+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Said Nursî ve Nur Talebeleri Risâleleri Nasıl Okurlardı?

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart Said Nursî ve Nur Talebeleri Risâleleri Nasıl Okurlardı?

    Risâle-i Nur eserlerinin yazarı Bediüzzaman Said Nursî kendi eserlerini acaba kaç defa okumuştur? Günde kaç sayfa risâle okurdu? Peki risâleleri nasıl okurdu?
    Lâhikalardan ve son şahitlerden anladığımıza göre bu soruların cevabını vermeye çalışalım.
    Bediüzzaman Said Nursî’nin yakın talebelerinden merhûm Bayram Yüksel Ağabey “Boş vakit geçirmezdi” derdi. Ona göre, Üstad, “Hiçbir zaman mübarek vaktini boş geçirmez, ya okur, ya tashihle meşgul olur veya okutturur, dinlerdi.”
    Yine ona göre, Bediüzzaman, “Sadece Risâle-i Nur’la meşgul olurdu.” Devamla, “Üstadımız, Risâle-i Nur’un hizmetini herşeye tercih ederdi. Hiçbir zaman başka kitaplarla meşgul olduğunu görmedik. Daima Risâle-i Nurların neşri, telifi, tashihi, okuması, yazması ve lâhika mektupları gibi hizmetlerle meşgul olurdu” derdi.
    Nur Talebeleri risâleleri kaç defa okumuşlardır?
    Peki Risâleleri nasıl okurlardı?
    Said Nursî risâlelerin, Nur Talebeleri de Üstadın aynası diyebilir miyiz?
    Bu soruların cevaplarını, Bediüzzaman’ın bazen “Nur Kumandanı”, bazen “Kur’ân Aşığı” diyerek hitap ettiği Refet Ağabey’den öğrenmeye çalışacağız.
    Refet Ağabey dershanemize geldiğinde, “Ders yapalım mı?” dediğimizde, memnuniyetle karşılardı. “Nereden okuyalım?” dediğimizde tercih yapmazdı. Hepsini dinlerdi. Biz de haşir ve kader gibi ağır konuları seçerdik. Sözü haşir meselesine getirmek için de,
    “Haşir Risâlesinden okuyalım mı?” dediğimizde ise,
    “Muğlaktır, ama okuyun” derdi. “Muğlak” demesi çok tatlı ve çok hoştu. Farklı bir telâffuzu vardı.
    Haşir ve kader gibi konular muğlaktı. Yani anlaşılması biraz zordu. Bu arada Üstad’la arasında geçen konuşmayı sorardık. O da bizi kırmaz ve anlatmaya başlardı:
    “Haşir meselesi, muğlaktır. Bir gün Üstad’a, ‘Onuncu Söz’ü anlamıyorum’ dedim. Üstad da sordu: ‘Onuncu Sözü kaç defa okudun?’ Ben de ‘on defa’ dedim. Üstad, ‘Kardaşım ben yüz defa okumuşum, daha da okuyorum.’ Sorduğuma utandım. O kendi yazdığı kitabı bu kadar okursa, biz kaç defa okumalıyız? Tekrar okumaya başladım.”
    Refet Ağabeyden yolculuk sırasında nasıl risâle okuduğunu sorduğumuzda ise, kitabı eline alıp göstererek anlatmaya başladı:
    “Otobüse, dolmuşa veya vapura binince risâleyi açıp okumaya başlardım. Kitabı yukarı kaldırırdım.”
    “Kitabı niçin yukarı kaldırıp okuyorsunuz?”
    “Böylece yanımdakilere ve arkamdakilere de kitabı okutmuş olurdum.”
    “Sayfa bitince ne yapardınız?”
    “Göz ucuyla takip ederek yanımdakilerin de sayfayı bitirmelerini beklerdim.”
    Nurlara büyük bir sadakatle bağlanan Refet Ağabey, “Risâle-i Nur’un en bariz hâsiyeti, usandırmamak; yüz defa okunsa, yüz birinci defa yine zevkle okunabilir” derdi. Bu sözü Üstad’a yazdığı bir mektupta da ifade etmiştir. Bediüzzaman da ona, “Pek doğru demiş” diyerek karşılık vermiştir (Kastamonu Lâhikası, s. 166).
    Üstad Said Nursî ve talebelerinin hayatları böyle geçmiş.
    Önce tekniğe meydan okurcasına risâleleri, altı yüz bin nüshayı elle yazmışlar.
    Sonra teksir makineleriyle çoğaltmışlar. Arkadan matbaalarda basmışlar.
    Okumuşlar, okutmuşlar...
    Bütün olumsuz şartlara rağmen!. Yollar dikenlerle döşenmiş ve ayağınız çıplak olsa, o yollardan geçmek zorunda olsaydınız, ne yapardınız?

