+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 16

Konu: Süfyanî Deccâl'e Dâir

  1. #1
    Dost muvahhid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    14

    Standart Süfyanî Deccâl'e Dâir

    Risale-i Nurlarda Deccal ve süfyan konuları nasıl işlenmiştir.

    Deccal: Bu kelime (dcl) kökünden mübalağalı ism-i faildir. Aşırı yalan ve aldatmalarla hakkı bâtıl, bâtılı hak olarak gösteren ve münafıkane hakkı bâtıl ile karıştırıp hakkı örten ve böylece cemiyetleri ifsad ve idlal eden şahıs demektir.

    “Deccal meçhul (gaib) bir şerdir” şeklindeki rivayetten anlaşıldığı gibi, Süfyan denen İslâm Deccalının deccallığı, herkesin anlayacağı tarzda apaçık değildir. Münafıkane bir tavırla, yani (Bakara, 42) âyetinde ifade edildiği gibi, hak ile bâtılı telbis edip ümmeti ifsad ve idlale çalışır.

    Bu husus hadislerde de beyan edilir. Deccal’ın başlattığı cereyana da “Deccaliyet” denir. Deccal’ın en şerli ve zararlı tarafı da deccaliyetidir. Deccal’ın ölümünden sonra da cerayanı hayli zaman devam eder.

    Deccal’ın hak ile bâtılı karıştırmasına karşı, Kur’an hak ile bâtılı tefrik ve tebyinini ister. İşte Kur’anın dersini tam anlayan sahabeler nazarında hak ile bâtıl tamamen ayrılmıştı.

    Deccal; «sahih hadislerin ihbarı ve din büyüklerinin izah ve kabulleri ile, âhirzamanda gelecek ve Risalet-i Ahmediyeyi inkâr edip İslâmiyet’i tahribe çalışacak ve dünyayı fesada verecek çok şerli ve küfr-ü mutlak yolunda olan dehşetli bir şahıstır. Bir hadis rivayetinde üç deccal, diğerinde yirmiyedi deccal geleceği, Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselâm tarafından bildirilmiştir.

    Âlem-i İslâm’da muhtelif zamanlarda çıkmış olan dehşetli din düşmanlarının ve anarşiye hizmet edenlerin umumu da rivayetleri tasdik etmektedir. Bu din yıkıcılığının âhirzamanda daha dehşetli olacağı bildirilmektedir. Şu son asırda görülen ve dünyayı tehdit eden ve Cenab-ı Hakk’ı inkâra kadar cür’et edip medeniyeti tahribe çalışan dehşetli cereyanlar bu gaybî ihbarın doğruluğunu tasdik etmektedir.»

    Rivayetlerde deccal ve bilhassa onun cereyanı olan deccaliyetin yani dine aykırı anlayış ve yaşayışlarının şerrini çocuklara telkin etmek tavsiyesi vardır. Ezcümle Kütüb-ü Sittede şu kayıd var: “Rivayetler, ashab devrinde, deccal bilgisinin temel eğitim müfredatına dahil edilerek ilkokul yaşındaki çocuklara mahalle mekteblerinde öğretildiğini göstermektedir.”

    Evet, Resulullah (A.S.M) Deccal ve cereyanından ve özellikle müslümanlar içinde çıkan Süfyan ve cereyanından ümmetini şiddetle ikaz etmiştir.

    Bu ikazları heyecanla dinleyen sahabeler, deccalın şerrine karşı çocuklarına telkinlerde bulunup ikaz ve talim ettikleri bedihidir. Buna istinaden müslümanlar dahi çocuklarının Deccal ve Süfyan’a ve bilhassa onların cereyanlarına yani anlayış ve yaşayışlarına ve bid’atlarına karşı gaflette bırakmamaları elzemdir. Kur’anda tağut tabiri ile ifade edilen Deccal ve Süfyan’ın ve cereyanlarının inkar edilmemesi halinde, sebeb-i necat olacak imanın kazanılamayacağına dikkat çekilir.

    Şöyle ki (Bakara, 256) şunu da katiyyen ifade ediyor ki: Mü’min-i muvahhid olmak için Allah’a imandan evvel küfre tevbe etmek şarttır ve bu tevbenin şartı da tağutları asla tanımamaya azmeylemektir.” (Hamdi Yazır s. 869)

    Hadisde de mealen deniliyor ki: “Kim ki ona (Deccal’a yani cereyanına ve o cereyanın cemiyete aşıladığı çılgın sefahete) iman edip tabi olur ve onu tasdik ederse, artık onun geçmiş hiçbir salih ameli ona menfaat vermeyecektir... Ve her kim onu tekzib edip yalanlarsa, onun geçmiş günahlarının hiçbirisinden muaheze edilmeyecektir”

    İşte böyle bir afete karşı öncelikle çocukların deccaliyete karşı kalben ve fikren nefret etmelerine çalışılması zarureti vardır. Aksi takdirde deccaliyetin şiddetli telkinleri altında çocuklar dinden kopup bid’atların çamuruna düşerler.

