+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 18

Konu: Nurlardan Başka Eserleri Okumaktaki Olabilecek Ölçü Üzerine

  1. #1
    Ehil Üye nâme-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    1.460

    Standart Nurlardan Başka Eserleri Okumaktaki Olabilecek Ölçü Üzerine

    forumda Sadakatla alakal? bir yer okuyordum. Kendi kanaat?m? eklemek için h?zl?ca bu yaz?y? haz?rlad?m… yaz? kendi kanaat?md?r.

    Risale-i Nur kendi sad?k ve sebatkâr şakirdlerine kazand?rd?ğ? çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok k?ymetdar neticeye mukabil fiat olarak, o şakirdlerden tam ve hâlis bir sadakat ve daimî ve sars?lmaz bir sebat ister.

    (Kastamonu Lahikas?)




    ‘’şakirdlerine kazand?rd?ğ? çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok k?ymetdar netice’’

    Buyurulmuş… peki nedir bu kâr, kazanç ve netice?

    Evvela:

    Birinci Şuâ'da bir-iki âyetin işaretinde, Risale-i Nurun sâd?k talebeleri iman ile kabre gireceklerini ve ehl-i Cennet olacaklar?n?, kudsi bir müjde ve kuvvetli bir beşaret bulunduğu gösterilmiştir...

    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)





    Hem daha bu dünyada iken de dünyan?n gam ve kederine mukabil kalbine sürur (iman-? tahkikiyi kazand?rd?ğ? cihetle).

    Bu dünyada böyle istikametsiz bir zamanda böyle neticelerin kârlar?n, ve böyle bir kazanc?n yarini ne doldurabilir?

    O halde bizim için en mühim iş Nurlar?n tam sad?k şakirdi olmak.

    Başka eserlere bakman?n ölçüsü ile alakal? olarak kendi istifadem şudur ki;

    Evvela meşguliyetimizin şeklini belirlerken bize bunu yapt?ran saik nedir? Ne olmal?d?r?

    hususî vazifemiz de, Kur'an?n, îmani hakikatlar?n? tahkiki bir surette ehl-i imana bildirip, onlar? ve kendimizi idam-? ebediden ve daimi haps-i münferitten kurtarmakt?r.

    (Tarihçe-i Hayat)





    Kur'an-? Hakîm'in s?rr-? hakikat?yla ve i'caz?n?n t?ls?m?yla, benim ve Risale-i Nur'un proğram?m?z ve mesleğimiz ve bilfiil semeresini gördüğümüz ve çal?şt?ğ?m?z ve gaye-i hareketimiz ve hedefimiz, ölümün i'dam-? ebedîsinden iman-? tahkikî ile bîçareleri kurtarmak ve bu mübarek milleti de her nevi anarşilikten muhafaza etmektir.

    (Emirdağ Lahikas?)




    Nurlar?n haricinde bizi bu gayeye götürecek veya bu gayede muhafaza edecek şeyler nurlar?n verdiği neticeyi verebilir mi?

    Risale-i Nur, hakaik-? ?slâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor; başka eserlere ihtiyaç b?rakm?yor. Kat'î ve çok tecrübelerle anlaş?lm?ş ki: Îman? kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapman?n en k?sa ve en kolay?, Risale-i Nur'dad?r.

    (Tarihçe-i Hayat)




    Bu ve bunun gibi manalar Risale-i Nur’da çok zikredilmiş ben buras? ile iktifa etmek istiyorum.

    Nurlar?n d?ş?ndaki eserleri birkaç gruba ay?rmak mümkün mesela;

    Eskide yaz?lan eserler(alimlerin ve hatta mücedditlerin eserleri),
    bu zamanda yaz?lan eserler(iman hakikatlar?na dair),
    romanlar, gazete-dergiler vs.

    Veya

    ?lmihaller, f?k?h, siyer, kelam vs gibi.

    Şimdi ben burada uzun gitmemek için bu eserleri 3 guruba ay?r?yorum

    Birinci k?s?m: Eskide yaz?lan eserler(alimlerin ve hatta mücedditlerin eserleri)

    ?kinci k?s?m: romanlar, gazete-dergiler vs.

    Ve üçüncü k?s?m: f?k?h tarz? eserler.

