+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: “Kızıl İ’caz” ve Bediüzzaman’a Göre Mantık İlmi

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart “Kızıl İ’caz” ve Bediüzzaman’a Göre Mantık İlmi

    “K?z?l ?caz” ve Bediüzzaman’a Göre Mant?k ?lmi



    K?z?l ?’câz, Bediüzzaman’?n mant?kla ilgili bir kitab?d?r. Bediüzzaman bu eserini Abdurrahman Ahdarî’nin “Süllemü’l-Münevrak” isimli eserine bir hâşiye olarak yazm?şt?r. Bediüzzaman bu eserle ilgili olarak şöyle demektedir.
    “Hem Eski Said’in ilm-i mant?k noktas?nda bir şaheser hükmünde bulunan gayr-? matbu Ta’likat’tan süzülen i’câzl? bir îcâz-? harikada müdakkik ulemalar? hayret ve tahsinle dikkate sevk eden matbu “K?z?l ?’caz” nam?ndaki Risâle-i Mant?kiye Risâle-i Nur’la bağlanmas?na ve şakirtlerinin, âlimler k?sm?n?n nazar?na göstermek lây?k gördüm; fakat çok derindir. Bugünlerde, Feyzi’ye bir parça ders verdim. Belki bir zaman Feyzi kendisi, başkas?n?n da anlamas? için dersini Türkçe kaleme alacak” demektedir. (Bediüzzaman Said Nursi, Risâle-i Nur Külliyat?, Nesil Yay?nevi, ?stanbul 1996, 2:1628)

    Abdurrahman Ahdarî, (918/1512) tarihinde doğduğu tahmin edilmektedir. Cezayir’in Biskire şehrinde vefat etmiştir. Süllem, merdiven anlam?na gelmektedir. Süllemü’l-Münevrak isimli eseri yüz beyitten ibaret manzum olarak yaz?lm?şt?r. “Mant?k ilminin semas?na onunla ç?k?l?r” diyerek ona Süllem ad?n? vermiştir. (Mahmud Nedim, Senedü’l-Muhkem fi Tercümetü’s-Süllem, ?stanbul 1317, s. 10) Ahdarî, Cezayirli mant?k, matematik ve astronomi âlimidir. Bu eser, Ebherî’nin ?saguji isimli meşhur mant?k kitab?n?n manzum şeklidir. (Naci Bolay, D?A, “Ahdarî” md. 1:508) Süllem’in pek çok haşiyeleri vard?r.
    Bediüzzaman K?z?l ?’caz’da Süllem’i şerh etmekten ziyade müstakil bir eser gibi, mant?kla ilgili kendi görüşlerini ortaya koymuştur. Mant?k bir âlet ilmidir. Doğru düşünmenin yollar?n? gösterir. Mant?k zihnin bileyidir. Bileği taş? ile keskinleşmeyen p?çaklar bir şey kesemezler. Zihni ve akl? çal?şt?rman?n metotlar?n? göstermek amaçlanm?şt?r. ?mam-? Gazali, “Mant?k bilmeyenin ilmine itibar edilmez” demektedir. (Necip Taylan, Mant?k Tarihçesi Problemleri, ?stanbul 1996, s. 67)

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Sathî nazar, muhali mümkün görür” sözleriyle yüzeysel incelemelerin insan? yanl?ş sonuçlara götüreceğini ifade etmektedir. “Zihinlerin mülâhazada dikkati ve nazarda im’an? al?şkanl?k haline getirmeleri için alâ külli hal bu eseri yazd?m” (Bediüzzaman Said Nursî, K?z?l ?’caz, ?stanbul 1995, Sözler Yay?nevi, s. 164.) demektedir. Bediüzzaman ayn? şekilde Gelenbevî’nin Burhan’? üzerine de “Ta’lîkât” isimli eserini yazm?şt?r.
    ?lmi g?daya benzeten Bediüzzaman aceleci zihinlerin bilgileri hazmetmediğini bunun için bilgiyi iyice hazmetmek gerektiğini ifade etmektedir. K?z?l ?’caz’da şöyle der: “Bil ki! Şüphesiz ilim bir g?dad?r. Elbette ki hazmedilmesi gerekir. Rahvan ve aceleci zihin, hakikatlerin kaymağ?ndan yer. Yani hakikate var?r, fakat onu almaz veya onu kazan?r ve al?r. Lâkin hakikat onun zihninin elinde parçalan?r. Çoğalmaz, genişlemez. Bilâkis zihinden kaçak olarak ç?kar. Sonra zihin, hakikatin parçalar?n? toparlar, onlardan haf?zas?nda çoğalanlar?n özelliklerini soyar. Hazmetmez ve büyütmez. Bilâkis hakikatler kusmuk olur veya zihinde bozulur. Zihnin yüzeyselliği, elem veren bir hastal?ktan daha şiddetlidir. Ey okuyucu! Zihinlerin dikkate teşvik edilmek için, bu Risâleyi veciz yazarak, sizleri aciz b?rakt?m.” (K?z?l ?’caz, s. 236) Bediüzzaman “Âlim-i mürşid, koyun olmal?, kuş olmamal?. Koyun yavrusuna süt, kuş yavrusuna kay (kusmuk) verir” diyerek bunu aç?klam?şt?r. (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, 455)

