+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Robert Miranda (Davut Ali Selam) "Barla’da Bediüzzaman’ı Yaşadım"

  1. #1
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart Robert Miranda (Davut Ali Selam) "Barla’da Bediüzzaman’ı Yaşadım"

    Robert Miranda(Davut Ali Selam) Barla’da Bediüzzaman’ı aşadım

    Geçtiğimiz hafta sonu yönetim kurulumuzla birlikte İstanbul’da hizmetlerimizle ilgili üç güzel toplantı yaptık. İnşaallah bunların semeresini kısa zamanda hep birlikte yaşar ve yaşatırız.

    İstanbul’dan da genel müdürümüz ve abone müdürümüzle beraber İzmir’e gittik. Gayemiz, gazetemizin okuyucularına mübarek Ramazan ayında vermeyi tasarladığı promosyon hakkında o bölgede bulunan okuyucu ve temsilcilerle fikir teâtisinde bulunmak ve diğer güzel projeleri yerinde paylaşmaktı.

    Bu güzel faaliyet benim için güzel bir tevafuka da sahne oldu. ABD’li yazarımız Robert Miranda,—Müslüman olduktan sonraki adıyla Davud Ali Selâm—ve çok değerli ilim adamı, kırk yılı aşkın ABD’de bulunan Prof. Dr. Süleyman Kurter Hocamızın birkaç günden beri İzmir’de olduğunu öğrendim.
    Prof. Dr. Süleyman Kurter Ağabeyin ismini, risâleleri tanıdığım 1970 yılında kendi memleketi olan Kırıkhan/Hatay’da görev yaparken duymuştum ama hiç görüşmemiştim. Bu güzel tevafuk sonucu, üç dört saat İzmir büromuzda Y. K. üyemiz muhterem Hasan Şen Ağabey, yılların hizmetkârı Selahaddin Akyıl Ağabey ve diğer ehl-i hizmet ağabey ve kardeşlerin de bulunduğu bir sohbet ortamında muhabbetimiz devam etti.

    Bir gün önce İzmirlilerin rehberliğiyle Barla’ya giden bu değerli misafirlerimizden Davud Ali Selâm kardeşimize Barla hakkındaki hissiyâtını sordum. İçten ve samimî anlatışından çok etkilendim. Bu hissiyâtı kayıtlara geçirmek istedim ama yanımda kayıt cihazım olmadığı için belli bir zamandan sonra söylediği fikirleri tekrar etmesini istedim:
    O İngilizce konuşarak tekrar ederken, alabildiğim beni çok etkileyen hissiyâtlarını ve müstesna fikirlerini siz değerli dostlarla paylaşmak istedim.

    “Bediüzzaman’ın bulunduğu mübarek mekânlara Barla ve Isparta’ya gitmişsiniz, intibâlarınızı ve hislerinizi bizimle paylaşır mısınız?” diye sordum.
    “Hay hay memnuniyetle.

    “Bediüzzaman’ın risâleleri yazdığı mekânlarda dolaşırken, onun evinin penceresinden dünyaya bakarken, o büyük çınar ağacına tırmanmasını, bahçe ve kırlarda gezmesini, kısacası bütün tabiatla beraber olup, kırıksız ve kesintisiz, insanlığı ve kâinatı kuşatan hakikatlere ulaşmasının sırlarını ve o andaki hâlet-i ruhiyesini yaşamaya çalıştım.
    “Onun gezip dolaştığı yerleri gezerken, kalbine ilhâmen gelen o müstesna fikirlerin çok yüksek bir İlâhî ilham olduğunu ve onları, ruh ve kalp dünyasının o temizlik ve berraklığıyla, en ilmî, en modern bir şekilde, insanlığın ihtiyaç ve anlayışına uygun olarak insanlığın önüne koyduğunu bütün netliğiyle hissedebildiğimi sanıyorum.

    “Barla’daki evinde, o basit mekânda durup, pencereden tabiata bakıp, oradan dünyayı seyredip bazı fikir ve hükümler çıkarmak bizim için çok zor. Fakat Bediüzzaman için o günkü şartlarda çok kolay olduğu gibi ileriki zamanlar ve insanlar için bir birikim ve güç olduğunu hissedebildim.
    “Bediüzzaman’ın, o günün dünya ve Türkiye şartlarında evinin penceresinden ve çınar ağacının dalları arasından dünyayı seyrederken, inananların, İslâmiyet’i ve modern çağın gereklerini ‘hakikat mesleğine’ uygun olarak yaşayabileceklerini ortaya koymasının ne kadar önemli olduğunu ve bunu başaramazlarsa çok şeylerde geride kalacaklarının plânlarını ve tesbitlerini en mükemmel bir şekilde yaptığını hissettim.