    Not: kişinin kendi mesleği gereği muhatap olduğu eserler, kitaplar bahis haricidir.
    ………………..
    Evvelen eskide yaz?lan imana dair eserler için;

    Hani o malum yer…

    O muhakkik ve allâme ve müçtehid zâtlar?n as?rlar?na göre münazara-i ilmiyede ve diniyede istimal ettikleri silâhlar hem geç elde edilir, hem bu zaman düşmanlar?na birden galebe edemediğinden; Risale-i Nur, Kur'an-? Mu'ciz-ül Beyan'dan hem çabuk, hem keskin, hem tam düşmanlar?n baş?n? dağ?tacak silâhlar? bulduğu için, o mübarek ve kudsî zâtlar?n tezgâhlar?na müracaat etmiyor. Çünki umum onlar?n merci'leri ve menba'lar? ve üstadlar? olan Kur'an, Risale-i Nur'a tam mükemmel bir üstad olmuştur. Ve hem vakit dar, hem bizler az olduğumuz için vakit bulam?yoruz ki, o nuranî eserlerden de istifade etsek.

    (Kastamonu Lahikas?)





    Buras? ile de alakal? nurlardan başka yerler eklemek mümkün fakat ben bu k?sm? buras? ile k?sa tutmak istiyorum.
    ………………..

    ?kinci k?s?mda romanlar, gazete-dergiler vs.vard?:

    Benim kendi istifadem; bu şekildeki yay?nlar? takip etmek ve bu şekilde maksuda ulaşmak müşkül bir yol olduğudur.
    Yani bizlere öyle bir şey laz?m ki… yukar?da zikredilen gayeye bizi götürmesi veya bizi bu gayede muhafaza etmesi için okunacak eserin haiz olmas? gereken ç?kar?labilecek yüzlerce maddeden birkaç numune..

    1. …manevî bir elektrik olan Resail-in Nur dahi ne şark?n malûmat?ndan, ulûmundan ve ne de garb?n felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki semavî olan Kur'an'?n, şark ve garb?n fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.

    (Şualar)



    Evet bu zaman?n evlad?n?n siyaset, geçim derdi, enaniyet, gaflet vs gibi şeylerle zihni, kalbi yoğrulmuş. Dolay?s?yla bu zamanda verdiği hükümler ve hatta kendisi Risale-i Nur’dan ve ulülazm eserlerden istifade etmiş de olsa kendi cümleleri ile bir eser yazmak istese Nurlar?n verdiği istikameti veremez. Çünkü Nurlar siyaset, geçim derdi, enaniyet, gaflet vs gibi şeylerle zihni, kalbi yoğrulmuş bir dimağdan ç?km?ş bir eser değil.Zira Nurlar Kur'an'?n, şark ve garb?n fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.


    Risale-i Nur, başka kitaplar? değil, belki yaln?z Kur'an-? Kerîmi üstad olarak tan?mas? ve ona hizmet etmesi îtibariyle; makbûliyeti hakk?nda bizim bu mevzuda söz söylememize hâcet b?rakm?yor.

    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)





    2. Bu zamanda ehl-i iman öyle bir hakikata muhtaçt?rlar ki; kâinatta hiçbir şeye âlet ve tâbi' ve basamak olamaz ve hiç bir garaz ve maksad onu kirletemez ve hiçbir şübhe ve felsefe onu mağlub edemez bir tarzda iman hakikatlar?n? ders versin. Umum ehl-i iman?n bin seneden beri teraküm etmiş dalaletlerin hücumuna karş? imanlar? muhafaza edilsin.

    (Emirdağ L.)


    Eser hiçbir şahsî, felsefî ve siyasî ideolojinin içinden olmamal?. Şaibe kar?şt?r?labilecek ideolojilerin sözcüsü olmamal?… ihlas?na hiçbir şaibe kar?şt?r?lamamal?…

    3. O büyük davay? yüzde doksan?na kazand?ran ve yirmi senede yirmi bin adama o davan?n kazanc?n?n vesikas? ve senedi ve berat? olan iman-? tahkikîyi eline veren ve Kur'an-? Hakîm'in mu'cize-i maneviyesinden neş'et edip ç?kan ve bu zaman?n birinci bir dava vekili bulunan Risale-i Nur'dur.