    Yeni Asya - Ahmet Özdemir
    http://www.yeniasya.com.tr/2007/12/16/lahika/default.htm
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    güzel. ancak bir soru soramadan geçemeyeceğim. yani anlamad?ğ?m şey şudur. fazla okumakla aş?r?ya gitmek olmazm? insan. sonuçta kişinin dünyevi bir çok işleri olabiliyor. yani şöyle düşünelim. az paras? olan candan veriyor. s?cak bir el ve verdiği sadakay? kendine göre büyük mebla da olsa. çok veren de mal?n?n ufak bir k?sm?n? veriyor. bunu düşünürsek k?yaslama olamaz m?. bediüzzaman hazretleri ile kendimizi k?yaslamak doğru olmaz gibi geliyor. selamlar..

  3. #3
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kastamonu Lâhikas?
    Risale-i Nur, bir daire değil; mutedahil daireler gibi tabakat? var. Erkânlar ve sahipler ve haslar ve naşirler ve talebeler ve taraftarlar gibi tabakatlar? var. Erkân dâiresine liyakat? olmayan Risale-i Nur'a muhalif cereyana taraftar olmamak şart?yla; dâire haricine at?lmaz. Haslar?n hâsiyeti, bulunmayan, z?t bir mesleğe girmemek şart?yla talebe olabilir. Bid'a ile amel eden, kalben taraftar olmamak şart?yla dost olabilir. Onun için, az bir kusurla düşman s?n?f?na iltihak etmemek için, d?şar?ya atmay?n?z. Fakat Risale-i Nur'un erkânlar?nda ve sahiplerindeki esrarlar ve nazik tedbirlere onlar? teşrik etmemek gerektir.

    -------------------

    Risale-i Nur ' da her tabakan?n kendine has ahkamlar? vard?r . Şakirdin efalini , ahvalini ve terbiye şeklinin tayinini , bulunduğu makam belirler ve şakirt o makamda iken gayr-i ihtiyari bir şekilde dairesinin levaz?mat?n? tedarike celb olunur .
    Misal olarak ' erkan ' dairesinde bulunan bir şakirdin yemesi , içmesi yatmas? kalkmas? hizmetten başka birşey olamaz , kendi hususi hayat? diye birşey söz konusu değil ki okumaktan , hizmetten başka bir uğraş?s? olsun .
    Misal vermek gerekirse :
    Birgün Zübeyr abi ile Üstad yolda giderlerken , yoldaki kalabal?kl?k dikkatlerini çeker ve üstad zübeyr abiyi bakmas? için gönderir . Zübeyr abi gider insanlar neden toplanm?şlar bakar ve döner.
    Üstad sorar ne varm?ş ? Zübeyr abi '' önemli bişey değilmiş üstad?m '' der ve üstad '' zübeyr eğer orada bir dakika fazla kalsa idin seni talebelikten azledecektim '' der . Şimdi üstad ayn? tavri risale-i nur ' un erkan? olan bir şakirdine değilde ' talebe ' makam?ndaki bir şakirdine uygularm?yd? ? yada risale-i nur ' a tarafdar biri için ayn? tavr? tak?n?rm?yd? ?
    ?şte bu yüzden kişinin gaye-i hayali hangi dairede bulunmak ise ona göre himmet etmesi gerekir diye düşünüyorum.
    Konu gulsah tarafından (16.12.07 Saat 15:06 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  4. #4
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    kimi ummanda gezer katre nasip olmaz
    kimi çölde gezer rahmet eksik olmaz...

