri var. Şimdilik vazifemiz ise, istihrac-ı esrar olduğundan, mevcut mesaili nakil değildir. Gücenme, tafsilât veremiyorum. Yalnız bu kadar derim ki:
    Letâif-i aşere, İmam-ı Rabbânî kalb, ruh, sır, hafî, ahfâ, insanda anâsır-ı erbaanın herbir unsurdan o unsura münasip bir lâtife-i insaniye tâbir ederek, seyr-i sülûkta her mertebede bir lâtifenin terakkiyatı ve ahvâlinden icmâlen bahsetmiştir.

    Ben kendimce görüyorum ki, insanın mahiyet-i câmiasında ve istidad-ı hayatiyesinde çok letâif var; onlardan on tanesi iştihar etmiş. Hattâ hükemâ ve ulemâ-yı zahirî dahi, o letâif-i aşerenin pencereleri veyahut nümuneleri olan havass-ı hamse-i zahirî, havass-ı hamse-i bâtına diye, o letâif-i aşereyi başka bir surette hikmetlerine esas tutmuşlar.

    Hattâ avâm ve havas beyninde teâruf etmiş olan insanın letâif-i aşeresi, ehl-i tarikin letâif-i aşeresiyle münasebettardır. Meselâ vicdan, âsab, his, akıl, hevâ, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye gibi letâifi, kalb, ruh ve sırra ilâve edilse letâif-i aşereyi başka bir surette gösterir. Daha bu letâiften başka sâika, şâika ve hiss-i kablelvuku gibi çok letâif var. Bu meseleye dair hakikat yazılsa çok uzun olur”(Barla Lahikasından)

    Risale-i Nur bakışı her latifenin bir midesi vardır denilmektedir. Her midenin kendine has gıdası ve ihtiyacı da olacağından lâtifelerin tatmini insan tekâmülünün de şartıdır.

    Zekâ kavramı tek telime ile tanımlayacak olursak;
    Zekâ, farkındalık demektir. Farkında olmak demek aramasını, istemesini bilmektir. İsteyen ve arayan ne istediğini bilirse bulur. Bunun da başlangıcı soru sormaktır. Cevaplar da soruların içindedir.

    Farkındalığın tersi ise ülfettir. Cehli mürekkebin hemşiresi ülfet …..

    Ülfet perdesini kaldıran, milyonlarca satmış, dünyaca meşhur olmuş, merak saiki ile incelediğimizde sahip olduğumuz hazinenin farkına varmaktır. Araştırmak, merak etmek ülfet perdesini kaldırmak için çok gereklidir.

    Dursun Sivri - http://www.risalehaber.com/yazar_3479_519_Risale-i-Nur%E2%80%99da-Vicdan-Zek%C3%A2si-(2).html

    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Türkiye’de ve Alem-i İslam’da İttihad, Risale-i Nur’un Farz Vazifesidir
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.05.11, 10:11
  2. Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Din ve Vicdan Özgürlüğü
    By SeRDeNGeCTi in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 19.09.09, 00:30
  3. Risale-i Nur Külliyatı’ında geçen ‘ Nur’ kelimeleri (1)
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.06.09, 12:52
  4. Risale-i Nur Külliyatın’da Geçen “Bîçare’ler”
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 12.06.09, 14:54
  5. Risale-i Nur'dan Duyular ve Duygular/Vicdan,Kalp..
    By Abdulbaki in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 103
    Son Mesaj: 08.03.07, 18:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0