    (Şualar)



    4. Bu asr?n hayat-? insaniye, hususan hayat-? içtimaiyesi öyle dehşetli, fakat câzibeli ve elîm, fakat merakl? bir vaziyet alm?ş ki ; insan?n ulvî lâtifelerini, kalb ve akl?n? nefs-i emmarenin arkas?na düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor.

    (Tarihçe-i Hayat)



    Bu zaman?n fitnesine karş? okuyucular?n? muhafaza edebilmeli. Zira Nurlar: ‘’..Bu acib asr?n bu acib hastal?ğ?na ve dehşetli maraz?na karş?, Kur'an-? Mucizül-Beyan?n tiryak-misal ilâçlar?n?n nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir ve onun metin, sars?lmaz, sebatkâr, hâlis, sâd?k, fedakâr şâkirdleri mukavemet ederler. Öyle ise, her şeyden evvel onun dairesine girmeli; sadâkatle, tam metanetle ve ciddî ihlâs ve tam itimadla ona yap?şmak lâz?m ki ; o acib hastal?ğ?n te'sirinden kurtulsun.’’
    Said Nursî

    (Tarihçe-i Hayat)





    5. Eser diğer ilimleri de cami olmal? yani onlarca y?ll?k medrese dersini verebilmeli… herkes kendinde tecrübe ettiği şey ilme en k?sa yoldan ulaşmak istemesidir.

    Seri-üs seyr olan bu zaman?n evlâd?na, k?sa ve selâmet bir tarîk? ihsan etmek, rahmet-i hâkimenin şân?ndand?r.

    (Mesnevi-i Nuriye )




    Risale-i Nur; insan?n senelerce uğraşarak elde edemeyeceği bilgileri, komprime hulâsalar nev'inden k?sa bir zamanda te'min etmesidir.

    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)



    Risale-i Nur; bütün ilimleri câmi' oluşudur. Âdetâ ilim iplikleriyle dokunmuş müzeyyen kumaş gibidir. Ve şimdiye kadar hiçbir ilim erbab? taraf?ndan söylenmemiş ve her ilme olan en derin vukufunu tebarüz ettiren vecizeler mecmuas?d?r.

    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)



    Risale-i Nur, şimdiye kadar hiç bir ilim adam?n?n tam bir vuzuhla isbat edemediği en muğlak mes'eleleri gayet basit bir şekilde, en âmi avam tabakas?ndan tut, tâ en âlî havas tabakas?na kadar herkesin isti'dad? nisbetinde anl?yabileceği bir tarzda, şüphesiz ikna edici ve yakinî bir şekilde îzah ve isbat etmesidir. Bu hususiyet hemen hemen hiç bir ilim adam?n?n eserinde yoktur.

    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)



    6. Eser takvay? esas tutmal?.
    Her zaman def'-i şer, celb-i nef'a racih olmakla beraber; bu tahribat ve sefahet ve cazibedar hevesat zaman?nda bu takva olan def'-i mefasid ve terk-i kebair üss-ül esas olup, büyük bir rüchaniyet kesbetmiş.

    (Kastamonu Lahikas?)




    ?fadesine gereğince riayet edilmeli. Anlatmak istediğine haram? ve hatta şüpheli şeyleri vas?ta yapmamal?.

    Maddeler epey art?r?labilir. Hem çok yer daha var ama ben konuya dönmek istiyorum.

    ?kinci madde de kalm?şt?k roman, gazete, dergi vs bu gibi yay?nlar bizi hakiki vazifemize götürmekte müşkül yollar… benim kendi kanaat?m; böyle yay?nlar bu maddeleri haiz değiller olamad?lar..

    Hem siyaset ve dünya siyasetinden bahseden gazete ve dergiler veya romanlar bizi kesret alemine dûçar eder.

    Oysa Risale-i Nur’da buyurulmuş ki:

    Hem iman ve hakikat noktas?nda bu çeşit meraklar?n büyük zararlar? var. Çünki gaflet verecek ve dünyaya boğduracak ve hakikî vazife-i insaniyeti ve âhireti unutturacak olan en geniş daire ise, siyaset dairesidir. Hususan böyle umumî ve mücadele suretindeki hâdiseler, kalbi de boğuyor. Güneş gibi bir iman lâz?m ki; her şeyde, her vaziyette, her bir harekette kader-i ?lahî ve kudret-i Rabbaniyenin izini, eserini görsün, tâ o zulm-ü zulmette kalb boğulmas?n, iman sönmesin; ak?l, tabiat ve tesadüfe saplanmas?n.