    SÜFYAN
    Kamus-u Okyanus, bu kelime için “bir isimdir" der, yani mana aranmayacağına işaret eder. Âhirzamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına sebeb olacağı sahih hadislerle bildirilen ve şeair-i islâmiyeyi tahribe çalışan dehşetli ve münafık bir şahıs. "Süfyanîler" ise Süfyan cereyanıdır. İbn-i Cerir-i Taberî Süfyanîlerle alâkalı rivayetleri Cami-ül Beyan'da (sebe', 51) âyeti altında cem'etmiştir.

    "Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi islâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş. Bunun bir te'vili şudur ki: İslâmların Deccal'ı ayrıdır. Hatta bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccal'ı, Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa büyük Deccal'ın cebr u ceberut-u mutlakına karşı itaat etmiyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz." (Şualar, 585)

    Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor:
    "Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim: Medine'den çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam'ın merkezinden zuhur eder ki, işte bu Süfyanî'nin fitnesidir."

    Evet "rivayetlerde, vukuat-ı Süfyaniye ve hâdisat-ı istikbaliye Şam'ın etrafında ve Arabistan'da tasvir edilmiş. Allahu a'lem, bunun bir te'vili şudur ki: Merkez-i hilafet eski zamanda Irak'ta ve Şam'da ve Medine'de bulunduğundan, raviler kendi içtihadlarıyla -daimi öyle kalacak gibi, mana verip" merkez-i hükümet-i İslâmiye" yakınlarında tasvir etmişler, Haleb ve Şam demişler. Hadisin mücmel haberlerini, kendi içtihadlarıyla tafsil etmişler." (Şualar, 585)

    Diğer bir rivayette, "İslâm Deccalı Horasan taraflarından zuhur edecek" denilmiş.

    Bunun bir te'vili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve İslâmiyetin en kahraman ordusu olan Türk milleti, o rivayet zamanında Horasan taraflarında bulunup daha Anadolu'yu vatan yapmadığından, o zamanki meskenini zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder.
    Garibdir hem çok garibdir.

    Yediyüz sene müddetinde islâmiyetin ve Kur'an'ın elinde şeref-şiar, barika-asa bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir kısım şeairine karşı istimal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir. "Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarıyor" diye rivayetlerden anlaşılıyor." (Şualar, 596)

    "Hem büyük Deccalın, hem İslâm Deccalının üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. Bir günü; bir devre-i hükümetinden öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi adileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belagatla ümmetine haber vermiş." (Şualar, 587)

    Kur'anın (19:82) âyetinde remzî bir mana ile; anarşistlerle, onları yetiştirenler arasında zıdlaşma olacağına bir işaret vardır.
    "Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tabi olacaklar."

    Vel'ilmu indallah, bunun bir te'vili şudur ki: "Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekavetiyle ve fenniyle ve siyasi ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır." demektir." (Şualar, 585)

    Süfyan ve Deccal'ın kendilerinden daha çok, Süfyaniyet ve Deccaliyet denilen cereyanları ve komiteleri daha dehşetlidir.

    Kur'an-ı Kerimin (Neml, 48) âyetinde, 9 şerir çete veya çete başlarının şehirde devamlı ifsad edecekleri bildirilir.

    Kaynak: http://www.sorularlarisaleinur.com/s...=s%EF%BF%BDfya

  2. #2
    Dost muvahhid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    14

    Standart

    "İslâm harfleri Frengî harflerine tebdîl ettiğinde Deccali İntizâr ediniz"

    Hazret-i Üstâd diyor:


    “Mu’terizane ve tenkidkârane mühim bir sual bana varid oluyor. Diyorlar ki:

    Nasıl bu cumhuriyet-i İslamiyenin bir kısım reislerine Küçük Deccal namı veriyorsun. Halbuki: Diyanet riyasetindeki mühim ulemalar misillu çok ulemalar onlara tabidir. Onlara duacı sayılır.