    “O günkü ve bugünkü şartlarda demokrasiyle İslâmiyet’in nasıl te’lif ve tefsir edileceğinin, teknolojiye karşı mevcut şartlarla nasıl mücadele ve cihad edileceğinin ve bu tür sosyal hayatta nasıl ayakta kalınıp yaşanabileceğinin çözümlerini burada ürettiğini bütün kalbimle hissettim.
    “Bediüzzaman’ın evinde bulunan her şey ve o günkü şartlarda yazılan kitapların hepsi sanki cansız varlıklar değil, cıvıl cıvıl yaşayan canlı belgelerdi. Yüreğimin, ruhumun ve bütün hislerimin onlara yakînen dokunduğunu hissettim.
    “Bunlar o kadar canlı belgelerdi ki, bugünün şartlarında yaşayan biz Müslümanların nasıl ve ne şekilde yaşayacağının kesin hatlarla sınırlarını gösteren, İslâmiyet’i incitmeden, Müslüman’ı da zora sokmadan mevcut hayat şartlarında nasıl meşrû dairede kalıp ayakta kalabileceğimizi ve yaşayabileceğimizi gösteren yaşayan canlı belgelerdi.
    “Bediüzzaman, Müslümanlara ‘hürriyet ve demokrasi’ fikrini ve gerçeğini hissettirdi. İnsanlığı teknolojinin esiri olmadan onu İslâm’ın ve insanlığın emrinde kullanabileceğimizi öğretti. Teknolojinin, demokrasinin, hak ve hürriyetlerin var olduğu dünyada, İslâmiyet’in gölgede kalmadan bunlara hâkim olabileceğini ve birlikte yaşanabileceğini ortaya koydu.
    “Onun bulunduğu mekânlarda dolaşırken, onun yazdığı kelimelerin, cümlelerin, eserlerin ne kadar kuvvetli ve tesirli olduğunu bir defa daha bütün kalbimle ve hissiyâtımla yaşadım ve bu tesir ve güçten anladım ki, bu eserlerin sadece içinde bulunduğumuz zamana değil binlerce yıl ötedeki zamanlara da ışık tutacak kapasite ve özellikte eserler olduğunu hissettim.

    “Barla’da onun evinde bulunduğum zaman içerisinde ve penceresinden dışarıya bakarken 1920’li yıllara hayalen giderek aynen onun duygu ve düşüncelerini hissettiğimi ve ortak olduğumu söyleyebilirim.”

    Bu samimî hissiyâtını dinledikten sonra “Herhangi birisi gelse, sizin gibi hisler yaşayabilir mi bu önemli ve tesirli mekânda?” diye sordum.

    Çok kısa ve net bir cevap verdi Miranda:
    “Eğer kalp gözü açıksa!”
    Ve nezaket gösterip şöyle bitirdi sözlerini:
    “Bana bu fırsatı veren Yeni Asya câmiasına en kalbî teşekkürlerimi sunuyorum. Bu coşku selinden sonra ABD’li Nur talebelerini de, Barla ve bu mübarek mekânları gelip görmeleri için teşvik edeceğim.”
    Yabancı diyarda yetişmiş ama şimdi bizlerden biri olmuş birisinin, bir güne sığan tatlı hatıraları böyle. Ruh, kalp, his ve gönül dünyalarımızda esintiler meydana getirmesi dilek ve temennilerimle.
    Nejat EREN-Yeni Asya Gazetesi-04.07.2008
    E-Posta:nejateren@saidnursi.de

    Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.

    Bediüzzaman


  2. #2
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Allah razı olsun


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  3. #3
    Dost muazzam cemaat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    46

    Standart

    yaptigi calismalarla amerikalilara nuru tanitan suleyman kurter abiden ve ailesinden Allah razi olsun.Davut Ali kardesimizinde nurlarla islama hizmet askini artirsin

  4. #4
    Pürheves nurender - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    212

    Standart

    Rabbim razı olsun çok güzeldi
    Risale-i Nur' un neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız!......................

  5. #5
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart

    Robert MİRANDA

    Türkiye ziyaretime dair


    Bu yıl Temmuz ayında İstanbul, Barla, Manisa, İzmir ve Isparta şehirlerini kapsayan bir Türkiye ziyareti yapmanın keyfini yaşadım.

    Bu benim Türkiye’ye üç yıl içinde beşinci gelişim oldu. Ve en kısa zamanda yeniden gidebilmeyi dört gözle bekliyorum. Çünkü Manisa’da ve Yeni Asya camiasında edindiğim yeni arkadaş ve meslektaşlarımı yeniden görmek için sabırsızlanıyorum. İnşallah hepsi şu anda çok iyilerdir.
    İki haftadan daha uzun süren ziyaretim boyunca birçok Müslüman kardeşimle tanışma imkânı yakaladım. Ayrıca Türkiye ve İslâm hakkında daha da önemlisi kendim hakkında da çok şeyler öğrenme fırsatım oldu.
    Türkiye gerçekten de muhteşem bir ülke.