    (Emirdağ Lahikas?)



    Burada Risale-i Nur şakirdlerine siyaseti ve dünya siyasetini takip etmemeyi telkin ediyor.


    ….tâ kalb dağ?lmas?n ve lüzumlu ve k?ymetli şeye sarfetmek lâz?m gelen merak?, zevki, şevki lüzumsuz fâni şeylerde telef olmas?n.

    (Emirdağ Lahikas?)




    …din düsturlar?n?n bir hâdimi olmak cihetinde (güneş gibi imanlar taş?yan bir k?s?m sahabeler ve onlara benzeyen mücahidînden, selef-i sâlihînden başka) siyasetçi, ekserce tam müttaki dindar olamaz. Tam ve hakikî dindar, müttaki olanlar siyasetçi olmazlar. Yani maksad-? aslî siyasetini yapanlarda, din ikinci derecede kal?r, tebaî hükmüne geçer. Hakikî dindar ise; "bütün kâinat?n en büyük gayesi ubudiyet-i insaniyedir" diye siyasete aşk-? merak ile değil; ikinci üçüncü mertebede onu dine ve hakikata âlet etmeye -eğer mümkünse- çal?şabilir. Yoksa bâki elmaslar?, k?r?lacak âdi şişelere âlet yapar.

    (Emirdağ Lahikas?)



    Burada akl?ma şöyle bir temsil geldi.

    Sadece Nurlarla meşgul olup gazete dergi roman gibi yay?nlara bakmamak sanki (tabiri caiz değil belki ama) zahirde at gözlüğü gibi bir şey takmaya benziyor. Yani sadece maksuduna müteveccih. hem hakikatta at gözlüğünü ç?kar?r kainata maksudu nam?na bakar. Gazete dergi roman gibi yay?nlar bize ‘’at gözlüğünü ç?kar da aleme bak neler var neler’’ diyor. Oysa alemimize öyle gereksiz şeyler sokuyor ki insan hakikate yabani bak?yor. Hakikatta ise; as?l at gözlüğünü tak?yor bize.

    Hem insan gazete dergi roman gibi yay?nlar okuduğu vakit Nurlardan başkas? ile meşgül olmayanlara s?ğ ak?ll? ve basit fikirli olarak bakabiliyor. Güya kendisi bir şeyler takip etmiş ya, sanki hadiselere daha yukar?dan bak?yor.

    Oysa maalesef:

    Baz?lar da, kendilerine verilen anahtarlardan birisiyle kesretin en geniş bir âlemini açar fakat içinde boğulur. Sahil-i vahdet ve tevhide zorla vâs?l olur. Demek, insan?n seyr-i ruhanîsinde çok tabakalar vard?r. Bir tabakada, insanlara huzur u tevhid pek sühuletle nasib ve müyesser olur. Bir tabakas?na da, gaflet ve evham öyle istilâ eder ki, kesret içinde garkolmakla tam manas?yla tevhidi unutmuş olur. Sukutu suud, tedenniyi terakki, cehl-i mürekkebi yakîn, uykunun son perdesini intibah zan ve tevehhüm eden bir k?s?m medenîler ikinci tabakadaki insanlardand?r. Onlar, hakaik-i imaniyeyi derketmekte bedevilerin bedevileridir.

    (Mesnevi-i Nuriye)



    Ben kendimden biliyorum ilim bilim kültür dergilerini takip ediyordum. Hatta abone olmuştum. Neticesi mi? daha Birinci Sözü okurken kendimi epey teslim edemedim. ‘’Ya Hu tamam da bu kökün taş? toprağ? delmesinin veya bu hayvanlar?n süt vermesinin bilimsel bir aç?klamas? var ’’ diyor hemen ALLAH a veremiyor ve hadiselerin kesretinde boğuluyordum.

    Boş bir odada bir toplu iğneyi bulman?n kolayl?ğ?na nazaran ağz?na kadar dolu bir odada bir toplu iğnenin bulunmas?n?n zorluğu k?yas edilsin. Alemimize giren her kesret, bize vahdeti unutturmaya bir yol olur.