    Allah ?n ve kulun kalbi nazar?na bak?yor herşey diye düşündüm. ne kadar doğru bilmem ancak. abdulkadiri geylani kutsi s?rriye ye nas?lki. bir afedersiniz. çift süren hayvan uyar?da bulunuyor. yada nas?lki risalenin sahibi mübarek kişiye küçük yaşta büyük bir ilim nasip oluyorsa bu kul un değerine bağl? oluyor. zaten mutlak adalet sahibinin adaleti her türlü şeyi buna vesile de k?l?yor.

  5. #5
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Aziz, dikkatli kardeşim,
    Biz, insanların hürmet ve ihtiramından ve şahsımıza ait hüsn-ü zan ve ikram ve tahsinlerinden, mesleğimiz itibariyle cidden kaçıyoruz...Yalnız Kur'an'ın feyzinden gelen ve i'caz-ı manevîsinin lemeatı olan ve hakikatlarının tefsiri bulunan ve tılsımlarını açan Risale-i Nur'un revacını veherkesin ona ihtiyacını hissetmesini ...istiyoruz.
    Emirdağ Lahikası-I, ss. 169-170.


    Kat'iyen takarrur etmiş ki, Risale-i Nur hakikatlerin gıdaya ihtiyaç gibi bu zamanda ihtiyaç var. Bu ihtiyaç ise onu tevakkufta bırakmaz, işlettirecek inşaallah. Kastamonu Lâhikası |

    Ey şikemperver nefsim! Acaba, her gün her gün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; sana onlar usanç veriyor mu?
    Mâdem vermiyor; çünkü ihtiyaç tekerrür ettiğinden usanç değil, belki telezzüz ediyorsun


    -------------------------

    Tüm bu ve benzeri izahlardan anlıyoruz ki , kişinin Risale-i Nur ' a duyduğu ihtiyaç ona olan günlük muhatabiyet süresini belirleyen şeydir.
    Yani kimse bize günde 3 öğün yemek ye diye tavsiye etmez zaten biz ihtiyaç duyduğumuz için ister istemez 3 öğüne yöneliriz aynen onun gibi kişinin Nurlara olan ihtiyacı inkişaf ettikçe ihtiyacı nisbetinde Kuran hakikatlerini gıda gibi almaya çalışır . O yüzden bazısı 50 sayfa okur bazısı 10 sayfa okur fakat bazısı 10 sayfayı 1 saatte okur diğer 50 sayfayı 1 saatte okur yani burda sayfa- saatt miktarından ziyade kişinin ihtiyacını hissetmesi çok önemli.

    Peki ihtiyaç nasıl inkişaf eder ?
    Bence Nurlarla çok iştigal etmekle doğru orantıda ihtiyaçda artıyor.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı macacad Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kimi ummanda gezer katre nasip olmaz
    kimi çölde gezer rahmet eksik olmaz...

    Allah ın ve kulun kalbi nazarına bakıyor herşey diye düşündüm. ne kadar doğru bilmem ancak. abdulkadiri geylani kutsi sırriye ye nasılki. bir afedersiniz. çift süren hayvan uyarıda bulunuyor. yada nasılki risalenin sahibi mübarek kişiye küçük yaşta büyük bir ilim nasip oluyorsa bu kul un değerine bağlı oluyor. zaten mutlak adalet sahibinin adaleti her türlü şeyi buna vesile de kılıyor.

    - Ya şeyh himmet !
    - Evladım gayret !