    Elcevap: Binüçyüzelli (1350) sene evvel Hazret-i Peygamber Aleyhissalatü Vesselam’ın bir şakirdi ve esrar-ı Kur’aniyenin dersini bizzat Peygamber Aleyhissalatü Vesselam’dan alan Hazret-i Ali meşhur ve matbu’ kasidesinde demiş ki: (İşte bu kasidede Peygamber Aleyhissalatü Vesselam’dan aldığı derse binaen diyor ki Huruf-u Arabiye, Acemi yani Frengi hurufuna tebdil edildiği zaman deccali intizar ediniz. (Haşiye)

    أَحْرُفُ عُجْمٍ سُطِّرَتْ تَسْطِيراً * بِتَّ بِهَا الأَمِيرُ وَالْفَقِيرَا

    وَقُلْ بِأَنَّ الْوَقْتَ بَانَ وَاقْتَرَبْ * فَانْتَظِرُوا الدَّجَّالَ أَغْوَى مَنْ كَذِبَ

    ثُمَّ اعْلَمُوا مَعَاشِرَ الإِخْوَانِ * أَنَّ غُوَاةَ آخِرِ الزَّمَانِ

    هُمْ عُلَمَاءُ زُوَّقُوا أَفْوَاهَهُمْ * ثُمَّ انْثَنَوْا وَاتَّبَعُوا أَهْوَائَهُمْ


    Evet o işi yapan ise; Küçük Deccallardır ki; Büyük Deccalın ileri karakoludur. Hem o zamanın en fenası ulemanın fenasıdır. Yani dalaletin en fenası ulema-i su’ namı altındaki bir kısım bedbaht ki: Ulemada dini dünyaya satmış adamlardan gelir.

    Ben de bu noktaya binaen derim ki: Hangi ulema var ki: Ezan-ı Muhammediyeyi beğenmeyip, ezan yerinde bir şarkıyı kabul etsin. Öyleler alim değil, belki كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلِ اَسْفَاراً altında oluyor.

    شَانِئَكَ هُوَ اْﻻَبْتَرُ( إِنَّ ) ile binyüzonsekiz (1118) olmakla bu küçük deccallardan yüz sene sonra Büyük Deccala işaret vardır. Nasıl ki; bu geçmiş yüzün iki başında mason komitesinin ve onun bir mukaddimesi olan Yeniçeri içerisine giren fesad komitesi o yüzün iki başındadır. Allah ü A’lem..

    Bu gelecek yüzün dahi bu başında bu küçük deccaller komitesi, öteki başında Büyük Deccalın komitesi bulunduğundan إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ااْﻻَبْتَرُ ِişaret ediyor. Bunun kuvvetli delillerini daha bulamadım. Bu işaretle şimdilik iktifa ediyorum.

    رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا

    وَاحْفَظْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ وَالشَّيْطَانِ وَمِنْ شَرِّ اِلْحَادِى وَالطُّغْيَان
    ِ

    (Haşiye) Cayy-ı dikkattir ki: Frengi hurufatını öğrenmek için; Ramazan gecelerinde çoluk ve çocuğa, zengin ve fukaraya dersıne şenaatına işareten kasidede bir nüshada ( بَتَ ) بِتَّ بِهَا الأَمِيرُ وَالْفَقِيرَا yani gece işlemek tabiriyle işaret ediyor.

    (Bediüzzaman Said Nursi Rumuzat-ı Semaniyeden)

  3. #3
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Bu aç?klamalara göre "büyük deccal daha gelmedi " oluyor dimi ?

    Üstad'?n süfyan dediği "şerli ve istidracli" zat ise küçük deccal mi oluyor ?


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  4. #4
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    bunlar japon kumandana verilen cevaplar m??

  5. #5
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Unutmayalım ki realitedeki büyük deccalın bizim nezdimizde vazifesini gören belki de tuzağına düştüğümüz icraatları var.

    Burada malum kişiyi tahsis etmekten ziyade, icraatını bilip ona karşı siper olan KuR'an'ın bu zamanda urvet-ül vüskası nurlara dört elle yapışıp, alemimizde virüs tarayıcı programı sürekli işler hale getirmektir.

  6. #6
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Unutmayalım ki realitedeki büyük deccalın bizim nezdimizde vazifesini gören belki de tuzağına düştüğümüz icraatları var.

    Burada malum kişiyi tahsis etmekten ziyade, icraatını bilip ona karşı siper olan KuR'an'ın bu zamanda urvet-ül vüskası nurlara dört elle yapışıp, alemimizde virüs tarayıcı programı sürekli işler hale getirmektir.
    Haklısın kardeş..Değinmek istediğim konu ,"malum şahıs" dediğimiz ,herkesin deccal bildiği şahıs aslında küçük deccal mi oluyor ?

    Çünkü Üstad ,rumuzat-ı semaniyede bahsettiği şerli şahısın ,küçük deccal olduğunu ima ediyor..Çünkü Üstad hazretleri, "İslam deccalı ve Kafirlerin büyük deccalı ayrıdır " diyor..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  7. #7
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    B?z?m anlad?g?m?z manada deccal?n nas?l oldugunu nerden b?l?yoruz? B?rde bunu sorgulay?n?
    Acaba gercekten deccal varm? varsa b?z?m anlad?g?m?z manada m? ?