    Şimdi akla şöyle bir soru gelebilir:
    ‘’Bu tarz hizmetler yok mu hem sen ben uğraşmaz isek kim uğraş?r?’’
    Evvelen ElhamdüL?LAH hizmetin her nev’i ile meşgül kişiler cemaatler ağabeyler var. Şahsen ben böyle hizmetlerin at?l kald?ğ?n? düşünmüyorum. Hem bence bu çeşit hizmetler her zaman revaçta olmuş. Bunu Risale-i Nur için düşünürsek yine ayn?.

    Benim kanaatim; Nurlardan başka hiçbir şeye müteveccih olmayal?m zaten bunu sadakat?m?z nisbetinde başarabiliriz.

    ………………………….
    Üçüncü nev’ eser olarak f?k?h ilmihal vs. demiştik.
    ?nsan?n ibadetlerini yapabilmesine yetecek kadar? zaten farz diye biliyorum. Ve kendi gördüğüm yaşad?ğ?m şu ki:
    ?nsan Nurlarla meşguliyeti nisbetinde mesela Huzuru ?LAHî de ta’dil-i erkana riayet etmek arzusu f?tri olarak kalbine geliyor. Nas?l bir ALLAH a ubudiyet edildiğini fark ettikçe ihtiyaç duyulan f?k?h ilmihal bilgisi arkas?ndan geliyor.

    Baz? eserler için de Risale-i Nur’da ölçü verilmiş.
    Mesela

    Alt?nc? Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'?n ahval ve evsaf?, Siyer ve Tarih suretiyle beyan edilmiş. Fakat o evsaf ve ahval-i galibi, beşeriyetine bakar. Halbuki o Zât-? Mübarek'in şahs-? manevîsi ve mahiyet-i kudsiyesi o derece yüksek ve nuranîdir ki; Siyer ve Tarihte beyan olunan evsaf, o bâlâ kamete uygun gelmiyor, o yüksek k?ymete muvaf?k düşmüyor. Çünki اَلسَّبَبُ كَالْفَاعِلِ s?rr?nca: Her gün, hattâ şimdi de, bütün ümmetinin ibadetleri kadar bir azîm ibadet sahife-i kemalât?na ilâve oluyor. Nihayetsiz rahmet-i ?lahiyeye, nihayetsiz bir surette, nihayetsiz bir istidad ile mazhar olduğu gibi, her gün hadsiz ümmetinin hadsiz duas?na mazhar oluyor. Ve şu kâinat?n neticesi ve en mükemmel meyvesi ve Hâl?k-? Kâinat'?n tercüman? ve sevgilisi olan o Zât-? Mübarek'in tamam-? mahiyeti ve hakikat-? kemalât?, Siyer ve Tarihe geçen beşerî ahval ve etvara s?ğ?şmaz. Meselâ: Hazret-i Cebrail ve Mikâil, iki muhaf?z yaver hükmünde Gazve-i Bedir'de yan?nda bulunan bir Zât-? Mübarek; çarş? içinde, bedevi bir arabla at mübayaas?nda münazaa etmek, bir tek şahid olan Huzeyfe'yi şahid göstermekle görünen etvar? içinde s?ğ?şmaz.

    (Mektubat)



    Hayal ürünü olan eserler için ise:

    Tek bir ilâc? bulmuş; o da romanlar?ym?ş. Kitab gibi bir hayy-? meyyit, sinema gibi bir müteharrik emvat! Meyyit hayat veremez.

    Hem tiyatro gibi tenasühvari, mazi denilen geniş kabrin hortlaklar? gibi şu üç nevi romanlar?yla hiç de utanmaz.

    Beşerin ağz?na yalanc? bir dil koymuş, hem insan?n yüzüne fâs?k bir göz takm?ş, dünyaya bir âlüfte fistan?n? giydirmiş, hüsn-ü mücerred tan?maz.

    Güneşi gösterirse, sar? saçl? güzel bir aktrisi karie ihtar eder. Zahiren der: "Sefahet fenad?r, insanlara yak?şmaz."

    Netice-i muz?rray? gösterir. Halbuki sefahete öyle müşevvikane bir tasviri yapar ki, ağ?z suyu ak?t?r, ak?l hâkim kalamaz.

    ?ştihay? kabart?r, hevesi tehyiç eder, his daha söz dinlemez. Kur'andaki edebse hevay? kar?şt?rmaz.