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    ' taraftar ' iki gün okumasa bişey olmaz ama ' talebe ' 2 gün Risale okumazsa , bütün hayat? mahfolur , maddi manevi rahats?zl?klar başlar hatta çoklar?ndan duyuyorum depresyona girip yemek düzenine kadar günlük dünyevi işleri bile altüst oluyor ...
    ?şte bunun gibi ; kişinin makam? , onun efalini tayin ediyor.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    oku oku bir yere kadar. oku yaşa. kardeşim ilmin ilerlemesi yaşamakla san?r?m kat?l?rs?n?z. ve risale okumas?na bir itiraz?m yok. ancak hadisde belirtilir. ilim ve mal h?rs? asla bitmez diye. şunu da belirteyim. risaleye başlad?m. ancak ilk güne göre daha fazla okuyorum. her gün belli ölçüde ihtiyaç art?yor. sebep ise san?r?m her konu biraz daha iştahlaşt?r?yor. ve anlat?m insan? merakla diğer konulara itiyor. ancak benim düşüncem okumak bir yerde bitmeli. yaşay?ş başlamal?. ve insanlar örnek alacaklarsa. efendimiz aleyhisselam dan örneklerle yaşamal?. onun gibi olamazsak da. en güzel timsal duruyor karş?m?zda. ancak gördüğüm bir çok nur öğrencisi yaşay?ş?na tatbik edemiyor...
    bu konuda ne düşündüğünüzü de söylermisiniz?

    not: paylaş?mlar?n?z çok güzel pencereler aç?yor. sağolun.

  9. #9
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı macacad Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    oku oku bir yere kadar. oku yaşa. kardeşim ilmin ilerlemesi yaşamakla san?r?m kat?l?rs?n?z. ve risale okumas?na bir itiraz?m yok. ancak hadisde belirtilir. ilim ve mal h?rs? asla bitmez diye. şunu da belirteyim. risaleye başlad?m. ancak ilk güne göre daha fazla okuyorum. her gün belli ölçüde ihtiyaç art?yor. sebep ise san?r?m her konu biraz daha iştahlaşt?r?yor. ve anlat?m insan? merakla diğer konulara itiyor. ancak benim düşüncem okumak bir yerde bitmeli. yaşay?ş başlamal?. ve insanlar örnek alacaklarsa. efendimiz aleyhisselam dan örneklerle yaşamal?. onun gibi olamazsak da. en güzel timsal duruyor karş?m?zda. ancak gördüğüm bir çok nur öğrencisi yaşay?ş?na tatbik edemiyor...
    bu konuda ne düşündüğünüzü de söylermisiniz?

    not: paylaş?mlar?n?z çok güzel pencereler aç?yor. sağolun.
    Kardeş evvela düşüncelerinizi samimane paylaşman?z hüsn-ü misal ...

    Saniyen : Risale-i Nur ' daki hakaik-i Kuran ' a eğer sadece ' ilim ' olarak bakarsak gerçekten dedikleriniz çok doğru , oku oku nereye kadar denilebilir.
    Mesela ayn? f?khi hükmü hergün okuman?n bir manas? yoktur eğer o hüküm ile anlat?lmak istenen ahkam anlaş?lm?ş ve h?fz dahi edilmiş ise art?k onu hayata gerçirmek fasl?na konsantre olmak icab eder.

    Fakat Risale-i Nur ' daki hakaik-i Kuran yanl?z ilim değil ki sadece akla hitap etsin ve o ak?l nasibini ald?ğ? zaman kişinin terbiye süreci tamamlanm?ş say?ls?n. Risale-i Nur için üstad?n ?srarla ' bu zamanda ekmek gibi hava gibi su gibi herkesin ona ihtiyac? vard?r ' demesi bize gösteriyor ki Risale-i Nur ; insan?n tüm manevi cihazatlar?n?n - ki s?r-ruh-kalp-nefis-vicdan vb tüm latifeler- ihtiyaç duyduğu g?daya haizdir. Ve bu cihazatlar?n terbiye olmas? ise bu g?day? alma oran?na bağl?d?r.