    Büyük Türk şair Cahit Sıtkı Tarancı bir şiirinin ilk iki kıtasında şunları söyler:
    “Memleket isterim
    Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
    Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

    Memleket isterim
    Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
    Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.”...

    Ben de kardeşlerimin arasındaydım, beni kendilerinden biri olarak kabul ettiler. Benimle hayatlarını, kültürlerini ve maneviyatlarını paylaştılar.

    İstanbul’a vardığım ilk gün, Yeni Asya çalışanlarıyla tanıştım. Beni gazeteye götürdüler ve orada Yeni Asya’nın önde gelen şahsiyetleriyle, yoldaş köşe yazarları ve muhabirleriyle tanıştık. Gazetedeki bu güzel tanışma turunu Sayın Mehmet Kutlular’ın liderliğinde yaptık.

    Sayın Kutlular bana Yeni Asya’nın bütün birimlerini tek tek gösterdi ve buralarda ne tür hizmetler verildiğini ve gazetenin çıkarılış safhalarını ve yapılan işlemleri anlattı. Şunu söylemem gerekiyor ki; Yeni Asya çalışanları her biri kendi alanında ehil kişiler ve işlerini oldukça ustaca yapıyorlar. Ben de bir gazeteci olarak, Yeni Asya’daki meslektaşlarımdan oldukça etkilendiğimi belirtmek isterim. Bu nurlu takımın bir üyesi olmama izin verdiğiniz için de çok teşekkür ederim.

    Sonra ise Barla’ya gittik. Gerçekten de Barla gezisi beni oldukça manevî iklimlere sürükledi. Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatının en sıkıntılı dönemlerinde yürüdüğü yerleri adımlamak, tam anlamıyla bir sükûnet haline girmeme sebep oldu. Diğer yandan, Bediüzzaman’ın evinin bir penceresinden dışarı bakınca, birden içimde huzur ve çözülme duyguları hissettim ve şimdi aşağıda yazacağım fikirler geldi aklıma. İçimden dedim ki, Bediüzzaman, Barla’da sıkı tarassudat ve baskı altında tam sekiz buçuk sene geçirmiş, burada Risâle-i Nur’un üç çeyreklik kısmını yazmış. Benim için, Barla Köyü, hayatın yeniden başladığı bir mekândır. Bediüzzaman’ın yazdıkları, dünya üzerindeki herkesi sihirli bir kelimeye çağıran birer yaşayan belge hükmünde: ÖZGÜRLÜK...
    Bediüzzaman Said Nursî bir keresinde demişti ki; ‘’Kur’ân’ın sönmez ve söndürelemez mânevî bir güneş olduğunu dünyaya isbat edeceğim ve göstereceğim!”... İşte orada, Barla’da, Bediüzzaman’ın asla söndürülemeyecek yaşayan ‘sözleri’ yankılanıyor.

    Daha sonra ise Manisa’ya gittik. Orada Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar ile tanışma şerefine ulaştık. Başkan Kar ile önceki senelerde de, benim şehrim Milwaukee ile Manisa arasında bir ‘kardeş şehir’ anlaşması sağlamak adına teşrik-i mesaide bulunmuştuk.

    Manisa çok güzel bir şehir. Orada geçirdiğim günler unutulmazdı. Manisa’da bulunduğum sürece benimle ilgilenen böylesi Müslüman kardeşlere sahip olmanın mutluluğu ve şükrünü hissediyorum. Onlar tarafından kardeş kabul edilmek benim için büyük bir onur.

    Şüphe yok ki; Türkiye’nin misafirperverliği dünyaya model olacak derecededir. Yeni Asya da bu standardı çok güzel temsil ediyor. Benim ziyaretimin maddî ve manevî açıdan tatmin edici olması için ellerinden geleni ardlarına koymadılar. İzmir’deki Yeni Asyacılar, aynı derecede cömert ve misafirperverdiler. Gerçekten de, İzmir’in bu müthiş insanlarıyla bir arada olmaktan çok memnun kaldım. Ve adeta oradan hiç ayrılmak istemedim.

    Gökleri mavi, dalları yeşil, tarlaları sarı ve kuşların ve çiçeklerin diyarı olan ve en önemlisi mânevî bir iklime sahip olan Türkiye’yi yeniden ziyaret etmeyi canı gönülden arzuluyorum.
    TERCÜME: UMUT YAVUZ

    13.08.2008

    E-Posta: rmiranda@wi.rr.com


    Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.

    Bediüzzaman


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.02.09, 08:19
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.01.09, 13:35
  3. Cezayirli Ressam: "Risale-i Nur'la İslam’ı Yeniden Keşfettim"
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.11.08, 18:30
  4. Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 15.09.08, 14:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0