+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: İyi Bir Müslüman; İyi Bir İnsan, İyi Bir Demokrattır

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart İyi Bir Müslüman; İyi Bir İnsan, İyi Bir Demokrattır

    Demokrasi sosyal hayat?n gelişimiyle birlikte art?k bir yönetim şekli olmaktan çok, bir hayat tarz? olarak alg?lanmaya başland?. Daha önce ifade ettiği; "araya temsili bir organ koymaks?z?n doğrudan halk?n egemenliğine dayanan (doğrudan demokrasi) veya temsili bir organ arac?l?ğ?yla gerçekleştirilen (temsili demokrasi) siyasal rejim" (Dictionairre Larousse, "Demokrasi" maddesi, s. 628.) gibi anlamlar art?k insan?n merkeze konmas?, insan?n önemsenmesi, bireye değer verilmesi ve bunun sosyal hayat?n her alan?nda gerçekleşmesi gibi anlamlara dönüştü. Belki bu anlam benimsenip hayata geçirildiği ölçüde yönetim şekli olarak hedeflenen demokrasi de ideal anlam?na yaklaşacakt?r. Yönetimde söz sahibi olacak olan milleti teşkil eden fertler, demokrasinin anlam?n? hazmedip yaşayabildikleri ölçüde bunu sağlayabilirler.

    O halde, demokratik bir toplum hedefleniyorsa fertler demokratlaşt?r?lmal?d?r. Bu ise, demokrasinin kağ?t üzerinde kalan bir kavram, kitaplarda anlat?lan bir terim değil, hayat?n bir parças? olmas?yla sağlanabilir. Sağlam bir demokratik toplumun temel yap? taş? (1) Sağlam karakterli ve kişilikli, (2) kendisi ve çevresi ile ilgili fertler olmal?d?r.

    Bu yönüyle ?slami olup, olmad?ğ? konusunda pek çok tart?şmalar yap?lan demokrasi, asl?nda semavi dinlerin hedeflendiği insan tipini oluşturmaya yönelmiş bir rejim ya da bu fertlerden oluşan bir zeminde yeşerecek bir sistemdir. Bu noktada fazilet kavram? gündeme gelmekte; demokratik bir toplumu oluşturacak faz?l cumhur olmaks?z?n, cumhuriyetin oluşabilmesi mümkün gözükmemektedir. Cumhuriyet ve fazilet bu aç?dan birbirini tamamlayan iki önemli sosyal olgu gibidir. Fazilet ise Hz. Adem'e eşyan?n öğretilmesi ile başlayan bir süreçte vahyin, semavi kitaplar?n ve nübüvvetin insanl?ğa kazand?rd?ğ? bir özelliktir. Demokrasi ve dinin, özellikle de ?slam'?n kesiştiği nokta bu özellik olsa gerektir.

    ?şte meşrutiyeti veya demokrasiyi bu bak?ş aç?s?yla alg?lad?ğ? anlaş?lan ve "?slamiyet'in hakiki insaniyet olduğu" tezinden hareketle, insanl?k şahs-? manevisinin insana en uygun olduğu düşünülen bu üretimini, kendi toplumuna ve ?slam alemine taş?ma gayreti ile Bediüzzaman, özellikte kişi hakimiyetinin ön planda olduğu Doğu toplumlar?na demokrasi kavram?n? anlatmak amac?yla Münazarat isimli eseri kaleme alm?şt?r.

    Bediüzzaman meşrutiyetin kaynağ?n?, ?slamiyet olarak göstermekte (Asar-? Bediiye (Osmanl?ca), 1. bask?, s. 372.) ve Hz. Adem'den bu yana devam eden nübüvvet silsilesinin bir meyvesi olarak görmektedir. Bu tezin kutsi kaynaklar?n?n; "Ve işlerinde onlarla (Sahabeler) istişare et!" (Âl-i ?mran Suresi: 159) ve "Onlar?n aralar?ndaki işleri istişare iledir" (Şura Suresi: 38) gibi ayetler olduğunu ifade etmektedir.