    Gelelim okunanla amel etmek meselesine ...
    Risale-i Nur da işlenen meseleler ( yani bizim amele dönüşmesini beklediğimiz konular ) , başta marifetullah , muhabbetullah olmak üzere , imanda ilmelyakin-aynel yakin- hakkalyakin mertebelerinin talimini yapan ve muhatab?n? bu tahkiki iman seviyelerine ulaşt?rmaya vesile olan basamaklardan oluşmaktad?r.
    Şimdi - mesela - muhabbetullah ' ?n amele dönmesi meselesini konuşal?m.
    Muhabbetullah'ta kat-i meratip etmek için elinize ald?ğ?n?z bir risaleyi 20 kere okumak kafidir diyemeyiz çünkü muhabbetullah marifetullah ' a bağl?d?r. Marifetullah nekadar artarsa peşis?ra muhabetullah?nda kalpde kaplad?ğ? yer artar . Demek ki muhabbetullah ' ?n amele dönüşmesi için marifetullah laz?m bunun içinde akl?n ciddi manada terbiye olmas? laz?m , yani çok dakik tefekkürler gerekir k?sacas? Risale-i Nur ' da amele dönüşmesi gereken mevzular namaz?n farzlar?n? anlatan f?khi meseleler gibi değilki okunulup öğrenildiği zaman hemen amele dönüştürebilelim.

    K?sacas? sizin '' amel laz?m '' dediğiniz meselede bahsettiğiniz ' ameller' daha doğrusu risalede amele dönüşmesini istediğimiz meseleler ,Risale-i Nur ' larla çok iştigal etmekle olabilecek şeyler yoksa dediğim gibi f?khi meseleler gibi değil ki öğrenildiğinde hemen amel edilebilsin . Ve şunuda unutmamak laz?m marifetullahta yada muhabebtullahda yada iman?n merteberlinde s?n?r-nihayet yoktur bu demektir ki terbiye süreci hiç bir zaman nihayete ermez bu da demektriki terbiyeyi yapan mürşidin vazifesi hiç bir zaman bitmez buda demektir ki o mürşid yani Risale-i Nur ' lar? okumaya hayat?m?z?n sonuna kadar muhtac?z .

    Tüm bunlarla beraber , şu konuda çok hakl?s?n?z ki çuvald?z? biraz kendimize bat?rmam?z laz?m . Nur şakirdleri olarak yada şakird olma aday? olarak bizler okuduklar?m?z ile amel etmeyi pek beceremiyoruz zaman zaman ... bazen okunanlar ilim olarak kalabiliyor ama bu hal tamamen bizim kusurumuz yoksa Risale-i Nur , şakirdini zaman?n bir kutb-u azam? yapabilecek hakaik-i Kuraniyeye malik bir rehberdir.

    Rabbim okuduklar?m?z ile amel edebilmeyi hepimize nasib etsin inş. amin
    Konu gulsah tarafından (17.12.07 Saat 00:36 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  10. #10
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    Amin. ancak marifetullah ve muhabetullah dediniz. feraiz diye geçen 5 ibadet türü var. bunlarla kul Allah a yak?nlaşacakt?r.ancak dedikleriniz doğrudur. muhabbetullah ve heleki marifetullah Allah ?n bir ihsan?d?r. ve kalbe bakar.. hoş aç?klamayd?. ziyadesiyle tatmin oldum. Allah raz? olsun..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Faturamızı Said Nursi ve talebeleri ödedi
    By YİĞİDO in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.11.11, 11:38
  2. Risale-i Nur Talebeleri Bir Mürşide Bağlanmadan Nasıl İrşad Olurlar.?
    By _MerHeM_ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 126
    Son Mesaj: 06.11.09, 15:01
  3. Dünya, Nursî'nin Toplumu Nasıl Etkilediğini Konuştu
    By muhibbülkurra in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.10.08, 09:10
  4. Said Nursi Ve Talebeleri....
    By güldestenur in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.06.07, 15:46
  5. Nur Talebeleri Nasıl bir Cemaattir?
    By elff in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13.06.07, 14:16

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0