    Hakperestlik hissi, hüsn-ü mücerred aşk?, cemalperestlik zevki, hakikatperestlik şevki verir; hem de aldatmaz.

    Kâinata tabiat cihetinde bakm?yor, belki bir san'at-? ?lahî, bir s?bga-i Rahmanî noktas?nda bahseder, ak?llar? şaş?rtmaz.

    Marifet-i Sâni'in nurunu telkin eder. Herşeyde âyetini gösterir. Her ikisi, rikkatli birer hüzün de veriyor, fakat birbirine benzemez.

    Avrupazade edebse, fakd-ül ahbabdan, sahibsizlikten neş'et eden gaml? bir hüznü veriyor; ulvî hüznü veremez.

    Zira sağ?r tabiat, hem de bir kör kuvvetten mülhemane ald?ğ? bir hiss-i hüzn-ü gamdar. Âlemi bir vahşetzar tan?r, başka çeşit göstermez,
    O surette gösterir. Hem de mahzunu tutar, sahibsiz de olarak yabanîler içinde koyar; hiçbir ümid b?rakmaz.

    Kendine verdiği şu hiss-i heyecanla git gide ilhada kadar gider, ta'tile kadar yol verir, dönmesi müşkil olur; belki daha dönemez.

    (Sözler)







    Sonuç: Üstad?m?z yaln?z Risale-i Nur’u merci gösteriyor. En baştaki ifadede

    Risale-i Nur kendi sad?k ve sebatkâr şakirdlerine kazand?rd?ğ? çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok k?ymetdar neticeye mukabil fiat olarak, o şakirdlerden tam ve hâlis bir sadakat ve daimî ve sars?lmaz bir sebat ister.

    (Kastamonu Lahikas?)




    Benim kanaatim; Nurlardan başka hiçbir esere müteveccih olmayal?m, zaten bunu sadakat?m?z nisbetinde başarabiliriz.


    Kendi kanaat?m Tam ve hâlis bir sadakat yaln?zca nurlara müteveccih olmakla mümkün olabilir. Sadece Nurlar başkas? ve hatta ona vesileler dahi değil…
    Not: ifadeler kendi kanaat?md?r. Kendi istifademdir. ?tikad?m bu hal üzeredir. Böyle itikada iştirak edilmezse de itiraz edilmemeli. Hem ben kendi kanaat?m? yazd?m, kanaata itiraz edilmez.
    Konu nâme-i nur tarafından (10.09.07 Saat 10:37 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Yasaklı Üye İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    743

    Standart

    Allah raz? olsun..Maşaallah..

  3. #3
    Dost ebulaşey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    Isparta
    Mesajlar
    14

    Standart

    ALLAH raz? olsun kardeş
    ellerine sağl?k

  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    name-i nur kardeşim çok güzel bir çal?şma

    Malumunuz tohumu bir yere ekip orada sular , bakarsan?z inş. inkişaf eder ama ordan al?p başka yere gömüp sonra ordan da al?p başka yere gömsek yani sabit bir yerde kal?p orada inkişaf? için emek harcamazsak o tohum çürür gider.
    Oradan oraya ekilmekle inkişaf edemez.

    Hakiki bir Nur talebesi nefsi dahil maddi manevi tüm cihazatlar?n? Nur toprağ?na gömse öyle bir inkişaf eder ki belki zaman?n gizli bir Kutbu olur.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    name-i nur kardeşim çok güzel bir çalışma

    Malumunuz tohumu bir yere ekip orada sular , bakarsanız inş. inkişaf eder ama ordan alıp başka yere gömüp sonra ordan da alıp başka yere gömsek yani sabit bir yerde kalıp orada inkişafı için emek harcamazsak o tohum çürür gider.
    Oradan oraya ekilmekle inkişaf edemez.

    Hakiki bir Nur talebesi nefsi dahil maddi manevi tüm cihazatlarını Nur toprağına gömse öyle bir inkişaf eder ki belki zamanın gizli bir Kutbu olur.

    Evet madem risale okuyoruz ne dediğini, nasıl dediğin, iyi bilmek yanımızda kitap olmasada ruhumuza, kalbimize, aklımıza aksettiği kadar onu başkalarıyla paylaşacak bir dereceye gelmek lazım. Bu da onunla ne ölçüde ihlas ile iştiğal ettiğimize bağlı. Sadece risalemi okuyorsunuz diyenler her halde gülşah kardeşin de güzelce açıkladığı vecihle sabit olanların nabit olacağını bilmiyorlar olsa gerek.