    Asl?nda demokrasi varl?k içinde gizlenmiş, kişilerin arzu ve meyillerinin etkisi ile gölgelenmiş ilahi mesaj?n kolektif şuur ile daha rahat alg?lanabileceğinin sosyolojik olarak ifadesidir. Varl?kta aslolan, külli iradedir. Lokal alanda, cüzlerde yans?yan iradelerde külli irade benliklerle, şahsiliklerle ve ferdiliklerle gölgelenir. Bütünde, genelde ise bu durum azalacağ? için külli irade daha fazla netleşir. Dolay?s? ile kâinat kitab?nda ifade edilen varl?k içinde gizlenmiş ilahi külli iradeyi anlayabilmek ve ona muhatap olabilmek için şahs-? manevi, topluluk ya da millet halinde bütünleşmek daha sağl?kl? bir yol olmal?d?r. ?slami yaşant?da cemaatin teşvik edilmesi, ibadetlerde bile ferdilik yerine cemaat ruhunun özendirilmesi belki de bu yüzdendir. Demokrasi özünde topluluk iradesine, kolektif şuura, yani meşveret ve şuraya sayg? ise bu da milletin iradesini yönetime yans?tmak şeklinde ortaya ç?k?yorsa, özünü ?slam'dan alm?ş olmal?d?r.

    ?stibdat ve meşrutiyetin tariflerini yaparken Bediüzzaman şöyle der: "?stibdat tahakkümdür, muamele-i keyfiyedir, kuvvete istinat ile cebirdir, rey-i vahiddir, suistimalata gayet müsait bir zemindir, zulmün temelidir, insaniyetin mahîsidir. Sefalet derelerinin esfel-i zillet ve sefalete düşürttüren ve ağraz ve husumeti uyand?ran ve ?slamiyet'i zehirlendiren, hatta her şeye sirayetle zehrini atan, o derece ihtilaf? beyne'l-?slam ika edip, Mutezile, Cebriye, Mürcie gibi dalalet f?rkalar?n? tevlid eden, istibdatt?r.

    "Evet taklidin pederi ve istibdad-? siyasinin veledi olan istibdad-? ilmidir ki Cebriye, Raf?ziye ve mutezile gibi ?slamiyet'i müşevveş eden f?rkalar? tevlit etmiştir." (Nursi, Bediüzzaman Said, Münazarat, Yeni Asya Neşriyat, ?stanbul 1994, s. 15.)

    Burada insaniyet ve ?slamiyet aras?ndaki gizemli, ancak Bediüzzaman taraf?ndan önemle vurgulanan kuvvetli bağ?n işaretlerini görmekteyiz. ?nsan? diğer canl?lardan ay?ran en önemli unsurlardan biri, ihtiyar sahibi oluşudur diye düşünüyoruz. ?htiyar sahibi olmak bir tercih ortaya koyabilmek demektir. Yani bir fert olarak kendi özellikleri ile kişilerin kabullenilmesi sonras?nda gerçek insanl?k konumlar?n? elde etmiş olabilirler. Hür iradelerde ve serbest tercihlerde bunlar?n müdahalesiz ve f?tri bir ahenkle bir araya gelmesinde ilahi mesajlar gizli olmal?d?r. Çünkü, aç?kça ifade edilmiş olan ilahi mesajda istişare ve meşveret emredilmektedir. K?sacas? ?slamiyet'in aç?ğa ç?kmas? insaniyetin aç?ğa ç?kmas? ise, Bediüzzaman'?n da işaret ettiği gibi, zulmün temeli, suistimallere aç?k, zor ve kuvvete dayanan ve tek kişinin tercihi doğrultusunda şekillenen istibdad?n boyunduruğundan kurtulmas? ile mümkün olacakt?r. Zaten as?rlard?r devam eden bir sürecin sonunda insanl?k kolektif şuurunun, dünya toplumlar?n?n genel iradesinin geldiği nokta da bu olmuştur. Temennimiz, düşüncede gelinen bu noktan?n pratik uygulamalara da yans?d?ğ?, insanl?ğ?n kolektif ruhundan ortaya ç?kan ?slami güzelliklerin hayata aksettirildiği bir dünyada yaşamakt?r.