    K?z?l ?’câz’?n bir tek şerhi vard?r. O da Abdülmecid Nursî’nin (Ünlükul) taraf?ndan 1965 y?l?nda Konya’da yap?lm?şt?r. 1995 y?l?nda Sözler Yay?nevi taraf?ndan bas?lm?şt?r. (Abdülmecid Nursî, “Şerhu K?z?l ?’caz”, Saykalü’l-?slam, Tahkik: ?hsan Kas?m Salihi, Sözler Yay?nevi, ?stanbul 1995, s. 163–238)
    Bediüzzaman Hazretlerinin mant?ğ? yorumlamas? olağanüstüdür. Klasik mant?k kurallar? çerçevesinde kalmaz. “?nsan konuşan canl?d?r” gibi basit önermelere tak?l?p kalmaz. Bilâkis mant?ğ?n Tümdengelim (Düdeksiyon/Talil) kural?n? daha geniş çerçevede ele al?r. Tümdengelimde öncüller doğru ise sonuç da mutlaka doğru olur. Tümdengelimin en gelişmiş şekli k?yast?r. K?yas, öncül ad? verilen birden fazla önerme ile sonuç ad? verilen önerme aras?nda mant?kça geçerli bir ilişki kurmakt?r. “Tüm insanlar ölümlüdür. Ahmet de insand?r. Öyle ise Ahmet de ölümlüdür” bu şekilde sonuca ulaş?l?r.

    Bediüzzaman ise daha geniş olarak ele ald?ğ? bu metodu şöyle aç?klar: “Bir şah?s ruhuyla birdir, cismiyle bir cemaattir. Canl? k?s?mlardan oluşan bir cemaattir. Öyle ki onun hücrelerinden her bir hücre, beş duyu kuvvetine sahiptir. Bu şah?s, içerisinde Yasin Sûresi yaz?lm?ş olan Yasin kelimesi gibidir. Onun canl?l?k derecesi ve kuvvetleri cirminin küçüklüğüyle ters orant?l? olarak artar. ?stersen insan?n duyular?yla bir hücrenin duyular?n? mikroskopla tartal?m. Bin defa büyütüldükten sonra ancak görülebilen bu küçük canl?, parmağ?n?n baş?n? görür, arkadaş? olan diğer hücrenin sesini duyar, diğer duyular?n? ve kuvvetlerini takip eder. Hâlbuki bir insan bu küçük canl?n?n parmağ?n? göremez ve sesini duyamaz. Maddî yap?s?n?n küçüklüğü nispetinde, canl?l?ğ? fazlalaş?r, s?n?rlan?r ve incelir.” (K?z?l ?’caz, s. 170) Bediüzzaman burada “Tümdengelim” ile “Tümevar?m” (Endüksiyon/?stikra) ve “Temsil” (Örnekleme/Anoloji) metodunu beraber kullanm?şt?r. Bu Bediüzzaman’?n mant?ğ? ilme ve hayata geçirmede yeni bir aç?l?m?d?r.

    Mant?k zihni çal?şt?rman?n ve düşünmeyi geliştirmenin ilmi olduğu halde Yunan Felsefesi ile beraber geldiği için ?slâm bilginleri taraf?ndan bulunduklar? zaman?n şartlar? gereği yasaklanm?şt?r. Hatta ?mam-? Azam (ra) F?kh-? Ekber olarak Kelâm ilmini gördüğü ve bu konuda “F?kh-? Ekber” ad?nda bir eser kaleme ald?ğ? halde daha sonra felsefî yaklaş?mlar?n mü’minlerin imanlar?na zarar verdiğini görerek Felsefe ile beraber Kelâmî tart?şmalar? da yasaklam?ş ve talebelerini “Amelî F?kha” yönlendirmiştir. Daha sonra ?mam Nevevî, ?bn-i Teymiye gibi bilginler de Felsefe ile beraber Mant?ğ?n öğrenilmesini de yasak kapsam?na dâhil etmişlerdir. Ancak ?mam-? Gazali Felsefecileri dalâletle suçlayarak felsefî fikirlerini Kur’ân hakikatleri ile çürütmekle beraber “Mant?ğ?” Felsefeden ay?rarak ?slâm dünyas?nda yen bir aç?l?m getirmiştir.