  6. #6
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart

    Bir yak?n?m kendisi normal bir çal?şan olduğu halde seyyid kutup hakk?nda panelist olacak kadar bilgi sahibi.
    Peki bir nur talebesininde böyle olmas? gerekmez mi? ?htisaslaşmak laz?m.

  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı enes71 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir yakınım kendisi normal bir çalışan olduğu halde seyyid kutup hakkında panelist olacak kadar bilgi sahibi.
    Peki bir nur talebesininde böyle olması gerekmez mi? İhtisaslaşmak lazım.
    Katılıyorum ,
    Sufi : ' şeyhim himmet ! '
    O da ' evladım gayret ' demiş...

    gaye-i hedefi yüksek tutmak lazım , Risale-i Nur ' daki hakaik-i Kuran hayatımızın bir bölümü değil hayatımızın ta kendisi olmalı ancak böyle bir bakış açısı ile mütehassıs olunabilinir sanırım .

    Dua edelim inş.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    "Risale-i Nur, hakaik-? ?slâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor; başka eserlere ihtiyaç b?rakm?yor."

    evet, Risale-i nurlar "hakaik-i ?slamiyeye" dair ihtiyaçlara kafi geliyor..Bu konuda başka kelam eserleri okumaya lüzum olmuyor..Ben şahsen genel olarak bütün kelam eserlerini,tefsirleri gözden geçirdim ve hiçbirisi içerdiği hakikatler bak?m?ndan Risale-i Nura erişemiyorlar, Çünkü o eserlerden ancak medresede yetişmiş kişiler anlayabiliyorlar ve onlar için faydal? olabiliyorlar, fakat Risale-i Nurlar hem avam, hem medrese ehli için umum ümmete sunulmuş bir ziyafettir..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Dost hikyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    adana
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3

    Standart

    Name-i Nur kardeşimizi tebrik ediyoruz. hakikaten konu üzerinde çal?şm?ş, araşt?rma yapm?ş.
    nefsin açmaya çal?şt?ğ? delikleri bir bir kapatm?ş.
    akl? işba etmiş.
    Maşaallah

  10. #10
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Maşalllah Name-i Nur kardeşim.
    Bu paylaş?m? yeni görüyorum.Çok istifade ettim,nurlarla al?nt?lar da tam yerinde olmuş.Kanaatiniz de nurlardan yana olmuş zaten inşallah.

    Şurdaki eklenti,bir çok şeyi çözüyor asl?nda...

    Evet bu zaman?n evlad?n?n siyaset, geçim derdi, enaniyet, gaflet vs gibi şeylerle zihni, kalbi yoğrulmuş. Dolay?s?yla bu zamanda verdiği hükümler ve hatta kendisi Risale-i Nur’dan ve ulülazm eserlerden istifade etmiş de olsa kendi cümleleri ile bir eser yazmak istese Nurlar?n verdiği istikameti veremez. Çünkü Nurlar siyaset, geçim derdi, enaniyet, gaflet vs gibi şeylerle zihni, kalbi yoğrulmuş bir dimağdan ç?km?ş bir eser değil.Zira Nurlar Kur'an'?n, şark ve garb?n fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.


    Risale-i Nur, başka kitaplar? değil, belki yaln?z Kur'an-? Kerîmi üstad olarak tan?mas? ve ona hizmet etmesi îtibariyle; makbûliyeti hakk?nda bizim bu mevzuda söz söylememize hâcet b?rakm?yor.


    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi

    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Başka Sevdalar Başka Rüyalar…
    By BiRDüNYaUMuT in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.08.14, 11:44
  2. Cemaate Risale dersi okumaktaki düsturlar?
    By GaRiB_SeYyaH in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 18.07.09, 19:08
  3. İnsan, Allah'ın İsimlerine Ayna Olabilecek Zenginliktedir
    By ademyakup in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09.03.09, 16:41
  4. Duvardaki Resim Başka Sen Başka. Sahte miyiz Yoksa?
    By mirkat in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 31.07.08, 23:28
  5. İnsan, Allah'ın İsimlerine Ayna Olabilecek Zenginliktedir
    By ademyakup in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 03.01.08, 09:56

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0