    ?nsaniyetin ve ?slamiyet bağlant?s? içinde meşrutiyeti izah eden Bediüzzaman, ilginç bir yaklaş?mla bu kavram?n yukar?da da bahsi geçen "Ve işlerde onlarla istişare et", "Onlar?n aralar?ndaki işleri istişare iledir" meallerindeki ayetlerin tecellisi olduğunu ifade etmektedir. Yani meşveretin ve meşrutiyetin kaynağ? şer'idir. Bugün demokrasi kelimesi ile ifade edilen mana meşveret ve meşrutiyetin insanl?ğ?n kolektif şuuru ile bulunmuş şekli olmal?d?r. Yani kolektif irade şer'i bir hükme f?tri seyri içinde ulaşm?ş ve kolektif ak?l külli akl?n hükmünü istibdad?n s?n?rlamalar?ndan s?yr?larak bulmuştur. Bu noktada insanl?ğa yak?n olman?n Kur'an'a yak?n olmak anlam?na geldiğini görüyoruz. Bu yaklaş?mla meşrutiyetin ya da demokrasinin gelmesi ile şeriat?n gelmesinin eş anlaml? olduğunu anl?yoruz. Demokrasiye küfür rejimi diye karş? ç?kanlarla, şeriata demokrasi ad?na karş? ç?kanlar?n anlamalar? gereken ve buluşacaklar? nokta bu olmal?d?r. Bu manay? yine meşrutiyet için, "O vücud-u nuraninin kuvvete bedel, hayat? hakt?r, kalbi marifettir, lisan? muhabbettir, akl? kanundur, şah?s değildir." (Münazarat, s. 15) ifadelerini kullanan Bediüzzaman'da daha net görürüz: "Evet, meşrutiyet hakimiyet-i millettir, siz dahi hakim oldunuz. Umum akvam?n sebeb-i saadetidir. Siz de saadete gireceksiniz. Bütün eşvak ve hissiyat-? âliyeyi uyand?r?r. Uyku bes! Siz de uyan?n?z. ?nsan? hayvanl?ktan kurtar?r, siz de tam insan olunuz. ?slamiyet'in baht?n?, Asya'n?n talihini açacakt?r." (Münazarat, s. 16)

    Hakan Yalman
    http://www.koprudergisi.com/index.as...Yazi&YaziNo=78
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (01.11.07 Saat 14:06 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Yasaklı Üye özür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    siirt
    Yaş
    31
    Mesajlar
    73

    Standart

    Orada benden sordular ki: "Cumhuriyet hakk?nda fikrin nedir?"

    Ben de dedim: "Yaşl? mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayat?m ispat eder. Hülâsas? şudur ki: O zaman, şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim. Bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini kar?ncalara veriyordum. Ekmeğimi onun suyu ile yerdim. Benden sordular, ben dedim: Bu kar?nca ve ar? milletleri cumhuriyetçidirler. Cumhuriyetperverliklerine hürmeten, taneleri kar?ncalara veriyorum."
    Sonra dediler: "Sen Selef-i Salihîne muhalefet ediyorsun."
    Cevaben diyordum: "Hulefâ-i Râşidîn; hem halife, hem reisicumhur idiler. S?ddîk-? Ekber (r.a.) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahabe-i Kirama elbette reisicumhur hükmünde idi. Fakat mânâs?z isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taş?yan mana-y? dindar cumhuriyetin reisleri idiler."

  3. #3
    Dost Mahmut Said - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    1

    Standart

    cok güzel

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey Kendini İnsan Bilen İnsan
    By mesel61 in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 24.02.09, 14:43
  2. Müslüman Kadınla Hristiyan Erkek Evlenebilir mi?Hem Müslüman Hem Hristiyan Olunur mu?
    By gazelokuyan in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 16.12.08, 18:22
  3. Müslüman Bir Hanimdan Müslüman Bir Erkege
    By KıL_BeNi_Ey_NaMaZ in forum Şiirler
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 10.12.08, 13:39
  4. Üstün İnsan İnsan-ı Kamile Karşı
    By slim in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.10.08, 13:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0