    Bediüzzaman Hazretleri ise, Mant?k ilmini öğrenmeyi öğrenenler aç?s?ndan ele alarak çeşitli yönleri ile ele al?r ve bireylere göre çeşitli sonuçlar?n? nazara verir. Genellemek yerine sonuçlar?na göre mant?k ilmini öğrenmenin hükümlerini ortaya koyar. Bu konuda şöyle der: “Mant?k öğrenmenin hükmü kişilere göre farkl?l?k arz eder: Mant?k ilmini öğrenmek menduptur, çünkü mant?k ilimleri tamamlay?c?d?r. Yine mant?k ilmini öğrenmek mekruhtur, çünkü ak?llar? kar?şt?r?r. Yine mant?k ilmini öğrenmek mübaht?r, çünkü bir ilmi bilmek bilmemekten hay?rl?d?r. Yine mant?k ilmini bilmek farz-? kifayedir, çünkü mant?k akaidi techiz eder. Yine mant?k ilmini öğrenmek, gerekli ilmi altyap?ya sahip olmayanlar için haramd?r.” (K?z?l ?’caz, s. 180)

    Bediüzzaman’?n mant?k terimlerini yorumlamas? da çok enteresand?r. Bediüzzaman’a göre iddialar? ispat etmeye yarayan deliller, yani “Hüccet” “Olaylar?n zürriyetlerini bilmek ve ilişkilerini ortaya ç?karmakt?r ve kâinattaki ilişkiler silsilesinin merkezidir ve hakikat-? uzman?n asl?ndan semerelerine giden hayat mecralar?n?n timsalidir.” (K?z?l ?’caz, 186)

    Yine Bediüzzaman “Lâfz”? yani ağ?zdan ç?kan söz ve kelâm? aç?klarken tüme var?m metodunu kullanarak şöyle der: “Nefesin âlem-i gayba girmesiyle, kimyevî aşk sebebiyle müvellidü’l-humuzan?n karbonla imtizac? s?rr?yla tahlil edici hücreler devreye girer ve kirli kan temizlenir. ?ki unsur imtizaç ettiği zaman, o ikisinden olan iki cüz’ün tamam? da ittihad eder. O ikisi ittihad ettiği zaman tek bir hareketle hareket ederler. Bu durumda diğer hareket bakî olarak boşlukta kal?r. Hareketin ?s?ya ve ?s?n?n harekete dönüşmesi s?rr?yla şu boşluktaki bakî hareket, tabiî ?s?ya ink?lâp eder. Yani hayvan?n (canl?n?n) hayat ateşine ink?lâp eder. O şeyin aras?nda nefes zahmetli bir şekilde âlem-i gaybtan âlem-i şahadete ç?kar. Çünkü mahreçlerde nefes, ses ile keyfiyetlenerek birleşir ve ses makta’larda harflere tahavvül ederek farkl?laş?r. O şeyin aras?nda, onun hareketi için ses kesilir. Çünkü lâtif cisimler olarak nak?şlar? acaip oldu, şekilleri garip oldu, garazlar?n ve maksatlar?n taş?y?c?s? oldu, duygular? terennüm ederek uçurdu, ak?llar aras?ndaki elçiler olarak Sani-i Hakîm’in takdir ettiği yere kadar gönderdi. Söz, fikrin kaymağ?d?r, tasavvurun suretidir, teemmülün bekas?d?r ve zihnin işaretidir. Hafifliği, birbiri ard?nca gitmesi, meunetinin azl?ğ?, zahmetsizliği ve karars?zl?ğ? sebebiyle bu büyük nimet için söz tercih edildi. Bu nimetin k?ymetini bilmemek, inkâr ve israf etmek ne büyük cehalet!” (K?z?l ?’caz, 188) Sonuç olarak Bediüzzaman’?n K?z?l ?’câz isimli eserinde “?’lem” ile başlayan her bölüm Felsefe ve Mant?k aç?s?ndan üzerinde düşünülmesi, incelenmesi ve araşt?r?lmas? gereken çok önemli hususlar? ihtiva etmektedir. Bediüzzaman’?n “Hikmet-i Rabbaniye” ad?n? verdiği “?slâm Felsefî Düşüncesi” ancak “K?z?l ?’caz”, “Ta’lîkât” ve “Muhakemat” “Sünûhat” “Lemeât” gibi eserlerin ölçüleri ve usulleri ile teşekkül ederek dinsiz “Felsefeyi Esfel-i Safilîne” sükût ettirecektir.


    Yeni Asya - Enstitü Sayfas?
    http://www.yeniasya.com.tr/2008/02/29/enstitu/h1.htm
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Insallah vaktim oldugunda sakin kafayla, okurum, cok enteresan bir konu...Ama gec oldu, artik uyuyayim...


  3. #3
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.374

    Standart

    Allah razı olsun.Açıkçası ilk defa duyduğum bir meseleydi.Üstadın mantık ilmi hakkında müstakil bir eser yazdığını bilmiyorum.sizin vesilenizle öğrenmiş oldum.
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  4. #4
    Dost neyazalım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    aksaray
    Mesajlar
    23

    Standart

    Üstad elinin tersi ile itmiş bi çok şeyi....

    neyse paylaşım güzel

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bediüzzaman, “İsmim, ‘Said Nursî’dir”
    By Şahide in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 23.09.11, 14:05
  2. Risale-i Nur Külliyatın’da Geçen “Bîçare’ler”
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 12.06.09, 14:54
  3. Risale-i Nur’daki “Edebiyat Tadı” ve “Bambaşka Türkçe”
    By Şahide in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26.03.09, 07:12
  4. “Bediüzzaman’ın Anlattığı Peygamber (a.s.m.)”
    By sessizmavi in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.01.09, 22:49

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0