  8. #8
    Pürheves sami - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    211

    Standart

    Rumuzat-? Semaniyeyi üstad yay?nlamam?ş. Dolay?s?yla umumi yerlerde al?nt? yap?lmas?n? hoş bulmuyorum. Üstad?n umama ifşa etmediğini biz de ifşa etmemeliyiz.

    Üstelik kaç defa bu mevzular?n tart?şmas? oldu yok falanca Mehdi, filanca Süfyan, fistanca Deccal; yok olurmu öyle şey onu da nerden ç?kartt?n?z. falan filan.
    Kardeşler ne diyor Üstad:

    o eşhas, hattâ o müthiş Deccâl dahi ç?kt?ğ? zaman çoklar?, hattâ kendisi de bidâyeten deccâl olduğunu bilmez.


    Belki nur-u imân?n dikkatiyle o eşhâs-? âhirzaman tan?nabilir.

    dolay?s?yla nuru iman? inkişaf etmemiş zatlara işte diye parmağ?n?zla gösterseniz. kabul etmiyecektir. Üstelik bu zattar?n risalereden bu mevzuda istifadesine sed olunuyor. Çünkü filanca şuymuş deyince o da ilk önce red ediyor. Sonra risalelerde ki o mevzular? tarafl? bak?yor. o değildir nazar?yla mütaala ediyor. göreceğini de göremiyor. sonra da kalk?p senin falancan?n kim olduğunu ispatlad?ğ?n yerde o olmad?ğ?n? ispatlamaya çal?ş?yor.

    Yahu b?rakal?m şu işleri. büyük kitaplardan ilk yaz?lan kitap Sözler. Aç! başta ne var filanca mehdi falanca deccal mi? yoksa başka şeyler mi?


    Mehdî, Süfyan gibi, âhir zamanda gelecek eşhaslar? çok zaman evvel, hattâ Tâbiîn zaman?nda onlar? beklemişler, yetişmek emelinde bulunmuşlar. Hattâ bâz? ehl-i velâyet, "Onlar geçmiş" demişler.


    Evet onlar?n halledemedikleri bu mevzular? yenilerin yan?nda bir forum sayfas?nda halledilecek öyle mi?

    Bu mevzular konuşulabilir ama ehlinin yan?nda nur-u iman dikkatiyle bakanlar?n yan?nda...
    Konu Ebu Hasan tarafından (14.12.07 Saat 10:08 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Vefakar Üye Kur'aniyyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    47
    Mesajlar
    577

    Standart

    Alıntı sami Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rumuzat-? Semaniyeyi üstad yay?nlamam?ş. Dolay?s?yla umumi yerlerde al?nt? yap?lmas?n? hoş bulmuyorum. Üstad?n umama ifşa etmediğini biz de ifşa etmemeliyiz.

    Üstelik kaç defa bu mevzular?n tart?şmas? oldu yok falanca Mehdi, filanca Süfyan, fistanca Deccal; yok olurmu öyle şey onu da nerden ç?kartt?n?z. falan filan.
    Kardeşler ne diyor Üstad:

    o eşhas, hattâ o müthiş Deccâl dahi ç?kt?ğ? zaman çoklar?, hattâ kendisi de bidâyeten deccâl olduğunu bilmez.
    Belki nur-u imân?n dikkatiyle o eşhâs-? âhir zaman tan?nabilir.
    Aynen katiliyorum.
    Konu Ebu Hasan tarafından (14.12.07 Saat 10:10 ) değiştirilmiştir.
    الحمدلله على نور الايمان والقرآن

  10. #10
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Alıntı alanyali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Haklısın kardeş..Değinmek istediğim konu ,"malum şahıs" dediğimiz ,herkesin deccal bildiği şahıs aslında küçük deccal mi oluyor ?

    Çünkü Üstad ,rumuzat-ı semaniyede bahsettiği şerli şahısın ,küçük deccal olduğunu ima ediyor..Çünkü Üstad hazretleri, "İslam deccalı ve Kafirlerin büyük deccalı ayrıdır " diyor..
    Bu mesele bedihi bir meseledir. "Küçük deccal islamlar içinde çıkar" diyen Üstad'ımızdır. O herkesin artık bildiği süfyandır ve ahirete gitmiştir. Rejimi ve şahs-ı manevisi ise devam etmektedir. Süfyani rejim devam etmektedir, dikkat... Onbeşinci mektupta Üstad hz.leri onun rejimini Mehd-i Ali Resulün parçalayacağını yazmıştır. Henüz o günleri görmedik, çünkü o işi beklenen zat yapacaktır. Üstad öyle diyoooo.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Mesih Deccal'e Dair Hadis-i Şerifler
    By Ene-Zerre in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.07.09, 15:29
  2. McCain Deccal mı?
    By ademyakup in forum Gündem
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 22.02.09, 21:12
  3. İki Deccal..
    By Rainboy44 in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.02.08, 17:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0